Danıştay 7. Daire E: 1996-4038, K:1997-4653 Sayılı; Serbest Bölgelere ilk girişinde CIF değeri üzerinden işlem gören eşyanın sonradan Türkiyeye ithalat yapılması durumunda navlun ve sigorta bedelinin doğmayacağından hareketle ek tahakkuka gerek olmadığı
Tasarruflu Yazılar 1
Danıştay 7. Daire 1996/4038
E., 1997/4653 K.
• GÜMRÜK VERGİSİNE ESAS KIYMET • SERBEST BÖLGEDEN İTHALAT
o 3065 S. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU [ Madde 48 ]
o 3218 S. SERBEST BÖLGELER KANUNU [ Madde 7 ve Madde 8
]
"İçtihat
Metni"
Temyiz İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına ... Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf : ... Kimya Sanayi İthalat İhracat ve
Ticaret Ltd. Şti.
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti : ... Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünde
tescilli 20.9.1994 gün ve 24 sayılı giriş beyannamesi ile ithal edilen eşyaya ilişkin
olarak sigorta ve navlun ücretinin beyan edilmediğinden bahisle, idarece
hesaplanan FOB kıymetin %10'u oranında navlun ve %3'ü oranında sigortanın matraha
ilavesi suretiyle bulunan CİF kıymet esas alınarak tahakkuk ettirilen katma
değer vergisini, 3065
sayılı Yasanın 48'inci
ve 1615 sayılı Yasanın 65'incı maddelerinden bahsedilerek, dosyanın
incelenmesinden, yükümlü şirket adına tescilli 20.9.1994 gün ve 24 sayılı
beyanname muhteviyatı eşyanın kıymetinin FOB olarak beyanı suretiyle ithal
edildiğinin tespiti üzerine, idarece hesaplanan navlun ve sigorta dahil
edilerek bulunan CİF kıymet ile, FOB kıymet arasındaki fark üzerinden ek
tahakkuk yapıldığının anlaşıldığı 3218
sayılı Yasanın 8'inci
maddesinde, serbest bölge ile Türkiye'nin diğer yerleri arasında yapılacak
ticaretin dış ticaret rejimine tabi olduğu, aynı yasanın 7'nci maddesinde ise
serbest bölgelere getirilen malların CİF değeri, bu bölgeden çıkarılanların ise
FOB değeri üzerinden peşin olarak fon tahsiline tabi tutulduğunun belirtildiği.
Gümrük Kanununun, Serbest Bölgeler Kanununun ve ilgili yönetmeliğin hükümleri
birlikte değerlendirildiğinde, sair ülkelerden Türkiye'deki serbest bölgelere
getirilen ve değeri faturada FOB olarak belirtilen eşyanın, gerek sözü edilen
fon tahsilatı, gerekse navlun ve sigorta gibi unsurların eklenmesi suretiyle
CİF değerinin bulunduğu ve bu şekilde serbest bölgeye girişinin yapıldığı
sonucuna ulaşıldığı, her ne kadar, serbest bölgeler yurt dışı sayılsa da
coğrafi açıdan serbest bölgelerin ülkenin bir parçası olduğu, bu itibarla
serbest bölgeye girmiş olan bir eşyanın ithalatçı tarafından Türkiye'ye
ithalinde fiilen herhangi bir navlun ve sigorta gideri yapılması söz konusu
olamayacağına göre, serbest bölgeden yapılan ithalatı, eşyanın menşei ülkeden
yapılmış bir ithalat gibi değerlendirmenin mümkün olamayacağı, başka bir
ifadeyle serbest bölgeden Türkiye'ye ithal edilen eşya için navlun ve sigorta
masrafını gerektirecek bir mesafe olmadığına ve bir mesafe katedilerek taşıma
yapılmadığına göre, ithal edilen eşyanın serbest bölgeye ulaştığı anda oluşan
kıymetin içerisinde navlun ve sigorta gibi unsurların bulunduğu ve dolayısıyla
bu kıymetin CİF kıymet olduğunu kabul etmek gerektiği, bu durumda yapılan ek
tahakkukta yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle terkin eden Trabzon Vergi
Mahkemesinin 11.9.1996 gün ve E:19%/4; K: 1996/249 sayılı kararının; ithal
esnasında beyan edilen kıymetin FOB kıymet olduğunun tespiti üzerine emsal
uygulaması sonucu bulunan navlun ye sigortanın kıymete dahil edilmesi ile CİF
kıymetin oluşturulduğu, CİF kıymet ile FOB kıymet arasındaki fark üzerinden
yapılan ek tahakkukkun yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti :Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Nazlı Yanıkdemir'in Düşüncesi :Temyiz
dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577
sayılı Kanunun 49'uncu
maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz
istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Hayati Biçken'in Düşüncesi :...
Serbest Bölgesinden 20.9.1994 gün ve 024 sayılı gümrük giriş beyannamesi ile
ithal edilen eşyanın beyan edilen değerinin düşük bulunması nedeniyle salınan
ek katma değer vergisinin kaldırılması isteği ile dava açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden ithal edilen eşyanın
bedelinin %10'u oranında navlun ve %3'ü oranında sigorta bedelinin eşyanın
fiyatına eklenmek suretiyle bulunan değer ile beyan edilen değer arasındaki fark
değer üzerinden ek tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır,
Gümrük Yönetmeliğinin 243'üncü maddesinin 2'nci
bendinde; giriş liman veya mahalline kadar yapılan navlun ve sigorta
masraflarının eşyanın fiyatına eklenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Olayda olduğu gibi, serbest bölgeden ithal edilen
eşyanın varış mahalli yine serbest bölge olduğunu kabul etmek gerektiğinden ve
bunun içinde bir navlun ve sigorta masrafı ödemek söz konusu olamayacağından,
ek tarhiyatı terkin eden vergi mahkemesi kararında, hukuka ve usule aykırılık
görülmediğinden, temyiz isteğinin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme
kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin
reddine: kararın onanmasına, 15.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.