Danıştay 10. Daire K: 2004/448, E: 2001/427 Sayılı; Disiplin cezasına konu eylemler için uygulanacak yaptırım mevzuatta belirlenmiş olup, idari düzenlemeyle disiplin cezasının yanında aynı eylemden dolayı birde gelir mahrumiyetine yol açacak biçimde düzenleme getirilmesine olanak tanıyan bir yetki davalı idarelere tanınmadığı, konulu Karar
T.C. DANIŞTAY İDARİ DAVA
DAİRELERİ GENEL KURULU
01.04.2004
TARİHLİ ESAS NO:2001/427 KARAR NO :2004/448
Temyiz
İsteminde Bulunan (Davacı):…
Karşı Taraf
(Davalı): Maliye Bakanlığı
Savunmanın
Özeti: Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi … Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması
gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı … Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanununun 49
uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiç birisine
uymayıp, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve
yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte
görülmemektedir.
Açıklanan
nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı
düşünülmektedir.
İstemin Özeti:
Danıştay Onbirinci Dairesinin 20.03.2001 günlü, E:2000/10057, K:2001/529 sayılı
kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren
Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Dava, Arapgir
Malmüdürlüğü görevini vekaleten yürüten davacının Gelir İdaresi Geliştirme
Fonundan Yapılacak Ek Ücret Ödemesine İlişkin Usul ve Esasların 4. maddesinin
olumsuz sicil alanlara bir yıl süreyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125.
maddesine göre cezalandırılanlardan, uyarma cezası alanlara bir ay, kınama
cezası alanlara üç ay, aylıktan kesme cezası alanlara altı ay süreyle, kademe
ilerlemesinin durdurulması cezası olanlara, kademe ilerlemesinin durdurulması
süresince ek ücret ödemesi yapılmayacağı yolundaki (c) fıkrasının iptali
istemiyle açılmıştır.
Danıştay
Onbirinci Dairesinin 20.03.2001 günlü E:2000/10057, K:2001/929 sayılı kararıyla;
her ne kadar, anılan fıkranın tamamının iptali istemiyle dava açılmış ise de;
davacıya aldığı kınama cezası nedeniyle üç ay süre i1e ek ücret ödemesi
yapılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü
Kanununun idari işlem hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden
biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler
tarafından iptal davası açılabileceği yolundaki 2. maddesi hükmü karşısında
davacının söz konusu Esasların 4. maddesi (c) fıkrasının kınama cezası ile
ilgili kısmı dışındaki hükmünün iptalini istemesinde menfaati bulunmadığı,
Gelir İdaresi Geliştirme Fonundan Yapılacak Ek Ücret Ödemesine İlişkin Usul ve
Esasların 4. maddesinin (c) fıkrasında
yer alan ve kınama cezası alanlara üç ay süre ile ek ücret ödemesi
yapılamayacağına ilişkin düzenlemenin iptali istemi hakkında ise 213 sayılı
Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesiyle eklenen Ek 13. maddenin
1. bendinde Vergi Kanunlarının uygulanması, gelir idaresinin çağdaş bir yapıya
kavuşturulması, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Merkez ve
Taşra Teşkilatının geliştirilmesi, modernleştirilmesi ve Maliye ve Gümrük
Bakanlığı personelinin daha etkin ve verimli çalışmasını sağlamak gayesiyle
T.C. Ziraat Bankası nezdinde Gelir idaresi Geliştirme Fonu kurulduğunun
belirtildiği, aynı maddenin 3. bendinin (b) fıkrasında da, Maliye ve Gümrük
Bakanlığı personeline görevleri nedeniyle ve daha verimli çalışmasını sağlamak
gayesiyle yapılacak ek ödemeler ile vergi uygulamasında görevli gelir idaresi
personeline, vergi incelemesinde görevli personele ve Fonun kullanılmasına
ilişkin hizmetlerde görevlendirilen personele fazla mesai ve yolluk ödenmesinde
kullanılacağının hükme bağlandığı, 3418 sayılı Yasa ile Maliye ve Gümrük
Bakanlığı Personeline, Gelir İdaresi Geliştirme Fonundan yapılacak ücret
ödemelerine ilişkin yetkinin Bakanlar Kurulu'na verildiği yetkiye dayanılarak
Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan 06.08.1988 gün ve 88/13207 sayılı
Kararnamenin 1/1. maddesinin 2. paragrafında, kınama cezası alanlara altı ay
süreyle ek ücret ödemesi yapılamayacağı hükmüne yer verildiği, 26.12.1993 gün
ve 3946 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ek 13.
maddesi değiştirilerek yapılacak ek ödemelerin farklı miktarları ve ödemeye
ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanı tarafından tespit edileceğinin hükme
bağlandığı 01.07.1998 tarihinde yürürlüğe giren Gelir İdaresini Geliştirme
Fonundan Yapılacak Ek Ücret ödemesine İlişkin Usul ve Esasların 4. maddesinin
(c) fıkrasında, olumsuz sicil alanlara bir yıl süreyle, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 125. maddesine göre cezalandırılanlardan, uyarma cezası
alanlara bir ay, kınama cezası alanlara üç ay, aylıktan kesme cezası alanlara
altı ay süreyle, kademe ilerlemesi durdurulması cezası alanlara, kademe
ilerlemesinin durdurulması sürecinde ek ücret ödemesi yapılamayacağının belirtildiği,
bu itibarla, anılan düzenlemelere göre personele yapılan ödemelerin genel
bütçeden yapılan maaş ödemelerinin eklentisi niteliğinde olmadığı, ek
ödemelerin amacının verimli ve etkin çalışmayı teşvik etmek ve sağlamak olduğu
sonucuna varıldığı öte yandan, disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin
yürütülmesi ve kamu yararının devamlılığının sağlanması amacıyla kamu
görevlileri için görev, yetki ve sorumlulukları bakımından yasal olarak
düzenlenmiş yaptırımlar olduğu, disiplin cezalarının kamu hizmetlerinin en iyi
şekilde yürütülmesi, kamu yararının devamlılığı bakımından gerekli görüldüğü,
bu hizmetleri yürüten kamu görevlilerinin görev anlayışları, yetkileri ve
sorumlulukları kamu hizmeti ve hizmet gerekleri ile sınırlandırıldığı, bu
sınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezaları ile cezalandırılmalarının
öngörüldüğü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 124. maddesinde, kamu
hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin
ve yönetmeliklerin devlet memurları olarak emrettiği ödevleri yurt içinde ve
yurt dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları
yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık
derecesine göre, 125. madde de sıralanan disiplin cezalarından birinin
verileceği hükmünün yer aldığı anılan 125. madde de ise disiplin cezalarının
çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller sayılarak maddenin (B) bendinde
de kınama cezasının düzenlendiği buna göre disiplin cezalarıyla getirilen
müeyyidelerle sağlanmak istenen amacın, gelir idaresini geliştirme fonundan
yapılan ek ödemelerle güdülen amaç gibi, kamu personelinin daha etkin ve
verimli çalışmasını sağlayarak kamu hizmetinin rasyonel şekilde yerine
getirilmesi olması nedeniyle dava konusu düzenlemede mevzuata aykırılık
görülmediği gerekçesiyle, davanın, Gelir idaresinin Fonundan Yapılacak Ek Ücret
Ödemesine İlişkin Usul ve Esasların 4. maddesinin, (c) fıkrasında kınama cezası
ile ilgili hükmü dışındaki kısmının ehliyet yönünden reddine, kınama cezası
alanlara üç ay süreyle ek ödeme yapılmayacağına ilişkin kısmının ise esastan
reddine karar verilmiştir.
Davacı,
dava konusu işlemin yasal dayanağının olmadığını, tek bir fiilden birden fazla
ceza verildiğini belirterek kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.
Kararın,
dava konusu Esasların 4. maddesinin (c) fıkrasının kınama cezası ile ilgili
kısmı dışındaki hükmünün iptalini istemesinde davacının menfaatinin
bulunmadığına ilişkin kısmında hukuk ve usule aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu
Esasların 4. maddesinin (c) fıkrası yönünde ise;
26.12.1993
günlü, 3946 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunun
Ek 13. maddesinde Maliye Bakanlığı Personel Gelir idaresi Geliştirme Fonundan
yapılacak ek ödemeye ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı tarafından
tespit edileceğini hükme bağlamıştır.
Bu hükümle
personelin verimli çalışmasının sağlanması ve böylece kurumun üstlendiği kamu
hizmetlerinin daha iyi yürütülmesi amaçlanmıştır. Yasanın anılan hükmüne
dayanılarak Kurum personeline aylıkla birlikte verilen ek ödemeler genel
nitelikte olup, bu ödeme sadece belli bir başarı veya performans gösterenlere
değil aynı konumda olan personele, unvanları ve çalıştıkları yerin özelliği ile
işin niteliği göz önüne alınarak farklı oranlarda ödenmektedir.
657 sayılı
Kanunun ilgili maddelerinde işlenilen eyleme yine Yasada öngörülen disiplin
cezası verilmesi esası getirilmiştir. Bu cezalar arasında aylıktan kesme cezası
da bulunmaktadır.
01.07.1998
tarihinde yürürlüğe giren, Gelir idaresini Geliştirme fonundan yapılacak Ek
Ücret Ödemesine ilişkin Usul ve Esasların 4.maddesinin (c) bendinde "Olumsuz
sicil alanlara bir yıl sureyle, 657 sayılı Devlet Memurlara Kanunu'nun 125 nci
maddesine göre cezalandırılanlardan, uyarma cezası alanlara bir ay, kınama
cezası alanlara üç ay, aylıktan kesme cezası alanlara altı ay sureyle, kademe
ilerlemesinin durdurulması cezası alanlara kademe ilerlemesinin durdurulması
süresince ek ücret ödenmesi yapılmaz" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu
düzenlemeyle herhangi bir disiplin cezası alanlara ayrıca bir de atlıktan kesme
cezası niteliği taşıyan şekilde belli bir süre ek ödemeden yararlandırmama
yoluna gidilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Zira disiplin cezasına
konu eylemler için uygulanacak yaptırım mevzuatta belirlenmiş olup, idari
düzenlemeyle disiplin cezasının yanında aynı eylemden dolayı birde gelir
mahrumiyetine yol açacak biçimde düzenleme getirilmesine olanak tanıyan bir
yetki davalı idarelere tanınmamıştır. Bu durumda; dava konusu işlem ile
dayanağı düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamakta olup; davanın reddine ilişkin
temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan
nedenlerle Danıştay Onbirinci Dairesinin 20.03.2001 günlü, E:2000/10057,
K:2001/529 sayılı kararının; davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının
ONANMASINA, Gelir idaresini Geliştirme Fonundan Yapılacak Ek Ücret Ödemesine
İlişkin Usul ve Esaslara 4. maddesinin (c) fıkrasının kınama cezası alanlara
ilişkin kısmının BOZULMASINA, 01.04.2004 günü oyçokluğu ile karar verildi.