Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:30 Sayılı; Tekel kaçağı malların özel yasalarında yazılı para cezası veya resmi ile CIF değeri toplamına, gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değerinin katılmasının isabetli olduğu: konulu Kararı
1918
s. Kaçakçılık Kanunu
4926
s. Kaçakçılık Kanunu
25.03.1997 tarihli Yargıtay
Ceza Genel Kurulu E: 30 K: 62 Sayılı
Kararı([1])
İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
arasındaki uyuşmazlık, hakkında gümrük ve tekel kaçakçılığı suçlarından açılan
davada, sanık hakkında tekel kaçakçılığı nedeniyle verilen 1918 Sayılı Yasanın
25/3 ncü maddesi uyarınca verilen hapis cezasına,
aynı yasanın 33/son maddesi uygulanırken, değerin belirlenmesinde; tekel kaçağı
maddelerin özel yasalarında yazılı para cezası veya resmi ile CİF değeri
toplamına, gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değerinin katılıp, katılmayacağı
hususudur.
Sanığın, gümrük ve tekel kaçağı eşyayı ticari
amaçla bulundurduğu sabittir. Bu nedenlerle, gümrük kaçakçılığı suçundan 1918
Sayılı Yasanın 25/2 nci maddesi uyarınca
205.433.243.80 Lira ağır para cezasına mahkum edilen sanık hakkında, ticari
amaçla kaçak tekel malı bulundurmaktan 4250 Sayılı Yasanın 25/c-d maddesi
yollamasıyla 1918 sayılı Yasanın 25/3 ncü maddesi
uyarınca verilen cezaya, değerin pek fahiş olduğu kabul edilip, aynı yasanın
33/son maddesi ile artırma yapılarak 1 yıl 2 ay hapis ve 1.112.387.71 Lira ağır
para cezası da verilmiştir.
Sanığın işyerinde yakalanan tekel maddesinin
özel yasasında yazılı para cezası ile CİF değeri toplam 953.400.18 Lira olup,
tek başına ele alındığında pek hafiftir. Buna karşılık, suça konu gümrük kaçağı
eşyanın 176.655.637 Lira olan gümrüklenmiş değeri ile birlikte toplanarak
gözetildiğinde değer pek fahiştir.
Kaçakçılık suçlarında hükmedilen para cezası;
gümrük resim ve vergi karşılığı olan devletin alması gereken bir paradır.
1918 Sayılı Yasanın 25/3 maddesinde malın tekele
tabi olması yanında, ithali yasak gümrük kaçakçılığına da hapis cezası
öngörülmüştür. Bu itibarla, esas olan kaçakçılık suçudur. Nitekim, 1918 Sayılı
Yasanın 33/son maddesinde de, "25, 26 ve 27 nci
maddelerdeki kaçakçılık cürümlerine" denilmek suretiyle bu husus hükme
bağlanmıştır. Bu itibarla gümrük ve tekel kaçakçılığı 33 ncü
madde uygulamasında ayrı, ayrı değil kül halinde ve kaçakçılık suçu olarak
kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, 33/son maddede açıklandığı
üzere, suçun işlendiği tarihte tekel kaçağı maddelerin özel yasalarında yazılı
para cezası veya resmi ile CİF değerine, gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş
değeri de eklenerek bulunacak toplam değerin pek fahiş, hafif veya pek hafif
olup olmadığı, ekonomik koşullar ve paranın gerçek alış gücüne göre
belirlenmeli ve buna göre uygulama yapılmalıdır.
Olayda; sanığın işyerinde yakalanan tekel
kaçağı eşyanın yukarda açıklanan biçimde belirlenen değeri 953.400.18 Liraya,
gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değeri olan 176.685.637 Lira eklendiğinde, pek
fahiş kabulü ile 1918 Sayılı Yasanın 33/son maddesi uyarınca tekel kaçakçılığı
suçundan tayin edilen hapis cezasının artırılması isabetlidir. Bu itibarla
itirazın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 25.03.1997 tarihinde oybirliğiyle
karar verildi. (Yargıtay C.G.K. E: 30 K: 62)
[1] Kaynak:
Gümrük Kontrolörleri Derneği tarafından yayımlanan Başkontrolör
Zülal SÖNMEZ tarafından hazırlanan "Açıklamalı 4926 Sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu ve İlgili Mevzuat" isimli kitap.