Danıştay 7. Daire K:2001/2584, E:2000/10115 Sayılı; İdari Yargılama Usulü Kanunundaki üst makama başvuruyu düzenleyen 11.maddenin, gümrük vergisine de uygulanacağı; Gümrükler Başmüdürlüğünün kararına karşı Gümrükler Genel Müdürlüğüne itirazda bulunulması idari dava açma zaman aşımını durduracağı. Son günün ara vermeye denk gelmesi durumunda da sürenin duracağı, konulu Karar
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE K:2001/2584, E:2000/10115 SAYILI, 02.07.2001 TARİHLİ KARAR
Temyiz İsteminde Bulunan: ... A.Ş.
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
İstemin Özeti : ... Gümrük Müdürlüğünde tescilli
14.9.1999 gün ve 6585 sayılı beyanname kapsamı eşyanın beyan edilen kıymetinde
düşüklük bulunması üzerine, aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre saptanan
fiyat esas alınarak yapılan ek tahakkuka vaki itirazın reddine ilişkin işleme
karşı Gümrükler Genel Müdürlüğüne yapılan itiraz üzerine tesis edilen işlemin
iptali istemiyle açılan davayı; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242'nci
maddesi uyarınca, gümrük müdürlüğüne yapılan düzeltme başvurusunun reddi
yolundaki karara karşı ... Gümrükler Başmüdürlüğüne yapılan itirazın da
reddedilmesi üzerine, idari itiraz prosedürünün tamamlandığı; ... Gümrükler
Başmüdürlüğünün ret işleminin 14.6.2000 tarihinde tebliğinden itibaren, 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7'nci maddesinde öngörülen 30 günlük
süre içinde davanın açılması gerekirken, 5.9.2000 tarihinde açılan davada süre
aşımı bulunduğu; öte yandan, olayda, 2577
sayılı Kanunun 11'inci
maddesinin uygulanmasına olanak bulunmadığından, davacının, ... Gümrükler
Başmüdürlüğünün ret işlemine karşı Gümrükler Genel Müdürlüğüne yapılan
itirazın, dava süresini etkilemeyeceği gerekçesiyle reddeden ... Vergi
Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı kararının; olayda, aynı eşyanın satış bedeli
yönteminin uygulanmasını gerektiren bir durum olmadığı ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği
savunulmuştur.
Tetkik Hakimi Selman Aydın'ın Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin
1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi
reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Emel Cengiz'in Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine
uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler
karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi
mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından
ithal edilen eşyanın beyan edilen kıymetinde düşüklük görüldüğünden bahisle,
aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat esas alınarak yapılan
ek tahakkukun 8.3.2000 tarihinde tebliği üzerine, 20.3.2000 tarihinde gümrük
müdürlüğünden düzeltme talebinde bulunulduğu; düzeltme talebinin reddine dair
yazının 26.4.2000 tarihinde tebliğinden sonra, 2.5.2000 tarihinde ...
Gümrükleri Başmüdürlüğüne itiraz edildiği; 14.6.2000 tarihinde tebliğ edilen
itirazın reddine dair başmüdürlük kararına karşı da, 24.6.2000 tarihinde, üst
makam olan Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu; anılan makamın,
idari itiraz sürecinin, itirazın, ... Gümrükleri Başmüdürlüğünce reddi
suretiyle sona erdiği, bu karara karşı idari yargı mercilerine başvurulması
gerektiği yolundaki yazısının 18.7.2000 tarihinde tebliği üzerine de, 5.9.2000
tarihinde davanın açıldığı; Mahkemece, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçe
ile, davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 242'nci maddesinde,
"1-Yükümlüler, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri için tebliğ
tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgili gümrük idaresine verecekleri bir
dilekçe ile düzeltme talebinde bulunabilirler.
2-Düzeltme talepleri ilgili gümrük müdürlüğü
tarafından otuz gün içinde karara bağlanarak yükümlüye tebliğ edilir.
3-Kişiler, düzeltme taleplerine ilişkin kararlara,
idari kararlara, gümrük vergilerine ve cezalara karşı yedi gün içinde kararı
alan gümrük idaresinin bağlı bulunduğu gümrük başmüdürlüğü nezdinde itirazda
bulunabilirler.
4-Gümrük başmüdürlüklerine intikal eden itirazlar otuz
gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir.
5-İlk kararın alındığı idarenin gümrük başmüdürlüğü
olduğu hallerde, bu karara karşı onbeş gün içinde Gümrük Müsteşarlığına itiraz
edilebilir.
6-Gümrük Müsteşarlığına intikal eden itirazlar kırkbeş
gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir.
7-Gümrük başmüdürlükleri ile Gümrük Müsteşarlığı
kararlarına karşı işlemin yapıldığı gümrük müdürlüğünün veya gümrük
başmüdürlüğünün bulunduğu yerdeki idari yargı mercilerine
başvurabilirler." hükmü yer almıştır.
Bu yasal düzenlemeler karşısında; gümrük vergisi
salınması ile ilgili idari uyuşmazlıklarda, idari işlemin, ek tahakkuk değil;
bu tahakkuka karşı süresi içerisinde yapılan itiraza, Gümrük Kanununun yukarıda
açıklanan 242'nci maddesinde öngörülen yöntem izlenerek, son aşamada Gümrükler
Başmüdürlüklerince veya Gümrük Müsteşarlığınca verilecek olumsuz cevap olduğu
açık bulunmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11'inci maddesinde
ise, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin
kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının
üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma
süresi içinde istenebileceği; bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava
açma süresini durduracağı; altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin
reddedilmiş sayılacağı; isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde
dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar
geçmiş sürenin de hesaba katılacağı, hükmü yer almıştır.
Gümrük Kanununun 242'nci maddesinde yer alan idari
itiraz prosedürü, yukarıda da belirtildiği üzere, yasa ile zorunlu kılınan ve
idari davaya konu bir işlem tesisi ile sonuçlanan bir yoldur. İlgililer, söz
konusu idari itiraz prosedürü sonucu tesis edilen işleme karşı doğrudan dava
açabilecekleri gibi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11'inci
maddesi uyarınca, gümrük vergisine vaki itirazların reddine ilişkin Başmüdürlük
veya müsteşarlık işlemlerinin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya
yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan
makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebilirler. Belirtilen koşullara
uygun olarak yapılan başvurular üzerine tesis edilen olumsuz işlemlere karşı
ise, 2577 sayılı Kanunun 11'inci maddesinde öngörülen esaslara uyulmak
şartıyla, idari yargı mercilerine müracaat edilebileceği tabiidir.
Olayda da, davacı Şirket adına yapılan ek tahakkuka
vaki itirazın, ... Gümrükler Başmüdürlüğünün 31.5.2000 gün ve 11 sayılı kararı
ile reddi suretiyle, idari itiraz süreci sonlandırılarak, idari davaya konu
olabilecek bir işlem tesis edildiği; davacı tarafından, 14.6.2000 tarihinde
tebliğ edilen söz konusu işleme karşı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 11'inci maddesinde yer alan düzenlemeye uygun olarak, idari dava açma
süresi içinde, 24.6.2000 tarihinde, üst makam olan Gümrük Müsteşarlığına
başvurulduğu; idari itiraz sürecinin, itirazın, ... Gümrükleri Başmüdürlüğünce
reddine ilişkin işlemin tebliği üzerine sona erdiği, bu işleme karşı İdari
Yargı Mercilerine müracaat edilmesi gerektiği yolundaki Gümrük Müsteşarlığı
yazısının 18.7.2000 tarihinde davacıya tebliği üzerine de, kaldığı yerden
işlemeye başlayan ve son gününün ara verme zamanına rastlaması nedeniyle, 2577
sayılı Kanunun 8'inci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca uzayan dava açma
süresi içinde, 5.9.2000 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hukuksal duruma göre, süresi içinde
açıldığı anlaşılan dava hakkında, esasının incelenmesi suretiyle, karar
verilmesi gerekirken, mahkemece, istemin özeti bölümünde yer alan gerekçeyle,
davanın süre aşımı nedeniyle reddinde isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne, mahkeme
kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine mahkemece yeniden verilecek kararla
birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca
hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 2.7.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.