Danıştay 7. Daire K: 2004/3296, E:2003/2888 Sayılı; Tabii sülfat sodyum`un eşyanın dahil olduğu gümrük tarife ve istatistik pozisyonunun belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık hakkında, eşya numunesi üzerinde, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunun, izahnamedeki açıklamalar dikkate alınarak değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken; davalı idarece yaptırılan ikinci tahlil sonucu düzenlenen analiz raporu esas alınarak verilen kararda isabet bulunmadığı; öte yandan, dünya gümrük örgütü armonize sistem komitesinin bu konudaki kararının da, uyuşmazlığın çözümü sırasında değerlendirilmesi gerektiği, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/3296, E:2003/2888 SAYILI,
09.12.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına
Ambarlı Gümrük Müdürlüğü
İstemin Özeti : Davacı Şirket adına tescilli 13.11.2001
gün ve 30662 sayılı gümrük giriş beyannamesiyle, 2530.90.95.90.33 istatistik
pozisyonunda, 'Tabii sodyum sülfat' olarak beyan ve ithal olunan eşyanın,
2833.11.00.00.00 istatistik pozisyonuna dahil 'Disodyum sülfat (sodyum sülfat)'
olduğundan bahisle yapılan ek tahakkuka vaki itirazın reddine dair işlemin
iptali istemiyle açılan davayı; ithale konu sodyum sülfat cinsi eşyanın
bilimsel analiz sonuçlarını içeren, TUBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Dokuz
Eylül Üniversitesi-Mühendislik Fakültesi-Maden Mühendisliği Bölümü ve İstanbul
Teknik Üniversitesi-Fen Fakültesi-Kimya Bölümlerince düzenlenen ve
Mahkemelerince de uygun görülen raporların mevcut olması nedeniyle,
yargılamanın, usul ekonomisi ve çabuk sonuca gitme ilkeleri dikkate alınarak,
yeniden bilirkişi incelemesine gerek görülmediği; anılan raporlarda, eşyanın
doğal sodyum sülfat olmayıp, bir takım fiziksel işlemler uygulanmak suretiyle,
eritme sırasında rekristalizasyonla yapısı değiştirilerek ortorombik yapıdaki
tenardite, susuz sodyum sülfata dönüştürülmüş bir mineral ürünü olduğunun
belirtildiği; öte yandan, sodyum sülfatın, gümrük giriş tarife cetvelinin hangi
istatistik pozisyonunda sınıflandırılacağı hakkında, davalı İdarece, Dünya
Gümrük Örgütüne yapılan başvuruya henüz bir cevap verilmediği hususlarının
dosyadaki belge ve bilgilerden anlaşıldığı; bu durumda, ithale konu eşyanın,
idarece tespit edilen istatistik pozisyonunda değerlendirilmesi gerektiğinden,
yapılan ek tahakkukta isabetsiz görülmediği gerekçesiyle reddeden İstanbul
Beşinci Vergi Mahkemesinin 11.6.2003 gün ve E:2002/2531; K:2003/1443 sayılı
kararının; ithale konu eşyanın yerli üreticisi konumdaki iki şirketin ihbar ve
şikayetleri üzerine, 7.3.2002 gün ve 8572 sayılı gümrük giriş beyannamesi
muhteviyatı eşyalarla ilgili olarak, usulüne aykırı bir şekilde, davalı İdarece
yaptırılan ikinci tahlil sonucu düzenlenen raporlara itibar edilemeyeceği,
bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır.
Tetkik Hakimi Ergün Gökdam'ın Düşüncesi: Olayda,
vergisi uymazlığa konu eşyanın dahil olduğu gümrük tarife ve istatistik
pozisyonunun belirlenmesi bakımından Mahkemece usulü dairesinde, bu ithale konu
eşyanın numunesi üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle ulaşılacak
sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu yola gidilmeksizin ve aksi yolda
raporlar bulunmasına karşın; başka bir beyanname muhteviyatı eşya için, davalı
idarece yaptırılan analiz raporlarına itibar edilerek verilen mahkeme kararında
isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle,
mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Münevver Demir'in Düşüncesi: İdare ve
vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi
için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci
fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu
maddeye yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz
edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden; davacı Şirket adına tescilli
13.11.2001 gün ve 30662 sayılı gümrük giriş beyannamesiyle, 2530.90.95.90.33
istatistik pozisyonunda beyan edilen sodyum sülfat cinsi eşyanın,
2833.11.00.00.00 istatistik pozisyonuna dahil olduğundan bahisle, söz konusu
pozisyon için öngörülen vergi oranı üzerinden yapılan ek tahakkuka vaki itirazın
reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın, Mahkemece, eşyanın dahil
olduğu tarife ve istatistik pozisyonunun belirlenmesi amacıyla bilirkişi
incelemesi yaptırılmaksızın; davalı idarenin, 7.3.2002 gün ve 8572 sayılı
beyanname muhteviyatı eşyayla ilgili olarak yaptırdığı ikinci tahlil sonucu
düzenlenen analiz raporlarına itibar edilerek, işbu dava hakkında karar
verildiği anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 15'inci maddesinin
göndermede bulunduğu Türk Gümrük Giriş Tarife Cetveli İzahnamesinin 25'inci
Faslının 1 numaralı Notunda, pozisyon metinlerinde ve bu Fasılın 4 numaralı
notunda aksi belirtilmedikçe, sadece, ham veya yıkanmış (maddenin bünyesini
değiştirmeksizin saflığı bozan maddelerin bertaraf edilmesi için kimyasal
maddelerle yıkanmış olsalar dahi), ezilmiş, öğütülmüş, toz haline getirilmiş,
nemli haldeyken ezilerek toz haline getirilmiş, kalburdan geçirilmiş, elenmiş,
flotasyon işlemiyle, manyetik ayırma veya diğer mekanik yahut fiziksel
işlemlerle (kristalizasyon hariç) zenginleştirilmiş maddelerin bu Fasılda yer
aldığı; ancak, kavrulmuş, kalsine edilmiş, karıştırılarak elde edilmiş veya her
bir pozisyonda belirtilen işlemlerden daha ileri bir işleme tabi tutulan
maddelerin bu Fasıla dahil olmadığı açıklanmıştır.
Söz konusu açıklama karşısında; dava konusu
uyuşmazlığın çözümü; yani ithal olunan sodyum sülfat cinsi eşyanın dahil olduğu
gümrük tarife ve istatistik pozisyonunun belirlenebilmesi, anılan eşyanın
mükerrer kristalizasyon işlemiyle saflaştırılmış olup olmadığının tespitine
bağlı bulunmaktadır. Bu tespit ise, ithale konu eşya numunesi üzerinde
yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle olanaklıdır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31'inci
maddesiyle göndermede bulunulan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 275
ve müteakip maddelerinde düzenlenen hükümlere göre tayin edilen
bilirkişinin, uyuşmazlığın çözümünde, hakimin yardımcısı olduğu, tüm
hukukçuların ortak görüşüdür. Bu nedenle de, hakimde olması gereken kimi
niteliklere, bilirkişinin de sahip olması aranmaktadır. Bilirkişi, tıpkı hakim
gibi, tarafsız olmak zorundadır. Bilirkişiye yemin verdirilmesi ve tarafsızlığından
kuşku duyulması halinde, hakimler gibi, reddinin olanaklı olması, bu yüzdendir.
Bu bakımdan; bağımsız ve tarafsız olan mahkemelerin
kararlarının, taraflara ve topluma güven verebilmesi için, uyuşmazlığın
çözümünde kullanılan özel veya teknik bilgiyi içeren bilirkişi raporlarının da,
kanunların öngördüğü usullere göre, hakimlerce seçilmiş, davacı ve davalıyla
ilgisi olmayan, tarafsız bilirkişilerce düzenlenmesi gereklidir. Bu nitelikte
olmayan, taraflarca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu elde edilen
bilgilerin uyuşmazlığı çözümüne esas alınmasının, yargı yetkisinin bağımsız
mahkemelerce kullanılacağı yolundaki anayasal ilkeye aykırılık oluşturarak,
toplumdaki yargıya güven duygusunu zedelemesi kaçınılmazdır.
Olayda; davalı idarece yaptırılan ikinci tahlil sonucu
düzenlenen analiz raporu, uyuşmazlığın taraflarınca yaptırılan bilirkişi
incelemesi niteliğinde bulunduğundan; ithale konu eşya numunesi üzerinde,
Mahkemece seçilecek konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi veya
bilirkişi heyetine yaptırılacak inceleme sonucunda düzenlenecek rapordaki
teknik belirlemelerin İzahnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak
değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekirken; söz
konusu analiz raporunda yapılan açıklamalar esas alınarak dava hakkında karar
verilmesinde açıklanan hukuki duruma uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan; davalı İdarenin AB ve Dış İlişkiler Genel
Müdürlüğüne göndermiş olduğu 3.10.2002 tarih ve 22340 sayılı yazıdan, ithale
konu sodyum sülfatın Gümrük Giriş Tarife Cetvelinin hangi pozisyonunda
sınıflandırılacağı konusunda, İzahnamede yer alan 'yıkanma' ve 'kristalizasyon
hariç' ibarelerinin çelişkili olduğundan bahisle, Dünya Gümrük Örgütünden görüş
istenildiği; ayrıca, söz konusu ürünün hangi istatistik pozisyonunda
sınıflandırılması gerektiği hususunun, Dünya Gümrük Örgütü Armonize Sistem
Komitesince incelenmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmış olduğundan; Mahkemece,
anılan Komitece söz konusu istem hakkında karar verilip verilmediği hususu da
araştırılarak; verilecek kararın uyuşmazlığın çözümü sırasında,
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne; yukarıda
açıklanan şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle yeniden karar
verilmek üzere mahkeme kararının bozulmasına; bozma kararı üzerine verilecek
kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta
ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 9.12.2004 gününde oyçokluğu ile
karar verildi
AYRIŞIK OY
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize
konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz
isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile aksi yoldaki karara
katılmıyorum.