Danıştay 7. Daire K: 2001/4111, E:2001/3738 Sayılı; Gümrük vergisi kadar para cezası alınması öngörülen eşya vergiden muaf ise, cezada olmaz. Bu durum 6183 sayılı kanunun 58 inci maddesindeki ‘borcum yoktur` kapsamında olduğu, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2001/4111, E:2001/3738 SAYILI,
29.12.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: ... Limited Şirketi
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına...
Gümrük Müdürlüğü
İstemin Özeti : ... Gümrük Müdürlüğünde tescilli
7.12.1999 gün ve 1452 sayılı deniz giriş manifestosu ile ithal edilen eşyanın
beyan edilen miktarında fazlalık olduğundan bahisle, davacı adına kesilen para
cezasının tahsili amacıyla düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrini; davacı
adına kesilen para cezasına ilişkin kararın 25.1.2001 tarihinde tebliğ
edildiği, ancak, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242'nci maddesinde öngörülen 7
günlük süre geçirildikten sonra, 5.2.2001 tarihinde itiraz edildiğinden para
cezasının kesinleştiği, bu nedenle ödeme emri ile istenilmesinde kanuna
aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... günlü,
... sayılı kararının; ithale konu eşyanın gümrük vergisinden muaf olduğu, gerek
1615
sayılı eski Gümrük Kanununda, gerekse 4458 sayılı Gümrük Kanununda, para
cezasının, gümrük vergisi kadar alınacağının belirtildiği, bu hale göre,
gümrük vergisi olmayan eşyaya ceza da uygulanamayacağı, işlemin yok hükmünde
olduğu, bu tür bir işleme karşı süre şartı olmaksızın itiraz edilebilmesinin
kabulü gerektiği ileri sürülerek bozulması ve duruşma yapılması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği
savunulmaktadır.
Tetkik Hakimi Selman Aydın'ın Düşüncesi: Uyuşmazlık,
gümrük vergisinden muaf olarak ithal edilen dökme kömürün, beyan edilenden
fazla miktarda çıkması nedeniyle, fazla çıkan miktar üzerinden kesilen para
cezasının tahsili amacıyla ödeme emri tebliğ edilmesinden kaynaklanmıştır.
Vergi Mahkemesince, davacı Şirket adına kesilen para
cezasına vaki itirazın işleme konulmamasına ilişkin işleme karşı dava
açılmayarak kesinleşen para cezasının, ödeme emri ile istenilmesinde kanuna
aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Dökme kömürün ithaline ilişkin deniz giriş
manifestosunun gümrükçe tescil edildiği tarihte yürürlükte bulunan 1615 sayılı
Gümrük Kanununun 154'üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, beyandan fazla
çıkan eşya nedeniyle, gümrük vergisi kadar para cezası alınması gerekir.
Olayda ise, ithale konu kömürün gümrük vergisinden
muaf olarak getirildiği açık olup, ortada, para cezasına matrah olabilecek bir
meblağ bulunmamaktadır.
Gümrük para cezasına karşı yapılan itirazın, süresinde
olmadığından bahisle, gümrük müdürlüğünce işleme konulmaması yolunda tesis
edilen işleme karşı dava açılmamak suretiyle para cezası kesinleşmiş ise de,
ödeme emrine karşı açılan davada ileri sürülen 'para cezası kararının yok
hükmünde olduğu' iddiasının, 6183 sayılı Kanunun 58'inci maddesinde yazılı
ödeme emrine itiraz nedenlerinden, 'böyle bir borcun olmadığı' kapsamında
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüyle, ödeme
emrine karşı açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bozulması
gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine
uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler
karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi
mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince duruşma
yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden, 7.12.1999 tarihinde tescil
edilen deniz giriş manifestosu kapsamında, gümrük vergisinden muaf olarak ithal
edilen kömürün beyan edilen miktarında fazlalık bulunduğunun tespiti üzerine,
beyan fazlası miktar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanununun 237'nci maddesinin
1'inci fıkrası uyarınca hesaplanan para cezasının 25.1.2001 tarihinde davacı
Şirkete tebliğ edildiği, 5.2.2001 tarihinde gümrük müdürlüğüne yapılan
itirazın, süresinde olmadığından bahisle işleme konulmadığı ve bu hususun
davacı Şirkete bildirildiği, bu işlemin dava konusu yapılmaması ve herhangi bir
ödemede bulunulmaması üzerine de, para cezasının tahsili amacıyla, davaya konu
ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Olayda, para cezası, 4458 sayılı Gümrük Kanununun
237'nci maddesine göre kesilmiş ise de, söz konusu Kanunun 5.2.2000 tarihinde
yürürlüğe girmesi karşısında, 7.12.1999 tarihinde tescil edilen manifesto
kapsamı eşya nedeniyle gerek ceza kararı alınmasında, gerekse bu ceza kararına
yapılacak itirazlar hakkında, manifestonun tescil edildiği tarihte yürürlükte
bulunan 1615 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
1615 sayılı Gümrük Kanununun 154'üncü maddesinin
1'inci fıkrasında, giriş manifestosunda yazılı miktardan eksik çıkan kapların,
mahrecinden yüklenmemiş veya yanlışlıkla başka bir yere çıkarılmış veya kaza ve
avarya neticesinde zayi olmuş veya çalınmış bulunduğu, gümrükçe tayin edilecek
süre içinde ispat olunmadığı takdirde, bu noksan kaplara ait eşyadan, girdiği
tarife numarasına veya bu tarife numarası tespit edilemiyorsa cins ve nev'ine
göre tarifede dahil olduğu faslın en yüksek vergiye tabi pozisyonuna göre
hesaplanacak gümrük vergisi kadar para alınacağı; 3'üncü fıkrasında, döküm
halinde nakledilen eşyanın giriş manifestosunda yazılı miktarına göre %2'yi
aşan eksik ve fazlalıkların 1'inci fıkrada gösterilen sebeplerden ileri
geldiği, gümrükçe tayin edilen sürede ispat olunamazsa, bu eksik ve fazlalıklar
için gümrükçe alınacak vergi kadar para cezası alınacağı hükmü yer almıştır.
İthale konu dökme kömürün gümrük vergisinden muaf
olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun 55'inci maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde
borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri
ile tebliğ olunacağı, 58'inci maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ
olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına
uğradığı nedenleriyle, söz konusu ödeme emrine karşı dava açabileceği
belirtilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkında alınan para
cezası kararına karşı yapılan itirazın süresinde olmadığından bahisle itiraz
dilekçesinin işleme konulmaması yolundaki gümrük müdürlüğü kararına karşı dava
açılmamak suretiyle, anılan para cezası kesinleşerek, ödeme emri ile takip edilebilecek
bir kamu alacağı haline gelmiş ise de; olay tarihinde yürürlükte bulunan 1615
sayılı Gümrük Kanununun yukarıda açıklanan 154'üncü maddesi hükmüne göre, giriş
manifestosunda beyan edilen miktara göre fazla çıkan eşya nedeniyle, gümrük
vergisi kadar para cezası alınacağı açık olup, gümrük vergisine tabi olmayan
ithale konu fazla çıkan eşyadan dolayı, para cezası alınması mümkün değildir.
Bu duruma göre, davacı tarafından ileri sürülen
iddianın 6183 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan 58'inci maddesinde yer alan 'böyle
bir borcun olmadığı' kapsamında değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi
gerekirken, ödeme emrine karşı açılan davanın, istemin özeti bölümünde yazılı
gerekçeyle reddi yolundaki mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne,
mahkeme kararının bozulmasına, bozma kararı uyarınca mahkeme yeniden verilecek
kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta
ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 25.12.2001 gününde oybirliği ile
karar verildi.