Yargıtay 7. Ceza Dairesi E:17996 Sayılı; Hediyelik eşya muafiyeti kapsamında kalan eşyaları konusunda uzman bilirkişiye tespit ettirilerek geriye kalan eşyalar yönüyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri, gümrüklenmiş değerin cezaya esas alınması gerektiği ve tespit edilen değerler arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği: konulu Kararı
1918
s. Kaçakçılık Kanunu
4926
s. Kaçakçılık Kanunu
19.12.2001 tarihli Yargıtay 7. Ceza Dairesi E: 17996 K: 19775 Sayılı Kararı([1])
1918 sayılı Kanuna muhalefetten sanıklar, Tahir ve Arkadaşları haklarında bozma üzerine yapılan
duruşma sonunda; Sanık Mehmet hakkındaki kamu davasının TCK nun
102/4 ve 104. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına ve zoralıma, diğer
sanıkların hükümlülüklerine ve zoralıma dair (Bursa Birinci Ağır Ceza
Mahkemesi)nden verilen 30.12.1999 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil idare vekili,Cumhuriyet
Savcısı, sanıklar Tahir, Şaban ve Abdurahman tarafından süresinde istenilerek dava evrakı
Cumhuriyet Başsavcılığının onama ve
bozma isteyen 16.11.2001 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle
dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Müdahil idare vekilinin sanık Mehmet'e yönelik
temyizine gelince; Sanık hakkındaki dava zamanaşımı nedeniyle ortadan
kaldırıldığına göre bu sanığın işyerinde yakalanan dava konusu eşyaların 1918
sayılı Yasanın 22/son maddesi yerine aynı Yasanın 25/1. Maddesi uyarınca
zoralımına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, müdahil idare vekilinin temyiz
itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı
gerektirmediğinden 1918 sayılı Yasanın 59 ve CMUK. Nun
322 maddeleri uyarınca, sanığın işyerinde yakalanan 5.9.1992 tarihli tutanağın
2. Bölümünde yazılı 16 kalem halindeki yabancı menşeili telefonlar, el
radyoları ve sigaraların 1918 sayılı Yasanın 22/son maddesi uyarınca zoralımına
karar verilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar Tahir, Şaban ve
Abdurahman'ın temyizleri ile Cumhuriyet Savcısı ve
müdahil idare vekilinin bu sanıklara yönelik temyiz iceleme isteklerine gelince,
1- 13.12.1994 v3 10.06.1998 tarihli bozma ilamlarında
belirtildiği üzere, sanıklar Tahir, Şaban ve Abdurahman'ın yabancı menşeili eşya getirip Bursa'da
sattıklarının öğrenilmesi üzerine kaldıkları otel odasında yapılan aramada dava
konusu eşyaların ele geçirildiği ve hazırlıktaki ilk samimi ifadelerinde zapt olunan eşyaları Kıbrıs'tan
birlikte ayrı ayrı muafiyetten yararlanarak
getirttiklerini bir kısım eşyaları diğer sanık Mehmet'e sattıklarını beyan ettikleri,
sanık Mehmet'in de duruşmadaki ifadesinde işyerinde yakalanan eşyalardan sadece
telefonları diğer sanıklardan satın aldığını bildirdiği, sanıklardan Tahir, ve Şaban'ın getirtilip
incelenen pasaportlarına göre suç tarihinden önce bir çok kez Kıbrıs'a
giriş-çıkış yaptıklarının tespit edildiği, sanık Abdurahman'ın
ise Kıbrıs'a giriş-çıkışının bulunmadığı Silifke Emniyet Müdürlüğünün 5.10.1996
tarihli yazısından anlaşıldığı cihetle, suç tarihinde yürürlükte bulunan Gümrük
Yönetmeliğinin 189. Maddesinde KKTC den Türkiye'ye gelen yolcuların beraberinde
750 DM veya eşiti döviz tutarındaki hediyelik eşyayı gümrük vergilerinden muafen yurda sokmalarına miktar ve vasfına bakılmaksızın
gümrük idarelerince izin verileceği hükme bağlanmış olup, sanıklar Tahir, Şaban'ın yurda son
girişlerinden önce Kıbrıs'tan eşya getirdiklerini ispatlayamadıkları hususu da
gözetilerek, yurda son girişlerine göre otel odasında ele geçirilen eşyalar
yönüyle ayrı ayrı birer kez 750 DM lik hediyelik eşya muafiyeti kapsamında kalan eşyaları
konusunda uzman bilirkişiye tespit ettirilerek geriye kalan eşyalar yönüyle
sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, anılan muafiyetin
hiç uygulanmadığı gibi sanık Mehmet'e sattıkları konusunda delilde bulunmayan
sigara ve radyolarında cezaya esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm
tesisi,
2- 21.12.1993 günlü karar yalnız sanıklar ve
Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sanıkların diğer sanık
Mehmet'e sattıkları dava konusu telefonların gümrüklenmiş değerinin esas
alınmaması suretiyle tazmini para cezasının eksik tayini, tazmini para
cezasının eksik tayini tazmini para cezalarına ilişkin hükümleri Cumhuriyet
Savcılarının temyize yetkileri olmadığı cihetle aleyhe temyiz bulunmadığından
bozma nedeni yapılmamış olup, CMUK.nun 326/son
maddesi uyarınca kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden anılan eşyalarında
gümrüklenmiş değerinin cezaya esas alınması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3- İlk hükme esas alınan kaçak eşyaya mahsus tespit
varakasında sadece sanıklarda zapt olunan eşyaların 21.698.000 cif değeri
üzerinden 61.051.000 lira gümrüklenmiş değerin hesaplandığı, bozmadan sonra ise
dava konusu tüm eşyalar yönüyle cif değer 30.300.000 lira olarak kabul edilerek
gümrüklenmiş değerin 45.803.000 lira olarak belirlendiği gözetilerek, heriki gümrüklenmiş değer arasındaki fahiş farkın nedeni
idareden sorulup çelişki giderilerek, suç tarihinde geçerli olan vergi ve
resimlere göre Gümrük İdaresine hesaplattırılarak gümrüklenmiş değerin cezaya
esas alınması gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
4- Bilirkişi raporunda dava konusu eşyaların cif
değerinin 29.887.200 lira olarak belirlendiği halde, 30.300.00 lira cif değer
üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değer üzerinden ceza tayini,
5- Eksik nisbi vekalet ücreti ve nisbi harca
hükmolunması, Yasaya aykırı, sanıklar Tahir, Şaban ve
Abdurahman, Cumhuriyet Savcısı ile müdahil idare
vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme
uygun olarak (BOZULMASINA) 19.12.2001 günü oybirliğiyle karar verildi (Yargıtay
7. C.D. E: 2001/17996 K: 2001/19775).
[1] Kaynak:
Gümrük Kontrolörleri Derneği tarafından yayımlanan Başkontrolör
Zülal SÖNMEZ tarafından hazırlanan "Açıklamalı 4926 Sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu ve İlgili Mevzuat" isimli kitap.