Hudut Teşkilatının vazifelerine ve Gümrük Muhafaza Teşkilatının Kaçakçılığın Men ve Takibi Hususunda Mıntıkalarındaki valilerle vazife münasebetlerine dair Tüzük 2/1991
HUDUT TEŞKİLATININ VAZİFELERİNE VE
GÜMRÜK MUHAFAZA TEŞKİLATININ KAÇAKÇILIĞIN MEN VE TAKİBİ HUSUSUNDA
MINTIKALARINDAKİ VALİLERLE VAZİFE MÜNASEBETLERİNE DAİR TÜZÜK
Yürürlüğe Koyan Bakanlar Kurulu Kararnamesi:
No.2/1991 - 16 Şubat 1935
Resmi Gazete ile neşir ve ilânı: 12 Mart 1935 -
Sayı: 2952
KISIM I
UMUMİ HÜKÜMLER
A - HUDUTLARIN EMNİYET VE
MUHAFAZASI
MADDE 1 - İki Devletin ülkelerini
yekdiğerinden ayıran hududun emniyeti noktasından, hudut boyunca dahile doğru
ne kadar mesafenin hudut mıntakası itibar edileceği ahitnamelerle tâyin
edilmemiş ise bu mıntaka bizim tarafta İcra Vekilleri Heyeti karariyle tâyin
olunur.
MADDE 2 - Komşu iki hükümetin
birbiriyle doğrudan doğruya temasta bulunduğu hudut mıntakalarında asayişin ve
iki taraf arasındaki iyi münasebetlerin muhafazası muktazi bulunduğundan
komşuluk hukukuna uymayacak ve iki tarafın sükûn ve emniyetini bozacak ve
ahaliyi rahatsız ederek münasebetlerine fena tesir yapacak hâdiselere meydan
vermemek için ahitnamelerle kanun ve nizamnameler hükümlerinin tamamen
tatbikına itina olunacaktır.
MADDE 3 - Komşu hükümetlerle münakit
gümrük, ticaret, mücrimlerin iadesi muahedeleriyle hududa taallûk eden sair
itilâfnamelerin ve hudut protokol, harita ve krokilerinin birer nüshası Gümrük
Muhafaza Umum Kumandanlığında ve alâkadar vilâyetlerle hudut kumandanlıklarında
behemehal bulundurulur. Bunların taallûk eden kısımları kaza kaymakamlariyle
nahiye müdürlerine ve gümrük hudut zâbitlerine tevzi olunur.
MADDE 4 - İki taraf Devletler
arasında aktedilen gümrük ve ticaret muahedeleriyle sair ihtilâfnameler
ahkâmına her iki tarafça tamamen riayet edilmesi mültezem olduğundan buna
aykırı hal ve hareketleri gören ve sezen alâkadar askerî ve mülki kumandan ve
memurlar kendilerine düşen salâhiyetleri derhal tatbik ederek bunun önüne
geçmekle ve eğer hal ve hareketler salâhiyetleriyle önüne geçilemiyecek
derecede bulunursa bunu sırası ile kendi âmirlerine bildirmekle mükelleftirler.
Muahede ve itilâfnamelere aykırı görülen hal ve hareketler askerliğe taallûk
ediyorsa gümrük muhafaza alayı ve müstakil tabur kumandanları, Muhafaza Umum
Kumandanlığına ve aynı zamanda hudut Kumandanına ve hudut kumandanı da kolordu
kumandanına ve mülki umura taallûk eden işleri de kendi kumandanlarına
bildirmekle beraber mıntakalarındaki valilere de bildireceklerdir.
MADDE 5 - Hudut mıntakaları içinde,
halk arasındaki hırsızlık, yaralamak ve öldürmek vakalarının tatbikatı zabıta
veya adliye memurlarının vazifesidir. Gümrük muhafaza ve hudut kıtaları bu
memurların vazifesine, mevzu kanunların ve bu nizamnamenin hükümleri dairesinde
yardım ederler.
MADDE 6 - Hududu ve hudut
işaretlerini ahidetnamelerle tesbit edilen şekilde muhafaza etmek ve mukabil
taraftan bizim tarafın ve bizim taraftan mukabil tarafın hudut mıntakalarının
sükûn ve emniyetini bozacak yolda vukua getirilecek hududu tecavüz, şekavet,
müsademe, gasp, yağma, muzır propaganda, casusluk, kaçakçılık, hırsızlık,
öldürme ve yaralama gibi vakaları önlemek ve vukuunda takip etmek gümrük
muhafaza teşkilâtı olan hudutlarda gümrük muhafaza kıtalarının, bu teşkilât
olmıyan hudutlarda hudut kıtalarının vazifesidir.
Gümrük muhafaza teşkilâtı
olan hudutlarda hudut kıtaları birinci hatta bulunan gümrük muhafaza
kıtalarının destekleridirler. Gümrük muhafaza kıtalarının kendi mıntakalarında
başaramıyacağı mühim vakalarla mıntakaları haricinde çıkan hâdiselerin takibi,
bu nizannamenin müşterek yardım kısmındaki ahkâma tabidir.
MADDE 7 - Askerî kıtaların ve bu
mahiyette toplu ve silâhlı kümelerin hududu tecavüzü, hudut taşlarının tahribi
ve yerlerinin değiştirilmesi, hududumuz dâhilindeki bir arazi parçasının
işgali, hudut karakollarına, kulelerine, nöbetçilerine, devriyelerine tecavüz
gibi takibi Askerî Ceza Kanununun şümulüne giren suçlar askerî mahiyette
oldukları cihetle bunlar hariç olmak üzere vilâyetleri hududu içinde asayişin
muhafaza ve istikrarından mesul bulunan valiler lüzum gördükleri ahvalde
mıntakalarındaki Devlet kuvvetleri hakkında Vilâyet İdaresi Kanununun 27 nci
maddesindeki salâhiyeti kullanırlar.
MADDE 8 - Hududa ait istihbarat
işleri Dahiliye ve Gümrük ve İnhisarlar Vekâletleriyle Büyük Erkânıharbiye
Riyasetince bu talimatname ile tesbit edilir.
MADDE 9 - (Değişik: 3/1325 -
3.8.1944) Hudutlardaki vilâyetlerde hudut ve kaçakçılığın men'i işleriyle
meşgul olmak üzere valinin riyasetinde; Vilâyet Jandarma Komutanı, vilâyet
bölgesindeki Gümrük Muhafaza Tabur Komutanı (gümrük muhafaza teşkilâtının
askerîleştirilmediği mıntakalarda vilâyet mıntakasındaki Muhafaza Müdürü,
olmayan yerlerde muhafaza teşkilâtının en büyük âmiri) ve vilâyet Emniyet Müdürü
veya Amirinden mürekkep bir hudut heyeti teşkil olunur.
Kıyı vilâyetlerinde de
kaçakçılık işleriyle uğraşmak üzere valinin riyasetinde birinci fıkradaki gibi
birer heyet teşkil edilir. Bu maddede yazılı heyetler valinin lüzum gördüğü
zamanlarda toplanır.
B - TEŞKİLAT - KONUŞLAR -
TEFTİŞ
1 - HUDUT KITALARI
MADDE 10 - Hudut alay veya müstakil
taburları, liva kumandanı salâhiyetini haiz hudut kumandanlarının emrindedir.
Hudut kumandanları da mıntakalarında bulundukları kolordu kumandanlarına
bağlıdır.
MADDE 11 - Hudut kıtalarının konuşu,
Büyük Erkânıharbiye Riyasetince tesbit olunur. Konuşlardaki mühim değişiklikler
de Dahiliye ve Gümrük ve İnhisarlar Vekâletleriyle alâkadar makamlara haber
verilir.
MADDE 12 - Müstacel hallerde kolordu
kumandanları vaziyetin icap ettiği muvakkat konuş değişikliğini yapar ve üstün
makamlar ile komşu gümrük muhafaza hudut, alay veya müstakil tabur
kumandanlarına bildirir. Hudut kıtalarının, gümrük muhafaza kıtalarına destek
olabilmesi için zaruret olmadıkça, zâbit kumandasında bir takımdan küçük
birliklere ayrılmaması esastır.
MADDE 13 - Gümrük muhafaza teşkilâtı
yapılan yerlerde hudut kıtaları (kapı karakolları hariç) iskân vaziyeti müsait
oldukça, gümrük muhafaza kıtalarının gerisine yerleştirilir.
MADDE 14 - Hudut kumandanları senede
en az iki defa ve lüzum görülen hallerde hemen teftiş yaparlar. Talim ve
terbiye teftişleri, talimatnamesi mucibince yapılır. Mıntakası pek geniş olan
hudut kumandanlıklarında kıtanın talim ve terbiye teftişlerinin mücavir fırka
veya liva kumandanlarına tevdii kolordularca tanzim olunur.
MADDE 15 - Hudut kumandanları teftiş
için hareketten evvel kolordu kumandanının müsaadesini alır. Müstacel ahvalde,
hareketle beraber kolordu kumandanlığına bildirilir.
2 - GÜMRÜK MUHAFAZA KITALARI
MADDE 16 - Gümrük muhafaza kıtaları,
alay veya müstakil tabur halinde olup karargâhı Ankara'da bulunan fırka
kumandanı salâhiyetini haiz Gümrük Muhafaza Umum Kumandanlığı emrindedir.
MADDE 17 - Gümrük muhafaza kıtalarının
konuşu, Gümrük ve İnhisarlar Vekâletince tespit olunur. Ancak hudut ve
sahillerin askerî ve dahilî emniyeti noktasından takımdan yukarı (Takım dâhil)
konuşlarda ve bu konuşlarda yapılacak değişikliklerde Dahiliye Vekâletiyle
Büyük Erkânıharbiye'nin mütalâası alınır.
C - KAPILAR, GEÇİTLER
MADDE 18 - İki taraf arazisi arasında
vukubulacak gidiş, geliş, nakliyat, ticaret ve sair her türlü nünasebetlerin
ancak kabul edilen murakabeli kapılar tarıkiyle yapılması zaruri olup kapılar
ya ahitnamelerle tâyin veya Dahiliye, Gümrük ve İnhisarlar, İktisat
Vekâletlerince Büyük Erkânıharbiye Reisliği'nin muvafakati ve Ziraat
Vekâleti'nin mütalâası alınarak tesbit ve ilân olunur. İkinci halde Hariciye
Vekâleti vasıtasiyle mukabil taraf hükümetine bildirilir.
MADDE 19 - Muayyen mıntakalarda,
tarafeynin muayyen halkına ahitnamelerle tanınmış ziraat, otlatma, odun kesme
ve sulama gibi haklardan kolayca istifade edebilmeleri için ahitnamelerle
tesbit olunan şartlar dâhilinde geçmelerine mahsus olmak üzere gösterilecek
muvakkat geçit yerlerinde murakabe, gümrük muhafaza teşkilâtı olan hudutlarda
gümrük muhafaza kıtalarına ve bu teşkilât bulunmıyan yerlerde hudut kıtalarına
aittir.
Geçitlerde alınacak murakabe
tedbirleri ve geçit mevkilerinde ve murakabe tedbirlerinde yapılacak
değişiklikler en yakın mülkiye âmirlerine ve bunlar vasıtasiyle valiye ve hudut
kumandanlarına bildirilir.
D - KAPILARDA BULUNACAK
MEMURLAR VE GÖRÜLECEK İŞLER
MADDE 20 - Kapılarda, Dahiliye, Gümrük
ve İnhisarlar, Sıhhat ve İçtimai Muvanet ve Ziraat Vekâletlerinin memurlariyle
kapı karakolları bulunur.
A) Dahiliye memurları:
Pasaport muameleleriyle, mülteciler, muhacirler, şüpheli şahıslar, firariler,
siyasi mücrimler hakkında olunacak muameleler ve zararlı propaganda
neşriyatının men'i işleriyle.
B) Gümrük memurları: Gümrük
ve inhisar işleriyle.
C) Sıhhat memurları: Sıhhat
işleriyle, mevzuat dâhilinde alâkadar olurlar.
D) Kapı karakolları: Bu
memurlara, mevcut kanunların ve nizamnamelerin hükümleri dairesinde,
vazifelerini icra sırasında ihtiyaç halinde kuvvetçe yardım ederler.
MADDE 21 - Kapı karakollarında, hudut
kıtalarından bir zâbit kumandasında takım veya daha küçük bir kıta bulunur.
Kapı karakolları gümrük
muhaffaza teşkilâtı olan yerlerde, mıntakasında bulundukları gümrük muhafaza
bölük kumandanının emrindedir. Kaçakçılık işlerine, bu bölük kumandanının emri
olmadıkça karışmaz ve kendilerine kapılar haricinde vazife verilmez.
E - GİDİŞ, GELİŞ
MADDE 22 - İki taraf arazisi arasında
vukubulacak gidiş, geliş ve her türlü münasebat, kapılar tarıkiyle olur. Bunu
gümrük muhafaza teşkilâtı olan hudutlarda gümrük muhafaza kıtalariyle kapı
karakolları diğer hudutlarda hudut kıtaları temin ederler.
MADDE 23 - Mukabil Devlet arazisi
dâhilinde kalan arazilerini sürmek veya ekmek veya hayvanlarını otlatmak veya
sulamak gibi tarafeyn tabaasından muayyen hakları tanınmış bulunan kimseler,
geçitlerden gidip gelebilirler.
MADDE 24 - Hududu, her hangi bir
noktasından geçebilen mülteciler veya firariler hüviyetleri tesbit edildikten
sonra bir sevk pusulasiyle en yakın mahallî Hükümetine teslim olunur ve
haklarında Hükümetçe lâzımgelen muamele
yapılır. Yalnız asker
firarileri Hükümete teslimden evvel, silâhlarından tecrit olunur ve
beraberlerinde getirdikleri hayvanlar ve teşhisi kabil mirî eşya ellerinden
alınır. Alınan silâhlar, hayvanlar ve eşyalar gümrük muhafaza teşkilâtı olan
hudutlarda gümrük muhafaza kıtalarına ve olmıyan yerlerde hudut kıtasına teslim
olunur. Bu gibi eşyanın iadeleri hakkında tarafeynce yapılmış bir ahitname
varsa ona göre muamele olunur.
MADDE 25 - Muhaceret, Devletçe,
ittihaz edilmiş usul dairesinde cereyan eder. Buna mütaallik işlere kapılarda
bakılır. Ancak hava değişiklikleri tesiriyle veya karşı tarafın cebir ve
tazyikına uğramak suretiyle hudut kulelerinin veya karakollarının birine
müracaat edeceklerin kapı mahallelerine sevkleri, can, mal ve hayvanca zayiatı
mucip olacağı anlaşılırsa, bunlar kabul edilir. Gümrük muhafaza teşkilâtı olan
hudutlarda bunlar, gümrük muhafaza kıtalarına ve olmıyan yerlerde en yakın
hudut kıtasına veya mahallî Hükümete, diğer hudutlarda ise doğrudan doğruya en
yakın mahallî Hükümetine teslim olunur.
MADDE 26 - Hudut mıntakasında bir
yerden diğer yere giderken komşu taraf arazisine giriş ve bazı yollardan geçiş
iki taraf Hükümetlerince kabul edilmiş ise gidiş geliş esnasında hiç bir vaka
çıkarılmamasına dikkat olunur.
MADDE 27 - Gerek mevzuat, gerekse
Hükümetçe ittihaz edilmiş kararlar icabı, Türkiye'ye girmeleri caiz olmıyan
kimseler hudut kapılarında dahi olsa kabul olunamazlar.
F - HUDUT MINTAKALARINDAKİ
TESİSATIN MUHAFAZASI
MADDE 28 - Gümrük muhafaza kıtaları ve
bu teşkilât olmıyan yerlerde hudut kıtaları, mıntakalarında bulunan demiryolu,
şube, tünel, köprü gibi tesisatı, muhabere hatlarını işaret vasıtalarını,
tahkimatı, askerî binaları ve tesisatı muhafaza ile mükelleftirler. Gümrük
muhafaza teşkilâtı olan hudutlardaki hudut kıtalarının muhafaza ile mükellef
olduları tesisat B. E. H. Riyasetince tesbit olunur.
G - HUDUT MINTAKASINDA
YAPILACAK ATIŞLAR VE AVCILIK
MADDE 29 - Her türlü talim atışları,
hududun en az iki kilometre gerisinde ve hududun makûs istikametine müteveccih
olmak üzere yapılır. Vahşi hayvanlara karşı yapılacak sürek avları için daha
evvel mukabil taraf kumandanına haber verilir.
KISIM 2
HUDUT MINTAKASININ SÜKUN VE EMNİYETİNİ BOZACAK
HADİSELER VUKUUNDA YAPILACAK İŞLER
A - HUDUDU TECAVÜZDE
MADDE 30 - Kapılar veya geçitlerden
gayrı bir yerden her ne suretle olursa olsun hudut geçmek veya usul haricinde
kapılarla geçitlerden geçmeğe teşebbüs etmek hudut tecavüzüdür.Mülteciler
firariler ve muhacirler mütecaviz sayılmaz.
MADDE 31 - Mukabil taraftan sivil veya
askerlerin toprağımıza silâhlı veya silâhsız tecavüzlerini gören gümrük veya
hudut zâbit veya efradı veya zabıta vazifesiyle mükellef olanlar tarafından
bunlara işittirecek veçhile (dur), emri verilir. (Dur) ihtarına itaat
etmiyenler hakkında evvelâ hayvana silâh atmak suretiyle bu ihtar tekrar
edilir. Gene itaat etmezlerse üzerlerine ateş açılır. (Dur), emrine itaat
edenlerin, varsa silâhları alınarak gümrük veya hudut alay veya müstakil tabur
kumandanlığına bildirilir. (Bunlardan yolunu şaşırmış olan veya hududu
tecavüzde hiç bir fena niyeti tahakkuk etmiyenlerle bunların beraberinde
bulunan hayvan ve sair nakil vasıtaları ve hududumuza girmiş olduğu görülen
başı boş hayvanlar, gümrük veya hudut alay veya müstakil tabur kumandanlığının
müsadesiyle karşı tarafın salâhiyettar hudut makamına teslim olunur). Kasten
veya tecessüs fikriyle hududu tecavüz ettiği tahkikle anlaşılan veya
vaziyetlerinden hissedilenler bir zabıt varakasiyle ve icabında yakalayan kıta
zâbitinin de bunlar hakkındaki mütalâasiyle birlikte en yakın mahallî
Hükümetine teslim olunurlar.
B - MÜSADEME
MADDE 32 - Gümrük mıntakasında ve
gümrük muhafaza teşkilâtı olmıyan hudutlarda, hudut kıtaları mıntakalarında
vukubulacak müsademelerde, en yakın gümrük veya hudut kıtası kumandanlarının
derhal vaka mahalline gitmesi ve keyfiyeti üstlerine en yakın mülkiye âmirine
de bildirmesi lâzımdır. Hükümetin şerefini göz önünde bulundurmak suretiyle
hâdisenin büyümemesine ve ateşin kesilmesine çalışılır.
C - ŞEKAVET, GASP, YAĞMA VE
HIRSIZLIK HALLERİNDE
MADDE 33 - Alâkadarlar vakaya vâkıf
oldukları andan itibaren takibe geçer ve aynı zamanda üstünlerine ve en yakın
mahallî Hükümetine bildirirler. Suçlularla gasp olunmuş, yağma edilmiş,
çalınmış eşya ve hayvanları ele geçirmeğe çalışırlar. Ele geçenleri bir zabıt
varakasiyle en yakın mahallî Hükümete teslim ederler. Eğer hudut mıntakası
içinde zabıta kuvvetleri mevcut ise, bunların işe bilfiil ve kâfi bir kuvvetle
vaziyed etmelerine kadar takibat devam eder.
MADDE 34 - Çalınan, yağma edilen ve
gasp olunan eşya ve hayvanların iki taraf arasında iade ve istirdat işleri, iki
tarafın ahitnamelere göre salâhiyetli hudut makamları arasında hâsıl olacak
itilâfa tabidir. Böyle bir itilâf yoksa bu gibi eşya ve hayvanlar salâhiyettar
makamlara makbuz mukabili teslim olunur. Eğer bu gibi eşya ve hayvanların
izleri mevcut ise alâkadar memurlar tarafından hududa kadar takip olunarak
karşı tarafın alâkadar kumandanına veya memuruna, mahallin gümrük muhafaza kıta
kumandanı ve bu teşkilât olmıyan hudutlarda hudut kumandanı vasıtasiyle teslim
edilerek müşterek bir zabıt varakası yapılır. Vakanın fail ve mütecasirleri
karşı taraf ahalisinden ise o tarafın salâhiyettar mülki ve askerî memurlariyle
muhabere ve malların ve hayvanların istirdadı sebepleri salâhiyettar makamlar
tarafından temin olunur.
D - MUZIR PROPAGANDA VE
CASUSLUK HALİNDE
MADDE 35 - Hudut mıntakasında zararlı
propaganda ve casusluğun takibiyle bütün Devlet memurları mükelleftir. Bu gibi
fiillerin failleri gümrük muhafaza veya hudut kıtaları tarafından ele geçirilmiş
ise ellerindeki vesikalar iyi muhafaza olunmak ve tutulacak zabıt varakasına
birer birer yazılmak suretiyle en yakın mahallî Hükümetine teslim olunur ve
aynı zamanda üstün makamlara sırasiyle bildirilir.
E - KAÇAKÇILIKTA
MADDE 36 - Gümrük muhafaza kıtaları
teşkilâtı olan hudutlarda, gümrük mıntakalarında 1918 numaralı kanun
hükümlerine göre kaçakçılığın men ve takibi gümrük muhafaza kıtalarının ve bu
mıntakadan sıyrılan kaçakçıların takibi de bu Nizamnamede yazılı müşterek
hükümlere tevfikan gümrük muhafaza ve hudut kıtalariyle mahallî zabıtanın
vazifesidir. Diğer hudutlarda bu vazife hudut kıtalariyle idare âmirlerine ve
askerileşmemiş gümrük muhafaza teşkilâtına aittir.
F - ÖLDÜRME VE YARALAMADA
MADDE 37 - Hudut üzerinde veya hududun
içinde ahitnamelerle tesbit edilen mesafe dâhilinde bizim tarafla kendi asker
ve ahalimizden veya karşı taraf ahalisinden veya askerlerinden yaralı veya ölü
bulunduğunu, hudutlarda vazife görenlerden her kim görür ve işitirse en yakın
gümrük muhafaza kıta kumandanına ve bu teşkilât bulunmıyan hudutlarda hudut
kıta kumandanına ve her iki halde de alâkadar mülkiye ve adliye memurlarına
haber verilir. Bu haberi alan gümrük muhafaza veya hudut kıta kumandanı, yanına
en yakında bulunan bir hekimi alarak suç mahalline gider, zabıta ve adliye
memurları gelinciye kadar yaralının ilk tedavisi yapılır. Suçun delil ve
emarelerinden sayılabilecek bütün eşya, evrak ve izler zapt ve muhafaza olunur.
Öldürülen varsa vaziyeti katiyen değiştirilmez. Bir kroki üzerinde tespit
olunur. Ve tahkikatın sonuna kadar cesedin vaziyeti tebdil edilmiyerek muhafaza
edilmesi için başlarına ikiden az olmıyarak veya vaziyetin icabına göre daha
fazla nöbetçi konur, cesedin tahkikattan evvel karşı tarafa çekilip
görütülmemesine fevkalâde dikkat olunur. Suç mahalline gelen zabıta ve adliye
memurları kanun hükümleri dâhilinde vazifelerini yaparlar.
Tahkikatta diğer taraf
memurlarının da bulunmasına gümrük muhafaza kıta kumandanı ve bu teşkilât
olmıyan hudutlarda hudut kıta kumandanı veya zabıta ve adliye memurları tarafından
lüzum görülürse veya bu bapta diğer taraftan müracaat ve talepte bulunursa ona
göre tedbir alınır. Yaralama veya öldürmenin nasıl ika edildiği ve faillerin
kimler olduğu hakkında tahkikat yapılır. Fail karşı tarafa firar etmiş ise ve
bu gibilerin iadesi hakkında taraflarca bir ahitname veya anlaşma varsa
iadeleri için salâhiyattar makamlar tarafından teşebbüsatta bulunurlar. Böyle
bir ahitname yoksa keyfiyet vilâyetlerden Dahiliye Vekâletine bildirilir.
MADDE 38 - Öldürülen, karşı taraf
ahalisinden ise, 42 nci madde mucibince mahallî Hükümetince muktazi muamele
yapılmadıkça ceset karşı tarafa teslim edilmez.
MADDE 39 - Bizim taraftan bir veya bir
kaç şahsın hududun öbür tarafından yaralandığı veya öldürüldüğü haber alınırsa
gümrük muhafaza kıta kumandanı ve bu teşkilât olmıyan hudutlarda hudut kıta
kumandanı alâkadar adliye ve zabıta memurlarına haber verir ve aynı zamanda
salâhiyattar âmirler beraberlerine en yakın hekimi alarak karşı tarafın
muvafakatini alabildiği takdirde karşı tarafa geçerek vaka mahalline gider ve
orada adliye ve zabıta memurlarını bekler. Bunlar geldikten sonra tetkikat ve
tahkikat yapılır. Cesedin sahiplerine teslim edilmek üzere bizim tarafa nakli
veya orada gömülmesi için karşı taraf memurları nezdinde teşebbüste bulunur. Bu
bapta sarfolunacak para Dahiliye Vekâleti tarafından vakit geçirilmeksizin
temin ve tesviye olunur.
MADDE 40 - Yaralananlar veya ölenler
hakkında muayene ve tahkikat yapılmasına, karşı taraf muhalefet ettiği takdirde
muhalefeti gösterir bir zabıt varakası tanzim ve imza edilmesi karşı tarafa
teklif olunur ve keyfiyet derhal salâhiyettar memur veya gümrük muhafaza kıta
kumandanlarınca ve bu teşkilât olmıyan hudutlarda hudut kıta kumandanlarınca
hudut kumandanlığına ve vilâyete bildirilir. Zabıt varakası da hemen vilâyete
gönderilmek üzere en yakın mahallî Hükümetine irsal olunur. Karşı taraf zaptı
imza etmezse buna ait ayrıca bir zabıt varakası yapılır.
MADDE 41 - Hudut üzerinde vukua gelen
yaralama ve öldürme meselelerinde cinayetin hududu tecavüz gibi bir sebep
üzerine olduğunu ispat emeliyle bir tarafta vurulan cesedin diğer tarafa
getirilmesi ihtimali karşısında kan lekesi ve vücudunun bir yere düşmesinden
veya sürüklenmesinden mütehassıl iz, hakikatın tezahürüne yardım edeceği gibi
alelekser vaka mahalli ile cerh şekli ve mevkii istikametinin mukayesesi ile de
hakikata vusul mümkün olduğundan böyle ihtilâflı varakalarda son derece
uyanıklıkla hareket edilecektir.
MADDE 42 - Topraklarımızda vukuu bulan
yaralama ve öldürme suçlarını işliyen şahıs karşı taraf ahalisinden dahi olsa
ele geçtiği takdirde bir zabıt varakasiyle mahallî Hükümetine teslim olunur.
G - MÜCRİMLERİN İADESİ
MADDE 43 - Mücrimlerin iadesi mevcut
ahitnamelere tevfikan tarafeynin salâhiyettar kılınacak hudut makamları
arasında uyuşulan esaslar dâhilinde yapılır. İade işi alâkadar âmirler
tarafından icra edilir.
H - MÜŞTEREK HÜKÜM
MADDE 44 - Mühim vakayı ve hâdisat
zuhurunda en yakın gümrük muhafaza kıta kumandanı ve bu teşkilât olmıyan
hudutlarda hudut kıtası kumandanı bizzat vaka mahalline gider ve ilk tedbirleri
alır. Aynı zamanda daha yüksek kıta kumandanı ile birlikte hudut kumandanını ve
mahallî Hükümet reislerini ve valileri de haberdar eder. Hudut kumandanı mesafe
ve sair zaruri sebeplerle hâdise mahalline gelemiyecek ise alâkadar gümrük
muhafaza alay veya tabur kumandanını ve bu teşkilât olmıyan yerlerde hudut alay
ve tabur kumandanını tevkil eder ve bir noktai nazarı varsa ayrıca bildirir.
KISIM 3
GÜMRÜK MUHAFAZA VE HUDUT KITALARININ BİRLİKTE
ÇALIŞMASI
MADDE 45 - Hududun
emniyeti, gümrük muhafaza kıtalarının önüne geçemiyeceği bir tehdide mâruz
kaldığı veyahut hududun takviyesine ihtiyaç görüldüğü zamanlarda gümrük
muhafaza kıtaları bu sebepler kalkıncaya kadar hudut kıtalariyle takviye
olunurlar.
Gümrük muhafaza ve hudut
kıtaları,
A) Takip ettikleri ve izi
üzerinde bulundukları şahıslarla teması kayıp etmeden onları yakalamak,
B) Vazifenin ifasında
kuvvetçe yardıma ihtiyaç gören tarafı kuvvetlendirmek maksadiyle birbirinin
mıntakasına geçerler.
MADDE 46 - Yekdiğerine komşu hudut ve gümrük
muhafaza tabur veya bülük kumandanlarının birbirine yardım şekilleri birlikte
veya bilmuhabere takarrür ettirilir. Gümrük muhafaza ve hudut bölük veya tabur
kumandanları yardım tertibatını ve her birinin kendi mıntakasında ittihaz
ettikleri işbu tertibatın teferruatını ve devriye ve pusulanın aded ve
yerlerini bir rapor ve kroki ile tesbit ederek yanındaki gümrük muhafaza ve
hudut kıta kumandanlarına ve aynı zamanda kendi üstün kumandanlarına
bildirirler.
İcabında bu tertibatta
yapılacak değişiklikleri, vazife veya takip esnasında mücavir mıntakaya
girdiklerinde tertibat ve hareket suretlerini en yakın gümrük veya hudut kıtası
kumandanına en çabuk vasıta ile bildirirler.
MADDE 47 - Gümrük muhafaza alay veya
müstakil tabur kumandanları hududun muhafaza ve emniyeti ve kaçakçılığın takibi
vazifelerinde mıntakasında bulundukları hudut kumandanı ile, diğer madun gümrük
muhafaza kumandanları da yakınında bulundukları hudut kıta kumandanları ile
sıkı temas ve irtibatta bulunurlar.
MADDE 48 - Kuvvetin kâfi gelmediği
acele hallerde kıta kumandanları en yakın gümrük muhafaza veya hudut kıtasından
yardım isterler ve mücavir kıtalar bu yoldaki müracaat üzerine yardıma
geçerler. İrtibat ve muhabere vasıtalarının işlemediği ve vaziyetin yardım
istemeğe imkân bırakmadığı hallerde işitilen silâh sesleri veya sürekli bir
müsademenin cereyanı hakkında alınacak haberler üzerine de gümrük muhafaza ve
hudut kıtası kumandanları kendiliklerinden yardıma geçerler. Birinci halde
mesuliyet; yardım istiyen, ikinci halde kendiliğinden harekete geçen kıta
kumandanına aittir.
MADDE 49 - Gümrük muhafaza ve hudut
kıta kumandanları mümkün olan her türlü muhabere ve işaret vasıtalarının
istifade ile müşterek vazifelerini alâkadar eden bütün haberleri kendi üstüne
ve yanındaki hudut ve gümrük kıtalarına en çabuk vasıta ile bildirirler.
MADDE 50 - Gümrük muhafaza ve hudut
kıta kumandanları, mıntakalarından kurtulup takibine imkân bulamadıkları
şahısların sırasiyle arkadaki kuvvetler tarafından yakalanmalarını temin için
gerilerindeki askerî ve mülki memurlara vaktinde haber vermeğe mecbur ve
vermedikleri halde mesuldür.
MADDE 51 - Birbirini kuvvetlendiren
veya birlikte takip yapan gümrük muhafaza ve hudut kıtalarının emir ve
kumandasını en büyük rütbeli zâbit ve kıdemleri müsavi ise gümrük mıntakasında
gümrük muhafaza kıtası zâbiti, hudut kıtası mıntakasında hudut kıtası kumandanı
deruhde eder.
MADDE 52 - Konuşları gümrük
mıntakasında bulunan hudut ve diğer ordu kıtaları, gümrük muhafaza kıtalarına
ait vazifelerle meşgul olmayacakları gibi (birlikte çalışma madde 50) de
gösterilen hâdiselerden başka âdi hallerde kendiliklerinden icra vaziyetine
geçemiyecekledir. Konuşları gümrük mıntakasında bulunan hudut kıtalarının âdi
hallerde mıntakasında bulundukları gümrük muhafaza kıtalarına yardım şekilleri
hudut kumandanlığı ile gümrük alay kumandanlığı arasında takarrür ettirilecek
esaslara göre yapılır.
MADDE 53 - Gümrük muhafaza ve hudut ve
diğer ordu kıtalarının bir arada bulundukları gümrük mıntakasında mevki
kumandanlığı vazifesi o mevkide bulunan en büyük rütbeli zâbit ve kıdemleri
müsavi ise gümrük muhafaza kıtasının kumandanı tarafından yapılır.
Fakat mevki kumandanının
vazifesi munhasıran askerî inzibat olup hudut ve gümrük işleri munhasıran
alâkadarlar tarafından yapılacaktır.
MADDE 54 - Gümrük muhafaza kıtaları
arasındaki muhabere şebekesinin tesis ve idamesi, Gümrük ve İnhisarlar
Vekâletince ve hudut kıtaları arasındaki muhabere şebekesinin tesis ve idamesi
Millî Müdafaa Vekâletince temin edilir. Bitişik gümrük muhafaza ve hudut
kıtalarını birbirine bağlıyacak muhabere hatlarının gümrük mıntakasındaki
kısımları Gümrük ve İnhisarlar Vekâletince ve gümrük mıntakasının gerisindeki
kısımlar Millî Müdafaa Vekâletince tesis ve idame edilir.
KISIM 4
İKİ TARAF ARASINDAKİ MUKABİL TEMASLAR
A - MUHABERE
MADDE 55 - Valiler ve hudut
kumandanları, kendilerine ait vazifeden dolayı karşı tarafın salâhiyettar
askerî veya mülki memurlariyle muhabere ederler. Bu muhaberelerin resmî tarzda
ve nazikâne bir lisanla olmasına dikkat olunur.
MADDE 56 - Ahitnamelerle tesbit olunan
hudut işlerinden dolayı karşı tarafın salâhiyetli hudut kumandanlariyle
yapılacak muhaberat, ahitnameler hükümlerince kabul edilen esaslar dâhilinde,
ve salâhiyetli makamlarca yapılır.
Hudut kumandanlığını
alâkadar eden işler için bu kumandanlığın mütalâası alınır.
MADDE 57 - Gümrük ve hudut kıta
kumandanları ve zâbitleri fevkalâde ve acele hallerde dahi hudut
kumandanlığının müsaadesini almaksızın karşı taraf mülki ve askerî memurlariyle
muhabereye salâhiyettar değildir. Karşı taraf hudut zâbitlerinin mülâkat
teklifleri kabul olunursa da vuku bulucak mühim istizah ve tekliflere izin
almadan cevap verilmez.
MADDE 58 - Hudut kuriyelerinin
kapılarda kabulü ve getirdikleri evrakın kapılarda alınması esastır. Ancak
kapılarda kuriyelerin evrakını alacak resmî memur bulundurmıyan taraf diğer
tarafın hüviyeti tanınmış ve vesikayı haiz kuriyelerinin, getirilen evrakı
kabule salâhiyettar memurun bulunduğu mahalle kadar, sevkedilmesi caizdir.
B - BULUŞMALAR
MADDE 59 - Ahval ve vakayı buluşmayı
icap ettirdiği zaman tarafeyn, Hükümetlerince kabul edilmiş muayyen içtima
yerlerinde ve eğer bu yerler tâyin edilmemişse yalnız kapılarda veya hudut
üzerindeki karakol veya vaka mahallerinde birleşirler.
MADDE 60 - Vali ve mülkiye memurlarının
karşı taraf memurlariyle buluşma için hareketlerinde beraberlerinde hudut veya
gümrük tabur veya bölük kumandanları da bulunur. Hududun emniyetini veya
kaçaklığı alâkadar eden buluşmalarda kumandanların müşavir olarak
bulundurulmasına çalışılır. Buluşmalarda hazır bulundurulmalarına imkân
görülemediği takdirde hududun emniyetini veya kaçakçılığı alâkadar eden işlerde
buluşmanın sevk ve idaresi için mülkiye memurları bu kumandanların noktai
nazarlarını alırlar. Mülkiye memurlarının buluşmaları, hareketlerinde bu
kumandanların beraberlerinde bulunabilmesi için, mülkî makamat tarafından
buluşmanın zaman ve mevkii vaktiyle hudut veya gümrük alay veya tabur
kumandanlarına bildirilir. Müstacel hallerde mülkiye memurları derhal buluşma
yerine hareket eder ve bu makamlara da haber verirler.
C - ZABITNAMELER
MADDE 61 - Ahval ve vekayiin zuhur
sureti hakkında fikirler birleştiği takdirde iki nüsha olarak Fransızca veya
hem Türkçe hem de karşı taraf Hükümetinin lisanınca müşterek bir zabıtname
tanzim olunur. Eğer iki taraf beyninde fikirler birleşmezse her iki tarafın
ayrı ayrı Fransızca veya kendi lisanlariyle tanzim edecekleri zabıtnameler
teati olunur. Bu zabıtnamelerin teatisi mümkün olmazsa keyfiyet zabtımıza
yazılır ve üstün makama gönderilir.
MADDE 62 - Zabıtnamelerin hangi lisan
üzerine tanzim olunacağı ahitnamelerle kabul edilmiş ise o lisan üzerine tanzim
olunur.
D - BULUŞMA YERİNE
GELİNMEZSE
MADDE 63 - Diğer taraf memurları
muayyen zamanda gelmezlerse tahkikat onların gıyabında yapılır ve bu cihet
zabıtnamede tasrih edilir.
E - RESMİ ZİYARET
MADDE 64 - Dostane münasebetleri teyit
maksadiyle ara sıra veya resmî günlerde vukua gelecek ziyaretlerde karşı
tarafın askerî ve mülki memurları kapılarda izaz olunabilirler. Bu memurlara
askerî merkezlerde ziyafet verilmesi lâzımgeldiği zaman, vaktinde kolordu
vasıtasiyle Millî Müdafaa Vekâletinden ve Büyük Erkânıharbiyeden mezuniyet
almak icap eder. Mülki merkezlerde ziyafet verilmesi lâzımgeldiği zaman valiler
keyfiyeti Dahiliye Vekâletine teklif ve alacakları mezuniyete göre hareket
ederler ve aynı zamanda Büyük Erkânıharbiye Riyasetine de bildirirler.
Bu yolda müsaade, Dahiliye
Vekâletinden alınır. Askerî bir mahzur varsa Büyük Erkânıharbiye'ce Dahiliye
Vekâletine bildirilir. Valiler müsaade aldıktan sonra hudut kumandanlığına
keyfiyeti bildirirler.
Bu yolda vukua gelecek
masraflar alâkasına göre askerî veya mülki cihete aittir.
MADDE 65 - Gümrük ve hudut kıtaları
kumandanları ve hudut vilâyetlerindeki mülki idare âmirleri komşu Hükümetlerin
resmî günlerinde yukardaki şartlar dâhilinde bilmukabele iyi münasebetleri
teyit ederler.
MADDE 66 - Altmış dördüncü madde
haricinde olarak karşı tarafın hudut kuleleri gerisindeki merkezlerde
vukubulacak ziyaretler için de, 64 üncü maddede yazıldığı gibi alâkadar
makamlardan istizan olunarak alınacak emre göre hareket olunur.
MADDE 67 - Resmî ziyaretlerde cereyan
edecek musahabe ve mükâlemelerin hülâsası üstün makamlara bildirilir.
MADDE 68 - Karşı tarafın resmî
günlerinin alâkadarlarca bilinmesi için Hariciye Vekâletince bir broşür
hazırlanarak Dahiliye ve Gümrük ve İnhisarlar Vekâletleri ile Büyük
Erkânıharbiye Riyasetine gönderilecektir. Bu broşürde tesbit olunan günler
haricinde kalacak mevzii resmî günleri de en yakın alâkadarlar bu broşüre ilâve
edeceklerdir.
KISIM 5
VALİLERİN KAÇAKÇILIĞIN MEN'İ HUSUSUNDAKİ VAZİFELERİ
VE GÜMRÜK MUHAFAZA TEŞKİLATİYLE VAZİFE MÜNASEBETLERİ
MADDE 69 - Kanun mucibince
kaçakçılığın men ve takip ve tahkikı ile mükellef olan mülkiye ve zabıta
memurlarının vazifelerini hakkı ile yapıp yapmadıklarını anlamaktan, vazifede
ihmal ve kayıtsızlıkları haber alınanları mahkemelere tevdi ettirerek iyi
çalışmış temin etmekten doğrudan doğruya valiler mesuldür.
Kaçakçılığın men, takip ve
tahkikile mükellef olan teşkilâtın kuvveti kifayet etmediği hallerde veya
bunların sahaları haricine çıkan kaçakçılık faaliyetlerinde kendi
mıntakalarında bulunan diğer bütün kuvvetlerden de, 1918 numaralı kanunun 4
üncü maddesi mucibince, istifade ederek idare mıntakaları dâhilinde kaçakçılığı
yok etmek için her türlü tedbiri almıya mecburdurlar.
MADDE 70 - Valiler, muhafaza teşkilâtı
ve kaçakçılıkla alâkadar diğer makamlarla çabuk anlaşmak için mıntakalarındaki
telgraf ve telefon hatlarının ve merkezlerinin iyi bir halde çalıştırılmasının
temini ile mükellef olan mevcut hatların tâdil ve ikmalini lüzumlu bulurlarsa
alâkadar makamlara ve Dahiliye Vekâletine teklif edeceklerdir.
MADDE 71 - Valiler, mıntakasında
kaçakçılık olup olmadığını esaslı vesikalarla göstermeğe mecburdurlar.
A) Kaçakçılığı doğuran
sebepleri araştırıp bu sebepleri ortadan kaldırmak için her türlü tedbiri bulup
tatbik etmekle ve salâhiyetinin erişmediği noktaları vaktinde daha salâhiyetli
makamlara bildirmekle,
B) Ötedenberi kaçakçılıkla
uğraşanların, sermayeyi verenlerin, kaçağa vasıta olanların ve yatak olanların
kimler olduğunu ve hangi yollardan ve ne vasıta ile kaçak mal getirdiklerini ve
nerelerde, ne suretle dağıttıklarını ve mıntakasında kaçak vukuatının seyir ve
mahiyetini iyice bilmek ve bu bilgilerini alâkadarlara bildirmekle,
C) Mıntakasındaki nüfusun,
orta hesapla aylık veya yıllık yeme, giyme, içme, yakma vesair gümrüğe ve
inhisara taallûk eden belli başlı ihtiyaçlarını tesbit edip Gümrük ve İnhisar
İdaresinden, ticaret odaları ile borsalardan, belediyelerden yerli ihtiyaca
karşı satılan gümrüklü ve inhisarlı malların miktarı ile karşılaştırılarak, bu
mukayese ile ne cins mal üzerinden kaçakçılık nisbetinin hangi kazalarda kaçta
kaç azaldığı veya çoğaldığını "yapılacak mukayeselerde kontenjan
vaziyetiyle vilâyet halkının servet derecesinin ve içim, giyim, yeyim
hususlarındaki tabii meyillerinin de mülâhaza ve hesap edilmesi iktiza
eder" her üç ayda bir, istatistik ve grafikli bir raporla Gümrük ve
İnhisarlar Vekâletiyle Dahiliye Vekâletine bildirmekle,
Ç) Kaçakçılık yapanların
daima nezaret altında bulundurulması bu gibilerin köylerinden günlerce kayıp
oldukları zamanlarda muhtar ve ihtiyar heyetleri, bunu alâkadar memurlara haber
vermelerini temin ve izlerini hudut ve sahillere kadar takip ettirmekle
mükelleftirler.
Kaçak vakalarında evvelâ
hüviyeti malûm olan bu gibi kaçakçıların yerlerinde olup olmadıklarını kontrol
ederler.
MADDE 72 - Kaçak mal sürümünün önünü
almak için Kaçakçılığın Men ve Takibi hakkındaki Kanunun 6 ncı maddesindeki
arama salâhiyetinin başka valiler olmak üzere bütün alâkadar memurlarca usulü
dairesinde tatbikı hususunu takip ve her ay hangi mıntakalarda ne suretle arama
yapıldığı ve kimlerde kaçak neler bulunduğu her ayın kaçak vukuat cetvellerine
bir rapor halinde iliştirilerek Gümrük ve İnhisarlar Vekâletine
bildirilecektir.
MADDE 73 - Muhafaza teşkilâtının cüzütam
kumandan ve müdürleri kendi kumandan ve müdürlerine karşı mesul olmakla beraber
mıntakasında bulunduğu valilerin de icra vasıtaları olduklarından kaçakçılığın
men ve takibi hususunda valilerden alacakları tebligatı hemen icra edecekler ve
aynı zamanda kendi âmirlerine malûmat vereceklerdir. Ancak valilerden aldıkları
takip tebligatını yaparken hareket tarzını ve kullanacakları kuvvet miktarını
takdir ve tesbit etmek kumandan ve müdürlere aittir.
Valiler, bu teşkilâtın
konuşları, talimat dâhilinde vazife görmek usulleri ve fennî tertipleri
hakkında değişiklik yapılmasına lüzum görülürse esbabını izah suretiyle Gümrük
ve İnhisarlar Vekâletine teklifte bulunurlar.
MADDE 74 - Valiler kaçakçılığın men ve
takibi için askerî muhafaza teşkilâtına ait tebligatı mıntakalarında bulunan
muhafaza kıtaları kumandanlarına, sivil muhafaza teşkilâtına ait tebligatı da
muhafaza müdürlerine yapacaklarsa da, acele takibi icap ettiren vaziyetlerde en
yakın muhafaza, takım, bölük kumandanlarına veya muhafaza mıntaka memurlarına
ve deniz muhafaza vastılarının kaptanlarına doğrudan doğruya takip tebligatını
yaparlar ve keyfiyeti derhal muhafaza kıtaları kumandanlarına veya muhafaza
müdürlerine de bildirirler.
Valiler, lüzum görürlerse
muhafaza alay kumandanlığına bildirmek şartiyle muhafaza tabur kumandanları ile
muhafaza müdürlerini bulundukları mevkie davet ederek şifahen anlaşmayı temin
ederler.
MADDE 75 - Valiler, yapılan tebligatın
vaktinde yapılmadığını veya yapılan işlerde ihmal ve kayıtsızlık gösterildiğini
anladıkları takdirde muhafaza kıtaları kumandanları için, keyfiyeti Gümrük
Muhafaza Umum Kumandanlığına bildirerek kanuni takibat yapılmasını
istiyecekleri gibi muhafaza müdür ve memurları hakkında kanuni hükümler
dairesinde doğrudan doğruya takibat yaptırabilirler.
MADDE 76 - Muhafaza tabur kumandanları
ve muhafaza müdürleri mıntakaları harcine çıkan ve takibini imkânsız gördükleri
kaçakçıların hüviyetleri ile kaçtıkları istikametleri çabuk vasıtalar
kullanarak en yakın icra makamlarına "hudut jandarma ve askerî kıta kumandanlariyle,
nahiye müdür ve kaza kaymakamlarına" ve aynı zamanda vakayı kimlere haber
verdiğini zikretmek suretiyle mıntakalarında bulundukları valilere
bildireceklerdir.
MADDE 77 - Hudut ve sahillerde, asker,
sivil muhafaza teşkilâtının vazife mıntakalariyle konuşlarını, kuvvetlerini,
muhabere irtibatlarını Gümrük Muhafaza Umum Kumandanlığı vilâyetlere
bildirecek, valiler de bu malûmatı kasalarında gayret mahrem olarak
saklıyacaklardır.
MADDE 78 - Muhafaza tabur kumandanları
ve muhafaza müdürleri, müsademeli ve müsademesiz ehemmiyetli kaçak vakalarını
gününde telgrafla ve ehemmiyetsiz kaçak vakalarını haftada bir raporla
mıntakalarında bulundukları valilere bildireceklerdir.
Bölük, takım kumandanları ve
muhafaza mıntaka memurları müstacel vakaları tabur kumandanlarına ve muhafaza
müdürlerine bildirmekle beraber keyfiyeti hemen doğruca valilere de
bildireceklerdir.
MADDE 79 - Kaçakçılığın men ve takibi
vazifesiyle alâkadar zabıta ve sivil memurlarının ve muhafaza müdürlerinin
takip işlerinde ihmalleri ve kayıtsızlıkları görüldüğü takdirde valiler
tarafından haklarında doğrudan doğruya kanuni takibat icra ettirileceği gibi
muhafaza alay ve tabur kumandanları ve muhafaza müdürleri dahi bu takibatı
tahrik için valilere müracaat etmeğe salâhiyettardırlar.
MADDE 80 - Gümrük muhafaza kıtaları
teşkil edilen mıntakalarda gümrük ve hudut kıtalarının müşterek vazifelerine ve
gümrük muhafaza teşkilâtının kaçakçılığın men ve takibi hususunda
mıntakalarında valilerle vazife münasebetlerine dair 10.08.1933 tarihli Nizamname
ile hudut kıtalarının vazifelerine ve gümrük kıtalarının hudutta emniyet
vazifelerine ait talimatnamelerin hükümleri kaldırılmıştır.
MADDE 81 - Şûrayı Devletçe görümüş olan
bu Nizamname hükümleri neşri tarihinden başlar.
MADDE 82 - Bu Nizamname hükümlerini
icrasına Adliye, Millî Müdafaa, Dahiliye, Hariciye, İktisat, Sıhhat ve İçtimai
Muavenet, Gümrük ve İnhisarlar ve Ziraat Vekilleri memurdur.