Tütün, Tütün Mamulleri...Hakkında 4733 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin A bendinin 2 nci alt bendinin iptali
Anayasa
Mahkemesi Kararları
Esas Sayısı : 2002/32
Karar Sayısı : 2003/100
Karar Günü : 20.11.2003
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından: 11.08.2004 tarihli, 25550 sayılı R.G.
VI- SONUÇ
İPTAL DAVASINI AÇAN : TBMM Anamuhalefet (Doğru
Yol) Partisi Grubu adına Grup Başkanı Prof. Dr. Tansu ÇİLLER
İPTAL DAVASININ KONUSU : 3.1.2002 günlü, 4733 sayılı
"Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden
Yapılandırılması ile Tütün ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve
Satımına, 4046 Sayılı Kanunda ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 2. maddesinin, 3. maddesinin (l) bendinin,
4. maddesinin beşinci ve yedinci fıkralarının, 6. maddesinin,
9. maddesinin (A) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinin, Geçici 1.
maddesinin (B) bendinin birinci paragrafının birinci tümcesinin ve ikinci
tümcesinde yer alan "2000 ve 2001 yılı ürünü..." ibaresi ile aynı bendin ikinci
ve son paragrafının, Anayasa'nın 2., 5., 8., 10., 13., 45., 48., 128., 166. ve
167. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri ve 6. maddesinin yürürlüğünün
durdurulması istemidir.
I- İPTAL VE YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN
GEREKÇESİ
İptal ve yürürlüğün durdurulması istemlerini içeren
7.2.2002 günlü dava dilekçesinin gerekçe bölümü şöyledir:
"1- Yasanın 2 nci maddesi, Anayasanın 2, 8 ve 167.
maddelerine aykırıdır.
Madde, özerk bir düzenleme kurumunu öngörmektedir.
Literatürde "bağımsız idari otoriteler" olarak adlandırılan bu kurumların
özerkliği benimsendikten sonra, yapı ona göre oluşturulmalıdır. Özerklik
kategorisi; atamada, görev yürütümünde ve denetimde yürütme organından bağımsız
olmayı zorunlu kılar. Hukuk devleti ilkesi, benimsenen yapıların bilimsel
kriterlerini taşıması zorunluluğunu içeren bir temel norm oluşturur
(Any.Mad.2). Ayrıca özerklik önerisi (Any.Mad.88), o niteliğe göre yapılanmayı
zorunlu kılan ve hükümeti bağlayan bir açıklamadır (Any.Mad.8). Madde bu
kurumu, oluşumu, işleyişi ve denetimi ile bakanlar kurulunun hakimiyet alanına
almıştır. Ayrıca bu tür bir yapılanma, hükümet yoluyla müdahaleci bir ekonomiye
vücut vereceğinden Anayasanın 167 hükmüyle de çatışmaktadır.
2- Yasanın 3 üncü maddesinin "L" bendi, Anayasanın
48 ve 167 hükümlerine aykırıdır.
Kurum/kurul, bu bent çerçevesinde, bütün piyasa
aktörlerinden her türlü (gizlileri dahil) bilgileri istemek yetkisi ile
donatılmıştır. Piyasanın bir üst-kurumu da olsa, girişim özgürlüğü, rekabet ve
serbest piyasa ilkeleri ve sır kavramı yok sayılarak polisiye yetkilerin
tanınması, Anayasaya aykırıdır (Any.Mad.48, 167).
3- Yasanın 4 üncü maddesinin 5 inci ve 7 nci fıkra
hükümleri, Anayasanın 128 inci ve 10 uncu maddelerine aykırıdır.
Yasa, "Kurul Başkan ve üyelerinin aylık net
ücretleri, en yüksek devlet memurunun her türlü ödemeler dahil aylık net
ücretinin iki katını geçmemek üzere Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu
tarafından tesbit edilir.", "Kurum personelinin ücret ve diğer mali hakları,
Bakanlar Kurulunca belirlenecek esaslar çerçevesinde Kurulca tespit olunur."
biçimde hükümleri ihtiva etmektedir.
Yasa ile düzenlenen bağımsız idari otorite, nihayet
bir kamu kuruluşudur. Burada görev yapan üyeler ve personel, birer kamu
görevlisidir. Bu alanda gerek görev tarifleri ve gerekse maaşlar dahil HAKLAR
REJİMİ, TÜM UNSURLARI İLE YASAMA ORGANI TARAFINDAN BELİRLENİR (Any.Mad.128/2).
Bu yetki devredilemez (Any.Mad.7). Yürütme organı bu konuda istisnai bir yetki
de almamıştır (Any.Mad.91). Başkan ve üyelerin hak rejimini geniş çerçeve
içinde Bakanlar Kurulunun belirlemesi, personelin haklarını ise Bakanlar Kurulu
yönergesi içinde Kurulca tayini, açık bir Anayasa aşımıdır.
Ayrıca kurul üyelerine tanınan maaş miktarının tavan
limitlerini, kamu görevlilerinin üstüne çıkaran yasama anlayışı, hukuk ve
eşitlik çizgisinden imtiyazlı grup yaratma patalojisine kaymayı anlatır
(Any.Mad.10).
4- Yasanın 6 ncı maddesi, Anayasanın 2, 5, 13, 45,
48, 166, 167 hükümlerine aykırıdır.
Madde, üretilen tütünlerin alım-satımından
ticaretine kadar uzanan süreçte yürürlükteki yapıdan yeni bir yapıya geçmeyi
amaçlamaktadır. Yasanın kimilerine göre "reform", kimilerine göre "tasfiye ve
tekelci egemenlik" biçiminde nitelendirilen "omurga-hüküm", bu maddedir.
Anayasa Mahkememizin görev alanı dışında kalan "yerindelik" sorunu, layıhamızın
giriş bölümünde ortaya konmuştur. Oradaki veriler, "anayasaya aykırılık
çözümlemesinde" yardımcı işlev görürler. Layıhamızın bu bölümünde sözü geçen
tahlillere "yardımcı-işlev" ölçüsünde atıfta bulunuyoruz.
İmdi:
a- Tütünlerin alım/satımı, mamüllerin üretimi ve
tabi tutulan ticari rejim alanında maddenin getirdiği sıkı kayıt ve müdahale
rejimi, girişim özgürlüğünün ölçüsüz ve üretenler aleyhine sınırlandırılması
anlamını taşımaktadır. Yabancı piyasa yapıcılarına ve tekellere kolaylık
sağlanmaktadır. Anadolu tütün üreticisini tasfiye amacı, yasa tasarımı ile
tahakkuk ettirilmektedir. Sosyal-refah devleti (Any.Mad.2,5), girişim özgürlüğü
(Any.Mad.48) ve bu alanın kayıtlanması (Any.Mad.13), Anayasa ölçüleri aşılarak
yapılmaktadır (Any.Mad.11)
b- Sözleşme esasına bağlanmamış, açık artırma
yönteminin uygulandığı tütün üreticisi, bu seçenekte alıcının bulunmaması
halinde ne yapacaktır? Tütüncü, bir yılını, umudunu, sosyal güvenliğini yakacak
mıdır? Anayasadaki sosyal devlet ve refah tarifleri (Any.Mad.2,5), üreticiye
uzanması gereken devlet desteği (Any.Mad. 45,166) ve regülasyon görevi (167),
birer retorik midir? Madde, bir bütün olarak, sosyal devlet ilkesinden
yasamanın kaçışına tipik bir örnektir.
c- Cumhurbaşkanımızın gönderme tezkeresinde ve
Yüksek Mahkememizin kimi içtihatlarında vurgulandığı üzere sosyal devlet
ilkesi, sosyal sorunlar ve huzursuzlukların yaşanmaması için YERLİ TÜTÜN
ÜRETİCİLERİNİN, geçimlerini tütün tarımıyla sağlayan ailelerin gelir
kayıplarının hangi yöntemle giderileceğinin ve tütün üretiminin nasıl
sürdürüleceğinin yasada (gereği gibi) düzenlenmesini zorunlu kılmaktadır.
d- Devlet, plan belgelerinde "tarımın yurt düzeyinde
dengeli ve uyumlu gelişmesi" amacını gözetecek, tekelleşmeyi ve kartelleşmeyi
önleyecek önlemleri (Any.Mad. 167) alacaktır. Türk tütün üreticisi,
Anayasamızın bu maddelerinin korunmasından mahrum kılınmaktadır. Yasanın 7.
maddesi, bu bapta ancak "siyasi vaad" ölçüsünde kapalı, tanımlanmamış, belki de
hukukî olmaktan çok uygulanması imkansız -edebi bir- metin niteliğindedir.
5- Kanunun 9-A/1 ve 2 hükmü, Anayasanın 128/2
hükmüne aykırıdır. Kanunun 9-A/1 ve 2 hükümleri şöyledir
"MADDE 9.- A) 1) Kurulun çalışma usul ve esasları
Kurul üyeleri, Kurul personeli ile bunların yakınlarının yapamayacakları işler,
2) Kurumun hizmet birimleri ile bunların görev ve
sorumlulukları, kadro unvanları, sayıları ve kurum personelinin emeklilik
statülerinin belirtilmesi açısından durumu,
Kurulun önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından
çıkarılacak yönetmeliklerle..."
Gerek Kurul üyelerinin ve gerekse personel ile
bunların yakınlarının yapamayacakları işler (bağdaşmazlıklar), görev ve
sorumlulukları ile diğer hususlar, Bakanlar Kurulu yönetmeliği ile
belirlenecektir. Oysa bu hususlar ancak yasa ile düzenlenebilecek hususlardır.
Yasama yetkisinin devri, anayasal rejimle bağdaşmaz. Hükmün iptali gerekir
(Any.Mad. 6, 128/2, 123/1).
6- Yasanın geçici 1 inci maddesinin "B" bendi hükmü,
Anayasanın 2, 45, 5 ve 166 hükümlerine aykırıdır.
Tütün destekleme alımları, Avrupa Birliği
ülkelerinde dahi uygulanan "sosyo-ekonomik" bir tedbirdir. Ekim alanlarının
ikame edilemez niteliği, nüfus kapasitesi ve sosyal derinlik gözetildiğinde,
Türk tütün çiftçisini bu önlemlerden yoksun kılmayı meşrulaştıracak bir gerekçe
düşünülemez. Yasa, mevcut şekliyle, temellendirilen bu anlayış karşısında,
Anayasanın 2, 45, 5 ve 166 hükümleriyle bağdaştırılamaz.
Anayasal çerçeveyle kayıtlı yasama, destek rejimini
belli süre sonra sona erdiren muvakkat maddeye geçit vermemeliydi. Teknik
olarak ifade edelim ki, bu maddenin "B" bendinin birinci fıkrasının birinci
cümlesi olan "2002 ve müteakip yıllar tütün tarımı için destekleme alımı
yapılamaz" yollu hükmünün, aynı fıkrada yeralan ikinci cümledeki "2000 ve 2001
yılı ürünü ibaresinin, yine B/2 ve B/7 (son) fıkra hükümlerinin" iptali
gerekir.
YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEĞİ
Yasayı ayakta tutan, büyük bir sosyal kesimin
(özellikle tütün üreticilerinin) hukukunu etkileyen temel (omurga) hüküm,
Yasanın 6 ncı maddesidir. Kısa sayılmayacak bir sureyi kapsayan geçiş rejiminin
işlem ve uygulamalarına girilmek üzeredir.
Yüksek Mahkemenin tesis edebileceği hükmün bir infaz
imkansızlığı ile karşılaşmaması, hukuku zedelenenlerin telafisi imkansız veya
zor zararlara daha fazla düçarının önlenmesi bakımından bir içtihat kurumu olan
yürürlüğü durdurma kararının verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Olayımızda,
yürürlüğü durdurmanın zorunlu koşulları oluşmuştur.
Yasanın tümünün iptaline yönelik bir talep ve
davamız yoktur. Davamız, bu dilekçemizin "Talep-Sonuç" Bölümündeki madde ve
ibarelerin iptali ve yürürlüğün durdurulmasından ibarettir. 1983 tarih ve 2949
sayılı Kurumsal Kanunun 29/2 hükmünün uygulanması, talebimizin kapsamında
olmayıp bu kuralın doğrudan uygulanması hususu, Yüksek Mahkemenin
takdirlerindedir.
TALEP
- SONUÇ
1-Yasanın 2 nci maddesinin tamamının; 3 üncü
maddesinin "L" bendinin; 4 üncü maddesinin 5 ve 7 nolu fıkraların; 6 ncı
maddesinin tamamının; 9 uncu maddesinin A/1 ve 2 nolu bentlerinin; geçici 1
inci maddesinin B bendinin layihamızın ilgili bölümünde belirtildiği üzere,
birinci fıkrasının birinci cümlesi olan "2002 ve müteakip yıllar tütün ürünü
için destekleme alımı yapılamaz" yollu hükmünün, aynı fıkrada yeralan ikinci
cümledeki "2000 ve 2001 yılı ürünü" ibaresinin, yine B/2 ve B/7 (son) fıkra
hükümlerinin iptaline,
2- Yasanın 6 ncı maddesinin yürürlüğünün
durdurulmasına,
Yüksek Mahkemece karar verilmesi hususu,
takdirlerine arz ve talep olunur."
II- YASA METİNLERİ
A. İptali İstenen Yasa Kuralları
3.1.2002 günlü, 4733 Sayılı Tütün, Tütün Mamulleri,
Tuz Ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması İle Tütün
Ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç Ve Dış Alım Ve Satımına, 4046 Sayılı
Kanunda Ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun'un iptali istenilen kuralları da içeren maddeleri şunlardır:
1- "MADDE 2.- Bu Kanunla ve diğer
kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu
tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, Tütün, Tütün Mamulleri ve
Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuştur. Kurumun merkezi
Ankara'dadır. Kurum gerekli gördüğü yerlerde irtibat büroları kurabilir.
Kurumun organları, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme
Kurulu ve hizmet birimleridir. Kurum, Başbakanın görevlendireceği bir Devlet
Bakanı ile ilişkilendirilir.
Kurul, Kurumun karar organıdır. Kurul, biri Başkan
ve biri Başkan vekili olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Kurul Başkan ve
üyeleri; Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Hazine
Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Genel
Müdürlüğün ilgilendirildiği Bakanlığın önereceği ikişer aday arasından Bakanlar
Kurulunca atanır.
Kurul üyeleri; hukuk, iktisat, işletme, uluslararası
ilişkiler, kamu yönetimi, maliye, tıp, mühendislik ve tütün eksperliği
alanlarında yurt içinde ya da yurt dışında en az dört yıllık yüksek öğrenim
görmüş, mesleki açıdan yeterli bilgi ve deneyime sahip bulunan ve meslekleri
ile ilgili olarak kamuda veya özel sektörde en az on yıl çalışmış
kişiler arasından seçilir. Üyelerde ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 48 nci maddesinin A fıkrasının (1), (4), (5), (6) ve (7) numaralı
bentlerinde belirtilen şartlar aranır.
Kurul üyelerinin görev süresi beş yıldır. Görev
süresi biten üye yeniden seçilebilir. Herhangi bir nedenle üyelikleri sona
erenlerin yerlerine Bakanlar Kurulu tarafından bu maddenin ikinci fıkrasında
belirtilen usule göre en geç bir ay içinde yeni bir üye atanır. Bu şekilde
atananlar, yerine atandıkları üyelerin sürelerini tamamlar. Arka arkaya dört
toplantıya veya bir yıl içinde toplam on toplantıya mazeretsiz olarak
katılmayan üyeler istifa etmiş sayılırlar.
Kurul üyelerinin görev süreleri dolmadan görevlerine
son verilemez. Ancak, bu Kanundaki yasakları ihlal ettiği veya bu Kanun ile
kendilerine verilen görevler ile ilgili olarak işlediği suçlardan dolayı
haklarında mahkumiyet kararı kesinleşen Kurul Başkan ve üyeleri, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu uyarınca Devlet memuru olmak için aranan şartları
kaybettikleri tespit edilen veya üç aydan fazla bir süre ile hastalık, kaza
veya başka bir nedenle görevlerini yapamaz durumda olan veya görev süresinin
kalan kısmında görevine devam edemeyeceği, üç aylık süre beklenmeksizin tam
teşekküllü bir hastaneden alınacak heyet raporu ile tevsik edilen Kurul
üyeleri, süreleri dolmadan Bakanlar Kurulu tarafından görevden alınır."
2- "MADDE 3.- Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Bu Kanun gereğince Kurum tarafından yürütülecek
görevler ile ilgili düzenlemeleri yapmak.
b) Bu Kanunda öngörülen idari para cezalarının
tahsil edilmesine ilişkin işlemleri yürütmek.
c) Satış ve uygunluk belgesi başına alınacak
tutarların tespiti ile tescil, izin ve ruhsat harçlarının Kurum tarafından
tahsiline ilişkin işlemleri yürütmek.
d) 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının
Önlenmesine Dair Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla, tütün ve
alkol tüketiminden kaynaklanan kamusal, toplumsal ya da tıbbi nitelikteki her
türlü zararlı etkileri önleyecek düzenlemeleri yapmak, bunlarla ilgili
kararları almak.
e) Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili sektörel
düzenlemeler yapmak.
f) Yurt içinde ve yurt dışında konusuyla ilgili
kuruluşlarla işbirliği yapmak, gerektiğinde bu kuruluşlara Kurumun üye olmasına
karar vermek.
g) Personel atamaları da dahil olmak üzere Kurumun
personel politikasını oluşturmak.
h) Kuruma taşınır ve taşınmaz mal veya hizmet
alınması, satılması ve kiralanması konularında karar vermek.
ı) Kurumun alacak, hak ve borçları hakkında karar
vermek.
j) Kuruma bağlı akredite laboratuvarlarının tesis
edilmesine ve işletilmesine ilişkin şartları tespit etmek.
k) 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair
Kanun, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu, 492 sayılı
Harçlar Kanunu ve diğer kanunlar ile Genel Müdürlüğe verilmiş olan görevleri
yürütmek.
l) Görev alanı ile ilgili konularda gerekli gördüğü
her türlü bilgiyi, tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasasında mal
veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bunların her
türlü birliklerinden istemek.
m) Kanunlarla verilen diğer görevleri yürütmek.
Kurul üyeleri, Kurulun para, para hükmündeki evrak,
senet ve diğer mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak,
rapor ve benzeri her türlü belge ve defterler üzerinde işledikleri suçlardan
dolayı memur sayılırlar. Kurul üyelerinin, görevlerini yaptıkları sırada
öğrendikleri gizli bilgileri açıklamaları halinde, haklarında 765 sayılı Türk
Ceza Kanununun 229 uncu maddesi hükmü uygulanır ve Kuruldaki görevlerine son
verilir.
Bu kişiler Kurul üyeliğine tekrar seçilemezler."
3- "MADDE 4.- Kurul Başkanı Kurumun en
üst amiri olup, Kurumun genel yönetim ve temsilinden sorumludur. Kuruma, Kurul
kararıyla iki başkan yardımcısı atanır.
Kurum hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli
görevler, idari hizmet sözleşmesiyle sözleşmeli olarak istihdam edilen personel
eliyle yürütülür. Kurum personeli ücret ve mali haklar dışında 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununa tabidir.
Kurul Başkanı ve üyeleri ile Kurum personeli 5434
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabidir. Emeklilik açısından
Kurul Başkanı bakanlık müsteşarına, Kurul üyeleri bakanlık müsteşar
yardımcısına denk statüde olduğu kabul edilir.
Kurul Başkan ve üyeliklerine atananlardan, 657
sayılı Devlet Memurları Kanunu veya özel mevzuatla düzenlenmiş personel
rejimine tabi olanlar, Kuruldaki görevleri sona erdikten sonra başvurmaları
halinde ilgili Bakan tarafından, mükteseplerine uygun bir kadroya atanırlar.
Akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklıdır.
Kurul Başkan ve üyelerinin aylık net ücretleri, en
yüksek Devlet memurunun her türlü ödemeler dahil aylık net ücretinin iki katını
geçmemek üzere Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından tespit
edilir.
Kurul üyeleri göreve başlama ve görevden ayrılma tarihlerinden
itibaren bir ay içinde ve görevleri devam ettiği sürece her iki yılda bir mal
beyanında bulunmak zorundadır.
Kurum personelinin ücret ve diğer mali hakları,
Bakanlar Kurulunca belirlenecek esaslar çerçevesinde Kurulca tespit olunur."
4- "MADDE 6.- Üretici tütünleri yazılı sözleşme esası veya
açık artırma yöntemiyle alınır ve satılır. Sözleşmeli üretim esasına göre
üretilen tütünlerin fiyatları, tütün mamulleri üreticileri ve/veya tüccarlar
ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre
belirlenir. Yazılı sözleşme yapılarak üretilen tütünler dışında kalan üretici
tütünleri, açık artırma merkezlerinde açık artırma yöntemiyle alınır ve
satılır. Açık artırmaya başlangıç fiyatlarından başlanır ve satışa konu
tütünler en yüksek fiyatı veren alıcıya satılarak tescil edilir.
Türkiye'de tütün mamulleri üretmek isteyenlerin;
yıllık üretim kapasitesi tek vardiyada, sigara için iki milyar adet, diğer
tütün mamulleri için ise onbeş tondan az olmayan, tütün hazırlama bölümleri
dahil (Değişik ibare: 4971 - 1.8.2003 / m.12) "entegre" tesisler kurmaları
şarttır.
Bu şartları yerine getirenler, ürettikleri tütün
mamullerini serbestçe satabilir, fiyatlandırabilir ve dağıtabilirler.
Türkiye'de tütün mamullerini üretmek ve satmak isteyenler, Kurumdan üretim,
satış ve/veya uygunluk belgesi almak zorundadırlar.
Üreticiden alınan tütünlerin tütün satış
merkezlerine veya Kuruma tescili kaydıyla, dahilde alınıp, satılması,
nakledilmesi ile standartlara uygun olan tütünlerin ihracı serbesttir. Kırık ve
döküntü tütünlerin gerektiğinde ihracatı Kurumdan izin alınarak yapılır.
İşlendikten sonra ihraç amacıyla olsa dahi tütün
ithali ancak, üretim ihtiyaçlarıyla sınırlı olarak bu maddenin ikinci
fıkrasında belirtilen tütün mamulleri üretenler tarafından yapılabilir.
Firmaların Ülke genelinde kuruluş yeri nerede olursa
olsun her satıcının sipariş verdikleri ürünleri yerinde teslim etmeleri
şarttır. Türkiye'de üretilen tütün mamullerinin ihracı serbesttir.
Türkiye'de, marka bazında sigara için yıllık en az
iki milyar adet, diğer tütün mamulleri için yıllık en az onbeş ton üretenler,
aynı markadan olmak üzere serbestçe ithalat yapabilirler, fiyatlandırabilirler
ve satabilirler. Bu fıkrada belirtilen üretim miktarlarına ilişkin şartları
yerine getirmeyenlerce yapılacak sigara ve diğer tütün mamullerinin ithalatı,
ithal edilen tütün mamullerinin fiyatının belirlenmesi ve yurt içinde
pazarlamasına ilişkin usul ve esaslar Kurumun önerisi üzerine Bakanlar Kurulu
tarafından belirlenir. Bu maddede belirtilen şartlarla ilgili işlemlerin tespit
ve takibi Kurum tarafından yürütülür.
Tütün ve tütün mamullerinin ithalatında Kurumdan
uygunluk belgesi alınır.
Türkiye'de tütün eksperliği yapmak için, tütün
eksperliği yüksek okullarından veya muadili yerli ve yabancı okullardan lisans
düzeyinde yüksek öğrenim diploması alarak mezun olmak şarttır. Tütün eksperi
unvanına sahip olmayanlar, tütün alım ve satım muayenelerini, tütün vasıf,
değer ve nevilerinin belirlenmesini ve tütün işleme, bakım, fabrikasyon
eksperliği yapamazlar, tütün işlerinde bilirkişi ve hakem olamazlar. Tütün
eksperlerinin görev, yetki ve mesleki sorumlulukları Kurul tarafından
çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir."
5- "MADDE 9.- A) 1-) Kurulun çalışma usul ve
esasları ile Kurul üyeleri, Kurum personeli ile bunların yakınlarının
yapamayacakları işler,
2-) Kurumun hizmet birimleri ile bunların görev ve
sorumlulukları, kadro unvanları, sayıları ve Kurum personelinin emeklilik
statülerinin belirtilmesi açısından durumu,
Kurulun önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından
çıkarılacak yönetmeliklerle,
B) Tütün ve tütün mamulleri ile alkol ve alkollü
içkilerin iç ve dış ticareti, sigara fabrikalarının kurulmasının izin ve
şartları, üretilecek tütün mamullerinin teknik özelliklerinin belirlenmesi,
üretim şartını karşılamayan firma mamullerinin fiyatlandırılması, dağıtılması,
satışı ve kontrolü ile bayilikler verilmesi, üretici tütünlerinin yazılı
sözleşme esası veya açık artırma yöntemi ile alınıp satılması, açık artırma
başlangıç fiyatının teknik olarak saptanması, Dünyada ve Türkiye'deki
gelişmeler dikkate alınarak açık artırma başlangıç fiyatını tespitte kullanılan
oranın yüzde elliye kadar artırılması ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu
İçkiler İnhisarı Kanunu ile bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili diğer usul ve
esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle,
Düzenlenir."
6- "GEÇİCİ MADDE 1.- A) Genel Müdürlüğün
özelleştirme işlemleri tamamlandıktan sonra, bu Kanunun 2 inci maddesindeki
Kurul üyeliği için Genel Müdürlüğün ilgilendirildiği Bakanlığın aday önerme
yetkisi Kurula geçer.
B) 2002 ve müteakip yıllar tütün ürünü için
destekleme alımı yapılmaz. Bakanlar Kurulunca 2000 ve 2001 yılı ürünü
tütünlerinin Devlet nam ve hesabına alımında bulunmak üzere bir kamu kuruluşu
görevlendirilir. Bu kapsamdaki alımların masrafı ve finansmanı bütçeden
tahsis edilecek ödenekle sağlanır, alımlara ilişkin denetim Yüksek Denetleme
Kurulunca yapılır.
2000 ve 2001 yılı ürünleri için 1177 sayılı Kanuna
ekli cetvelde isimleri yazılı tütün tarımı serbest olan ilçeler dışında kalan
yerler ile bu ilçelerin tespit edilmiş ve kesinleşmiş tütün üretim alanlarının
dışında kalan yerlerde ekilen tütün fideleri veya dikilen tütünler sökülüp yok
edilir. Failleri hakkında üç aydan bir seneye kadar hapis cezası ve ekilmiş
olan fideliklerin metrekare veya artığı için beşyüz bin lira, dikilmiş olan
tarlaların her bir dekar veya artığı için yüz bin lira idari para cezası
verilir. Tütünler toplanmışsa el konulmakla birlikte her bir kilo ve artığından
bir milyon lira idari para cezası alınır.
Yaprak tütün üretim bölgelerinde ekim belgesi
almadan veya belge almasına rağmen belgesinde belirtilen alandan fazla veya
ekim belgesinde kayıtlı yerden başka yerde ekim yapanların tütünlerine el
konulmakla birlikte haklarında iki aydan bir seneye kadar hapis ve el konulmakla
birlikte el konulan tütünlerin her bir kilo ve artığı için beş milyon lira
idari para cezasına hükmolunur.
Ekim belgesinde tespit edilen miktarların kabul
edilebilir bir sebep olmaksızın yüzde onundan fazla veya az tütün teslim eden
üreticiler hakkında fazla veya eksik teslim edilen miktarların her kilo ve
artığı için beşyüz bin lira idari para cezasına hükmolunur. Ürettikleri tütünün
tamamını teslim etmeyenler hakkında yukarıdaki cezaların iki katı uygulanır.
Ekim ve ticaret belgesi olmadan ellerinde tütün
bulunduran, nakleden veya satan kimselerin tütünlerine ve nakil vasıtalarına el
konulur ve her bir kilo ve artığından bir milyon lira idari para cezası alınır.
1177 sayılı Kanuna göre kendilerine verilecek
kontrol görevlerini yerine getirmeyen muhtarlar ve diğer kolluk kuvvetleri
hakkında on milyon lira idari para cezasına hükmolunur.
Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 1177 sayılı
Kanunun bu fıkrada belirtilen hükümlerinin uygulanmasına 2001 yılı ürünü
kampanya döneminin bitimine kadar devam edilir.
C) Kurumun teşkili aşamasında Kurumda istihdam
edilecek personel kadrolarının ve vasfının tespitini sağlamak üzere, Maliye
Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Devlet
Personel Başkanlığı ve Genel Müdürlükten birer temsilcinin katılımı ile bir
komisyon kurulur. Komisyon bu Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip bir ay
içinde toplanır. Komisyonca belirlenecek kadroların tamamı istekleri halinde
Genel Müdürlüğün ilgili birimlerinde çalışan personelden karşılanır.
D) Kurum, bu Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip en
geç üç ay içinde görev yapmaya başlar. Bu süre içerisinde bu Kanunla Kuruma
verilen görevler Genel Müdürlük tarafından yürütülür.
E) Kurumun, Genel Müdürlükten devralacağı taşınır,
taşınmaz mallar ile her türlü araç-gereç ve cihazların aidiyeti ile devre
ilişkin işlemler, Kurum ve Genel Müdürlük arasında yapılacak protokoller ile
belirlenir. Devre tabi mallar bedelsiz olup, devir ile ilgili işlemler her
türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
F) Bu Kanunun yayımlandığı tarihte tütün eksperi
olarak çalıştığını belgeleyenlerin hakları saklıdır.
G) 6 ncı maddenin yedinci fıkrasında yer alan marka
bazında sigara için en az iki milyar adet fiili üretim miktarı ölçüsü, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi izleyen; birinci takvim yılı sonuna kadar iki
milyar adet, ikinci takvim yılı sonuna kadar bir milyar sekiz yüz milyon adet,
üçüncü takvim yılı sonuna kadar bir milyar altı yüz milyon adet, dördüncü
takvim yılı sonuna kadar bir milyar dört yüz milyon adet, beşinci takvim yılı
sonuna kadar bir milyar iki yüz milyon adet olarak uygulanır.
Diğer tütün mamulleri için en az onbeş ton fiili
üretim miktarı ölçüsü bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi izleyen; birinci
takvim yılı sonuna kadar onbeş ton, ikinci takvim yılı sonuna kadar ondört ton,
üçüncü takvim yılı sonuna kadar onüç ton, dördüncü takvim yılı sonuna kadar
oniki ton, beşinci takvim yılı sonuna kadar onbir ton olarak uygulanır. Altıncı
yıldan itibaren uygulanacak olan bu ölçüleri sıfıra kadar indirmeye ve tütün,
tütün mamulleri, alkol ve alkollü içkilerin dış ticaretine ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir."
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde Anayasa'nın 2., 5., 8., 10., 13.,
45., 48., 128., 166. ve 167. maddelerine dayanılmış ve 7. maddesiyle de ilgili
görülmüştür.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca
Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Fulya
KANTARCIOĞLU, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve Enis
TUNGA'nın katılımlarıyla 13.2.2002 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,
dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğün
durdurulması isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara
bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin
rapor, iptali istenilen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp
düşünüldü:
A- 4733 Sayılı Yasa'nın 2. Maddesinin İncelenmesi
1- Kuralın Anlam ve Kapsamı
4733 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle bu Yasa ve diğer
yasalarla verilen görevleri yerine getirecek, kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî
ve malî özerkliğe sahip, kararlarını herhangi bir kişi, kurum, kuruluş veya
organdan emir veya talimat almaksızın serbestçe alabilen Tütün, Tütün Mamulleri
ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu ve Kurulu oluşturulmakta ve
Kurumun teşkilat yasası düzenlenmektedir.
Maddeye göre, idarî bakımdan Devlet Bakanlığı ile
ilişkili olan Kurumun temsil ve karar organı Kuruldur. Kurulun yedi üyesinin
Maliye, Sağlık, Tarım ve Köyişleri Bakanlıkları, Hazine ve Dış Ticaret
Müsteşarlıkları, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve ilgili Bakanlığın temsilcilerinden
oluşacağı belirtilmiştir.
Kurul üyelerinin hukuk, iktisat, işletme,
uluslararası ilişkiler, kamu yönetimi, maliye, tıp, mühendislik ve tütün
eksperliği alanlarında yurt içinde ya da yurt dışında en az 4 yıl yüksek
öğrenim görmüş olmaları, meslekî açıdan yeterli bilgi ve deneyime sahip ve
meslekleri ile ilgili olarak kamuda ya da özel sektörde en az on yıl çalışmış
bulunmaları ve 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 48. maddesinin (A)
fıkrasının (1), (4), (5), (6) ve (7) numaralı bentlerinde belirtilen şartları
taşımaları öngörülmüştür.
Maddenin son fıkrasında ise Kurul üyelerinin görev
süreleri dolmaksızın görevlerine son verilemeyeceği belirtildikten sonra,
Bakanlar Kurulu tarafından görevlerine son verilebilecek sınırlı durumlar
sayılmıştır.
2- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
İptal başvurusunda, Yasa'nın 2. maddesiyle özerk bir
düzenleme kurumunun öngörüldüğü, literatürde "bağımsız idarî otoriteler" olarak
adlandırılan yapıdaki özerkliğin, atamada, görev yürütümünde ve denetimde
yürütme organından bağımsız olmayı öngördüğü madde ile düzenlenen yapılanmanın,
hükümet yoluyla müdahaleci bir ekonomiye vücut vereceği savıyla Anayasa'nın 2.,
8. ve 167. maddelerine aykırılığından iptali istenilmiştir.
Tütün, Tütün Mamulleri Alkollü İçkiler Piyasası
Düzenleme Kurumu, idarî ve malî özerkliğe sahip, kamu hizmeti görmek üzere
Anayasa'nın 123. maddesine göre kurulmuş, denetim ve düzenleme görevi de
üstlenebilen tüzel kişiliği haiz bir kamu kurumudur. Kurumun, Devlet Bakanlığı
ile olan ilişkisi nedeniyle merkezi idareden tamamen bağımsız olmadığı,
idarenin bütünlüğüne dahil edildiği anlaşılmaktadır. Tütün, Tütün Mamulleri ve
Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu'nun harcamaları da Yasa'nın 5.
maddesine göre, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurumu'nca denetlenecektir.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Cumhuriyetin nitelikleri
arasında sayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri
koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli
bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini
gerçekleştiren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm
devlet organlarına egemen kılan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde
Anayasa'nın ve yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde
olan devlettir.
Anayasa'nın 167. maddesi, piyasaların denetimi ve
dış ticaretin düzenlenmesine ilişkin olup, Devlete para, kredi, sermaye, mal ve
hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici
önlem alma ve piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve
kartelleşmeyi önleme yükümlülüğü getiren bir düzenlemedir.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin bir çok kararında
da belirtildiği gibi, sosyal devlet ekonomik açıdan müdahaleci devlettir.
Anayasamız, mülkiyet hakkını, özel girişim özgürlüğünü kabul etmekte, aynı
zamanda bütün çağdaş anayasalarda olduğu gibi kamu yararı amacıyla bunlara
sınırlamalar getirilebilmesini ve özel teşebbüslerin millî ekonominin
gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini sağlayacak önlemlerin
alınmasını öngörmektedir. Anayasa'nın "kişilerin ve toplumun refah huzur ve
mutluluğunu sağlamak" görevini Devlete veren 5. maddesi, "özel
teşebbüslerin millî ekonominin gerekleri ve sosyal amaçlara uygun yürümesini,
güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri" almakla
görevlendiren 48. maddesi, "ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı,
özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızlı
gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirmesini yaparak verimli
şekilde kullanılmasını" planlama görevi veren 166. maddesi ve Devletin "para,
kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini
sağlayıcı önlemleri alacağını" öngören 167. maddesi hükümleri, Devletin
gerektiğinde ekonomik hayata müdahale edebileceğini göstermektedir.
Bu bağlamda tütün, Tütün Mamulleri Alkollü İçkiler
Piyasası Düzenleme Kurumu, Yasa'nın gösterdiği çerçevede tütün, tütün mamulleri
ve alkollü içkiler piyasası ile ilgili düzenlemeler yapma yetkisine sahiptir.
Ayrıca Kurulun, söz konusu piyasa ile ilgili kamu yararı amacıyla yaptığı
düzenlemeler ve sınırlamalar ise yargı denetimine tabidir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 167.
maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 8. maddesiyle ilgisi
görülmemiştir.
B- 4733 Sayılı Yasa'nın 3. Maddesinin "L" Bendinin
İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Kurulun bütün piyasa
aktörlerinden gizlileri dahil her türlü bilgileri isteme yetkisi ile
donatılmasının girişim özgürlüğü, rekabet ve serbest piyasa ilkeleri ve sır
kavramı ile bağdaşmadığı ileri sürülerek, kuralın Anayasa'nın 48. ve 167.
maddelerine aykırı olduğu savıyla iptali istenilmektedir.
Yasa'nın 3. maddesi Kurulun çalışma esasları ile
görev ve yetkilerini düzenleyen hükümler taşımaktadır. İptali istenilen kural,
Kurulun görev ve yetkilerinden birine ilişkin olup, Kurula görev alanı ile
ilgili konularda gerekli gördüğü her türlü bilgiyi tütün, tütün mamulleri ve
alkollü içkiler piyasasında mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve
tüzel kişilerle, bunların her türlü birliklerinden isteme yetkisi vermektedir.
Anayasa'nın 48. maddesinde düzenlenen "çalışma ve
sözleşme özgürlüğü", Anayasa'nın "temel haklar ve ödevler" başlıklı ikinci
kısmının "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" bölümünde yer almaktadır. Bu
kurala göre, herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme özgürlüğüne sahiptir.
Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Ancak, Devlet özel teşebbüslerin millî
ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve
kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak önlemleri de alır.
Özel girişimlerin ulusal ekonominin gereklerine
uygun yürümesini sağlayacak önlemlerin alınması siyasi iktidarların tercihine
bırakılmıştır. İktidarlar uygun buldukları önlemleri, Anayasa'da yer alan
kurallara aykırı olmamak koşuluyla, kendi ekonomik politikaları çerçevesinde
belirlerler. Anayasa'nın 48. maddesi ile özel teşebbüsleri ulusal ekonominin
gereklerine ve sosyal amaçlara göre koruma ve geliştirme görevi Devlete verilmiştir.
Devletin bu madde uyarınca yerine getirmesi gereken görevi, özel teşebbüsün
gelişmesini sağlayacak doğrultuda ekonomik ve sosyal politikalar uygulamak,
özel teşebbüse güvenli çalışma ortamı sağlamaktır. Yasakoyucu, devletin
üstlendiği görevleri ve istenilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmesi için
ulusal ekonomiyi zarar tarzındaki ödemelerden arındırma yetkisini kullanmasını
siyasal ve ekonomik bir zorunluluk olarak kabul etmektedir. Devlet, bu amacı
gerçekleştirme yönünde milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun
olarak anayasal sınırlar içinde kimi düzenlemeler getirebileceği gibi bunları
değiştirmeye ve kaldırmaya da yetkilidir.
4733 sayılı Yasa'yla oluşturulan Tütün, Tütün
Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurulu'nun kuruluş amacı ve
görevleri sektörün ulusal ekonominin gereklerine uygun olarak düzenlenmesi ve
gelişmesi için çalışmalar yapmaktır. Bunun sağlıklı olarak gerçekleştirilmesi
için Kurul, bu Yasa'nın kendisine verdiği görevleri yerine getirirken görev
alanı ile ilgili konularda gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, tütün, tütün
mamulleri ve alkollü içkiler piyasasında mal veya hizmet üreten, pazarlayan,
satan gerçek ve tüzel kişilerle, bunların her türlü birliklerinden isteyebilir.
Bu nedenle düzenleme 48. maddenin amaç ve ruhuna aykırı değildir.
Anayasa'nın 167. maddesinde ise Devlete para, kredi,
sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı
ve geliştirici önlemleri alma görevi verilmiştir. Devletin, tütün, tütün
mamulleri ve alkollü içkiler piyasasının sağlıklı ve düzenli işlemesi için
oluşturduğu Kurulun görev alanı ile ilgili konularda piyasayla ilgili bilgi ve
belgelere gereksinim duyması yadsınamaz. Bu bilgilerin en doğru olarak piyasada
görev yapan kişi ve kuruluşlardan elde edilmesinin olanaklı olması nedeniyle,
Yasakoyucunun piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlamak amacıyla
yaptığı düzenlemede Anayasa'nın 167. maddesine aykırılık yoktur.
Bu nedenlerle kurala yönelik iptal isteminin reddi
gerekir.
C- 4733 Sayılı Yasa'nın 4. Maddesinin Beşinci ve
Yedinci Fıkralarının İncelenmesi
Başvuru dilekçesinde, Yasa ile oluşturulan kamu
kuruluşunda görev yapan üyeler ve personelin kamu görevlisi olmaları sebebiyle
görev tariflerinin ve maaşlar dahil haklarının yasayla belirlenmesi gerekeceği,
bu yetkinin devredilemeyeceği belirtilerek, başkan ve üyelerin haklarının geniş
çerçeve içinde Bakanlar Kurulunun belirlemesinin, personelin haklarının ise
Bakanlar Kurulu yönergesi içinde Kurulca belirlenmesinin Anayasa'nın 128.
maddesine, Kurul üyelerine tanınan maaş limitlerini kamu görevlilerinin üzerine
çıkaran düzenlemenin ise Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu savıyla iptali
istenilmektedir.
İptal davası açıldıktan sonra 12.06.2002 günlü, 4761
sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile Kurul başkan ve üyeleri ile personelinin aylık
ücretleri ile malî ve sosyal hak ve yardımlarının belirlenmesi konusunda yeni
düzenleme getirilmiştir. Bu yasal değişiklik 4733 sayılı Yasa'nın 4. maddesinin
beşinci ve yedinci fıkralarını yürürlükten kaldırdığından konusu kalmayan istem
hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
D- 4733 Sayılı Yasa'nın 6. Maddesinin İncelenmesi
1- Kuralın Anlam ve Kapsamı
İptali istenilen kural ile üretici tütünlerinin
alımı ve satımı, tütün mamullerinin üretimi ile tütün ve tütün mamulleri
konusunda hukuki düzenlemelere yer verilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasına göre, Türkiye'de üretilen
tütünlerin alım satımında yazılı sözleşme ve açık artırma yöntemleri
uygulanacak, yazılı sözleşme yapılarak üretilen tütünler dışında kalan üretici
tütünleri açık artırma ile satılacaktır. Böylece tütün üreticilerine, serbest
piyasa kurallarına göre tütünlerini gerçek değerleri üzerinden satma olanağı
sağlanmakta ve üreticilerin daha kaliteli ürün üretmeleri özendirildiği gibi,
aynı zamanda yazılı sözleşme ile üretim esası getirilmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasında ise, Türkiye'de tütün
mamulleri üretmek isteyenlerin yıllık üretim kapasiteleri tek vardiyada sigara
için iki milyar adet, diğer tütün mamulleri için 15 tondan az olmayan, tütün
hazırlama bölümleri dahil, tam ve yeni teknoloji ile tesis kurmaları gerektiği
belirtilmektedir. Bu şartları yerine getirenlere ürünlerini fiyatlandırma ve
satış yetkisi verilmektedir. İhraç amacıyla da olsa tütün ithali ancak üretim ihtiyaçlarıyla
sınırlı olarak tütün mamulleri üretenleri tarafından yapılacaktır. Ayrıca,
marka bazında yıllık iki milyar adet, diğer tütün mamulleri için yıllık en az
onbeş ton üretenlere aynı markadan serbestçe ithalat, fiyatlandırma ve satış
imkanı tanınmaktadır.
Öte yandan, her türlü tütün mamulleri ithalatı,
Türkiye'de belirli miktarda üretim yapanların yanında üretim tesisi olmayan ve
dolayısıyla sigara ve diğer tütün mamullerini yurt içinde üretmeyenlere de
tanınmaktadır. Tütün mamullerini yurt içinde üretmeyenlerce yapılacak sigara ve
diğer tütün mamullerinin ithalatı, fiyatlarının belirlenmesi ve yurt içinde
pazarlanmasına ilişkin usul ve esasların ise Kurum'un önerisi üzerine Bakanlar
Kurulu'nca belirleneceği hüküm altına alınmaktadır.
Maddeyle, her türlü tütün ve tütün mamullerinin
ithalatında Kurum'dan uygunluk belgesi alma koşulu getirilmiştir. Böylece 6.
madde ile ülkemizde tütün mamullerini üretmek ve piyasaya sunmak isteyenlerin
uyması gerekli koşullar belirlenmekte, tütün ve tütün mamullerinin yurt içi ve
yurt dışı ticaretine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir. Ayrıca, 4619
sayılı Kanuna paralellik sağlanarak işlenmiş tütünün satılması amaçlanmaktadır.
Maddenin son fıkrasında, Türkiye'de tütün eksperliği
yapmak için aranan koşullar ve tütün eksperlerinin görevleri açıklanmaktadır.
Ülkemizde tütün eksperliği farklı bir uzmanlık alanı olarak kabul edilmiş ve
uygulamada tütün eksperleri görev almıştır. Madde ile tütün eksperliği,
eksperlerin yapabileceği işler ile eksper olmayanların yapamayacakları işler
düzenlenmektedir.
2- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Dava dilekçesinde, 6. maddeyle getirilen düzenleme
ile tütünlerin alım satımı, mamullerin üretimi ve tabi tutulan ticarî rejim
alanındaki sıkı kayıt ve müdahalenin girişim özgürlüğünü ölçüsüz ve üretenler
aleyhine sınırladığı ve yabancı piyasa yapıcılarına, tekellere kolaylık
sağlandığı, sözleşme esasına bağlanmamış, açık artırma yöntemiyle alıcı
bulamayan tütünler için herhangi bir düzenleme olmadığı, tarımın yurt düzeyinde
dengeli ve uyumlu gelişmesi amacının gözetilmediği, Anadolu tütün üreticisinin
tasfiyesinin amaçlandığı ileri sürülerek kuralın Anayasa'nın 2., 5., 13., 45.,
48., 166. ve 167. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istenilmektedir.
Genelde, tütün bitkisinin özelliği nedeniyle tütün
tarımı diğer tarımsal ürünlere göre daha fazla müdahaleci politikalarla karşı
karşıyadır.
4733 sayılı Yasa ile tütünün alımı,satımı ve dış
satımı ile tütünlerin üretimi, fiyatlandırılması, satışı gibi konularda sektör
tümüyle serbest rekabete açılmaktadır. Kaliteli tütün üretiminin özendirilmesi
ve serbest piyasa koşullarında tütünlerin gerçek değerlerinin üzerinden
satılması olanağının sağlanması açısından, üretici tütünlerinin sözleşme
esasının yanı sıra açık artırma yöntemiyle satılması öngörülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin
sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmektedir. Sosyal hukuk devleti de insan
hak ve özgürlüklerine saygı gösteren, birey ve toplum arasında denge kuran,
özel girişimciliğin güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayan,
işsizliği önleyici ve ulusal gelirin adaletli biçimde dağılmasını sağlayacak
önlemleri alan devlettir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, kişinin temel hak ve
özgürlüklerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak
surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın
maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya
çalışmak, devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış, Anayasa'nın 45.
maddesiyle de tarımsal üretim planlamasını yapma görevi Devlete verilmiştir. Bu
bağlamda Yasa'nın 6. maddesiyle tütün üretiminde kalitenin özendirilmesi, buna
bağlı olarak yatırım ve istihdamın sağlanması hedef alınmış, kaliteli üretimin
teşviki için yasayla kimi yöntemler getirilmiştir.
Anayasa'nın 48. maddesinin ikinci fıkrasına göre,
Devletin özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara
uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak
önlemleri alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Dava konusu kuralla tütün
alım-satımı, mamullerin üretimi ve ticareti konusunda bir takım kayıt ve
esaslar getirilmekte, tütün tarımı ve ticareti yasal kayıtlara bağlanmaktadır.
Anayasa'nın 166. maddesi ile ekonomik, sosyal ve
kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve
uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirmesini
yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlama ve bu amaçla gerekli örgütü
kurma, görev olarak Devlete verilmektedir. Ancak, aynı maddenin ikinci fıkrasında,
planda milli tasarrufu ve üretimi artırıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici
tedbirlerin öngörüleceği, kaynakların verimli şekilde kullanılmasının hedef
alınacağı belirtilmektedir. Anayasa'nın 167. maddesiyle de, piyasanın denetimi
açısından Devlete para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve
düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alma görevi
verilmektedir. Yasa'nın 6. maddesiyle yapılan düzenlemenin amacının,
Anayasa'nın 166. maddesi uyarınca Devlete verilen planlama görevi gereği,
kaliteli tütün üretiminin teşviki ve serbest piyasa koşullarında tütünün gerçek
değeri üzerinden satılmasını sağlama olduğu anlaşılmaktadır. Devletin her ne
şekilde olursa olsun üretimin satışını garanti altına alması düşünülemez. Böyle
bir görevin Anayasa'nın 167. maddesi kapsamında değerlendirilmesi de mümkün
değildir.
Öte yandan, Yasa'nın 6. maddesiyle Türkiye'de tütün
mamulleri üretmek isteyenlerin yıllık üretim kapasitesi tek vardiyada sigara
için iki milyar adet,diğer tütün mamulleri içinse on beş tondan az olmayan
tütün hazırlama bölümleri dahil entegre tesisler kurmalarının şart olduğu
belirtilmiştir. Bu üretim miktarına ulaşanların aynı markadan olmak üzere
serbestçe ithalat yapabilecekleri, fiyatlandırıp satabilecekleri, üretim
miktarına ilişkin bu şartları yerine getirmeyenlerce yapılacak ithalata ait
koşulların ise Kurumun önerisi üzerine Bakanlar Kurulu'nca belirleneceği, tütün
ve tütün mamullerinin ithalatında Kurum'dan uygunluk belgesi alınacağı
öngörülmüştür. Türkiye'de tütün mamullerini üretmek ve satmak isteyenlere
Kurumdan üretim satış ve/veya uygunluk belgesi alma şartı getirilmiştir.
Yasayla tütün ithali, esas olarak Türkiye'de belli
kapasitede tütün mamulü üretim tesisi kuranlara tanınmaktadır. Bu düzenlemenin
istihdam sağlayıcı özelliğinin bulunması, yasada belirlenen şartları taşıyan
yerli, yabancı herkese ayırım yapılmadan bu olanağın tanınması, Bakanlar
Kurulu'nun belirleyeceği esaslar çerçevesinde tütün mamulü üretmeyenlere de
ithal izni verilebilmesi nedeniyle tekelleşme ve kartelleşme olanaklı
görünmemektedir.
Açıklanan nedenlerle iptali istenilen kural,
Anayasa'nın 2., 5., 7., 45., 48., 166., 167. maddelerine aykırı değildir. İptal
isteminin reddi gerekir.
İptali istenilen kuralın Anayasa'nın 13. maddesiyle
ilgisi görülmemiştir.
Ayrıca, 4733 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan "tam ve yeni teknoloji ile" ibaresi 30.7.2003 günlü, 4964
sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle "entegre" olarak değiştirildiğinden konusu
kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi
gerekir.
E- 4733 sayılı Yasa'nın 9. maddesinin A bendinin (1)
ve (2) numaralı alt bentlerinin İncelenmesi
Başvuru dilekçesinde, Kurul üyeleri ve personel ile
bunların yakınlarının yapamayacakları işlerin, görev ve sorumluluklarının yasa
yerine yönetmelikle düzenlenmesinin Anayasa'nın 6., 123. ve 128. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Yasa'nın 9. maddesinde, yönetmelikle düzenlenecek
konular açıklanmaktadır. İptali istenilen (A) bendinin (1) numaralı alt bendinde,
Kurulun çalışma usul ve esasları ile Kurul üyeleri, Kurum personeli ile
bunların yakınlarının yapamayacakları işler, (2) numaralı alt bendinde ise,
Kurumun hizmet birimleri ile bunların görev ve sorumluluklarının, kadro
unvanları, sayıları ve kurum personelinin emeklilik statülerinin Kurulun
önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle
düzenleneceği belirtilmektedir.
Tütün, Tütün Mamulleri, Alkollü İçkiler Piyasası
Düzenleme Kurulu, yasayla kurulmuş kamu tüzel kişisidir. Kurul üyeleri ve Kurum
personeli ile yakınlarının yapamayacakları işler, görev ve sorumlulukları
yönetmelikle belirlenmiş, uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların
düzenlenmesi ise yürütmeye bırakılmıştır.
Ayrıca, 4733 sayılı Yasa'nın "Kurulun çalışma esas
ve görevleri" başlığını taşıyan 3. maddesinde, Kurulun görev ve yetkileri oniki
bent halinde düzenlenmektedir. Yasa'nın 4. maddesiyle de Kurumun hizmet
birimleri ile personelinin statüsü ve özlük haklarına ilişkin düzenleme
getirilmektedir. Kurum hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin
idarî hizmet sözleşmesi ile sözleşmeli olarak istihdam edilen personel eliyle
yürütüleceği, Kurum personelinin ücret ve malî haklar dışında 657 sayılı Devlet
Memurları Yasasına, ayrıca, Kurul başkanı ve üyeleri ile kurum personelinin
ise, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Yasasına tabi olduğu
belirtilmektedir. Kurum personelinin ücret ve malî haklar dışında 657 sayılı
Yasa'ya tabi kılınmasında, yakınlarının yapamayacakları işlerin ise yönetmelikle
düzenlenmesinde Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık yoktur.
4733 sayılı Yasa'nın 9. maddesinin A/1 bendine
yönelik iptal isteminin reddi gerekir.
İptali istenilen kuralın Anayasa'nın 6. maddesiyle
ilgisi görülmemiştir.
Başvuru dilekçesinde, Yasa'nın 9. maddesinin A
bendinin 2 numaralı alt bendinde, Kurumun hizmet birimleri ile bunların görev
ve sorumluluklarının yönetmelikle düzenlenmesine ilişkin kuralın Anayasa'nın
6., 123. maddesinin birinci fıkrası ve 128. maddesinin ikinci fıkrasına
aykırılığı savıyla iptali istenilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
Hakkında 2949 sayılı Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi yasaların
Anayasaya aykırılığı konusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere
dayanmak zorunda değildir. Taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçe ile de
Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle konu Anayasa'nın 7. maddesi
yönünden de incelenmiştir.
Yasayla düzenleme ilkesi, düzenlenen konudan yalnız
kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesi değil, bunların yasa metninde
kurallaştırılmasıdır. Kurallaştırma ise, düzenlenen alanda temel ilkelerin
konulmasını ve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade eder. Ancak bu koşulla
uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi yürütme organının
takdirine bırakılabilir.
Anayasa'da yasayla düzenlenmesi öngörülen konularda,
yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi
olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve
bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar dışında,
yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, yasa ile yürütmeye genel nitelikte kural
koyma yetkisi verilemez.
Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir yasa
kuralının Anayasa'nın 7. maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri koyması
çerçeveyi çizmesi, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yürütmenin düzenlemesine
bırakmaması gerekir.
Anayasa'nın 123. maddesinin birinci fıkrasında,
idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği
belirtilmektedir. Maddenin gerekçesinde, "İdarenin kuruluş ve görevlerinin
kanunla düzenleneceği ilkesinin bir sonucu olarak, kamu tüzel kişilerinin de
ancak kanunla veya kanunun açık yetki vermesi halinde idarî işlemle
kurulabileceği öngörülmektedir" denilmektedir. 4733 sayılı Yasa'yla oluşturulan
Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu idarenin
bütünlüğü içinde, yasayla kurulmuş kamu tüzel kişisidir. Kurumun hizmet
birimlerinin de idarenin kanunîliği ilkesi gereğince yasayla kurulması
gerekirken yönetmelikle düzenlenmesi Anayasa'ya aykırılık oluşturur.
Öte yandan, Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci
fıkrasına göre, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri,
atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri
ve diğer özlük işleri yasayla düzenlenir. Memurların görev ve sorumlulukları
ile kadro ihdasının, mutlaka yasayla yapılması önemli bir güvencedir. 4733
sayılı Yasa'nın 4. maddesinde Kurum hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli
görevlerin, hizmet sözleşmesi ile istihdam edilen personel eliyle yürütüleceği
hükme bağlanmakla birlikte, idari hizmet birimlerinin nelerden oluşacağı, görev
ve yetkilerinin kapsamı ve niteliği hakkında her hangi bir düzenleme
yapılmamış, hizmet birimlerinin görev ve sorumlulukları, kadro unvan ve
sayıları ile kurum personelinin emeklilik statülerinin belirtilmesi açısından
durumlarına ilişkin düzenleme yasayla yapılmayıp yönetmeliğe bırakılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 4733 sayılı Yasa'nın 9. maddesinin
A bendinin (2) numaralı alt bendi, Anayasa'nın 7., 123. maddesinin birinci
fıkrası ve 128. maddesi ikinci fıkrasına aykırıdır. Kuralın iptali gerekir.
İptali istenilen kuralın Anayasa'nın 6. maddesiyle
ilgisi görülmemiştir.
F- 4733 sayılı Yasa'nın Geçici 1. Maddesinin (B)
Bendinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Yasa'nın Geçici 1. maddesinin (B)
bendinin iptali istenilmekte ise de, iptal gerekçesinden bu bendin tümünün
değil, tütün destekleme alımlarının kaldırılmasının dolayısıyla maddede geçen
"2002 ve müteakip yıllar tütün ürünü için destekleme alımı yapılamaz" hükmünün
iptalinin istendiği, bu hükmün iptal edilmesi durumunda da teknik olarak aynı
paragrafta yer alan "2000 ve 2001 yılı ürünü" ibaresi ile, 2. ve son
paragrafının da iptal edilmesi gerekeceği ileri sürülmektedir.
Yasa'nın Geçici 1. maddesinin (B) bendinde, 2002 ve
devam eden yıllar için tütün destekleme alımının yapılamayacağı öngörülmekte,
devamında 2000 ve 2001 yılı ürünü tütünlerin nasıl alınacağı, alımlara ilişkin
denetimin Yüksek Denetleme Kurulunca yapılacağı, 4733 sayılı Yasa'nın 12.
maddesi hükmü ile 9.5.1969 gün ve 1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Yasası
yürürlükten kaldırılmakla, 4733 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinin (B) bendi
uyarınca atıfta bulunulan hükümlerin uygulanmasına devam edileceği, buna göre
1177 sayılı Yasa'nın ekindeki cetvelde belirtilen ilçeler dışında 2000 ve 2001
yılı için tütün üretimi yapanlara verilecek cezanın, hapis ve para cezası
olarak düzenleneceği, 1177 sayılı Yasa'da da yer alan fide veya tütünlerin
sökülüp yok edilmesinin yaptırıma bağlanacağı, ayrıca, 2001 yılı ürünü kampanya
döneminin bitimine kadar yürürlükten kaldırılan 1177 sayılı Yasa'nın belirtilen
hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı belirtilmektedir.
Anayasa'nın 45. maddesi tarım, hayvancılık ve bu
üretim dallarında çalışanların korunmasına ilişkin olup, Devlete hem tarım
arazisinin varlığını koruma, hem de tarımla uğraşanların yaşam düzeyini
yükseltme ödevi yüklemektedir.
Anayasa'nın 166. maddesi ise planlamaya ilişkin
olup, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmanın bir plan çerçevesinde
gerçekleştirilmesi ilke olarak kabul edilmekte, ayrıca, planlamanın ülke
kaynaklarının değerlendirilip verimli kullanılmasını sağlayacak, ekonominin tüm
sektörleri ile ülke bütününde dengeli ve uyumlu gelişmeyi sağlamaya yönelik
biçimde yapılacağı, planlarda millî tasarrufu artırıcı, yatırımı, istihdamı
geliştirici ve yatırımları toplum yararına yöneltici önlemlere öncelik
verileceği belirtilmektedir.
Devletin tarımda ekonomi politikalarından birisi de
destekleme alımlarıdır. Devlet, tütün üreticilerini desteklemek amacıyla
yaptığı alımların millî ekonomiye olumsuz etkileri nedeniyle tarımdaki
politikasını değiştirmekte, dengeli, planlı üretim amacıyla yazılı sözleşme ve
açık artırma yöntemlerini getirmektedir. Destekleme alımı yerine doğrudan gelir
desteği uygulanmakla, üreticinin korunması açısından 2001 yılı ürünü için
destekleme alımının sürdürülmesinin öngörülmesinde Anayasa'nın yukarıda sözü
edilen kuralına aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel
ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla yasakoyucunun hangi tür eylemlerin suç
sayılacağına, bunların ne ölçülerde ceza yaptırımıyla karşılanacağına,
ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak nelerin kabul edileceğine ilişkin takdir
yetkisi bulunmaktadır.
Yapılan açıklamalardan Tütün bitkisi
yetiştirilmesinin Devlet denetimine alınması amacıyla Devletin belirlediği ekim
alanlarıyla sınırlanması, diğer ekim sahalarında ekilmesinin suç sayılarak ceza
yaptırımına bağlanması bu konudaki denetim mekanizmasının işletilmesine yönelik
olup, kamu yararı düşüncesine dayanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Yasa'nın Geçici 1. maddesinin
(B) bendi, Anayasa'nın 45., 166. dolayısıyla 2. ve 5. maddelerine aykırı
değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
3.1.2002 günlü, 4733 sayılı "Tütün, Tütün Mamulleri
Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması ile Tütün
ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 sayılı
Kanunda ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun"un 6. maddesinin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, 20.11.2003
gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
VI- SONUÇ
3.1.2002 günlü, 4733 sayılı "Tütün, Tütün Mamulleri,
Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması ile Tütün
ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 Sayılı
Kanunda ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun"un:
A- 2. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal
isteminin REDDİNE,
B- 3. maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinin
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,
C- 4. maddesinin beşinci ve yedinci fıkraları,
12.6.2002 günlü, 4761 sayılı Yasa'nın 20. maddesiyle uygulanma olanağını
yitirdiğinden, bu fıkralara ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR
VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
D- 6. maddesinin;
1- İkinci fıkrasında yer alan "... tam ve yeni
teknoloji ile ..." sözcükleri, 30.7.2003 günlü, 4964 sayılı Yasa'nın 12. maddesi
ile değiştirildiğinden KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER
OLMADIĞINA,
2- İkinci fıkrasının kalan bölümü ile diğer
fıkralarının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,
E- 9.
maddesinin (A) bendinin;
1- (1) sayılı alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına
ve iptal isteminin REDDİNE,
2- (2) sayılı alt bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna
ve İPTALİNE,
F- Geçici 1. maddesinin (B) bendinin;
1- Birinci paragrafının birinci tümcesi ve ikinci
tümcesinde yer alan "... 2000 ve 2001 yılı ürünü..." ibaresinin,
2- İkinci ve son paragraflarının,
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin
REDDİNE,
20.11.2003 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.