Danıştay 7. Daire K:2004/2443, E:2004/1536 Sayılı; İtirazın, gümrük başmüdürlüklerince 30 gün içinde karara bağlanarak ilgilisine tebliğ edilmemesi halinde, idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu olan zımni ret işleminin oluşacağı, konulu Karar
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE K:2004/2443, E:2004/1536 SAYILI
14.10.2004
TARİHLİ KARAR
Temyiz İsteminde Bulunan: ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına
Erenköy Gümrük Müdürlüğü
İstemin Özeti : Davacı Şirket adına tescilli 11.12.2003
gün ve 106134 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalar nedeniyle,
ihtirazi kayıtla ödenen katma değer vergisine ilişkin tahakkuka vaki itirazın,
30 gün içinde cevap verilmemek suretiyle reddedildiğinden bahisle, zımni ret
işleminin iptali istemiyle açılan davada; olayda, davacı Şirket tarafından
yapılan itiraz hakkında, gümrük başmüdürlüğünce henüz bir karar
verilmediğinden; bu aşamada, idari yargıda dava konusu edilebilecek, kesin ve
yürütülmesi zorunlu bir işlem oluşmadığı gerekçesiyle, davanın, 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanununun 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendi
uyarınca reddi yolundaki İstanbul Döndüncü Vergi Mahkemesinin 2.3.2004 gün ve
E:2004/437; K:2004/640 sayılı kararının; yapılan itiraza gümrük müdürlüğünce 30
gün içinde bir cevap verilmesi gerektiği ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır.
Tetkik Hakimi Ergün Gökdam'ın Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin
1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi
reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi: İdare ve
vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi
için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci
fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu
maddeye yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz
edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Temyiz başvurusu; ihtirazi kayıtla ödenen katma değer
vergisine ilişkin tahakkuka vaki itirazın, 30 gün içinde cevap verilmemek
suretiyle zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davayı; idari
davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunmadığı
gerekçesiyle reddeden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 242'nci
maddesinin 1'inci fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen
gümrük vergileri için tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili gümrük
idaresine verecekleri bir dilekçe ile düzeltme talebinde bulunabilecekleri;
2'nci fıkrasında, düzeltme taleplerinin ilgili gümrük müdürlüğü tarafından 30
gün içinde karara bağlanarak yükümlüye tebliğ edileceği; 3'üncü fıkrasında,
kişilerin düzeltme taleplerine ilişkin kararlara karşı 7 gün içinde kararı alan
gümrük idaresinin bağlı bulunduğu gümrük başmüdürlüğü nezdinde itirazda
bulunabilecekleri; 4'üncü fıkrasında da, gümrük başmüdürlüklerine intikal eden
itirazların 30 gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği;
7'nci fıkrasında ise, gümrük başmüdürlüklerinin kararına karşı, işlemin
yapıldığı gümrük müdürlüğünün veya gümrük başmüdürlüğünün bulunduğu yerdeki
idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Yasa hükmüne göre; Gümrük Kanununda öngörülen
idari itiraz prosedürü tamamlanmadan idari yargı yoluna başvurulamayacağı gibi,
yükümlülerin itirazlarının, gümrük başmüdürlüklerince 30 gün içinde karara
bağlanarak ilgilisine tebliği de yasal bir zorunluluk olup, bu süre içerisinde
cevap verilmemesi halinde, idari itirazın zımnen reddedildiğinin kabulü
gerekmektedir. Bu durumda ise, idari davaya konu edilebilecek nitelikte kesin
ve yürütülmesi zorunlu olan işlemin oluşacağı açıktır. Aksi halde, idari
itirazın cevap verilmemek suretiyle sürüncemede bırakılması ve dolayısıyla, hak
arama özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğuracak uygulamaların ortaya çıkması
kaçınılmazdır.
Olayda, 13.1.2004 tarihinde yapılan itirazın, gümrük
başmüdürlüğünce, yasal süresi olan 30 gün içinde karara bağlanarak en geç
12.2.2004 tarihine kadar davacı Şirkete tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu tarih
itibarıyla cevap verilmemesi nedeniyle, idari davaya konu edilebilecek kesin ve
yürütülmesi zorunlu olan zımni ret işlemi oluşmuştur. Bu bakımdan, işin esası
incelenerek karar verilmesi gerekirken, aksi yolda verilen temyize konu kararda
hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, davalı idarenin 21.4.2004 tarihinde
mahkeme kaydına giren temyize cevap dilekçesinde, davacı Şirketin itirazının
29.1.2004 tarihli kararla reddedildiği ve bu kararın tebliği üzerine de, bu
işlemin iptali istemiyle davacı Şirket tarafından, İstanbul Altıncı Vergi
Mahkemesinin 2004/483 esas sayısında dava açıldığı belirtilmiş ise de, işbu
davanın açıldığı 1.3.2004 tarihinde dahi davacı Şirkete tebliğ edilmeyen söz
konusu gümrük başmüdürlüğü işlemine karşı ayrı bir dava açılmış olması, idari
davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikteki dava konusu
zımni ret işleminin iptali istemiyle ve usulüne uygun olarak açılan bu davanın,
reddedilmesine dayanak oluşturamaz.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne; mahkeme
kararının bozulmasına; bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararla birlikte
yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta hüküm tesisine
gerek bulunmadığına, 14.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.