Danıştay 7. Daire K: 2004/1948, E:2003/1967 Sayılı; Eşya kıymetinin düşük beyan edildiğinin, idarece yapılan muayene ve denetleme sonucu değil, davacı şirketin bildirimi üzerine tespit edilmesi nedeniyle, para cezasının uygulanamayacağı, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE BAŞKANLIĞI KARARI
E: 2003/1967
K: 2004/1948
Temyiz
İsteminde Bulunan: … Kimya Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi
Vekili: Av …
Karşı Taraf: Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına Gebze Gümrük
Müdürlüğü
İstemin
Özeti: Davacı Şirket adına tescilli
18.7.2002 gün ve 19198 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın
kıymetinin düşük beyan edildiğinden bahisle, tahakkuk ettirilen ve itirazsız
ödenen katma değer vergisi tutarı üzerinden para cezası kesilmesine ilişkin
karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davayı;
dosyanın incelenmesinden, davacı Şirket adına tescilli beyanname ile ithali
gerçekleştirilen eşyaya ilişkin iskonto tutarının satıcıya ödenmediğinin ve
eşyanın gümrük kıymetine dahil edilmediğinin davacı Şirket tarafından
bildirilmesi üzerine tahakkuk ettirilen ve itirazsız olarak ödenen ek katma
değer vergisinin üç katı tutarında para cezası kesildiğinin anlaşıldığı; 4458
sayılı Yasanın 63'üncü
maddesine göre, prensip olarak, beyannamenin,tescilden sonra düzeltilemeyeceği,
ancak, tescilden sonra, eşyanın cins, nevi ve niteliği ile marka ve numaraları
dışında, beyannamede yer alan ağırlık, adet, ölçü yahut kıymet yönlerinden bir
ve daha fazla bilginin beyan sahibinin talebi üzerine düzeltilebileceği; ancak
bu düzeltme talebinin, eşyanın muayene edileceğinin bildirilmesinden,. idarece
bu yanlışlıkların tespit edilmesinden ve ayrıca eşyanın teslim edilmesinden
önce yapılacağının açık olduğu; olayda, eşyanın fiili ithali yapılıp
tesliminden sonra düzeltme talebinde bulunulduğundan, davacı Şirketin düzeltme
hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığı; bu durumda, davacı şirket adına
para cezası kesilmesinde yasal isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle reddeden
Kocaeli Vergi Mahkemesinin 4.6.2003 gün ve E:2003/63; K:2003/488 sayılı
kararının; kendiliğinden başvurularak katma değer vergisi ödenmesi durumunda
para cezası kesilemeyeceği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın
Özeti: İstemin redi gerektiği
yolundadır.
Tetkik
Hakimi Nazlı Yanıkdemir'in Düşüncesi:
Gümrük Kanununun 234'üncü
maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ceza uygulanabilmesi için, vergi farkının,
muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda ortaya çıkması
gerekir. Olayda ise, vergi farkı, davacı Şirketin dilekçesi üzerine ortaya
çıktığından davacı Şirket adına tesis edilen ceza
kesme işleminde isabet bulunmadığından, dava konusu
işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararında yasal isabet
bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile mahkeme
kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay
Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi:
Davacı şirket adına tescilli 18.7.2002 tarihli gümrük giriş beyannamesi
muhteviyatı eşyalara ait faturada belirtilen iskonto miktarının satıcıya
ödenmemesi sebebiyle eşyanın gümrük kıymetine dahil edilmediğinden bahisle tahakkuk
ettirilen katma değer vergisine bağlı olarak 4458 sayılı Gümrük Kanununun
234'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca alınan üç kat para cezası aleyhine
açılan davayı reddeden Kocaeli Vergi Mahkemesi kararının temyizen incelenerek
bozulması talep edilmektedir.
4458 sayılı Gümrek Kanununun 234'üncü maddesinin
1'inci bendinde, serbest dolaşıma, giriş rejimine veya bir geçici muafiyet
düzenlemesine tabi eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve
denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda, kıymeti üzerinden gümrük
vergisine tabi eşyanın beyan edilen kıymeti, muayene ve denetleme sonucunda bu
Kanunun 23 ila 31'inci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde belirtilen
kıymete göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa ait gümrük vergisinden başka
bu vergi farkının üç katı para cezası alınacağı, hükme bağlanmıştır. Aynı
kanunun 241'inci maddesinde ise, bu kanuna ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan
tüzük yönetmelik tebliğ ve talimatlarla getirilen şekil ve usullere aykırı
hareket edenlere 46.000.000 lira usulsüzlük cezası uygulanacağını hükme
bağlamıştır.
Dava konusu olayda, malın iskonto miktarının ithal
fiyatına eklenmediği, 'muayene veya denetlemede veya teslimden sonra kontrol
sonucunda' ortaya çıkmamış, bilakis mal sahibinin kendi beyanı üzerine ek
tarhiyat yapılmıştır.
Bu durumda, 234'üncü maddeye göre üç misli para cezası
değil 241'inci maddeye göre usulsüzlük cezası alınabilir.
Açıklanan sebeblerle, temyiz talebinin kabulü ile
aksine verilen Kocaeli Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği
düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Temyiz başvurusu; davacı Şirket adına tescilli
beyanname muhteviyatı eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle
tahakkuk ettirilen ve itirazsız ödenen katma değer vergisi tutarı üzerinden,
para cezası kesilmesi yolunda alınan karara vaki itirazın reddine dair işlemin
iptali istemiyle açılan davayı; istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle
reddeden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 231'inci maddesinin 2'nci
fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre para cezası verilmesinde ve bu cezaların
idari itiraz mercilerince hükme bağlanmasında, para cezasını gerektiren eylemde
bulunanların kasıtlı olup olmadıklarının aranmayacağı belirtilmiştir.
Öte yandan; anılan Kanunun 234'üncü maddesinin 1'inci
fıkrasının (b) bendinde, serbest dolaşıma giriş rejimine veya bir geçici
muafiyet düzenlemesine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene
ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda, kıymeti üzerinden gümrük
vergisine tabi eşyanın beyan edilen kıymeti, muayene ve denetleme sonucunda, bu
Kanunun 23 ila 31'inci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen
kıymete göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa ait gümrük vergisinden
başka bu vergi farkının 3 katı para cezası alınacağı hükme bağlanmış olup; bu
hükme göre, para cezası uygulanabilmesi için, vergi farkının, muayene ve
denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda ortaya çıkması gerekmektedir.
Olayda ise, söz konusu vergi farkının, davacı Şirketin, ihbar ve şikayet
dilekçesi üzerine ortaya çıktığı hususu sabittir. Bu bakımdan; Gümrük Kanununun
yukarıda anılan 234'üncü maddesi uyarınca, davacı Şirket adına para cezası
kesilmesinde yasaya uyarlık bulunmadığından, aksi yönde verilen mahkeme
kararında yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne, mahkeme
kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararla yargılama
giderleri de hüküm altına alınacağından bu konuda hüküm tesisine gerek
bulunmadığına, 22.6.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
AZLIK OYU
Temyiz başvurusu; ithal edilen eşyanın gümrük
vergisine esas değerinin hatalı beyan edildiğinin beyan tarihinden sonra davacı
tarafından gümrük idaresine bildirilmesi üzerine, hesaplanan katma değer
vergisi farkı üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234'üncü maddesinin 1'inci
fıkrasının (b) bendi uyarınca üç kat olarak kesilen para cezasına dair işlemi;
anılan bent hükmüne göre ceza kesilebilmesi için kıymet farkının gümrük
idaresinin muayene ve denetimi sonucunda tespit edilmesi gerektiği, oysa,
olayda, değerdeki noksanlığın davacının bildirmesi üzerine ortaya çıktığı
gerekçesiyle iptal eden vergi mahkemesi kararının bozulması istemine
ilişkindir.
Yukarıda sözü edilen bent hükmü, kıymeti üzerinden
gümrük vergisine tabi eşyanın beyan edilen kıymetinin, muayene ve denetleme
sonucunda noksan bulunması durumunda, bu noksanlığa ait gümrük vergisinden
başka, bu vergi farkının üç katı para cezası alınacağı yolundadır.
Suç, kişilerin kanunların amir hükümlerine aykırı
davranışta bulunmalarıdır. Gümrük vergisine esas kıymetin noksan bildirilmesi
de, Gümrük Kanununda suç olarak nitelendirilen kanuna aykırı davranıştır. Bu
nitelikteki suç, tüm unsurlarının tamamlandığı; yani, noksan beyanın yapıldığı
tarihte doğmuş bulunduğundan, ortaya çıkarılış biçimine bakılarak, suçun oluşup
oluşmadığına karar verilemez. Bu nedenle, yukarıda sözü edilen (b) bendi
düzenlemesinde geçen 'muayene ve denetleme' ibarelerine, suçun unsurları olarak
bakılması ve muayene ve denetleme olmadıkça, bentte sözü edilen suçun
oluşmayacağı sonucuna varılması, Ceza Hukuku ilkelerine uygun değildir.
Kaldı ki, ceza kararının dosyada bulunan örneğinin
incelenmesinden anlaşılacağı gibi, davacının bildirimi üzerine, gümrük
idaresince beyanname üzerinden yapılan inceleme sonucunda noksan beyan
saptandığından; olayda,suçun unsurlarından olmayan bu durumlar da
gerçekleşmiştir. Bu incelemenin davacının insiyatifi ile yapılması veya noksan
beyanın sehven gerçekleşmesi gibi hususlar, suçun manevi unsuru ile ilgilidir;
yani, kasıt unsurunu ortadan kaldırıcı etkenlerdir. Oysa, anılan Kanunun
231'inci maddesinin 2'nci fıkrasında yer alan hükme göre, para cezası
verilmesinde cezayı gerektiren eylemde bulunanların kasıtlı olup olmadıkları
aranmaz. Başka anlatımla; kasıt unsuru taşısın taşımasın, kanuna aykırı
davranışta bulunana para cezası kesilmesi kanun emridir.Öte yandan; dosyadan
davacı Şirketin dört ayrı zamanda, dört beyanname ile yapılan ithalat sırasında
satıcıya ödenmesi gereken iskonto bedelini gümrük vergisi matrahına dahil
etmediği anlaşıldığından,olayda kasıt unsuru da gerçekleşmiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddi ile aksi yolda
verilen mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
(DAN-KAR-DER; SAYI:6)