Danıştay 7. Daire K: 2004/2394, E:2004/982 Sayılı; Vergisi itirazsız kesinleşerek ödenen gümrük para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın, yalnızca, verginin ödenmiş olması nedeniyle reddedilemeyeceği; gümrük para cezasını gerektiren nedenlerin olayda bulunup bulunmadığı hususlarının da değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/2394, E:2004/982 SAYILI,
07.10.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: ... Dış Ticaret Danışmanlık
Limited Şirketi
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Ege
Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü
İstemin Özeti: Davacı Şirket adına tescilli 17.2.2000
tarih ve 1295 sayılı beyanname kapsamında, 8712.00.30.00.00 gümrük tarife ve
istatistik pozisyonunda, 'motorsuz bisikletler ve diğer motorsuz tekerlekli
taşıtlar (üç tekerlekliler dahil) -iki tekerlekli bisikletler' olarak beyan
edilen eşyanın, bünyesinde bulunan parçalardan üçüncü ülke menşeli olanların
kendi tarifelerindeki oranlara karşılık gelen gümrük vergisinin ödenmesi
suretiyle, serbest bölgeden ithalinin gerçekleştirilmesinin ardından, eşya
mamül kabul edilerek, CIF kıymetinden, Türkiye ve Avrupa Birliği menşeli
ürünlerin kıymetinin düşülmesi suretiyle bulunan kıymetine, anılan tarifenin 'diğer
ülkeler' sütunundaki vergi oranının uygulanması suretiyle ek olarak tahakkuk
ettirilen gümrük ve katma değer vergisinin üç katı tutarında kesilen gümrük
para cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle açılan
davayı; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234'üncü
maddesinin 1'inci bendinin (b) fıkrasında, muayene ve denetleme sonucunda,
beyan edilen kıymette noksanlık bulunduğunun tespiti halinde, noksanlığa ait
vergiden başka, bu verginin 3 katı tutarında ayrıca para cezası alınacağının
hükme bağlandığı; olayda da, yapılan gümrük ve katma değer vergisi ek
tahakkuklarının süresinde itiraz edilmeyerek kesinleştiğinin anlaşılması
nedeniyle, tesis edilen ceza kesme işleminde isabetsizlik görülmediği
gerekçesiyle reddeden İzmir Dördüncü Vergi Mahkemesinin 29.1.2004 günlü ve
E:2003/405; K:2004/22 sayılı kararının; vergi tahakkuklarına itiraz edilmemiş
olmasının, para cezası kararına karşı süresinde yapılan itirazın reddine dair
işlemin iptali istemiyle açılan davada, işin esasının incelenmesine engel
teşkil etmeyeceği; ayrıca, olayda ceza uygulanmasını gerektiren bir durum
bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği yolundadır.
Tetkik Hakimi Kadir Özkaya'nın Düşüncesi: Olayda,
İdarece ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergisi itiraz
edilmeyerek ödenmiş ise de, bu durum, vergi tahakkuk ettirilmesine ilişkin
işlem ile para cezası kesilmesine ilişkin işlemlerin ayrı ayrı işlemler olması
ve bu işlem arasındaki ilişkinin birinin diğerinin matrahını oluşturmaktan
ibaret bulunması nedeniyle, para cezası kesme işlemlerine vaki itirazın reddine
ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan işbu davada, dava konusu işlemlerin
diğer unsurları yönünden de hukuka uygunluğunun incelenmesine engel değildir.
Bu itibarla, aksi yolda verilen mahkeme kararının
bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi: İdare ve
vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi
için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci
fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu
maddeye yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz
edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Uyuşmazlık; davacı Şirket adına tescilli 17.2.2000
tarih ve 1295 sayılı beyanname kapsamında, 8712.00.30.00.00 gümrük tarife ve
istatistik pozisyonunda, 'motorsuz bisikletler ve diğer motorsuz tekerlekli
taşıtlar (üç tekerlekliler dahil) -iki tekerlekli bisikletler' olarak beyan
edilen eşyanın, bünyesinde bulunan parçalardan üçüncü ülke menşeli olanların
kendi tarifelerindeki oranlara karşılık gelen gümrük vergisinin ödenmesi
suretiyle, serbest bölgeden ithalinin gerçekleştirilmesinin ardından, eşya
mamül kabul edilerek, CIF kıymetinden, Türkiye ve Avrupa Birliği menşeli
ürünlerin kıymetinin düşülmesi suretiyle bulunan kıymetine, anılan tarifenin 'diğer
ülkeler' sütunundaki vergi oranının uygulanması suretiyle ek olarak tahakkuk
ettirilen gümrük ve katma değer vergisinin üç katı tutarında kesilen gümrük
para cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle açılan
davayı, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçe ile reddeden vergi mahkemesi
kararının temyizen incelenerek bozulması istemine ilişkindir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 51'inci
maddesinde, mükelleflerin ithalde beyan ettikleri matrahla, tahakkuk veya
inceleme yapanların veyahut tetkike yetkili kılınanların buldukları matrahlar
üzerinden hesaplanan vergi farkları hakkında, Gümrük Kanunu uyarınca gümrük
vergisindeki esaslar dairesinde ceza uygulanacağı, kurala bağlanmış; 4458
sayılı Gümrük Kanununun 234'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde de,
eşyanın tarife uygulamasını etkileyen cins, tür ve niteliklerinde veya
vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık
görüldüğü ve beyana göre hesaplanan gümrük vergisi ile muayene sonuçlarına göre
alınması gereken gümrük vergisi arasındaki fark %5'i aştığı takdirde, gümrük
vergisinden ayrı olarak, bu vergi farkının üç katı para cezası alınacağı hükme
bağlandıktan sonra, aynı Kanunun 242'nci maddesinin 3'üncü fıkrasında,
kişilerin, cezalara karşı yedi gün içinde kararı alan gümrük idaresinin bağlı
bulunduğu gümrük başmüdürlüğü nezdinde itirazda bulunabilecekleri, aynı
maddenin 7'nci fıkrasında ise, gümrük başmüdürlüklerinin kararlarına karşı,
idari yargı mercilerine başvurulabileceği öngörülmüştür.
Olayda, davacı Şirket adına ek olarak tahakkuk
ettirilen gümrük ve katma değer vergisi itiraz edilmeyerek ödenmiş ise de,
yukarıda açıklanan Kanun hükümlerine göre, bu durum, vergi tahakkuk
ettirilmesine ilişkin işlem ile para cezası kesilmesine ilişkin işlemlerin ayrı
ayrı işlemler olması ve iki işlem arasındaki ilişkinin, birinin diğerinin
matrahını oluşturmaktan ibaret bulunması nedeniyle, tesis edilen gümrük para
cezası kesme işlemine vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle
açılan işbu davada, dava konusu işlemin, diğer unsurları yönünden de hukuka
uygunluğunun incelenmesine engel değildir.
Bu itibarla, Mahkemece, olayda, gümrük para cezası
uygulanmasını gerektiren nedenlerin bulunup bulunmadığı, dava konusu işlemin
unsurları yönünden hukuka uygun olup olmadığı hususlarında yapılacak araştırma
sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, istemin özeti bölümünde yazılı
gerekçe ile davanın reddi yolunda verilen kararda isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulüne, mahkeme
kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek kararla
birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta hüküm
tesisine gerek bulunmadığına, 7.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.