Danıştay 7. Daire K: 2004/1474, E:2001/2302 Sayılı; Vergi tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlem ile para cezası kesilmesine ilişkin işlemlerin ayrı ayrı işlemler olduğu ve iki işlem arasındaki ilişkinin birinin diğerinin matrahını oluşturmaktan ibaret bulunduğu; bu nedenle, itiraz edilmeksizin kesinleşen ve ödenen gümrük vergisi üzerinden kesilen para cezasına karşı açılan davada, işin esasının incelenmesi gerektiği, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/1474, E:2001/2302 SAYILI,
27.05.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: ... Donanım Yazılım Sanayi
ve Ticaret Anonim Şirketi
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına
Atatürk Havalimanı Gümrük Müdürlüğü Yeşilköy/İSTANBUL
İstemin Özeti : Atatürk Havalimanı Gümrük Müdürlüğünde
tescilli 27.10.1997 gün ve ... sayılı giriş beyannamesi muhteviyatı eşya
nedeniyle, davacı Şirket adına tahakkuk ettirilen ek gümrük vergisi ile katma
değer vergisi üzerinden hesaplanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin
işlemin iptali istemiyle açılan davayı; olayda ek gümrük vergisi ile katma
değer vergisi tahakkukuna vaki itiraz süresinde olmadığından bahisle
reddedildiğinden, davacı Şirket adına kesilen dava konusu para cezasında
isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İstanbul Üçüncü Vergi
Mahkemesinin 27.11.2000 gün ve E:2000/1681; K:2000/1752 sayılı kararının; ithal
konusu eşyanın beyan edilen pozisyonda yer aldığı ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği
savunulmaktadır.
Tetkik Hakimi Nurdane Topuz'un Düşüncesi: Olayda,
davalı İdarece tespit edilen pozisyon esas alınarak yapılan ek tahakkuka vaki
itirazın süresinden sonra olduğundan bahisle reddi üzerine söz konusu miktar
ödenmiş ise de; bu durum, vergi tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlem ile para
cezası kesilmesine ilişkin işlemlerin ayrı ayrı işlemler olması ve iki işlem
arasındaki ilişkinin birinin diğerinin matrahını oluşturmaktan ibaret bulunması
nedeniyle, para cezası kesme işlemine vaki itirazın reddine ilişkin işlemin
iptali istemiyle açılan işbu davada, dava konusu işlemin diğer unsurları
yönünden de hukuka uygunluğunun incelenmesine engel değildir.
Bu itibarla, aksi yolda verilen mahkeme kararının
bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında
belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince
verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın
bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi
mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Temyiz başvurusu; davacı Şirket adına tescilli
beyanname kapsamında ithali gerçekleştirilen eşyanın beyan edilen pozisyonda
yer almadığından bahisle, idarece saptanan pozisyona göre tahakkuk ettirilen
vergiler üzerinden kesilen para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işleme
karşı açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararının temyizen incelenerek
bozulması istemine ilişkindir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 51'inci
maddesinde, mükelleflerin ithalde beyan ettikleri matrahla, tahakkuk veya
inceleme yapanların veyahut tetkike yetkili kılınanların buldukları matrahlar
üzerinden hesaplanan vergi farkları hakkında, Gümrük Kanunu uyarınca gümrük
vergisindeki esaslar dairesinde ceza uygulanacağı, kurala bağlanmış; olay
tarihinde yürürlükte bulunan 1615 sayılı Gümrük Kanununun 146'ncı maddesinin
1'inci fıkrasında, kesin olarak yurda sokulacak eşya için yapılan beyan ile
muayene ve denetleme neticesinde; eşyanın tarife tatbikatına müessir cins, nevi
veya niteliğinde veya vergiye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde
aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan vergi ile muayene neticesine göre
alınması gereken vergi arasındaki fark %5'i aştığı takdirde, vergiden ayrı
olarak bu farkın 3 katına kadar para cezası alınacağı hükmü yer almıştır.
Olayda, İdarece saptanan pozisyon esas alınarak
yapılan ek katma değer vergisi ve gümrük vergisi tahakkukuna vaki itirazın
süreden reddi üzerine ek tahakkuka ilişkin tutar ödenmiş ise de, yukarıda
açıklanan Kanun hükümlerine göre, bu durum, vergi tahakkuk ettirilmesine
ilişkin işlem ile para cezası kesilmesine ilişkin işlemlerin ayrı ayrı işlemler
olması ve iki işlem arasındaki ilişkinin birinin diğerinin matrahını
oluşturmaktan ibaret bulunması nedeniyle, para cezası kesme işlemine vaki itirazın
reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan işbu davada, dava konusu
işlemin diğer unsurları yönünden de hukuka uygunluğunun incelenmesine engel
değildir.
Bu itibarla, Mahkemece, ithal konusu eşyaların beyan
edilen pozisyonda mı, yoksa idarece tespit edilen pozisyonda mı yer aldığı
konusunda yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, istemin
özeti bölümünde yazılı gerekçe ile davanın reddi yolunda verilen kararda isabet
görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne, mahkeme
kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek kararla
birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca
hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 27.5.2004 gününde oybirliği ile karar
verildi.