Yargıtay 7. Ceza Dairesi E:14738 Sayılı; Bağış yoluyla belediyeye gönderilen araçların (hibe otobüslerin) gönderilmeden önce belediye bütçesinden tamiratlarının yapıldığı, nakliye ve sigortalarının üstlenildiği tespit edildiğinden açılan kaçakçılık davasının; araçların halen daha belediyede kullanılıyor olması, bazı idari prosedürlerin atlanmasına karşın kaçakçılık kastının olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi: konulu Kararı
1918
s. Kaçakçılık Kanunu
4926
s. Kaçakçılık Kanunu
20.12.2000 tarihli Yargıtay 7.
Ceza Dairesi E: 14738 K: 17599 Sayılı
Kararı([1])
1918
sayılı Kanuna muhalefetten sanıklar, Fevzi ve arkadaşları haklarında yapılan
duruşma sonunda: Sanık Fevzi'nin hükümlülüğüne ve sürekli olarak kamu
hizmetlerinden yasaklanmasına, diğer sanıkların beraatlerine
dair (Bursa Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)nde verilen
17.11.1998 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi,
müdahil vekili ile sanık Fevzi vekili tarafından süresinde istenilerek dava
evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 20.10.2000 tarihli
tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği
görüşülüp düşünüldü;
I-
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen
gerekçeye ve takdire göre müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz
itirazlarının reddiyle sanıklar Ramazan, Aysel, Sevgiser,
Hüseyin, (H.E.), Ömer, Erkan, Ramazan ve Mehmet haklarındaki hükmün ONANMASINA,
II-
Müdahil idare vekilinin sanık Fevzi hakkındaki temyizi ile bu sanık vekilinin
temyizine gelince,
Türk
Vatandaşı olup Almanya'da çalışan Mustafa, Kenan ve Ömer isimli şahısların
noter huzurunda düzenlenen senetlerle Görükle
Belediyesine bağışladıkları dava konusu otobüslerin kabul işleminden önce yurt
dışındaki Augst Oswold
firmasına tamir ettirilip bu firmaya bakım, onarım, taşıma gideri ve sigorta
ücreti adı altında belediye bütçesinden ödeme yapıldığı ve bu ödemeden sonra araçların gümrüksüz olarak
sokularak belediye adına tescil ettirilip millileştirildiği dosya kapsamından
anlaşılmışsa da,
Yargıtay
Ceza Genel Kurulunun 10.6.1991 gün ve 7-31 E. 208 K. Sayılı ilamında da
belirtildiği üzere bağış senedinin noter huzurunda düzenlenmesi, yetkili ve
görevli idarelerin yapılan başvurulara eklenen belgeleri yeterli görmeleri ve
başka bir belge istememeleri, araçların bağlı olarak kabulleri ile onarım ve
ödemelere ilişkin encümen kararlarında hiçbir hususun gizlenmemesi, belediye
adına millileştirilen otobüslerin halen faal olarak belediye hizmetinde
kullanılması, sanığın bazı işlem hataları yapmakla birlikte gümrük
muafiyetinden yararlanarak yurda kaçak olarak araç sokmak kastıyla hareket
etmemesi ve olayda suç kastının bulunmaması nazara alınarak beraatine
karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul
ve uygulamaya göre de,
1-
Yapılan keşifte belediye garajında bulunduğu görülüp değer tespiti yapılan
otobüslerin halen belediyede olup olmadığı belirlenmeden ve ayrıca gümrüklenmiş
piyasa değeri yerine gümrüklenmiş değerin cezaya ilave edilmesi,
2-
Dava konusu otobüslerin tamamı esas alınarak ceza tayin edildiği gözetilmeden
TCK.nun 80. maddesinin uygulanması,
3-
Müdahil hazine vekili duruşmaya girmediği halde dilekçe yazma ücreti yerine
nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi,
4-
Hükümden sonra 1.8.1999 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
4421 sayılı Yasa ile değişik 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca sanığın
tazmini para cezasını ödemede aczi halinde çevrilip çektirilmesi gereken hapis
cezasının sanık lehine yeniden belirlenmesinin gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş olup,
müdahil idare vekili ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde
görüldüğünden hükmün, istem gibi {BOZUlMASINA),
20.12.2000 günü oybirliğiyle karar verildi (Yargıtay 7. C.D.E:2000/14738
K:2000/17599).
[1] Kaynak:
Gümrük Kontrolörleri Derneği tarafından yayımlanan Başkontrolör
Zülal SÖNMEZ tarafından hazırlanan "Açıklamalı 4926 Sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu ve İlgili Mevzuat" isimli kitap.