Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:171 Sayılı; Kaçakçılık suçu ile türk ceza kanununda yızılı sair bir cürüm işleyenler hakkında içtima kaidesi tatbik olunmaksızın her cürmün cezası ayrı ayrı hükmolunur hükmünden harekte iki ayrı davanın birleştirilmesinin yasaya aykırı olacağı: konulu Kararı
1918
s. Kaçakçılık Kanunu
4926
s. Kaçakçılık Kanunu
10.06.1991 tarihli Yargıtay
Ceza Genel Kurulu E: 171 K: 201 Sayılı
Kararı([1])
Sanıklar hakkında sahte belgeler
düzenleyerek, hayali ihracat yoluyla teşekkül halinde kaçakçılık yaptıkları
iddiasıyla açılan davada Özel Daire ile Yerel Devlet Güvenlik Mahkemesi
arasında uyuşmazlığın 1918 Sayılı Yasanın27/1 inci maddesine aykırılık suçundan
açılan dava ile TCK. nun 339 uncu maddesine aykırılık
suçundan açılan davanın birlikte görülüp görülmeyeceğine ilişkin olduğu
anlaşılmaktadır.
1918 Sayılı Kaçakçılık Kanunun
58/3 üncü maddesinde : Maznunların duruşma
sırasında diğer bir suçu olduğu anlaşılsa bile bu hal davaların
birleştirilmesine sebep teşkil etmez.
31 inci maddesinde ise;
Kaçakçılık münasebetiyle Türk Ceza Kanununda yazılı sair bir cürüm işleyenler
hakkında içtima kaidesi tatbik olunmaksızın her cürmün cezası ayrı ayrı hükmolunur" hükümleri yer almaktadır.
Bu açık hükümlerden anlaşılacağı
üzere sanıkların duruşma sırasında diğer bir suçunun olduğu anlaşılsa bile
davaların birlikte görülmesi mümkün olmadığı gibi kaçakçılık fiili dolayısıyla
işlenmiş bulunan başka bir suçun da ayrıca cezalandırılması gerekmektedir.
Bu düzenlemelerdeki amaç
kaçakçılık suçundan açılan davaların süratle sonuçlandırılmasını sağlamak
yanında ayrıca suç konusu eşya ve araçlarla ilgisi bulunan idarelere tanınan
bazı hakların kullanılmasını kolaylaştırmak ve kesinleşen hükümlerin yerine
getirilmesi ile suç konusu eşya ve araçların zoralımını alabileceği ölçüde tezelden temindir.
Bu nedenle 2845 Sayılı Devlet
Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 20 nci maddesine dayanılarak bu mahkemelerin görevlerine giren
işlerin acele olduğundan bahisle 1918 Sayılı Yasanın 27/1 inci maddesine
aykırılık suçundan açılan dava ile TCK. nun 339 uncu
maddesine aykırılık suçundan açılan davanın birlikte görülebileceğini kabul,
Yasa koyucunun amacına ve Yasanın mutlak hükmüne aykırı düşer.
Davaların her ikisi dahi suçüstü
usulüne bağlı olsa bile iki davanın bir arada görülmesi geciktirici etki
meydana getirebilir. Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamaları da bu
yöndedir.
O halde Yerel Mahkeme direnme
hükmünün sair yönleri incelenmeksizin açıklanan bu nedenle bozulmasına karar
verilmelidir.
Sonuç: Sair yönleri
incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün
BOZULMASINA, 10.6.1991 gününde istem gibi oybirliğiyle karar verildi. (YARGITAY
C.G.K. E:171 K: 201)
[1] Kaynak:
Gümrük Kontrolörleri Derneği tarafından yayımlanan Başkontrolör
Zülal SÖNMEZ tarafından hazırlanan "Açıklamalı 4926 Sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu ve İlgili Mevzuat" isimli kitap.