Danıştay 7. Daire K: 2004/2867, E:2003/2770 Sayılı; Miktarı ve niteliği itibarıyla, 1615 sayılı mülga gümrük kanununda öngörülenden farklı olmayan gümrük para cezasının, beyannamenin tescil tarihinden sonra yürürlüğe giren 4458 sayılı kanunda yer alan usul hükümlerine göre alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı , konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
E:2003/2770
K: 2004/2867
Temyiz
İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlğı adına
Çerkezköy Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf
: ...
İstemin
Özeti : Davacı Şirket adına tescilli
4.1.2000 gün ve 41 sayılı gümrük giriş beyannamesiyle, dahilde işleme izin
belgesi kapsamında ithal edilen eşyanın, 8104.11.00.00.00 gümrük tarife ve
istatistik pozisyonunda, İthalat Rejimi Kararı eki II sayılı Listeye göre, %5,3
gümrük vergisine tabi olarak beyan edilmesi gerekirken, aynı pozisyonda ancak, V
sayılı listeye göre, gümrük vergisinden muaf olarak beyan edildiğinden bahisle,
ithalat sırasında tahakkuk ettirilerek teminata bağlanması gereken fark gümrük
vergisi üzerinden kesilen üç kat para cezasına vaki itirazın reddine dair
işlemi; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234'üncü
maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza kesilebilmesi için, beyan
edilen hususlar ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda
ortaya çıkan durumun farklı olması ve bu farklılık nedeniyle vergi kaybı
doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği; olayda ise, şartlı
muafiyet sistemi içinde yer alan dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen
eşyanın ithali sırasında tahakkuk ettirilen ve ancak, anılan rejimin
şartlarının ihlali halinde tahsil edilebilecek vergilerin teminatının eksik
beyan edilmesi, anılan rejim hükümleri ihlal edilmedikçe, vergi kaybına neden
olmayacağından; davacı Şirketten muafiyet şartlarının ihlal edilmesi sebebine
dayalı olarak gümrük vergisi istenilmediği de dikkate alındığında, olası vergi
kayıplarını önlemeye yönelik olan ve şartlar oluştuğunda iade edilmesi gereken
teminatın eksik alınmasına sebebiyet verildiğinden bahisle kesilen para
cezasında kanuna uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden Tekirdağ Vergi
Mahkemesinin 11.8.2003 gün ve E:2003/110; K:2003/421 sayılı kararının; ithale
konu eşyanın, getiriliş amacına uygun kullanılmadığı, yanlış pozisyonda beyan
edilerek eksik teminat alınmasına sebebiyet verildiği ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın
Özeti: İstemin reddi gerektiği
yolundadır.
Tetkik
Hakimi Ergün Gökdam'ın Düşüncesi:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu
maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz
istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay
Savcısı Mukaddes Aras'ın Düşüncesi:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek
bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu
maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu
maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz
edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Beyannamenin tescil tarihi itibarıyla 1615 sayılı
Gümrük Kanunu yürürlükte bulunmakta ise de; anılan Kanunu yürürlükten kaldıran
4458 sayılı Gümrük Kanununda, usule ilişkin hükümlerin Kanunun yürürlük
tarihinden önce gerçekleştirilen ithalatlarda uygulanmayacağı yolunda geçici
bir hükme yer verilmemiş bulunması ve usul hükümlerinin yayımlandığı tarihte
yürürlüğe gireceği yolundaki genel hukuk ilkesi karşısında; esasen, miktarı ve
niteliği itibarıyla 1615 sayılı mülga Kanunda öngörülenden farklı olmayan
gümrük para cezası kararının, beyannamenin tescil tarihinden sonra yürürlüğe
giren usul hükümlerine göre alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, bu
husus, bozma sebebi olarak görülmeyerek işin esasına geçildi:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen
kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin
reddine; kararın onanmasına, 9.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.