Yargıtay 1. Ceza Dairesi E:2104 Sayılı; Dava zamanaşımının hesaplanmasında; sanığa hükmolunacak cezanın değil, suçun istilzam ettiği cezanın esas alınması gerekeceği; aşağı ve yukarı sınırları içeren ceza1arda ise cezanın üst sınırının göz önünde tutulması icap ettiği ve zamanaşımını kesen sebepler bulunduğu takdirde öngörülen dava zaman aşımı süresinin azami yarı oranında arttırılabi1eceği: konulu Kararı
1918
s. Kaçakçılık Kanunu
4926
s. Kaçakçılık Kanunu
19.01.1994 tarihli Yargıtay 1. Ceza Dairesi E: 2104 K: 11 Sayılı Kararı([1])
Şerifi müstakil faili belli o1mayacak şekilde kasten
öldürmekten sanık Necdet bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda;
Hükümlülüğüne ilişkin (İSTANBUL) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen
9.2.1993 gün ve 155/25 sayılı hükmün duruşmalı o1arak Yargıtayca incelenmesi sanık
tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından
teb1iğname ile Dairemize gönderilmekle; Duruşma1ı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit
edildi.
TCK.nun 102. maddesinde
öngörülen dava zamanaşımının hesaplanmasında; sanığa hükmolunacak cezanın
değil, suçun istilzam ettiği cezanın esas alınması gerekeceği; aşağı ve yukarı
sınırları içeren ceza1arda ise cezanın üst sınırının göz önünde tutulması icap
ettiği ve zamanaşımını kesen sebepler bulunduğu takdirde öngörülen dava zaman
aşımı süresinin azami yarı oranında arttırılabi1eceği; 10.l.1940, 6/64,
22.3.1940 ; 29/44 3.6.1942; 36/15 ve 7.5.1947; 3/15 sayılı içtihadı birleştirme
kararları ile kabul edilmiş bulunmaktadır.
Sanığa yüklenen suç 8.4.1977
tarihinde sanık Yaşar Yavuzla birlikte Şerif Çorbacıoğlu'nu kasten öldürmekten
ibaret olup; dava zamanaşımını buna göre hesaplamak gerekmektedir. Yüklenen
suça uyan kanun maddesi; TCK.448 olup, yukarıdaki içtihatlar uyarınca dava
zamanaşımı TCK 102/2 ve 104/2. maddeleri uyarınca; azami 22 yıl 6 aydır. suç
tarihi nazara alındığında bu süre dolmadığı gibi kesen sebeplere göre de olayda
zamanaşımı oluşmamıştır.
Uygulamaya göre belirlenen suç
niteliğini nazara alarak ve bu suçu bağımsız suç telaki ederek dava zamanaşımı
oluştuğu temyizen ileri sürülmekteyse de; TCK
448, 463 madde1erinin kanunen muayyen olan üst hadleri itibariyle TCK
102/2, 104/2 maddeleri şümülunde kaldığıda görü1düğünden; TCK 463 maddenin
bağımsız suç sayı1ması gerekip gerekmeyeceği tartışmasına girmeye gerek
görmeden bu itirazda yerinde bulunmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde
incelenip, sanığın suçunun subutu kabu1, o1uşa ve soruşturma sonuç1arına uygun
şeki1de suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebinin nite1ik ve derecesi
takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedi1miş, bozmaya
uyularak verilen ve incelenen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık
vekilinin; olayda dava zamanaşımı oluştuğuna, vesaireye ilişen ve yerinde
görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi
(ONANMASINA) 19.1.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.(Yargıtay 1. C.D. E:
1993/2104 K: 1994/11)
[1] Kaynak:
Gümrük Kontrolörleri Derneği tarafından yayımlanan Başkontrolör Zülal SÖNMEZ
tarafından hazırlanan "Açıklamalı 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve
İlgili Mevzuat" isimli kitap.