Danıştay 7. Daire K:2004/336, E:2001/5169 Sayılı; Tebliğ edilen katma değer vergisi (kdv) tahakkukuna ve para cezasına ilişkin işleme karşı, gümrük başmüdürlüğüne süresi içinde yapılan itirazın karara bağlanması gerektiğinden; bu konuda yetkisi bulunmayan gümrük müdürlüğünce tesis edilen itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, bu husus irdelenmeksizin, esasının incelenmesi suretiyle sonuçlandırılmasında isabet bulunmadığı, konulu Karar
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE K:2004/336, E:2001/5169 SAYILI, 17.02.2004 TARİHLİ KARAR
Temyiz İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına ? Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf : ? Yatırım İthalat İhracat Sanayi ve
Ticaret Anonim Şirketi
Vekili : Av. ?
İstemin
Özeti: Davacı Şirket adına tescilli
7.12.2000 gün ve 1474 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşya ile
ilgili olarak yapılan tahmil ve tahliye ücretinin katma değer vergisi matrahına
dahil edilmesi gerektiğinden bahisle tahakkuk ettirilen katma değer vergisine
ve kesilen üç kat para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemi; 3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun "İthalatta matrah" başlıklı 21'inci
maddesinin (c) bendinde gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan
diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden
hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerin katma değer vergisi matrahına
dahil edileceği kuralının yer aldığı; olayda, gümrük beyannamesinin tescil
tarihinden sonra gerçekleştiği ihtilafsız olan tahmil ve tahliye işlemleri
karşılığı yapılan ödemenin, gümrük idaresince matraha ilavesiyle salınan vergi ve
kesilen üç kat para cezasının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle iptal eden ...
Vergi Mahkemesinin ... gün ve ... sayılı kararının; salınan vergi ve kesilen
cezanın yasaya uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın
Özeti: Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Suat Dursun'un Düşüncesi: Davacı Şirketçe,
kendisine tebliğ edilen katma değer vergisi tahakkukuna ve üç kat para cezası
kesilmesine dair işleme karşı, 4458 sayılı Gümrük Kanunun 242'inci
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ? Gümrükler Başmüdürlüğüne yapılan itiraz
hakkında, anılan Başmüdürlük yerine, yetkisiz ? Gümrük Müdürlüğünce verilen ve
dava konusu edilen karar hakkında, kararı tesis eden ? Gümrük Müdürlüğünün yetkili
olup olmadığı hususu irdelenmeksizin verilen kararda yasaya uygunluk
bulunmadığından, anılan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay
Savcısı Mukaddes Aras'ın Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp
vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler
karşısında anılan kararın bozulmasının gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi
mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden; 7.12.2000 gün ve 1474 sayılı
gümrük giriş beyannamesi ile ithal edilen emtia dolayısıyla yapılan tahmil ve
tahliye ücretinin katma değer vergisi matrahına ilavesi suretiyle, davacı
Şirket adına, katma değer vergisi tahakkuk ettirildiği ve üç kat para cezası
kesildiği; ek tahakkukun ve para cezası kararının, 7.12.2000 tarihinde anılan
firmaya tebliğ edildiği; 4458 sayılı Gümrük Kanunun 197'nci ve Gümrük
Yönetmeliğinin 881'inci maddeleri gereğince tahakkuk ettirilen katma değer
vergisi ve kesilen ceza teminata bağlanarak beyanname muhteviyatı eşyanın
davacı Şirkete teslim edildiği; davacı Şirketin, yapılan tahakkuka ve salınan
üç kat cezaya ilişkin işleme karşı, 11.12.2000 tarihinde ? Gümrükler
Başmüdürlüğüne itirazda bulunduğu; bu itirazın reddine ilişkin, ? Gümrük
Müdürlüğünün 10.1.2001 gün ve 03- sayılı kararının, 16.1.2001 tarihinde davacı
Şirkete tebliği üzerine bu kararın davaya konu edildiği anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 242'nci maddesinde,
yükümlülerin kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri için tebliğ tarihinden
itibaren onbeş gün içinde ilgili gümrük idaresine verecekleri bir dilekçe ile
düzeltme talebinde bulunabilecekleri; düzeltme taleplerinin ilgili gümrük
müdürlüğünce otuz gün içinde karara bağlanarak yükümlüye tebliğ edileceği;
kişilerin düzeltme taleplerine ilişkin kararlara, idari kararlara, gümrük
vergilerine ve cezalara karşı yedi gün içinde, kararı alan gümrük idaresinin
bağlı bulunduğu gümrük başmüdürlüğü nezdinde itirazda bulunabilecekleri; gümrük
başmüdürlüğüne intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak
ilgili kişiye tebliğ edileceği; gümrük başmüdürlüklerinin kararlarına karşı
işlemin yapıldığı gümrük müdürlüğünün bulunduğu yerdeki idari yargı mercileri
nezdinde dava açabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen hükümlere göre, gümrük vergileri
ile gümrük para cezalarında, idari davaya konu olabilecek işlem, verginin
tahakkukuna veya para cezasının kesilmesine ilişkin işlemler değil; vergi
tahakkukuna veya ceza kesme işlemine karşı, Gümrük Kanununun 242'nci maddesinde
öngörülen usullere göre yapılacak itiraz üzerine, yine aynı maddede yazılı
mercilerce tesis edilecek olumsuz işlemdir.
Öte yandan, anılan 242'nci maddede, gümrük vergisi
tahakkuklarına ve para cezası kararlarına karşı, ancak, gümrükler
başmüdürlüklerine itirazda bulunulabileceği, itirazları incelemeye ve karara
bağlamaya, bu mercilerin yetkili olduğu açıkça belirtilmiştir.
Olayda ise, davacı Şirketçe 7.12.2000 tarihinde tebliğ
edilen katma değer vergisi tahakkukuna ve üç kat para cezasına ilişkin işleme
karşı, Gümrük Kanununun 242'nci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca, ? Gümrükler
Başmüdürlüğüne süresi içinde yapılan itirazın Gümrük Kanunun açıklanan 242'nci
maddesi uyarınca, anılan Başmüdürlükçe karara bağlanması gerektiğinden; bu
konuda yetkisi bulunmayan ? Gümrük Müdürlüğünce tesis edilen itirazın reddine
dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın, bu husus irdelenmeksizin, davanın
esasının incelenmesi suretiyle sonuçlandırılmasında isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne ve
mahkeme kararının bozulmasına; bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek
kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından bu hususta
ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 17.2.2004 gününde oybirliği ile
karar verildi.
(DAN-KAR-DER; SAYI:5)