Danıştay 7. Daire K: 2004/2707, E:2001/3614 sayılı; Dahilde işleme rejim kapsamında yapılan ihracata ilişkin çıkış beyannamelerinin sahte olduğu tespit edilmesinden sonra yapılan ek tahakkuk için Gümrük Kanunda öngörülen idari itiraz prosedürünün işletilmesi mümkün değildir. Amme alacağı kanunu uyarınca tesis edilen işlem için doğrudan dava yoluna başvurulması gerektiği; işlemi tesis eden makama yapılan düzeltme başvurusu, 2577 sayılı kanunun 11`ıncı maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceğinden, bu şekilde yapılan başvurudan sonra açılan davanın süresinde olmadığı, konulu kararı
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/2707, E:2001/3614 SAYILI,
02.11.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan:
...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : Başbakanlık
Gümrük Müsteşarlığı adına
Mersin Gümrük Müdürlüğü
İstemin Özeti : Davacı
Şirket tarafından 16.7.1998 gün ve D1-2461 sayılı dahilde işleme izin belgesi
kapsamında, işlendikten sonra yurt dışı edilmek üzere ithal edilen
hammaddelerin ihracına ilişkin gümrük çıkış beyannamelerinin sahte olduğundan
bahisle, anılan eşyalara ilişkin gümrük vergi ve resimlerinin tahsili amacıyla,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun
56'ncı maddesi uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan
davayı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7'nci
maddesini açıklayarak, olayda, 13.10.2000 tarihinde tebliğ edilen işlemin
iptali istemiyle, 30 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra, 21.2.2001
tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle süre aşımı yönünden
reddeden İçel Birinci Vergi Mahkemesinin 3.5.2001 gün ve E:2001/96; K:2001/319
sayılı kararının; yapılan idari başvuru üzerine açılan davanın süresinde olduğu
ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin
reddi gerektiği savunulmaktadır.
Tetkik Hakimi Çağlar Işık'ın
Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından,
temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Emel
Cengiz'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen
nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı
hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir
nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz
isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci
Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden,
davacı Şirket tarafından, 16.7.1998 gün ve D1-2461 sayılı dahilde işleme izin
belgesi kapsamında, işlendikten sonra ihraç edilmek kaydıyla ithal edilen
hammaddelerin ihracına ilişkin çıkış beyannamelerinin sahte olduğundan bahisle,
söz konusu eşyalara ilişkin gümrük vergi ve resimlerinin tahsili amacıyla, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 56'ncı maddesi uyarınca
tesis edilen işlemin 13.10.2000 tarihinde davacıya tebliği üzerine 23.10.2000
tarihinde Gümrük Müdürlüğüne düzeltme talebinde bulunulduğu; düzeltme talebi
hakkında süresinde cevap verilmemesi dolayısıyla oluşan zımni ret işleminin
iptali istemiyle, 21.2.2001 tarihinde açılan davanın, Mahkemece, süre aşımı
yönünden reddedildiği anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun
242'nci
maddesinin 1'inci fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen
gümrük vergileri için tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgili gümrük
idaresine verecekleri bir dilekçe ile düzeltme talebinde bulunabilecekleri
hüküm altına alınmıştır.
Olayda, ithalat sırasında
tahakkuk ettirilerek teminata bağlanan gümrük vergilerinin, hesaplanan kanuni
faizleriyle birlikte yedi gün içinde ödenmesi, aksi taktirde teminat mektubunun
irad kaydedileceği yolunda, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun 56'ncı maddesi uyarınca tesis edilen Gümrük Müdürlüğü işlemi,
Gümrük Kanunu kapsamında, düzeltme istemine konu edilebilecek nitelikte bir
işlem olmayıp, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
uyarınca tesis edilmiş olduğundan, bu işlem için 4458 sayılı Kanunda öngörülen
idari itiraz prosedürünün işletilmesi mümkün değildir. Üst makama değil, işlemi
tesis eden makama yapıldığından; anılan başvurunun, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanununun 11'inci maddesi kapsamında değerlendirilmesine de olanak
yoktur. Bu bakımdan; tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde doğrudan idari
yargı yerinde dava açılması gerekirken, 13.10.2000 tarihinde tebellüğ olunan
işlemin iptali istemiyle, davacı Şirket tarafından, yetkisiz makam olan gümrük
müdürlüğüne yapılan düzeltme talebinden sonra, 21.2.2001 tarihinde açılan
davayı süre aşımı yönünden reddeden mahkeme kararında isabetsizlik
görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz
isteminin reddine, kararın onanmasına; 20.600.000.- (Yirmimilyonaltıyüzbin)
lira maktu karar harcının temyiz edenden alınmasına, 2.11.2004 gününde
oybirliği ile karar verildi.
(DAN-DER; SAYI:109)