Danıştay 7. Daire K: 2004/1386, E:2001/5001 Sayılı; Mevzuata göre tayin edilen sürelerin, süre bildirimine ilişkin yazının tebliği tarihinden itibaren başlamasının, genel bir hukuk kuralı olduğu, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/1386, E:2001/5001 SAYILI,
20.05.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına Gebze Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf : ... Gemi Acentalığı Nakliyat ve Ticaret
Limited Şirketi
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı Şirket adına tescilli
20.10.2000 tarih ve 1595 sayılı deniz giriş manifestosu içeriği eşyanın eksik
olduğunun 21.10.2000 tarihli tutanakla tespiti üzerine, Gümrük Kanununun 237'nci
maddesi uyarınca kesilen gümrük para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin
işlemi; olayda, gemi yüküne ilişkin olarak verilen özet beyana nazaran emtia
noksanlığı olduğunun 21.10.2000 tarihli tutanakla tespiti üzerine, davacıya, bu
tarihten itibaren 6 ay süre verilerek eksikliğin ispatının istenildiği; verilen
süre içerisinde herhangi bir belge ibrazı suretiyle bu eksikliğin izah ve
ispatının yapılmadığından bahisle davaya konu para cezasının kesildiğinin
anlaşıldığı; istenen belgenin, mahreç liman acenteliğinden temin edilerek,
9.5.2001 tarihinde davalı Gümrük İdaresine verilmesi suretiyle eksikliğin
izahının yapıldığı, davalı İdareye noter tasdikli tercümesi sunulan ve Karadağ
Cumhuriyeti Denizcilik ve Gemicilik Bakanlığının imza ve mührünü taşıyan
19.4.2001 tarihli düzeltme manifestosunda, bahsi geçen yükün, söz konusu
gemideki yer yetersizliğinden dolayı eksik yüklendiğinin belirtildiği; bu
belgenin, eksikliğin ispatı amacıyla ibraz edildiğinin ve içeriğinin doğru
olduğunun kabulü icap ettiğinden, manifesto eksikliğinden söz edilemeyeceği;
idarece bu belgeye itibar edilmesi gerekirken, para cezası kesilmesinde yasal
isabet görülmediği gerekçesiyle iptal eden Kocaeli Birinci Vergi Mahkemesinin
13.11.2001 gün ve E:2001/284; K:2001/342 sayılı kararının; davacı Şirket adına
kesilen para cezasının yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği
savunulmaktadır.
Tetkik Hakimi Nurdane Topuz'un Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin
1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi
reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Emel Cengiz'in Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp
vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler
karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi
mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
4458 sayılı Gümrük Kanununun 237'nci maddesinin 1'inci
fıkrasında, 42 ila 45'inci madde hükümlerine göre taşıt araçlarının sahipleri,
kaptanları veya acenteleri tarafından gümrük idaresine verilen özet beyan veya
özet beyan olarak kullanılan ticari veya resmi belgelerdeki kayıtlı miktara
göre noksan çıkan kapların mahrecinden yüklenmemiş veya yanlışlıkla başka yere
çıkartılmış veya kaza ve avarya sonucunda yok olmuş veya çalınmış bulunduğu
gümrük idaresince belirlenecek süre içinde kanıtlanamadığı takdirde, bu noksan
kaplara ait eşyadan tarife pozisyonuna veya tarife pozisyonu tespit
edilemiyorsa cinsine ve türüne göre tarifede dahil olduğu faslın en yüksek
vergiye tabi pozisyonuna göre hesaplanacak gümrük vergisi kadar para cezası
alınacağı; Gümrük Yönetmeliğinin 'özet beyan hükümlerinin ihlali' başlıklı
869'uncu maddesinde, Gümrük Kanununun 42 ila 45'inci maddesi hükümlerine göre
taşıt araçlarının sahipleri, kaptanları veya acenteleri tarafından gümrük
idaresine verilen özet beyan veya özet beyan olarak kullanılan ticari veya
resmi belgelerdeki kayıtlı miktara göre noksan çıkan kapların, mahrecinden
yüklenmemiş veya yanlışlıkla başka yere çıkartılmış veya kaza ve avarya
sonucunda yok olmuş veya çalınmış bulunduğu 6 aylık süre içerisinde
kanıtlanamadığı takdirde, bu noksan kaplara ait eşyadan tarife pozisyonuna veya
tarife pozisyonu tespit edilemiyorsa, cinsine ve türüne göre, tarifede dahil
olduğu faslın en yüksek vergiye tabi pozisyonuna göre hesaplanacak gümrük
vergisi kadar para cezası alınacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı Şirket adına tescilli
20.10.2000 gün ve 1595 sayılı deniz giriş manifestosu içeriği eşyanın, verilen
özet beyana göre eksik olduğunun tespiti üzerine, Şirkete, 26.10.2000 gün ve
38883 sayılı yazıyla, tutanak düzenleme tarihi olan 21.10.2000 tarihinden
itibaren, 6 ay süre verilerek, bu noksanlığın izah ve ispatının istendiği; bu
yazının Şirkete 15.11.2000 tarihinde tebliğ edildiği, Şirketçe gümrük
kayıtlarına 9.5.2001 tarihinde intikal eden dilekçeyle, mahreç liman
acenteliğinden temin edilen 19.4.2001 tarihli manifesto düzeltme belgesi ibraz
edilerek, manifesto eksiklik takibinin kaldırılmasının talep edildiği; davalı
idarece, manifesto düzeltme belgesinin süresinde ibraz edilmediğinden bahisle,
söz konusu belge dikkate alınmayarak kesilen para cezasına vaki itirazın
reddine ilişkin işlemin, Mahkemece, yazılı gerekçeyle iptal edildiği
anlaşılmıştır.
Mevzuata göre tayin edilen sürelerin, süre bildirimine
ilişkin yazının tebliği tarihinden itibaren başlaması, genel bir hukuk
kuralıdır. Davacıdan, Gümrük Kanununun 237'nci ve Gümrük Yönetmeliğinin
869'uncu maddesi uyarınca eksik çıkan eşya ile ilgili olarak açıklama
istenilmesine ilişkin 26.10.2000 gün ve 38883 sayılı yazı, 15.11.2000 tarihinde
davacı Şirkete tebliğ edildiğine göre, 9.5.2001 tarihinde idarenin kayıtlarına
giren dilekçe ile yapılan izahat, verilen 6 aylık süre içinde yapılmış
bulunmaktadır.
Bu durumda, 6 aylık sürenin, eksikliğin tespitine
ilişkin tutanağın düzenlendiği tarihten başladığı, buna göre de süresi içinde
izahatta bulunulmadığından bahisle, davacı Şirket adına kesilen para cezasına
vaki itirazın reddine ilişkin işlemi, yazılı gerekçe ile iptal eden mahkeme
kararında, sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddine, 20.5.2004
gününde oybirliği ile karar verildi.