Danıştay 7. Daire K: 2004/3554, E:2004/2341 sayılı; Gümrük vergisinde, beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergilere karşı düzeltme veya itiraz yoluna başvurulabilmesi için, beyannamenin tescil edildiği günde ihtirazi kayıt konulması gerektiği; beyannamenin tescil edildiği tarihten sonraki bir tarihte verilen ihtirazi kaydın veya ihtirazi kayıt içeren dilekçenin, düzeltme veya itiraz hakkı vermeyeceği, konulu kararı
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/3554, E:2004/2341 SAYILI,
21.12.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan:
Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına Haydarpaşa
Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf : ? Büro
Makineleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Vekili : Av. ?
İstemin Özeti : Davacı
şirketçe, Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğünde tescilli 28.8.2003 gün ve 45187 sayılı
beyanname kapsamında, 9009.12.00.00.00 istatistik pozisyonunda beyan ve ithal
edilen eşya nedeniyle yapılan tahakkukun düzeltilmesi isteminin reddine dair
işleme vaki itirazın reddine dair başmüdürlük kararını; 4458 sayılı Gümrük
Kanununun 245'inci
maddesinden, ihtirazi kayıtla ödeme yapıldıktan sonra düzeltme ve itiraz yoluna
başvurulabileceği sonucuna varıldığı; anılan Yasa'nın 242'nci maddesinde,
tebliğ edilen tahakkuklar arasında, herhangi bir ayırıma yer verilmemesi,
ayrıca idari dava açma hakkının ancak başmüdürlük kararı üzerine tanınması
karşısında, yükümlülerin ihtirazi kayıtla beyanname verebileceklerinin,
ihtirazi kaydın kabul edilmemesi yoluyla yapılan tahakkuklara karşı düzeltme ve
itiraz yollarına müracaat etmeleri ve bu idari yolların tüketilmesinden sonra
dava açabileceklerinin anlaşıldığı; olayda da davacı tarafından, ihtirazi kayıtla
ödeme yapıldıktan sonra süresi içerisinde düzeltme ve itiraz yollarına
başvurulduğundan, idarenin aksi yöndeki iddialarının yerinde görülmediği;
İstanbul Vergi Mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu
düzenlenen raporlara göre, tahakkuk ettirilen vergileri ihtirazi kayıtla ödenen
ithale konu eşyanın optik fotokopi cihazı olduğu ve davacı tarafından iddia
edildiği gibi, 9009.21.00.00.00 istatistik pozisyonunda yer aldığı
anlaşıldığından, aksi görüşle 9009.12.00.00.00 istatistik pozisyonuna göre
yapılan tahakkuk işlemi sonucu fazladan tahsil edilen vergilerin davacıya iade
edilmesi gerektiği sonucuna varılmakla, idarece yapılan işlemde isabet
görülmediği gerekçesiyle iptal eden İstanbul Beşinci Vergi Mahkemesinin
31.3.2004 gün ve E:2003/2650; K:2004/770 sayılı kararının; 4458 Kanunun
245'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca yükümlülerin kendi beyanlarına
itirazda bulunamayacakları ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin
reddi gerektiği savunulmuştur.
Tetkik Hakimi Muammer Topal
Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından,
temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Münevver
Demir'in Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen
incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması
gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne
sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine
uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının
uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci
Dairesince işin gereği görüşüldü:
Temyiz başvurusu; davacı
Şirketin beyanı üzerine yapılan tahakkukun düzeltilmesi istemiyle yapılan
başvurunun reddine ilişkin işleme vaki itirazın reddine dair başmüdürlük
kararını iptal eden vergi mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanununun
242'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen
gümrük vergileri için, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgili
gümrük idaresine verecekleri bir dilekçe ile düzeltme talebinde
bulunabilecekleri; 245'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, yükümlülerin, gümrük
idaresine verdikleri beyanname ve bu beyanname eki bilgi ve belgeler esas
alınmak suretiyle kendileri tarafından hesaplanan gümrük vergilerine itirazda
bulunamayacakları belirtilmiştir.
Bu hükümlere göre,
yükümlülerin düzeltme başvurusunda bulunabilmeleri için, kendi beyanlarının
dışında ek tahakkuk yapılarak tebliğ edilmesi gerekir. Yükümlülerin kendi
beyanları üzerine tahakkuk eden gümrük vergilerine karşı da idari itiraz yoluna
gidilebilmesi, daha sonra da idari yargı denetimine tabi tutulabilmesi için,
öncelikle, beyannamenin tescil edildiği tarihte, yükümlüler tarafından,
beyannameye ihtirazi kayıt konulması veya bu kaydı içeren dilekçenin anılan
tarihte idarenin kaydına girmesi gerekir. İhtirazi kayıt; belli hakları
kullanma konusunda serbestliğini korumak isteyen tarafın, bu konuda ön koşul
ileri sürmesi, çekince koymasıdır. İhtirazi kayıt beyanın serbest irade ile
yapılmadığını ortaya koyar. Beyanlarının, yükümlüleri bağlamadığından söz
edilebilmesi için, ihtirazi kaydın, beyannamenin tescil edildiği tarihte
konulması gerekir. Ancak bu şekilde, beyanın, yükümlülerin iradesi dışında
gerçekleştiği anlaşılabilir. Beyannamenin tescil edildiği tarihten sonraki bir
tarihte ihtirazi kayıt dilekçesi verilmesi ise, yükümlülerin, beyanlarının
doğru olup olmadığı konusunda kuşkularının bulunduğunu göstereceğinden,
beyanın, yükümlülerin iradesini yansıtmadığından söz edilemez.
Dosyanın incelenmesinden,
gümrük giriş beyannamesi kapsamı eşyanın 9009.12.00.00.00 istatistik
pozisyonunda, "Optik sistemli veya kontaktlı fotokopi cihazları ve
termokopi cihazları - elektrostatik fotokopi cihazları - orijinal görüntüden
bir aracı yoluyla kopya çıkaranlar(dolaylı işlem)" olarak beyanı üzerine,
eşyanın gümrük vergisinin, beyan edilen tarife pozisyonuna ait vergi oranı esas
alınarak tahakkuk ettirildiği, beyannamede herhangi bir ihtirazi kaydın yer
almadığı, beyannamenin 28.8.2003 tarihinde tescilinden sonra verilen 2.9.2003
tarih ve 79609 sayı ile idarenin kaydına giren düzeltme dilekçesinde, eşyanın, ihtirazi
kayıtla beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği belirtilerek, ödenen
vergilerin iadesinin istenildiği, düzeltme isteminin reddinden sonra yapılan
itiraz başvurusunun da reddi üzerine dava açıldığı, dosyada, ihtirazi kayda
ilişkin dilekçenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, beyannamenin
tescil edildiği tarihte, davacının beyanı üzerine, ihtirazi kayıt konulup
konulmadığı araştırılmadan, daha sonra yapılan düzeltme ve itiraz başvurusu
üzerine idarece tesis edilen işleme karşı açılan davanın esasının incelenmesi
mümkün bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz
isteminin kabulüne, mahkeme kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine
Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm
altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
21.12.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
4458 sayılı Gümrük Kanununun
242'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen
gümrük vergileri için, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgili
gümrük idaresine verecekleri bir dilekçe ile düzeltme talebinde
bulunabilecekleri; 245'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, yükümlülerin, gümrük
idaresine verdikleri beyanname ve bu beyanname eki bilgi ve belgeler esas alınmak
suretiyle kendileri tarafından hesaplanan gümrük vergilerine itirazda
bulunamayacakları belirtilmiştir.
Yükümlülerin düzeltme
başvurusunda bulunabilmeleri için, kendi beyanlarının dışında ek tahakkuk
yapılarak tebliğ edilmesi anılan hükümlerin gereğidir. Ancak, idarenin
zorlaması veya ileride doğabilecek ek tahakkuk ve buna bağlı olarak
hesaplanacak gecikme faizinden kaçınmak amacıyla idarenin tespit ettiği şekilde
beyanda bulunulması da mümkündür. Anılan süreç içerisinde mükelleflerin
yanılması veya idarece yanıltılması da mümkündür. Bu durumda mükelleflerden,
beyannamenin tescil tarihinde ihtirazi kayıt koymaları beklenemez. İhtirazi
kayıt beyanın serbest irade ile yapılmadığını gösterdiğine ve sonrasında idari
ve yargısal denetimin yapılması da mümkün olduğuna göre, ihtirazi kaydın
beyannamenin tescil tarihi ile sınırlandırılmaması gerekir. Bu sürenin sınırsız
olması da, idarenin işleyişini sınırlandıracağından, mümkün değildir. Anılan
Kanun hükmünde düzeltme başvurusunun 15 gün içinde yapılabileceği belirtilmiştir.
Söz konusu sürenin ihtirazi kayıt konulması açısından da geçerli olması
hakkaniyete uygun olacaktır.
Olayda, ihtirazi kayıt
dilekçesinin 15 gün içinde verildiği anlaşıldığından, davanın esasının
incelenmesi gerektiğinden, beyannamenin tescil edildiği tarihte ihtirazi kayıt
konulup konulmadığının araştırılmasından sonra karar verilmesi gerektiği
gerekçesiyle kararın bozulması yönünde verilen kararın gerekçesine karşıyım.
(DAN-DER; SAYI:109)