Yargıtay 7. Ceza Dairesi E:2035 Sayılı; Transit benzinin yurt içinde satışının bilerek ve toplu yapıldığının delilleri ortaya konulmadan toplu kaçaçkılık hükmünün işletilemeyeceği, kaçağa konu olmadığı anlaşılan gemideki benzinin iadesi, : konulu Kararı
1918
s. Kaçakçılık Kanunu
4926
s. Kaçakçılık Kanunu
05.07.2000 tarihli Yargıtay 7.
Ceza Dairesi E: 2035 K: 10288 Sayılı
Kararı([1])
Toplu
kaçakçılık suçundan sanıklar Hüseyin ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda: Sanıklar Cevdet,
Kasım, Ali, Mustafa Kemal, Nazmi, İbrahim, Mehmet
Erdem, Hüseyin, Emin ve Halil'in beraatlerine
diğer sanıkların hükümlülüklerine ve
müsadereye dair (Kartal Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)nden
verilen 13.3.1998 tarihli hükmün Yargıtayca
incelenmesi müdahil idare vekili ve
sanıklar vekilleri tarafından süresinde istenilerek, müdahil mal sorumlusu vekili ve sanıklar
vekilleri yönünden de duruşmalı inceleme isteğinde bulunan dava evrakı
Cumhuriyet Başsavcılığının düzeltilerek onama isteyen 8.2.2000 tarihli
tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanıklar Hüseyin, Feti
Sami ve Bayram haklarında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle
temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar
verildikten Yargıtay Cumhuriyet savcısının düşüncesi alındıktan ve Sanıklar
vekili savunmasını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp
düşünüldü.
I- Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde
açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, müdahil idare
vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Cevdet,
Kasım, Ali Mustafa Kemal, Nazmi, İbrahim, Mehmet
Erden, Hüseyin, Emin ve Halil'in beraatlerine dair
hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-
Müdahil mal sorumlusu vekilinin sıfatı itibariyle duruşma isteği i1e, oluş ve
dosya içeriğine nazaran yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
III-
Sanıklar Bayram, Feti Sami ve Hüseyin vekilleri ile
müdahil idare vekilinin bu sanıklara yönelik temyizlerine gelince,
Sanıklar
Bayram, Feti Sami haklarında yapılan duruşma sonunda
toplanan deliller karar yerinde irdelenerek suçlarının subutu
kabul edilmiş, olay niteliği ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı
tayin, cezayı artırıcı sebeplerin
nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle
reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler
dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan sanıklar vekillerinin temyiz
dilekçeleri ve duruşmalı inceleme sırasında, müdahil idare vekilinin temyiz
dilekçesinde ileri sürdükleri subuta, vasfa ve sair
hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-
Sanıklar Bayram ve Feti Sami'nin idarelerindeki Seydi R.... Romanya'dan Yunanistan'a götürmek üzere teslim
aldıkları dava transit benzinin bir kısmını sanık Hüseyin'e sattıkları, bu
sanığında transit yük olduğunu bilerek satın aldığı cihetle sanık Hüseyin
olayda alıcı durumda olup, alım-satım ilişkisinden başka diğer sanıkların toplu
kaçakçılık suçuna iştirak edip maddi ve manevi dayanışma içinde birlikte
hareket ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu gösterilmeden münferit
ticari kaçakçılık yerine toplu kaçakçılık suçundan yazılı şekilde mahkumiyetine
karar verilmesi,
2-
Dava konusu transit benzinin 22.4 tonunun sanık Hüseyin'e satılarak elden
çıkarıldığı ve Seydi R... gemisinde mevcut bulunan
diğer benzinin kaçağa sarf edilmesine
yönelik bir icrai hareket bulunmadığı gözetilerek,
22.4 ton benzinin bilirkişi tarafından tesbit edilen ClF
değeri üzerinden gümrüklenmiş değeri suç tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata
göre idareye hesaplattırılıp cezaya esas alınması ve Seydi
R.... tankerinde bulunan transit benzinin yurtdışı edilmek koşuluyla iadesi
yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-
Temel ceza 1918 sayılı Yasanın 33/son maddesi ile artırıldıktan sonra anılan
Yasanın 41. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeden fazla hürriyeti
bağlayıcı cezaya hükmolunması,
4-
Teminatla iadesine karar verilen dava konusu benzin ve nakil vasıtası deniz
tankerlerinin müsaderesine, müsadere gerçekleştiğinde teminatların, iadesine,
diğer halde irad kaydına karar verilmesi gerektiğinin
gözetilmemesi,
5-
Hesap hatası sonucu nisbi harcın eksik tayini,
6-
Nisbi vekalet ücretinin, hükmolunan sonuç ağır para cezası, müsaderesine karar
verilen benzinin ClF değeri ve nakil vasıtası
araçların raiç değerleri toplamı üzerinden
hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi,
7-
Maktu ve nisbi ücreti vekalet ile yargılama giderinin sanıklardan tahsil şeklinin belirtilmemesi,
8-
Sanıkların tazmini para cezasını ödemede aczleri
halinde çevrilip çektirilmesi gereken hapis cezalarının gün olarak eksik tayini
Yasaya aykırı ve
9-
Hükümden sonra 1.8.1999 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4421
sayılı yasa ile değişik 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca, sanıkların
tazmini para cezasını ödemede aczleri halinde
çevrilip çektirilmesi gereken hapis cezalarının sanıklar lehine yeniden
belirlenmesinin gerekmesi,
Bozmayı
icabettirmiş olup sanıklar vekilinin temyiz
dilekçeleri ve duruşmalı inceleme sırasında müdahil idare vekilinin temyiz
dilekçesinde ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde
görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak (BOZULMASINA), 5.7.2000 günü oybirliğiyle
karar verildi (Yargıtay 7. C.D. E:2000/2035, K: 2000/10288).
[1] Kaynak:
Gümrük Kontrolörleri Derneği tarafından yayımlanan Başkontrolör
Zülal SÖNMEZ tarafından hazırlanan "Açıklamalı 4926 Sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu ve İlgili Mevzuat" isimli kitap.