Danıştay V.D. Daireleri K: 2002/292, E:2002/184 Sayılı; Kıymet tespiti sırasında ihraç ülkesine ait gümrük çıkış beyannamesindeki kıymetin beyan edilenden daha yüksek olması nedeniyle ithalat işlemlerinde bu fiyatın vergilemeye esas alınması gerektiği, konulu Karar
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ K: 2002/292, E:2002/184 SAYILI,
21.06.2002
TARİHLİ KARARI
Kararın Düzeltilmesini İsteyen: ...
Vekili : Av. ... - Av. ...
Karşı Taraf : T.C.Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı
adına Tekirdağ Gümrük Müdürlüğü - TEKİRDAĞ
İstemin Özeti : Tekirdağ Gümrük Müdürlüğünce tescilli
10.12.1997 gün ve 1770 sayılı giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin
düşük beyan edildiğinden bahisle yapılan ek tahakkuka yönelik yükümlü itirazı
reddedilmiştir.
Tekirdağ Vergi Mahkemesi 27.5.1999 günlü ve
E:1998/209, K:1999/119 sayılı kararıyla ek tahakkuku kaldırmıştır.
Gümrük müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay
Yedinci Dairesi 9.5.2000 günlü ve E:1999/2818, K:2000/1525 sayılı kararıyla;
davacının beyan ettiği 450.- Amerikan doları/ton fiyatın CIF değil FOB değer
olduğu ve Romanya gümrük çıkış beyannamesinde, uyuşmazlık konusu eşyanın
FOB/Köstence kıymetinin 500.- Amerikan doları/ton olarak beyan edildiğinin
tespit edildiğinden bahisle davacı şirketin başka bir ithalatına ilişkin 574.-
Amerikan doları/ton kıymet esas alınmak suretiyle ek tahakkuk yapıldığı,
Mahkemenin de bu tespitler karşısında davacı şirketin faturasına uygun olarak
gümrüğe beyan ettiği CIF 450.- Amerikan doları/ton kıymetin gerçekliği
konusunda şüphe duyduğunun açık olduğu, bu durumda, ek tahakkukun en azından,
mahkeme kararına dayanak teşkil eden gümrük çıkış beyannamesindeki 500.-
Amerikan doları/ton kıymet üzerinden yapılması gerektiğinin kabulü icap
ederken, yazılı gerekçe ile tümüyle kaldırılmasında isabet görülmediği gerekçesiyle
kararı bozmuştur.
Bozma kararına uymayan Tekirdağ Vergi Mahkemesi
29.8.2001 günlü ve E:2001/288, K:2001/359 sayılı kararıyla; dava konusu emtiaya
ait ticari faturaya göre bu emtianın Romanya, emsal eşyanın ise Fransa orijinli
olduğu, ek tahakkuka esas alınan fiyatın uyuşmazlık konusu eşyanın fatura
tarihinden yaklaşık iki ay öncesine (14.10.1997) ait olduğu, iki fatura
arasındaki fiyat farkı nedeninin araştırılmadığı, dava konusu emtia ile emsal
eşyanın kalite ve fiziki özellikleri yönünden aynı olduğuna ilişkin herhangi
bir tespit bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda GATT'ın VII inci Maddesinin
Uygulanmasına Dair Anlaşmaya İlişkin Yönetmelikte aynı eşya için öngörülen
koşulları taşımayan eşyanın fiyatı esas alınarak yapılan ek tahakkukta hukuka
uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kararında direnmiştir.
Gümrük müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay
Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu 25.1.2002 günlü ve E:2001/470, K:2002/27
sayılı kararıyla; 1615 sayılı Gümrük Kanununun 3968 sayılı Kanunla değişik 65
inci maddesi ile, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT)
VII'inci Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmaya ilişkin Yönetmeliğin
1,2,5,6,7,8,10,11,12 ve 19 uncu maddeleri birlikte değerlendirildiğinde ithal
edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde öncelikle 'satış bedeli'
yönteminin uygulanması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların
bulunmadığının tespiti halinde sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması
gerektiğinin anlaşıldığı, ithale konu eşyanın gümrük vergisine esas olacak
kıymetinin 9.12.1997 günlü faturasına uygun olarak CİF 450.-Amerikan doları/ton
olarak beyan edildiği, davalı idare tarafından, davacı şirketle satıcı firma
arasındaki alım bağlantısının 23.9.1997 günlü satış sözleşmesi ile
gerçekleştiği, aynı dönemde eşyanın Avrupa limanlarından FOB ihraç fiyatının
535.-Amerikan doları/ton olduğu, proforma faturada yer alan CİF 450.-Amerikan
doları/ton kıymetin Fransa da dahil olmak üzere birkaç ülke menşeli eşya için
geçerli olduğu, ancak davacının Fransa menşeli aynı eşyayı 16.10.1997 günlü
giriş beyannamesi ile CİF 574.-Amerikan doları/ton kıymet üzerinden beyan
ettiği ve beyanname ekindeki proforma faturada bu fiyatın, Romanya menşeli eşya
için de geçerli olduğunun belirtildiğinden bahisle 574.-Amerikan doları/ton
kıymet esas alınmak suretiyle ek tahakkuk yapıldığı, ek tahakkuka vaki itirazın
reddine ilişkin işlemin ise mahkemece, davalı idare tarafından ek tahakkuka
esas alınan kıymetin, aynı eşyanın satış bedeli yöntemine uygun olarak tespit
edilmediği gerekçesiyle iptaline karar verildiği, dosyada örnekleri bulunan ve
eşyanın ithal edildiği ülke gümrük idaresinin onayladığı gümrük çıkış
beyannamesi ile gönderici firma tarafından yapılan hesap tablosundan, beyan
edilen CİF 450.-Amerikan doları/ton fiyatın navlun, sigorta, işçilik, kar ibi
unsurları içermediği, dolayısıyla FOB değer olduğu ve Romanya gümrük çıkış
beyannamesinde uyuşmazlık konusu eşyanın FOB/Köstence kıymetinin 500.-Amerikan
doları/ton olarak beyan edildiğinin tespit edildiği, vergi mahkemesince de,
uyuşmazlık konusu eşyaya ait hesap tablosu ve gümrük çıkış beyannamesinde
gösterilen kıymet karşısında, ithal edilen eşyanın satış bedelinin esas
alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının kabul edildiği, beyanın
doğruluğu konusunda oluşan şüphe nedeniyle ek tahakkukun en azından, gümrük çıkış
beyannamesindeki 500.-Amerikan doları/ton kıymet üzerinden yapılmasının kabulü
gerekirken, tümüyle kaldırılmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle
kararı bozmuştur.
Yükümlü tarafından, ek tahakkuk işlemini hukuka aykırı
bulan yargı yerinin iptal kararı vermesi gerektiği ileri sürülerek kararın
düzeltilmesi istenmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen BİŞKİN'in Düşüncesi :
Kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile Kurulumuz kararı kaldırıldıktan sonra
ısrar kararına yönelik davalı idare temyiz isteminin reddi gerektiği
düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Bilgin ARISAN'ın Düşüncesi : Karar
düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanununun 54.maddesinde
yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından istemin reddi gerekeceği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel
Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54 üncü
maddesinde, Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel
Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bu maddede yazılı
sebeplerle kararın düzeltilmesinin istenebileceği belirtildiğinden ve dilekçe
sahibinin ileri sürdüğü sebeplerin bunlardan hiçbirine uymadığı
anlaşıldığından, yerinde olmayan istemin reddine, 21.6.2002 gününde oyçokluğu
ile karar verildi.
X - K A R Ş I O Y
Karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Vergi
Dava Daireleri Genel Kurulunun 25.1.2002 günlü E:2001/470, K:2002/27 sayılı
kararı kaldırıldıktan sonra davalı idare temyiz isteminin reddi ile temyize
konu ısrar kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan karara
katılmıyoruz.