Danıştay 7. Daire K: 2001/681, E:2000/2746 Sayılı; Dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç kaydıyla ithal edilen eşyanın, aracı ihracatçıya tesliminin belge sahibinin yükümlülüğünü ortadan kaldıramayacağı, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2001/681, E:2000/2746 SAYILI,
28.02.2001
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf : ... Un Fabrikaları Sanayi ve Ticaret
Anonim Şirketi
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : ... Gümrük Müdürlüğünde tescilli
15.6.1998 gün ve 995 sayılı giriş beyannamesiyle, 1.4.1998 gün ve 98/D 1-1092
sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında, işlendikten sonra ihraç edilmek
üzere ithal edilen eşyaların ihraç edildiklerine dair gümrük çıkış
beyannamelerinin sahte olduğu, dolayısıyla yurt dışı edilmediklerinden bahisle,
söz konusu eşyalara ilişkin gümrük vergi ve resimlerinin faiziyle birlikte
tahsilleri amacıyla tanzim ve tebliğ olunan ödeme emrini; dosyanın
incelenmesinden, davacı tarafından dahilde işleme izni belgesi kapsamında ihraç
kaydıyla ithal edilen buğdayın, un olarak imalinin gerçekleştirildiği, ihraç
taahhüdünün yerine getirilmesi için de, ... Hayvancılık Gübre Pazarlama Sanayi
ve Ticaret Limited Şirketiyle sözleşme düzenlendiği, bu sözleşmeye göre
ihracatın gerçekleştirilmesi işinin ihracatçı firmaca üstlenildiği, ihracatın
gerçekleştirilememesi halinde doğacak sorumlulukların da bu firmaca kabul
edildiğinin anlaşıldığı, 25.12.1995 gün ve 7615 sayılı Kararname eki karara
istinaden hazırlanan 96/1 nolu tebliğin 16'ncı maddesinde, dahilde işleme izin
belgesi sahibi ihracatçıların, ihracını taahhüt ettikleri malların ihracını,
Müsteşarlıktan izin almadan başka bir ihracatçı aracılığı ile de
yapabileceklerinin hüküm altına alındığı, öte yadan, çıkış gümrüğünde yapılan
yolsuzluk karşısında, usulsüz olduğu belirtilen çıkış beyannamelerini kabul
edip denetleyen ve ihracatın gerçekleştirilmesine sebep olan davalı idarenin de
kusurlu olduğu, yolsuzlukla ilgili olarak başlatılan soruşturmanın henüz
neticelenmediği, bu durumda, davacıdan istenecek bir kamu alacağının mevcut
olmadığı sonucuna varılmakla tesis edilen işlemde isabet görülmediği
gerekçesiyle iptal eden İçel Birinci Vergi Mahkemesinin 19.4.2000 gün ve
E:2000/26; K:2000/159 sayılı kararının; yapılan işlemin yerinde olduğu ileri
sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği
savunulmaktadır.
Tetkik Hakimi Çağlar Işık'ın Düşüncesi: Olayda, davac
tarafından, dahilde işleme rejimiyle ilgili düzenlemeler kapsamında,
işlendikten sonra ihraç edilmek şartıyla getirilen eşyaların mamul hale
getirildikten sonra ihraç edildiğine dair Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı
Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine ibraz edilen gümrük
çıkış beyannamelerinin, ilgili gümrük müdürlüklerinde işlem görmeyen sahte
beyannameler olduğu tespit edilmiş bulunduğundan, söz konusu eşyaların ihraç
edilmediği ve böylelikle dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlal edildiği
sabittir.
Bu sebeple, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık
bulunmayıp, aksi yolda verilen mahkeme kararında isabet görülmediğinden,
kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine
uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler
karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi
mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 15.6.1998
gün ve 995 sayılı giriş beyannamesiyle, 1.4.1998 gün ve 98/D1-1092 sayılı
dahilde işleme izin belgesi kapsamında, un haline dönüştürüldükten sonra, ihraç
edilmek kaydıyla, ekmeklik buğday ithal edildiği, sözü edilen eşyaya ait gümrük
vergi ve resimlerinin tahakkuk ettirilerek teminata bağlandığı, davacı ile ...
Hayvancılık Gübre Pazarlama Sanay ve Ticaret Limited Şirketiyle akdedilen
1.7.1998 tarihli sözleşmeyle mamul eşyanın ihracının bu şirket tarafından
gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığı, daha sonra davacı tarafından 7.8.1998
gün ve 4077 sayılı dilekçeyle Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel
Sekreterliğine başvurularak, mamul eşyanın Mardin Gümrük Müdürlüğünde tescilli
14.7.1998 gün ve 170-171 sayılı, 23.7.1998 gün ve 203 sayılı;Nusaybin Gümrük
Müdürlüğünde tescilli 23.7.1998 gün ve 307 sayılı; 15.7.1998 gün ve 252 sayılı;
7.8.1998 gün ve 345 sayılı çıkış beyannameleriyle ihraç edildiği belirtilerek
izin belgesi taahhüt hesabının kapatılmasının istenilmesi üzerine, anılan genel
sekreterlikçe taahhüt hesabının kapatıldığı ve teminatların iadesi gerektiğinin
bildirildiği, bu yazıya istinaden teminatların davacıya iade edildiği, daha
sonra Mardin Gümrük Müdürlüğünün 5.7.1999 günlü yazısıyla sözü edilen çıkış
beyannamelerinin gümrüklerinde işlem görmediği, işlem görmüş gibi sahte olarak
tanzim edildiğinin bildirilmesi üzerine, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı
İhracat Genel Müdürlüğünce taahhüt kapatma işleminin iptal edilmesi ve müeyyide
uygulanmasının istenildiği, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel
Sekreterliğince, davacıya ait dahilde işleme izin belgesi ve taahhüt kapatma
işleminin iptal edildiği anaşılmıştır.
25.12.1995 gün ve 95/7615 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararıyla yürürlüğe konulan Dahilde İşleme Rejimi Kararının 5'inci maddesinde,
bu karar çerçevesinde yapılacak ithalatın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde teminata tabi olduğu ve
bu uygulamadan doğabilecek Devlet zararının öncelikle ilgili firmalardan 6183
sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde tahsil edileceği; 12'nci maddesinde ise,
dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen ve ihracı
gerçekleştirilemeyen üçüncü ülke menşeli ürünlerin ithalat esnasında alınmayan
vergilerinin ithal tarihinden itibaren geçen süre dikkate alınarak, 6183 sayılı
Kanun çerçevesinde tahsili kaydıyla serbest dolaşıma girmesinin mümkün olduğu
belirtilmiştir. Sözü edilen Bakanlar Kurulu kararına istinaden yayımlanan 96/1
numaralı Dahilde İşleme Rejimi Tebliğinin 16'ncı maddesinde de, dahilde
işleme izin belgesi alan ihracatçılar veya imalatçı ihracatçıların, ihracını
taahhüt ettikleri malların ihracatını bizzat yapabilecekleri gibi,
Müsteşarlıktan izin almadan başka bir ihracatçı aracılığı ile de
yapabilecekleri, bu tür ihracatta, aracı ihracatçının belge sahibinin ve yan sanayicinin
unvanları ile dahilde işleme izin belgesinin tarih ve sayısının gümrük
beyannamelerine derç edileceği, ihraç malını imal veya tedarik eden firma ile
ihracatçı firma arasındaki tüm hukuki sorunların aralarında yapacakları
sözleşme hükümlerine tabi olacağı vurgulanmış, 24'üncü maddesinde ise,
ihracatın gerçekleştirilmemesi durumda uygulanacak müeyyidelerle ilgili olarak
95/7615 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan kararın yukarıda
değinilen hükümlerine paralel düzenlemeler getirilmiştir.
Olayda, davacı tarafından, dahilde işleme rejimiyle
ilgili düzenlemeler kapsamında, işlendikten sonra ihraç edilmek şartıyla
getirilen eşyaların, mamul hale getirildikten sonra ihraç edildiğine dair
Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri
Genel Sekreterliğine ibraz edilen gümrük çıkış beyannamelerinin, ilgili gümrük
müdürlüklerinde işlem görmeyen sahte beyannameler olduğu tespit edilmiş
bulunduğundan, söz konusu eşyaların ihraç edilmediği ve böylelikle dahilde
işleme rejimi hükümlerinin ihlal edildiği sabittir.
Davacı tarafından, ithal edilen eşyanın mamul hale
getirildikten sonra ihraç edilmek üzere 96/1 sayılı Tebliğin 16'ncı maddesi
uyarınca, düzenlenen sözleşmeye istinaden aracı ihracatçıya satıldığı, bu
sebeple, kendilerinin sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmekte ise de;
işlendikten sonra ihraç edilmek kaydıyla davacı tarafından ithal edilen
eşyaların gümrük vergi ve resimlerinin mükellefi, ithalatı gerçekleştiren
davacı şirket olduğundan; aracı ihracatçı ile aralarında düzenlenen ve
tarafları bağlayıcı nitelikte olan sözleşmeye aykırı hareket edilmesi, sözleşme
hükümlerine aykırı davranan aleyhine Adli Yargı yerlerinde dava açılmasını
gerektireceğinden, o davada ileri sürülebilecek iddiaların idari davada
dinlenilmesine olanak yoktur.
Öte yandan; her ne kadar, Mahkemece, gümrük
idaresindeki usulsüzlükler nedeniyle davalı idarenin de kusuru bulunduğu
gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiş ise de; kamu görevlilerinin denetim
görevini gereği gibi yerine getirmemiş olmalarının açıklanan hukuki durumu
değiştirici bir etkisi mevcut değildir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne; mahkeme
kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararla birlikte
yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm
tesisine gerek bulunmadığına, 28.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.