İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi Hakkında Karar
İTHALATTA HAKSIZ
REKABETİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KARAR (99/13482)
Resmi Gazete: 30/10/1999 tarihli
ve 23861 sayılı R.G.
Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmelik
Gözetim ve Korunma Önlemi Uygulamalarında KDV İndirimi
uygulanmayacağı hk. Karar 7846
Üretici Beyanına İlişkin Tebliğ
2025-1
Sübvansiyon Miktarının Tespiti Hakkında
Tebliğ
2008-6
Bazı Ticaret
Politikası Önlemleri Mevzuatına Konu Eşyanın İthalatının İzlenmesine İlişkin Tebliğ
2011-20
Genelgeler 1
Tasarruflu
Yazılar 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Gümrük Yönetmeliği 38.Madde ve 2016/27 Sayılı Genelge
Amaç ve kapsam
Madde 1- Bu
Karar, ithalatta haksız rekabet hallerinden dampinge veya sübvansiyona konu
olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla
yapılacak işlemleri ve alınacak önlemleri kapsar.
Tanımlar
Madde 2- Bu
Kararda geçen deyimlerden;
a) Damping: Bir malın Türkiye'ye ihraç fiyatının,
benzer malın normal değerinin altında olmasını,
b) Sübvansiyon: Menşe veya ihracatçı ülkenin fayda
sağlayan, doğrudan veya dolaylı mali katkısını veya GATT 1994'ün XVI ncı
maddesi çerçevesinde herhangi bir gelir veya fiyat desteğini,
c) İhraç Fiyatı: İhraç amacıyla satılan mal için
fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatı,
d) Benzer Mal: Dampinge veya sübvansiyona konu mal ile
aynı özellikleri taşıyan bir malı, böyle bir malın bulunmaması halinde ise
benzer özellikleri taşıyan başka bir malı,
e) Normal Değer:
1) İhracatçı veya menşe ülkede tüketime konu olan
benzer mal için normal ticari işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan veya
ödenmesi gereken karşılaştırılabilir fiyatı,
2) İhracatçı ülke veya menşe ülkenin iç piyasasında
normal ticari işlemler çerçevesinde benzer malın satışlarının olmaması ya da bu
satışların uygun bir karşılaştırma yapılmasına elverişli bulunmaması durumunda,
benzer malın üçüncü bir ülkeye ihracatında temsil niteliğini haiz
karşılaştırılabilir fiyatı veya menşe ülkedeki maliyetine makul bir kâr
marjının eklenmesiyle tespit edilen fiyatı,
f) Damping Marjı: Normal değerin ihraç fiyatını aştığı
miktarı,
g) Sübvansiyon Miktarı: Menşe veya ihracatçı ülke
tarafından ihraç edilen malın imal, üretim, ihracat veya taşınma aşamasında
sağlanan, doğrudan veya dolaylı mali katkı veya GATT 1994'ün XVI ncı maddesi
çerçevesinde herhangi bir gelir veya fiyat desteği şeklindeki faydaların
tutarını,
h) Zarar: Bir üretim dalındaki maddi zararı, maddi
zarar tehdidini veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesini,
i) Önlemlerin Etkisiz Kılınması:
1) Yürürlükteki
dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir
haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş
sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya
Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme
şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı
vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya
bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu halleri, (31.12.2005 tarihli, 26040 4.Mükerrer Sayılı R.G. - 2005/9840
s.BKK ile değişik)[1]
2) İhraç fiyatlarını düşürmek suretiyle; dampinge
karşı verginin, önlem konusu ithal malların Türkiye pazarındaki satış fiyatları
üzerindeki beklenen etkisinin azaltıldığına veya ortadan kaldırıldığına ve
böylece kesin önlemin yerli sanayi üzerindeki zararın giderilmesine yönelik
iyileştirici etkisinin zaafa uğratıldığına dair delillerin bulunduğu halleri,
j) Bakanlık: Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu
Bakanlığı,
k) Genel Müdürlük: İthalat Genel Müdürlüğü'nü,
l) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme
Kurulu'nu,
m) GATT 1994: Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel
Anlaşması 1994'ü,
n) Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşması:
26/1/1995 tarihli ve 4067 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve 3/2/1995
tarihli ve 95/6525
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması
Ek 1'de yer alan Anlaşmayı,
o) Yönetmelik: İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Yönetmeliği,
ifade eder.
Şikayet, inceleme ve soruşturma
Madde 3- Genel
Müdürlük şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping veya sübvansiyon
incelemesi yapabilir. Dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalattan maddi
zarar gördüğünü veya maddi zarar tehdidi altında bulunduğunu veya bu tür
ithalatın bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirdiğini iddia
eden üreticiler veya üretim dalı adına hareket eden gerçek veya tüzel kişi veya
kuruluşlar Genel Müdürlüğe yazılı olarak başvuruda bulunabilirler.
Re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda
dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan
zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma
açılır.
Şikayet, inceleme ve soruşturmaya ilişkin usul ve
esaslar yönetmelikle tespit edilir.
Önlem alınmasını gerektiren haller ve önlemler
Madde 4- Önlem
alınmasını gerektiren haller, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın
Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarara yol açması veya maddi zarar tehdidi
oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesidir.
Şikayet konusu ithalata ilişkin soruşturma sırasında,
dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden
olduğu konusunda ön belirlemeler yapılması halinde, soruşturma süresince
zararın önlenmesi amacıyla, damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar veya
zararı ortadan kaldırmaya yetecek daha az bir oran veya miktarda teminat
şeklinde geçici önlem uygulanabilir.
Soruşturma sırasında soruşturma konusu dampingli veya
sübvansiyonlu ithalattan kaynaklanan zararı ortadan kaldıracak şekilde menşe
ülke, ihracatçı ülke veya ihracatçının taahhütleri kabul edilebilir.
Soruşturma sonucunda dampingli veya sübvansiyonlu
ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu
zararın önlenmesi amacıyla, damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar veya
zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi
veya telafi edici vergi kesin önlem olarak alınır.
Geçici ve kesin önlemlerin
uygulanmasına ilişkin esaslar
Madde 5- Alınacak teminat veya
verginin miktar veya oranı, malın ihracatçıları ile menşe veya ihraç ülkesi de
belirtilmek suretiyle tespit edilir. Ancak, bir veya birden fazla ülkeden çok
sayıda ihracatçının mevcut olması ve hepsinin belirtilmesinin tatbik edilebilir
bulunmaması halinde, geçici veya kesin önlemler, yalnızca söz konusu ülke veya
ülkeler belirtilmek suretiyle de uygulanabilir. Geçici veya kesin önlemler,
taahhütleri kabul edilen firma veya ülkelerden yapılan ithalat hariç, dampingli
veya sübvansiyonlu olduğu ve zarara yol açtığı belirlenen soruşturma konusu
ithalatın tamamına ayrım yapılmaksızın uygulanır.
Herhangi bir soruşturma sonucunda kesin önlem
alınmasına karar verilmesi halinde, daha önce soruşturma sırasında geçici önlem
alınmış ise, bunlar kesin önleme dönüştürülür. Bir taahhüdün kabul edilmesi
üzerine soruşturmanın durdurulması veya sonuçlandırılması daha önce alınan
geçici önlemlerin gerekli kıldığı tahsilatı engellemez.
Vergilerin geriye dönük uygulanmasına ilişkin esaslar
Madde 6- Dampingli
mallar için; zarara yol açan dampingli ithalatın daha önce de yapılmış olması
veya ithalatçının, ihracatçının damping yaptığını ve bu uygulamanın zarara yol
açacağını bilmesi veya bilecek durumda olması ve kısa bir dönem içinde ve
zarara yol açacak miktarda dampingli ithalatın gerçekleştirilmiş olması
nedeniyle, uygulanacak kesin önlemin iyileştirici etkisinin azalacağının
belirlenmesi halinde, tespit edilen vergiler geriye dönük olarak uygulanabilir.
Sübvansiyonlu mallar için; kısa bir dönem içinde,
giderilmesi güç bir zarara yol açacak miktarda, GATT 1994 ve Sübvansiyonlar ve
Telafi Edici Tedbirler Anlaşması hükümlerine aykırı sübvansiyonlara konu olan
ithalatın yapılmış olması ve böyle bir zararın tekrarının önlenmesinin gerekli
görülmesi halinde geriye dönük uygulama yapılabilir.
Yukarıdaki iki fıkrada sözü edilen geriye dönük
uygulama, soruşturmanın başlangıç tarihinden öncesine gitmemek kaydıyla, geçici
önlemlerin alındığı tarihten itibaren geriye 90 gün ile sınırlı olup, geriye
dönük uygulama konusunda ithalatçılara görüşlerini bildirme fırsatı tanınır.
Dampingli veya sübvansiyonlu mallar için verilen bir
taahhüdün ihlal edilmesi halinde de, taahhüdün ihlal edildiği tarihten öncesine
gitmemek ve geçici önlemin alındığı tarihten geriye 90 günü aşmamak üzere,
geriye dönük uygulama yapılabilir.
Kesin önlemlerin ve taahhütlerin süresi ve gözden
geçirilmesi
Madde 7- Kesin
önlemler, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın neden olduğu zararın
etkisini ortadan kaldırmaya yetecek süre kadar yürürlükte kalır.
Kesin önlemler, yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren
en az bir yıl sonra ilgili taraflardan birinin talebi üzerine veya re'sen
gözden geçirilebilir. Gözden geçirme talebinde bulunan taraflarca, gözden
geçirmeyi haklı kılacak delillerin Genel Müdürlüğe sunulması gereklidir. Gözden
geçirmeyi gerekli kılan duruma bağlı olarak damping veya sübvansiyon ile zarar
birlikte veya ayrı ayrı incelenmek üzere gözden geçirme soruşturması açılır ve
yürütülür.
Kesin önlemler, damping veya sübvansiyon incelemesi
ile zarar incelemesini birlikte kapsayan en son gözden geçirme soruşturmasının
sonuçlandığı tarihten veya yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle
yürürlükte kalır.
Ayrıca, kesin önlemin yürürlük süresinin sona
ermesinden evvel, yerli üretim dalının destekleyici delilleri içeren talebi
üzerine veya re'sen, nihai gözden geçirme soruşturması açılabilir. Bu
soruşturmada; önlemin sona erdirilmesinin, dampingin veya sübvansiyonun ve
zararın devam etmesine veya yeniden meydana gelmesine yol açıp açmayacağı
tespit edilir.
Gözden geçirme soruşturması açılması, yürürlükte
bulunan kesin önlemlerin uygulanmasını engellemez.
Kesin önlemlerin süresi ve gözden geçirilmesi ile
ilgili olarak bu maddede yer alan hükümler, taahhütler için de aynen uygulanır.
Gözden geçirme soruşturmaları ile ilgili usul ve
esaslar yönetmelikle belirlenir.
Yeni ihracatçı için gözden geçirme
Madde 8- Kesin
önlem kararı; soruşturma döneminde soruşturma konusu malı ihraç etmemiş olan ve
ürünleri halen önleme tabi tutulan ihracatçılar veya üreticiler ile bağlantısı
bulunmayan yeni üretici veya ihracatçıların talebi üzerine gözden geçirilebilir.
Ancak, bu tür gözden geçirme talebinde bulunacak üretici ve ihracatçıların
soruşturma döneminden sonra önleme konu olan malı Türkiye'ye ihraç etmiş
olmaları ya da önemli miktarda ihraç etmek hususunda gayri kabili rücu bir akdi
yükümlülük altına girmiş bulunmaları gerekmektedir. Yeni ihracatçı için gözden
geçirme soruşturması, talepte bulunanlar için damping marjını veya sübvansiyon
miktarını belirlemek üzere hızlandırılmış şekilde yürütülür.
Yeni ihracatçı için gözden geçirme soruşturmasına
ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Kesin önlemlerin askıya alınması
Madde 9- Pazar koşullarının geçici olarak değişmesi nedeniyle,
önlemlerin askıya alınması sonucunda yerli üretim dalındaki zararın devam etme
veya yinelenme ihtimalinin bulunmaması ve ilgili üreticilerin konuya ilişkin
görüşlerinin de dikkate alınması kaydıyla, en az bir yıl yürürlükte bulunan
önlemlerin uygulanması, Kurulun kararı ve Bakanlık onayı ile 9 ay süresince
geçici olarak durdurulabilir. Bu süre, en fazla bir yıl daha uzatılabilir.
Pazar koşullarındaki değişmenin savaş hali, doğal
afet, yangın, grev, lokavt gibi mücbir sebep hallerinden kaynaklanması
durumunda, önlemin bir yıl yürürlükte bulunması koşulu aranmaz.
İthalatta korunma önlemlerine
ilişkin mevzuat kapsamında korunma önlemi uygulanan bir malın ithalatında
yürürlükte bulunan önlemler, korunma önleminin yürürlükte kaldığı süre ile
sınırlı olmak kaydıyla, Kurulun kararı ve Bakanlık onayı ile kısmen veya
tamamen askıya alınabilir ve bunların nevi değiştirilebilir. Bu yönde alınacak
kararlar yürürlük tarihinden başlamak üzere ileriye dönük olarak geçerli olup
daha önce yapılmış olan tahsilatların iadesi talep edilemez. (22.10.2020 tarihli, 26040 sayılı R.G. 3113 s.k. ile eklenmiştir)
Önlemlerin uygulanmasının durdurulma gerekçesinin
ortadan kalkması halinde ise Kurulun kararı ve Bakanlık onayı ile önlemlerin
tekrar yürürlüğe konulmasına karar verilebilir.
Kesin önlemlerin askıya alınmasına ve tekrar yürürlüğe
konulmasına ilişkin kararlar Resmi Gazete'de yayımlanacak bir tebliğle ilan
edilir.
Fazla alınan vergilerin iadesi
Madde 10- Gerçek
damping marjı veya sübvansiyon miktarından daha fazla ödenmiş vergilerin iadesi
için ithalatçılar delilleriyle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlükten geri
ödeme talebinde bulunabilirler. Başvurunun yeterli bilgi ve belgeleri içermesi
halinde açılacak soruşturma neticesinde ödenen dampinge karşı vergi veya telafi
edici verginin gerçek damping marjını veya sübvansiyon miktarını aştığının
belirlenmesi halinde, aşan kısmın iadesine Kurulca karar verilir.
İadeye ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturma ile
ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Önlemlerin etkisiz kılınmasının
engellenmesi
Madde 11 - (31.12.2005
tarihli, 26040 4.Mükerrer Sayılı R.G. - 2005/9840 s.BKK ile değişik) Kesin önlemlerin, yürürlükteki dampinge karşı vergi
veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya
ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz
kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi halinde, dampinge
karşı vergiler ile telafi edici vergiler, önleme konu ülkeden benzer mallar ya
da parçaları ile bunların üçüncü ülkelerden ithalatını da kapsayacak şekilde
genişletilerek uygulanabilir. Dampinge karşı vergi ya da telafi edici verginin
önleme konu ülkede yerleşik üretici/ihracatçıların belirtilmesi suretiyle ayrı
olarak tespit edildiği hallerde, ayrı miktar veya oranlara tabi olan firmalar
için uygulanan dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi, o ülke için
geçerli en yüksek oran ya da miktardaki dampinge karşı vergi veya telafi edici
vergiyi geçmeyecek şekilde yükseltilebilir. Bu fıkraya göre yürütülecek
soruşturmalar süresince, soruşturma konusu malların ithalatı, etkisiz kılındığı
öngörülen önlem tutarı kadar teminata bağlanabilir.
Kesin önlemlerin ihraç fiyatlarını düşürmek
suretiyle etkisiz kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi
halinde, belirlenen yeni damping marjına göre dampinge karşı vergi yeniden
tespit edilir. Bu fıkraya göre yürütülecek soruşturmaların, normal değerin
yeniden incelenmesini de kapsaması halinde, soruşturma konusu malların ithalatı
soruşturma süresince, etkisiz kılındığı öngörülen önlem tutarı kadar teminata
bağlanabilir.
Soruşturma konusu malların ithalatının teminata
bağlanması ve bilahare soruşturma sonucunda önlem uygulanmasına karar verilmesi
halinde; karar verilen önlem ile mevcut önlem arasındaki farka tekabül eden
teminatlar hazineye irat olarak kaydedilir. Karar verilen önlem ile mevcut
önlem arasındaki farktan fazla olan teminat iade edilir, az olan kısım için ise
tahsilat yapılmaz. Soruşturmanın önlemsiz kapatılmasına karar verilmesi halinde
teminat uygulamasına son verilir ve alınan teminatlar iade edilir.
Önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesine
ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturmalar ile ilgili usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
Yürürlükten kaldırılan karar
Madde 12- 8/9/1989
tarihli ve 89/14506 sayılı Kararname yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçici Madde 1- Bu
Kararın 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen 5 yıllık süre, 26/3/1995
tarihinden önce uygulamada bulunan kesin önlemler için bu tarihte; anılan
tarihten sonra uygulamaya konulan kesin önlemler ve taahhütler için ise
yürürlüğe girdikleri tarihte başlar.
Yürürlük
Madde 13- Bu
Karar 25/10/1999 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe
girer.
Yürütme
Madde 14- Bu
Kararı, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakan yürütür.
Bakanlar Kurulu Kararının Yayımlandığı
Resmî Gazetenin
Tarihi
Sayısı
30/10/1999
23861
Bakanlar Kurulu Kararında Değişiklik
Yapan Düzenlemenin Yayımlandığı Resmî Gazetenin
Tarihi
Sayısı
31/12/2005
26040 (4. Mükerrer)
22/10/2020
31282
[1] DEĞİŞMEDEN ÖNCEKİ HALİ; 1) Yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici
vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi
bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke
arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana
geldiğine ve benzer malların fiyatları ve/veya miktarları açısından verginin
iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine ve benzer mallar
için daha evvel tespit edilen normal değere göre dampingin mevcut olduğuna ya
da sübvansiyonun devam ettiğine dair delillerin bulunduğu halleri,