Danıştay 7. Daire K: 2001/1158, E:2000/3971 Sayılı; Eşyaya genel vergi oranından farklı katma değer vergisi oranının uygulanmasının, sadece eşyanın ilgili bkk`ye ekli KDV listelerinde yer almasıyla mümkün olabileceği, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2001/1158, E:2000/3971 SAYILI,
04.04.2001
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : ... Gümrük Müdürlüğünde tescilli
19.6.1996 gün ve 5980 sayılı gümrük giriş beyannamesi kapsamında davacı
tarafından ithali gerçekleştirilen şekerin, şeker kamışından elde edilmiş
olduğundan bahisle yapılan ek katma değer vergisi tahakkukuna vaki itirazın
reddine dair işlemi; Gümrük Kanununun 54,
57, 60 ve 68'inci maddeleri ile 3065 sayılı Kanunun
28 ve 40'ıncı maddelerini açıklayarak, katma değer vergisinin
hesaplanmasında şeker pancarından üretilen şekerler için %8, şeker kamışından
üretilen şekerler için ise %15 oranının dikkate alınması gerektiği; gümrük
vergisi ve ithalde alınan katma değer vergisi gibi beyan üzerine tarh olunan
vergilerde, mükelleflerin beyanının esas olup, aksi ispat edilinceye ya da
mükellefçe bizzat ikrar edilinceye kadar muteber kabul edilmesi gerektiği;
ispat külfeti iddia edene ait bulunduğundan, mükellefin beyanının aksini iddia
eden idarenin gerekli inceleme, araştırma ve muayene gibi imkanları kullanarak
iddiasını ispat etmesinin icap ettiği; olayda, davacı tarafından ithali
gerçekleştirilen şekerin %8 oranında katma değer vergisine tabi olarak beyan
edilmekle, beyanname muhteviyatı şekerin şeker pancarından üretildiğini açıkça
ortaya koyduğu; bunun dışında beyanının doğruluğunu, ayrıca temin edeceği
belgelerle ispatlama mükellefiyeti bulunmadığı; zira kanunun, kendisine böyle
bir sorumluluk yüklemediği; mükellefin beyanının aksinin idarece ispat
edilememesi karşısında yapılan işlemde isabet görülmediği gerekçesiyle iptal
eden Kocaeli İkinci Vergi Mahkemesinin 1.6.2000 gün ve E:1999/267; K:2000/158
sayılı kararının; yapılan işlemin yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Muammer Topal'ın Düşüncesi: 3065 sayılı
Katma Değer Vergisi Kanununun 28'inci maddesinde, katma değer vergisi oranının,
vergiye tabi her bir işlem için %10 olduğu; Bakanlar Kurulunun bu oranı dört
katına kadar arttırmaya, %1'e kadar indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif
mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası için farklı vergi oranları
tespit etmeye yetkili olduğu hüküm altına alınmış; verilen bu yetkiye
dayanılarak yayımlanan 22.12.1992 gün ve 92/3896 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile eki II sayılı listede yer alan eşyaların %6 oranında; listelerde yer
almayan eşyaların ise %12 oranında katma değer vergisine tabi olacağı
belirtilmiş; bu vergi oranları, 27.10.1993 gün ve 93/4932 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile II sayılı listede yer alan eşyalar için %8; listelerde yer
almayanlar için ise, %15 olarak değiştirilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, şeker pancarının işlenmesi
suretiyle elde edilen toz, kristal ve kesme şekerin %8, şeker pancarından elde
edilmeyen şekerlerin ise %15 oranında katma değer vergisine tabi olması
gerekmektedir.
Görüldüğü üzere, Bakanlar Kurulunca, kanunun kendisine
verdiği yetki kullanılarak katma değer vergisi oranı %15 olarak belirlenmiş,
ancak tahdidi olarak belirtilen bazı eşyalar için farklı vergi oranları
öngörülmüştür.
Bu duruma göre asıl olan, eşyaların, %15 oranında
katma değer vergisine tabi olmasıdır. Düşük oranda vergiye tabi olmak ise,
istisnai olarak belirtilen eşyalar bakımından geçerlidir.
Olayda da kural olan, şekerin %15 oranında vergiye
tabi olması, istisna ise bu şekerin şeker pancarından üretilmiş olması şartının
bulunmasıdır. Düşük oranda vergi uygulanmasının talep edilmesi, istisnai
durumdan faydalanılması anlamına gelir ki, bu da ancak istisnai durumun
uygulanması için gerekli şartların bulunduğunun ortaya konulmasıyla mümkündür.
İthali gerçekleştirilen şekerin şeker pancarından üretildiği, davacı tarafından
iddia edildiğinden ve ancak bu iddiasının kanıtlanması halinde düşük oranda
vergi uygulamasından yararlanılabileceğinden, ispat külfetinin idareye ait
olduğu gerekçesine dayalı mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüyle, kararın
bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Zehra Birden'in Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine
uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler
karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi
mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28'inci
maddesinde, katma değer vergisi oranının, vergiye tabi her bir işlem için %10
olduğu; Bakanlar Kurulunun bu oranı dört katına kadar arttırmaya, %1'e kadar
indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların
perakende safhası için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkili olduğu hüküm
altına alınmış; verilen bu yetkiye dayanılarak yayımlanan 22.12.1992 gün ve
92/3896 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile eki II sayılı listede yer alan
eşyaların %6 oranında; listelerde yer almayan eşyaların ise %12 oranında katma
değer vergisine tabi olacağı belirtilmiş; bu vergi oranları, 27.10.1993 gün ve
93/4932 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile II sayılı listede yer alan eşyalar
için, %8; listelerde yer almayanlar için ise, %15 olarak değiştirilmiştir. Bu
düzenlemelere göre; asıl olan, eşyanın %15 oranında katma değer vergisine tabi
olmasıdır. Bu genel vergi oranından farklı oran uygulaması, ancak, Kararname
eki listede özel olarak zikredilen eşyalar için geçerlidir. Dolayısıyla; genel
vergi oranından farklı katma değer vergisi oranından yararlanılması, eşyanın
söz konusu listede yer alanlardan olduğunun bunu iddia eden tarafından
kanıtlanmasıyla olanaklıdır.
Olayda; ithale konu eşya şekerdir. Bakanlar Kurulu
Kararına ekli listede, düşük oranlı vergi uygulanacak eşyalar arasında,
yalnızca pancardan üretilen toz ve kristal şeker ile kesme şeker sayılmıştır.
Yani, pancar dışındaki ham maddelerden üretilen şeker, genel vergi oranına tabi
bulunmaktadır.
Bu durum karşısında; ithale konu şekerin, düşük oranlı
katma değer vergisine tabi tutulabilmesi için, pancardan üretildiğinin
kanıtlanması gereklidir. Bu kanıtlamanın ise, Mahkeme kararında söylenenin
aksine, ithale konu şekerin pancardan üretildiğini iddia eden mükellefçe
yapılması, yukarıda açıklanan hukuki durumun gereğidir. Olayda, davacı
tarafından bu konuda yapılmış bir kanıtlama da mevcut değildir. Bu bakımdan;
kanıtlama yükünün idareye düştüğü gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali
yolunda verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne; mahkeme
kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararla birlikte
yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm
tesisine gerek bulunmadığına, 4.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.