Danıştay 7. Daire K: 2004/1492, E:2001/1057 Sayılı; Gatt`ın vıı. Maddesinin uygulanmasına dair anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı; ancak, söz konusu yetki uyarınca davacıdan istenilen belgenin yalnızca konsolosluk onayının bulunmadığından bahisle, beyan edilen kıymeti yerine, aynı eşyanın satış bedelinin vergiye esas alınmasında isabet görülmediği, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/1492, E:2001/1057 SAYILI,
31.05.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına
Mersin Gümrük Müdürlüğü MERSİN
Karşı Taraf : ...Ticaret Denizcilik ve Nakliyat
Limited Şirketi
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti: Mersin Gümrük Müdürlüğünde tescilli
12.8.1998 gün ve ... sayılı gümrük giriş bayannamesi kapsamında ithal edilen
eşyanın kıymetinin düşük beyan edildiğinden bahisle yapılan ek gümrük vergisi
ve katma değer vergisi tahakkukuna vaki itirazın reddine dair işlemi; olayda,
davacı Şirketin ithal etmiş olduğu Beyrut-Lübnan menşeli sigara kağıdının
kıymetinin düşük bulunması üzerine, aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre ek
tahakkuk yapıldığının anlaşıldığı; Gümrük Tarifeleri Ticaret Genel
Anlaşmasının (GATT) VII'nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmaya İlişkin
Yönetmeliğinin 5'inci maddesinde, Yönetmeliğin 6 ila 12'nci maddelerinde yer
alan yöntemlerin sırasıyla uygulanması ve eğer eşyanın gümrük kıymeti, 7'nci
maddede belirtilen aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre belirlenecekse, bu
durumda, kıymeti belirlenecek eşya ile aynı ticari düzey ve yaklaşık aynı
miktarda satılan aynı eşyanın kıymetinin emsal alınması gerektiğinin
belirtildiği; olayda, davalı idarece satış bedeli yönteminden bir sonraki
yönteme geçilmesinin nedenleri ortaya konulmadan, aynı eşyanın satış bedeli
yöntemine göre işlem tesis edildiği; bu durumda, yapılan ek tahakkukta hukuka
uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden İçel İkinci Vergi Mahkemesinin
30.11.2000 gün ve E:2000/227; K:2000/605 sayılı kararının; dava konusu işlemin
hukuka uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Ayşegül Şahin'in Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin
1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi
reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Mukaddes Aras'ın Düşüncesi: Temyiz
başvurusu; davacı şirket adına tahakkuk ettirilen ek gümrük vergi ve resimleri
tahakkukuna vaki itirazın reddi yolundaki işlemi iptal eden mahkeme kararının
bozulması istemine ilişkindir.
1615 sayılı Gümrük kanununun 12.2.1994 tarih ve 21847
sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 3968 sayılı Kanunla değişik
65'inci maddesinde, ithal eşyasının gümrük vergisine esas kıymetinin,Gümrük
Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII.maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşma
hükümlerine göre tayin ve tespit olunacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda sözü edilen maddede ithal eşyasının gümrük
verisine esas kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII.
Maddesinin uygulanmasına Dair Anlaşma hükümlerine göre tayin ve tespit
olunacağı hükme bağlanmıştır.
Bakanlar Kurulunun 27.7.1993 tarih ve 1993/4690 sayılı
Kararıyla onaylanarak 27.8.1993 gün ve 21681 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII.Maddesinin Uygulanmasına
Dair Anlaşmanın 1-ila 7'inci maddelerinde gümrük kıymetinin tespitine ilişkin
kurallara yer verilmiştir. Anlaşmaya ilişkin Yönetmeliğin 5'inci maddesinde,
ithal eşyasının gümrük vergisine esas kıymetinin, bu Yönetmeliğin 6 ila 12'inci
maddelerinde yer alan yöntemlerin sırasıyla uygulanması yoluyla tayin ve tespit
olunacağı, bir yönteme göre belirlenemeyen kıymet için izleyen yönteme
geçileceği hükme bağlandıktan sonra, 6'ıncı maddede 'Satış bedeli Yöntemi',
7'inci maddede 'Aynı Eşyanın Satış Bedeli Yöntemi', 8'inci maddede 'Benzer
Eşyanın Satış Bedeli Yöntemi', 9'uncu maddesinde satış bedeli yöntemlerinin
uygulanmasına ilişkin esaslar 10'uncu madde 'İndirgeme Yöntemi', 11'inci
maddesinde 'Hesaplanmış Kıymet Yöntemi', 12'inci maddesinde de, 'Son Yöntem'e
ilişkin kurallara yer verilmiştir.
1615 sayılı Gümrük Kanununun 65'inci maddesinde
yapılan değişiklikle ithal edilen eşya kıymetinin yasada sırası ile öngörülen
yöntemlere göre belirlenmesi gerekmektedir.
Olayda davalı idarece,ithal edilen eşyanın kıymeti ile
ilgili olarak davacıdan istenilen ek bilgi ve belgelerin kabul edilmediğinden
bahisle, yürürlükteki yasal düzenleme ve yönetmelikte eşyanın gümrük vergisine
esas kıymetinin tespitinde ilk kural olarak öngörülen 'satış bedeli yöntemi'
uygulanmaksızın,aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre eşya kıymetinin
araştırılması sonucu tespit edilen kıymet esas alınarak ek tahakkuk yapılmışsa
da; davacıdan istenilen ek bilgi ve belgelerin kabul edilmemesi eşya kıymetinin
tespitinde satış bedeli yönteminin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğinden;
bu yöntem atlanarak,aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre eşya kıymetinin
araştırılması sonucu saptanan fiyatın ek tahakkuka esas alınmasında mevzuata
uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle,temyiz isteminin reddi ile
mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Temyiz başvurusu, davacı Şirket adına tescilli
12.8.1998 gün ve ... sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymet
farkı nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki
itirazı reddeden işlemi, yazılı gerekçeyle iptal eden mahkeme kararının
bozulması istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece, davacı
Şirket adına tescilli gümrük giriş beyanamesi kapsamı eşyanın kıymet yönünden
kontrolü neticesinde, beyan edilen kıymetin gerçekten ödenen veya ödenmesi
gereken kıymet olduğu hususunda yeteri kadar kanıtlayıcı bilgi bulunmadığı ve
emsallerine göre kıymetinin düşük olduğunun tespit edildiği belirtilerek, 'ihraç
ülkesi çıkış beyannamesi (konsolosluk tasdikli), kontrat, sipariş emirleri ve
ticari fatura''nın istenildiği; davacı Şirketçe,' ihraç ülkesi çıkış
beyannamesinin' konsolosluk tasdikli örneği yerine, noter tasdikli tercümesi
ile istenilen diğer belgelerin ibraz edildiği; idarece ise belgelerin yeterli
görülmeyerek, satış bedelinin, gerçekte ödenen bedel olduğunun ispat
edilemediğinden bahisle aynı eşyanın satış bedeline göre ek tahakkukun yapıldığı
anlaşılmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 1615 sayılı Gümrük
Kanununun 65'inci maddesinin 1'inci fıkrasında; ithal eşyasının gümrük
vergisine esas olan kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının
VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşma hükümlerine göre tayin ve tespit
olunacağı hükme bağlanmış; GATT'nın. VII Maddesinin Uygulanmasına Dair
Anlaşmaya İlişkin Yönetmeliğin 5'inci maddesinde, ithal eşyasının gümrük
vergisine esas alınacak kıymetinin, bu yönetmeliğinin 6 ila 12'inci
maddelerinde yer alan yöntemlerin sırasıyla uygulanması yoluyla tayin ve tespit
olunacağı, bir yönteme göre belirlenemeyen kıymet için izleyen yönteme
geçileceği; 19'uncu maddesinde de, gümrük kıymetinin tespiti ile ilgili olarak,
ithalatçının, beyannameye ekleyeceği kıymet bildirimini imzalamakla, beyanname
ve eklerinde yer alan bilgi, belge, tutanak ve raporları gerçeğe uygun, doğru
ve tam olarak beyan ettiğini, gümrük idaresince sonradan talep edilecek,
eşyanın gümrük kıymetinin tespiti ile ilgili ilave ve her türlü bilgi, belge,
tutanak ve raporları da ayrı sorumluluk bilinci içinde vereceğini, aksi halde
gümrük mevzuatı ve genel hükümlere göre cezaya muhatap tutulacağını kabul ve
taahhüt ettiği, bu maddelerde ve Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük
idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen
tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını
sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde
yorumlanamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bu düzenlemelerden, gümrük idaresinin, beyanın
doğruluğunu tespit amacıyla ithalatçılardan, her zaman her türlü belgeyi isteme
hak ve yetkisine sahip bulunduğu anlaşılmakla birlikte, Gümrük Kanununa göre
ibrazı bile zorunlu olmayan bir belgenin, salt konsolosluk tasdiki olmadığından
bahisle geçersiz kabul edilmesi hukuka uygun bulunulmamaktadır. Eğer idarenin
belgenin geçerliliği konusunda bir şüphesi mevcut ise, araştırmasını
derinleştirmesi ve bu kapsamda, ihracatçı ülke makamlarından resmi yollarla
bilgi alması da mümkündür.
Bu itibarla sadece 'ihraç ülkesi çıkış beyannamesi'
nin konsolosluk tasdikli olmaması sebebiyle, eşyanın satış bedeli yöntemi
terkedilerek, bir sonraki yöntem olan aynı eşyanın satış bedeli yöntemine
geçilmesinde isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine,
mahkeme kararının onanmasına, 31.5.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.