Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:255 Sayılı; Sahte fatura düzenleyenin suçun işlenmesinde başka bir katkısının bulunmadığı durumda toplu kaçakçılık ve sanıkların maddi ve manevi dayanışma içinde yüklenen toplu kaçakçılık suçunu işledikleri: konulu Kararı
1918
s. Kaçakçılık Kanunu
4926
s. Kaçakçılık Kanunu
14.11.1994 tarihli Yargıtay
Ceza Genel Kurulu E: 7-255 K: 277 Sayılı
Kararı([1])
Çözümlenecek
sorun münferit kaçakçılıktan mahkumiyetine karar verilen sanık Nazif ile
beraatlerine karar verilen sanıklar Yusuf ve Hasan'ın maddi ve manevi dayanışma
içinde yüklenen toplu kaçakçılık suçunu işleyip işlemediklerinin
belirlenmesidir.
Sanık
Yusuf münferit kaçakçılıktan mahkumiyetine karar verilen sanık Nazif'in
yeğenidir. Bu sanığın talimatıyla suç konusu motorine 500.000 Iira karşılığında
sahte fatura temin edip araca yüklenmesine nezaret etmiş ve anılan motorinin
yakalandığı araçta binili olduğu görülmüştür.
Suça
konu motorine sahte fatura temin eden ve yüklemede hazır bulunup naklini
sağlamak için araca binen sanık Yusuf'un söz konusu motorinin kaçak olduğunu
bilmemesi kabul edilebilir bir o1gu olarak görülmediğinden yüklenen suçun
işlenmesinde sanık Nazif ile maddi ve manevi dayanışma içinde olduğunun kabulü
gerekir. Yani bu sanığın suça katılımı fikren ve fiilen tamdır.
Sanık
Hasan'ın durumuna gelince;
Yakalanan
kaçak motorinle ilgili olarak ibraz edilen ve gerçek mal alım satımına
dayanmayan sahte faturayı bu sanık düzenlemiştir. Sanığın işyerinde motorin
satılıp satılmadığını araştırmadığı ve anılan faturayı para karşılığında düzenlediği belirlendiğine göre suç konusu
motorinin kaçak olduğunu bildiği açıktır. Çünkü gerçek mal alım satımına
dayanan bir faturanın para karşılığında düzenlenmesi düşünülemez .
Bu
itibarla sanığın diğer sanıkların eylemini bilerek sahte fatura düzenleyip
sanık Yusuf'a verdiği sabitse de yüklenen suçun işlenmesinde başka bir
katkısının bulunmadığı gözetildiğinde bu eylemi onların saptanan toplu
kaçakçılık suçuna yardım niteliğinde olup hakkında 1918 Sayılı Yasanın 33.
maddesinin uygulanması gerekir.
O
halde sanıklar Nazif ve Yusuf'un maddi ve manevi dayanışma içinde yüklenen
toplu kaçakçılık suçunu işledikleri gözetilmek;
Sanık
Hasan'ın onlara 33. maddede belirtilen biçimde yardımcı olduğu kabul edilmek;
Özel
Dairece bozulan ilk hükmü temyiz eden katılan idare vekilinin sanık Nazif
yönünden aleyhe temyizi bulunmadığı nazara alınarak hakkında ceza tayin
edilirken kazanılmış hakkı saklı tutulmak;
Suretiyle her üç sanığın mahkumiyetlerine karar
verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek sanık Nazif'in
münferit kaçakçılıktan mahkumiyetine, diğer sanıkların beraatlerine karar
verilmesinde isabet görülmediğinden Yerel Mahkeme direnme hükmünün açıklanan bu
nedenlerle bozulmasına karar verilmelidir. (Oybirliğiyle) . (Yargıtay Ceza
Genel Kurulu E: 7-255, K: 277, 14.11.1994).
[1] Kaynak:
Gümrük Kontrolörleri Derneği tarafından yayımlanan Başkontrolör Zülal SÖNMEZ
tarafından hazırlanan "Açıklamalı 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve
İlgili Mevzuat" isimli kitap.