Danıştay 7. Daire K: 2004/3241, E:2003/2292 Sayılı; İtirazın süre aşımı nedeniyle reddine dair olan işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarını araştırması gereken idari yargı yerinin, tahakkukun hukukiliğini incelemesinin yargılama hukukuna uygun olmadığı, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/3241, E:2003/2292 SAYILI,
01.12.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına Gemlik Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf : ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Gemlik Gümrük Müdürlüğünde tescilli
13.2.2001 gün ve 1523, 13.3.2001 gün ve 2071, 14.12.2000 gün ve 11495,
10.7.2000 gün ve 5890, 10.1.2001 gün ve 401 sayılı gümrük giriş beyannameleri
muhteviyatı eşya nedeniyle yapılan dampinge karşı vergi ile katma değer vergisi
tahakkuklarına vaki itirazların süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin işlemleri;
olayda, ithalatın, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 99/7 sayılı
Tebliğin 36'ncı maddesinde, vergi oranı %0 olarak öngörülen üretici firmadan
yapıldığı ve bu nedenle vergi alınmaması icap ettiği gerekçesiyle iptal eden
Bursa Vergi Mahkemesinin 3.7.2003 gün ve E:2002/2203; K:2003/2456 sayılı
kararının; Bursa Gümrükleri Başmüdürlüklerine yapılan itirazların süre aşımı
nedeniyle reddedildiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği
savunulmuştur.
Tetkik Hakimi Abidin İldeş'in Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden, davacı Şirket adına tescilli gümrük giriş beyannameleri
muhteviyatı eşya nedeniyle yapılan dampinge karşı vergi ile katma değer vergisi
tahakkuklarına vaki itirazların süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin işlemlerin
iptali istemiyle açılan davada; Mahkemece işin esasının incelenmesi suretiyle
tahakkukların iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Gümrük Kanunu uyarınca yapılan tahakkukta, yargı
denetimine tabi olan, tahakkuka yapılan itirazın reddine ilişkin işlemdir.
Sözü edilen hukuki durum karşısında, yargılama
hukukuna göre, davada, Mahkemece, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığının
incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekli bulunmaktadır.
Bu itibarla, işin esasına girilmesi suretiyle verilen
kararda isabet bulunmadığından; mahkeme kararının bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi: İdare ve
vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi
için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci
fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu
maddeye yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz
edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden, savunma dilekçesinde, dava
konusu tahakkuklara süresinde itiraz edilmediği belirtilmesine karşın,
Mahkemece, işin esasının incelenmesi suretiyle karar verildiği; temyiz
dilekçesinde de, tahakkuklara süresinde itiraz edilmediği ileri sürülerek
kararın bozulmasının istendiği anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 242'nci
maddesinin 3'üncü fıkrasına göre, yükümlülerce, gümrük vergilerine yedi gün
içinde kararı alan gümrük idaresinin bağlı bulunduğu başmüdürlük nezdinde
itiraz edilebileceği belirtilmiş olup, aynı maddenin yedinci fıkrasında da,
tesis ettikleri işlemlerin iptali istemiyle, gümrük başmüdürlüklerinin
bulunduğu yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükmüne yer
verilmiştir.
Sözü edilen hükümlere göre; öngörülen prosedürün
işletilmesi sonucu tesis edilen nihai işlemin, 2577 sayılı Kanunun 7'nci
maddesinde yazılı genel dava açma süresi içerisinde, idari davaya konu
edilmesi gerekmektedir. Yapılan itirazların, yukarıda yer verilen maddede
öngörülen süre içerisinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi, itiraza konu ek
tahakkukun hukuka uygunluğunu dava yoluyla denetletme olanağını ortadan
kaldıran, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem tesisidir. Olayda da, dava
konusu olan nihai işlem davalı idarece bu yolda tesis edilen işlemdir. Bu
işlem, idarece geri alınmak veya idari yargı yerince iptal edilmek suretiyle,
hukuk düzeninden kaldırılmadıkça, idari prosedürün yeniden işletilmesi ve idari
dava hakkının kullanılması olanaklı değildir. Bu bakımdan; itirazın süre aşımı
sebebiyle reddine dair olan dava konusu işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarını
araştırması gereken idari yargı yerinin, tahakkukun hukukiliğini incelemesi ve
bu incelemenin sonucuna göre tahakkuk hakkında karar vermesi, Yargılama
Hukukuna uygun değildir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne ve
mahkeme kararının bozulmasına; bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek
kararla birlikte yargılama giderleri de dikkate alınacağından, bu hususta hüküm
tesisine gerek bulunmadığına, 1.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.