Danıştay 7. Daire K: 2004/2316, E:2003/1059 Sayılı; Fon payı tahakkukuna karşı idari itiraz yoluna gidilmemekle birlikte, idarenin, yükümlüleri idari itiraz yoluna sevk etmesi halinde, yanıltma halinin bulunduğunun kabülü gerekeceği; bu gibi durumlarda, gümrük vergisi ile birlikte fon payı tahakkukuna da itiraz edildiği ve idarece gümrük vergisine ilişkin itirazın karara bağlanarak fon payı hakkında karar vermemesi halinde, fon payı tahakkukuna vaki itirazın reddedildiğinin kabulü ve dava açma süresinin, gümrük vergisi tahakkukuna vaki itirazın reddine dair işlemin tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/2316, E:2003/1059 SAYILI,
29.09.2004
TARİHLİ KARARI
Kararın Düzeltilmesini İsteyen: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına Alsancak Gümrük Müdürlüğü İZMİR
Karşı Taraf : ...
Vekili : Av. Ahmet Çalık
İstemin Özeti : Davacı şirket adına tescilli 3.12.1992
günlü ve 2732 sayılı beyanname kapsamı eşya nedeniyle ek olarak toplu konut
fonu tahakkuk ettirilmesi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan
davayı; 1615
sayılı Gümrük Kanununda, gümrük vergi ve resimleri için öngörülen idari
itiraz yolunun fonlar hakkında uygulanması olanaklı bulunmadığından, fon
tahakkukunun tebliğinden itibaren süresi içerisinde dava açılması veya yetkili
mercie itirazda bulunulması gerekirken, 15.10.1993 tarihinde tebliğ edilen
işleme karşı, 11.2.1994 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu
gerekçesiyle reddeden İzmir Birinci Vergi Mahkemesinin 19.6.2000 gün ve
E:1999/452; K:2000/482 sayılı kararını idare mahkemesinin görevine giren dava
hakkında vergi mahkemesince karar verilmesinin görevsizlik nedeniyle hukuka
uygun bulunmadığı gerekçesiyle bozan Danıştay Yedinci Dairesinin 24.10.2002 gün
ve E:2000/5035;K:2002/3407 sayılı kararının; yasal süresinden sonra açılan davanın
süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülerek düzeltilmesi
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Suat Dursun'un Düşüncesi: Dava konusu
edilen fon, gümrük idaresince takip edilmekle birlikte, Gümrük Kanunu kapsamında
bir vergi ve resim niteliğinde bulunmayıp, ek bir mali yükümlülük olduğundan,
Gümrük Kanununda öngörülen idari itiraz prosedürünün fonlar hakkında
uygulanması mümkün değildir. Ancak, olayda, fon ve vergi aynı tahakkuk kağıdı
ile davacıya duyurulmuş olduğundan, davacının yanıltılması ve idari itiraz
yoluna sevk edilmesi söz konusudur.
Bu durumda, 15.10.1993 tarihinde tebliğ edilen fon
tahakkukuna ilişkin işleme karşı, Gümrük Kanunu hükümleri uyarınca gümrük
müdürlüğüne itiraz yoluna gidildiğinden, itirazın reddi üzerine 12.2.1994
tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, davanın süre aşımı
sebebiyle reddinde isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, kararın düzeltilmesi istemi kabul
edilerek dairemiz kararı kaldırıldıktan sonra, mahkeme kararının bozulması
gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı H. Hüseyin Tok'un Düşüncesi:
Uyuşmazlıkta, davacı şirket adına tahakkuk ettirilen Toplu Konut Fonunun
kaldırılması istemiyle açılan davanın süre aşımı yönünden reddine dair verilen
İzmir Birinci Vergi Mahkemesi kararını görev yönünden bozan Danıştay 7'nci
Dairesinin 24.10.2002 gün ve E:2000/5035, K:2002/3407 sayılı kararının davalı
idarece düzeltilmesine karar verilmesi istenilmektedir..
Uyuşmazlık konusu toplu konut fonunun vergi
mahkemelerinin görev alanını düzenleyen 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri,
İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun
6 ncı maddesinde belirtilen anlamda; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye
ve köylere ait vergi, resim ve harç ile benzeri mali yüküm olarak kabulü
olanaklı bulunmadığından, fon uyuşmazlıklarına ilişkin davaların görüm ve
çözümünün vergi mahkemelerinin görevine girmediği kabul edilmekle birlikte,
Danıştay Başkanlık Kurulunun 23.6.1999 gün ve E:1999/41, K:1999/42 sayılı;
Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 5.2.1999 gün ve E:1998/639,
K:1999/187 sayılı; Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 10.12.1999 gün
ve E:1999/244, K:1999/572 sayılı kararlarıyla, bir vergiye bağlı olarak
hesaplanan fonlarla ilgili davaların; vergiye ilişkin uyuşmazlık sonucu ortaya
çıkacak hukuki duruma bağlılığı, ayrıca, bu tür uyuşmazlıkların, gerek usul
ekonomisi, gerekse davaların farklı mahkemelerde görülmesinin uygulamada ortaya
çıkaracağı sakıncalar nedeniyle vergi mahkemelerince çözümlenmesine karar
verilmiş bulunması karşısında, uyuşmazlığa konu bu davanın da Vergi
Mahkemesince karara bağlanması zorunlu bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle karar düzeltme talebinin kabulü
ile Danıştay 7'nci Dairesince verilen bozma kararının kaldırılmasına karar
verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince, kararın
düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunun 54'üncü
maddesinin (c) fıkrasına göre uygun görüldüğünden, Dairemizce verilen
24.10.2002 gün ve E:2000/5035;K:2002/3407 sayılı karar ortadan kaldırıldıktan
sonra işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden, ithali gerçekleştirilen
eşyaların beyan edilenden farklı bir pozisyonda olduğundan bahisle, gümrük
vergi ve resimleri ile birlikte toplu konut fonu da tahakkuk ettirilerek
15.10.1993 tarihinde davacıya tebliğ edildiği; vergilerle birlikte fon payına itiraz
edileceği gösterilmek suretiyle davacının yanıltıldığı; davacı tarafından,
vergi ve fon ayrımı yapılmadan, tahakkukun tümüne karşı, 1615 sayılı Gümrük
Kanunu hükümleri uyarınca süresi içinde itiraz yoluna gidildiği; itirazın
gümrük vergi ve resimlere ilişkin kısmının, 3.12.1993 gün ve 360 sayılı İzmir
Gümrükleri Başmüdürlüğü kararıyla reddedildiği; fona ilişkin kısmı hakkında ise
herhangi bir karar alınmadığı; vergi ve resimlere ilişkin 3.12.1993 tarihli ret
işleminin 30.12.1993 tarihinde davacı şirkete tebliğ üzerine, 11.2.1994
tarihinde, fon tahakkukunun iptali istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu edilen fon, gümrük idaresince takip
edilmekle birlikte, Gümrük Kanunu kapsamında bir vergi ve resim niteliğinde
bulunmayıp, ek bir mali yükümlülük olduğundan, Gümrük Kanununda öngörülen idari
itiraz prosedürünün fonlar hakkında uygulanması mümkün bulunmamakla birlikte,
davacıya tebliğ edilen tahakkuk yazısında, fon ve vergi ayrımı yapılmadan
itiraz yolu öngörüldüğünden, olayda davacının yanıltılması hali söz konusudur.
Her ne kadar, fon tahakkuna vaki itiraz hakkında
gümrük idaresince tesis edilmiş bir işlem bulunmamakta ise de, davacı
tarafından yapılan itirazın vergi ve fonları kapsaması karşısında, gümrük vergi
ve resimlerine vaki itirazın reddine dair işlemin, fona karşı yapılan itirazı
da onuçlandıran bir işlem olarak kabulü gerekmektedir.
Bu duruma göre, itirazın reddine ilişkin işlemin
30.12.1993 tarihinde tebliği üzerine, 11.2.1994 tarihinde açılan davada süre
aşımı bulunmadığından, aksi yolda verilen mahkeme kararında isabet
görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne; mahkeme
kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine mahkemece yeniden verilecek kararla
birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca
hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 29.9.2004 gününde oybirliğiyle karar
verildi.