Danıştay 7. Daire K: 2004/2711, E:2001/4534 sayılı; Davacıdan teminat istenilmesine ilişkin işlem idari karar olduğundan, bu işlemin tebliği üzerine, 7 günlük süre içerisinde doğrudan başmüdürlüğe itiraz yoluna gidilmesi gerektiği; süresi geçtikten sonra, yetkisiz makamlarca verilen cevap ise dava hakkı doğurmayacağından, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi gerektiği, konulu kararı
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/2711, E:2001/4534 SAYILI,
02.11.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: ?
Karşı Taraf : Başbakanlık
Gümrük Müsteşarlığı adına
Mersin Gümrük Müdürlüğü
İstemin Özeti : Davacı
Şirkete ait 4.9.1998 gün ve 98/D1-3043 sayılı dahilde işleme izin belgesi
kapsamında, işlendikten sonra ihraç edilmek kaydıyla ithal edilen eşyalara ait
asli ve feri kamu alacaklarının garanti altına alınması amacıyla teminat
istenilmesi yolunda tesis edilen işleme vaki itirazın reddine dair işlemin
iptali istemiyle açılan davayı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
7'nci; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 205
ve 242'nci maddelerini açıklayarak, dosyanın incelenmesinden, 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca teminat
istenilmesi yolunda tesis ve tebliğ edilen işleme karşı davacı tarafından,
sırasıyla, Mersin Gümrük Müdürlüğü, Mersin Gümrükleri Başmüdürlüğü ve Gümrük
Müsteşarlığı nezdinde yapılan itirazların reddi üzerine işbu davanın
açıldığının anlaşıldığı; ancak, dava konusu işlemin, 6183 sayılı Kanun uyarınca
tesis edilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması sebebiyle, 4458
sayılı Kanunun 242'nci maddesinde düzenlenen itiraz prosedürüne tabi olmadığı,
bu sebeple, tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde dava konusu edilmesi
gerekirken, 18.5.2000 tarihinde tebliğ edilen işleme karşı, itiraz prosedürü
işletildikten sonra, 5.6.2001 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı
gerekçesiyle, süre aşımı yönünden reddeden İçel Birinci Vergi Mahkemesinin
12.7.2001 gün ve E.2001/323; K.2001/531 sayılı kararının; işlemin idari itiraz
prosedürüne tabi olması sebebiyle, itiraz üzerine tesis edilen işlemin iptali
istemiyle açılan davada süre aşımı bulunmadığı ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin
reddi gerektiği savunulmaktadır.
Tetkik Hakimi Çağlar Işık'ın
Düşüncesi: Davacıdan teminat istenilmesi yolunda tesis edilen, davaya konu
işlem 6183 sayılı Kanun uyarınca değil, 4458 sayılı Kanunun 202 ila 207'nci
maddeleri arasında düzenlenen hükümler doğrultusunda tesis edilen ve 4458
sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin 5'inci fıkrasında tanımı yapılan "idari
karar" niteliğinde bir işlem olduğundan, aynı Kanunun 242'nci maddesi
uyarınca idari itiraza tabidir. Bu sebeple mahkeme kararının gerekçesine
katılmak mümkün değildir.
Ancak, İdari kararlara karşı
4458 sayılı Kanunun 242'nci maddesinin 3'üncü fıkrasına göre, 7 gün içerisinde
doğrudan ilgili başmüdürlüğe itiraz yoluna gidilmesi ve tesis edilecek işleme
karşı dava açılması gerekirken, olayda, önce gümrük müdürlüğüne, ardından
başmüdürlüğe, sonrasında Gümrük Müsteşarlığına itiraz edilerek açılan dava
süresinde olmadığından, mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik
görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz
isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Emel
Cengiz'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen
nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı
hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir
nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle temyiz
isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanmas gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci
Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden;
davacı Şirket tarafından, 4.9.1998 gün ve 98/D1-3043 sayılı dahilde işleme izin
belgesi kapsamında, yurda getirilen ham maddenin işlendikten sonra ihraç
edildiğine dair çıkış beyannamelerinin sahte olduğunun anlaşılması üzerine,
tahakkuk ettirilen vergiler için davacıdan teminat istenilerek verilmediği
takdirde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri
uyarınca işlem tesis edileceğinin bildirildiği; söz konusu işlemin 18.5.2000
tarihinde tebliği üzerine, davacı tarafından sırasıyla, 24.5.2000 tarihinde
Mersin Gümrük Müdürlüğüne düzeltme talebinde bulunulduğu; bu başvurunun reddi
üzerine, 5.7.2000 tarihinde Mersin Gümrükleri Başmüdürlüğüne yapılan itirazın
reddinden sonra, 11.8.2000 tarihinde de, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığına
başvurulduğu; Gümrük Müsteşarlığının ret işleminin 14.5.2001 tarihinde tebliği
üzerine de, Mersin Gümrük Müdürlüğünün teminat istenilmesi yolundaki 25.4.2000
gün ve 21004 sayılı işleminin iptali istemiyle, 5.6.2001 tarihinde dava
açıldığı anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun
202'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, gümrük mevzuatı uyarınca, gümrük
idarelerinin, gümrük vergilerinin ödenmesini sağlamak üzere teminat verilmesini
gerekli görmeleri halinde, bu teminatın yükümlü veya yükümlü olması muhtemel
kişi tarafından verileceği; 205'inci maddesinde, gümrük vergileri için kabul
edilecek teminatlar ile bunların değerlendirilmesinin 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu hükme
bağlandıktan sonra, itirazlar başlıklı 242'nci maddesinin 3 ve 5'inci
fıkralarında, kişilerin, düzeltme taleplerine ilişkin kararlara, idari
kararlara, gümrük vergilerine ve cezalara karşı yedi gün içinde kararı alan
gümrük idaresinin bağlı bulunduğu gümrük başmüdürlüğü nezdinde itirazda
bulunabilecekleri; ilk kararın alındığı gümrük idaresinin gümrük başmüdürlüğü
olduğu hallerde, bu karara karşı onbeş gün içinde Gümrük Müsteşarlığına itiraz
edilebileceği; hüküm altına alınmış; 3'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının 5'inci
bendinde ise, bağlayıcı tarife ve menşe bilgileri de dahil olmak üzere, gümrük
idaresinin, gümrük mevzuatı ile ilgili olarak belirli bir konuda bir veya daha
fazla kişi üzerinde hukuki sonuç doğuracak tasarrufları, idari karar olarak
tanımlanmıştır.
Mahkemece, Mersin Gümrük
Müdürlüğünün, dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyalara ait
asli ve fer'i kamu alacaklarına karşılık teminat gösterilmesi, aksi takdirde
6183 sayılı Kanun uyarınca işlem tesis edileceği yolundaki işlemi, 6183 sayılı
Kanun uyarınca tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olarak
değerlendirilerek, söz konusu işleme karşı idari itiraz yoluna
başvurulmaksızın, doğrudan dava konusu edilmesinin icap ettiği gerekçesiyle
hüküm tesis edilmiş ise de; sözü edilen işlemin, 6183 sayılı Kanun uyarınca
değil, 4458 sayılı Kanunun 202'nci maddesi uyarınca tesis edilen ve aynı
Kanunun 3'üncü maddesinin 5'inci fıkrasında tanımı yapılan "idari
karar" niteliğinde olması ve yukarıda değinilen 242'nci maddesinin 3'üncü
fıkrası uyarınca idari itiraza tabi bulunması sebebiyle, Mahkemenin bu
gerekçesine katılmak mümkün değildir.
Ancak, idari kararlara
karşı, 4458 sayılı Kanunun 242'nci
maddesinin 3'üncü fıkrası hükmü uyarınca, tebliğinden itibaren yedi gün
içerisinde ilgili başmüdürlüğe itiraz edilmesi ve itiraz üzerine tesis edilecek
işleme karşı da, tebliğini izleyen günden itibaren, otuz günlük dava açma
süresi içerisinde dava açılması gerekirken; davacı tarafından, önce yetkisiz
makam olan gümrük müdürlüğüne düzeltme başvurusunda bulunarak, bu başvurunun
reddedilmesi üzerine, süresi geçtikten sonra, sırasıyla, başmüdürlüğe ve Gümrük
Müsteşarlığına itiraz yoluna gidildiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmakla,
süresi geçtikten sonra yapılan söz konusu itirazlara verilen cevapların, dava
hakkı doğurması olanaklı bulunmadığından; bu nedenle incelenmeksizin reddi
gereken davada, açıklanan şekilde verilen kararda isabet mevcut değilse de;
temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, sonucu itibarıyla yerinde olan
temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz
isteminin reddine; 20.600.000.- (Yirmimilyonaltıyüzbin) lira maktu karar
harcının temyiz edenden alınmasına, 2.11.2004 gününde oybirliği ile karar
verildi.
(DAN-DER; SAYI:109)