Danıştay 7. Daire K:2004/2710, E:2001/4532 Sayılı; Dahilde işleme rejimi kapsamında davacıdan teminat istenilmesi yolunda tesis edilen işlem 6183 sayılı kanun uyarınca değil, 4458 sayılı kanun uyarınca tesis edilmiş olup, ‘idari karar` niteliğinde olduğu konusunda kuşku bulunmayan bu işlem, aynı kanunun 242 maddesi uyarınca idari itiraz prosedürüne tabi olduğu, konulu Karar
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE K:2004/2710, E:2001/4532 SAYILI, 02.11.2004 TARİHLİ KARAR
Temyiz İsteminde Bulunan: ... Un Fabrikaları Sanayi ve
Ticaret Anonim Şirketi Karşı Taraf: Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına
Mersin Gümrük Müdürlüğü
İstemin Özeti : Davacı Şirkete ait 4.9.1998 gün ve
98/D1-3043 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında, işlendikten sonra
ihraç edilmek kaydıyla ithal edilen eşyalara ait asli ve feri kamu
alacaklarının garanti altına alınması amacıyla teminat istenilmesi yolunda
tesis edilen işleme vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan
davayı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
7'nci; 4458 sayılı Gümrük Kanununun
205 ve 242'nci maddelerini açıklayarak, dosyanın incelenmesinden, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca
teminat istenilmesi yolunda tesis ve tebliğ edilen işleme karşı davacı
tarafından, sırasıyla, Mersin Gümrük Müdürlüğü, Mersin Gümrükleri Başmüdürlüğü
ve Gümrük Müsteşarlığı nezdinde yapılan itirazların reddi üzerine işbu davanın
açıldığının anlaşıldığı; ancak, dava konusu işlemin, 6183 sayılı Kanun uyarınca
tesis edilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması sebebiyle, 4458
sayılı Kanunun 242'nci maddesinde düzenlenen itiraz prosedürüne tabi olmadığı,
bu sebeple, tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde dava konusu edilmesi
gerekirken, 18.5.2000 tarihinde tebliğ edilen işleme karşı, itiraz prosedürü
işletildikten sonra, 5.6.2001 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı
gerekçesiyle, süre aşımı yönünden reddeden İçel Birinci Vergi Mahkemesinin
12.7.2001 gün ve E.2001/321; K.2001/529 sayılı kararının; işlemin idari itiraz
prosedürüne tabi olması sebebiyle, itiraz üzerine tesis edilen işlemin iptali
istemiyle açılan davada süre aşımı bulunmadığı ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği
savunulmaktadır.
Tetkik Hakimi Çağlar Işık'ın Düşüncesi: Davacıdan
teminat istenilmesi yolunda tesis edilen, davaya konu işlem 6183 sayılı Kanun
uyarınca değil, 4458 sayılı Kanunun 202 ila 207'nci maddeleri arasında
düzenlenen hükümler doğrultusunda tesis edilen ve 4458 sayılı Kanunun 3'üncü
maddesinin 5'inci fıkrasında tanımı yapılan "idari karar" niteliğinde
bir işlem olduğundan, aynı Kanunun 242'nci maddesi uyarınca idari itiraza
tabidir. Bu sebeple mahkeme kararının gerekçesine katılmak mümkün değildir.
Ancak, İdari kararlara karşı 4458 sayılı Kanunun
242'nci maddesinin 3'üncü fıkrasına göre, 7 gün içerisinde doğrudan ilgili
başmüdürlüğe itiraz yoluna gidilmesi ve tesis edilecek işleme karşı dava
açılması gerekirken, olayda, önce gümrük müdürlüğüne, ardından başmüdürlüğe,
sonrasında Gümrük Müsteşarlığına itiraz edilerek açılan dava süresinde
olmadığından, mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi gerektiği
düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Emel Cengiz'in Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp
vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında,
anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile vergi
mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden, davacı Şirket tarafından,
4.9.1998 gün ve 98/D1-3043 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında,
işlendikten sonra ihraç edilmek üzere yurda getirilen ham maddelerin
işlendikten sonra ihraç edildiklerine dair çıkış beyannamelerinin sahte
olduğunun anlaşılması üzerine, eşyalara ait vergilerin garanti altına alınması
amacıyla, davacıdan teminat istenildiği ve aksi takdirde 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca işlem tesis
edileceğinin bildirildiği; söz konusu işlemin 18.5.2000 tarihinde tebliği
üzerine, davacı tarafından sırasıyla, 24.5.2000 tarihinde Mersin Gümrük
Müdürlüğüne, 5.7.2000 tarihinde Mersin Gümrükleri Başmüdürlüğüne ve 11.8.2000
tarihinde de Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığına itiraz başvurusunda bulunulduğu,
Gümrük Müsteşarlığının ret işleminin 14.5.2001 tarihinde tebliği üzerine de,
Mersin Gümrük Müdürlüğünün, teminat istenilmesi yolundaki 25.4.2000 gün ve
21004 sayılı işleminin iptali istemiyle, 5.6.2001 tarihinde dava açıldığı
anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 202'nci maddesinin 1'inci
fıkrasında, gümrük mevzuatı uyarınca, gümrük idarelerinin, gümrük vergilerinin
ödenmesini sağlamak üzere teminat verilmesini gerekli görmeleri halinde, bu
teminatın yükümlü veya yükümlü olması muhtemel kişi tarafından verileceği;
205'inci maddesinde, gümrük vergileri için kabul edilecek teminatlar ile
bunların değerlendirilmesinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu hükme bağlandıktan sonra, itirazlar
başlıklı 242'nci
maddesinin 3 ve 5'inci fıkralarında, kişilerin, düzeltme taleplerine
ilişkin kararlara, idari kararlara, gümrük vergilerine ve cezalara karşı yedi
gün içinde kararı alan gümrük idaresinin bağlı bulunduğu gümrük başmüdürlüğü
nezdinde itirazda bulunabilecekleri; ilk kararın alındığı gümrük idaresinin
gümrük başmüdürlüğü olduğu hallerde, bu karara karşı onbeş gün içinde Gümrük
Müsteşarlığına itiraz edilebileceği; hüküm altına alınmış; 3'üncü maddesinin
1'inci fıkrasının 5'inci bendinde ise, bağlayıcı tarife ve menşe bilgileri de
dahil olmak üzere, gümrük idaresinin, gümrük mevzuatı ile ilgili olarak belirli
bir konuda bir veya daha fazla kişi üzerinde hukuki sonuç doğuracak
tasarrufları, idari karar olarak tanımlanmıştır.
Mahkemece, Mersin Gümrük Müdürlüğünün, dahilde işleme
izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyalara ait asli ve fer'i kamu
alacaklarına karşılık teminat gösterilmesi, aksi takdirde 6183 sayılı Kanun
uyarınca işlem tesis edileceği yolundaki işlemi, 6183 sayılı Kanun uyarınca
tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olarak değerlendirilerek,
söz konusu işleme karşı idari itiraz yoluna başvurulmaksızın, doğrudan dava
konusu edilmesinin icap ettiği gerekçesiyle hüküm tesis edilmiş ise de; sözü
edilen işlemin, 6183 sayılı Kanun uyarınca değil, 4458 sayılı Kanunun 202'nci
maddesi uyarınca tesis edilen ve aynı Kanunun 3'üncü maddesinin 5'inci
fıkrasında tanımı yapılan "idari karar" niteliğinde olması ve
yukarıda değinilen 242'nci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca idari itiraza
tabi bulunması sebebiyle, Mahkemenin bu gerekçesine katılmak mümkün değildir.
Ancak, idari kararlara karşı, 4458 sayılı Kanunun 242'nci
maddesinin 3'üncü fıkrası hükmü uyarınca, tebliğinden itibaren yedi gün
içerisinde ilgili başmüdürlüğe itiraz edilmesi ve itiraz üzerine tesis edilecek
işleme karşı da, tebliğini izleyen günden itibaren, otuz günlük dava açma
süresi içerisinde dava açılması gerekirken; davacı tarafından, önce yetkisiz
makam olan gümrük müdürlüğüne düzeltme başvurusunda bulunarak, bu başvurunun
reddedilmesi üzerine, süresi sonra, sırasıyla, başmüdürlüğe ve Gümrük
Müsteşarlığına itiraz yoluna gidildiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmakla,
süresi geçtikten sonra yapılan söz konusu itirazlara verilen cevapların, dava
hakkı doğurması olanaklı bulunmadığından; bu nedenle incelenmeksizin reddi
gereken davada, açıklanan şekilde verilen kararda isabet mevcut değilse de;
temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, sonucu itibarıyla yerinde olan
temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddine;
20.600.000.- (Yirmimilyonaltıyüzbin) lira maktu karar harcının temyiz edenden
alınmasına, 2.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.