Danıştay 7. Daire K: 2004/3608, E:2003/2836 Sayılı; Vergi tahakkukuna ilişkin işlem ile para cezası kesilmesine ilişkin işlemlerin ayrı işlemler olması ve iki işlem arasındaki ilişkinin birinin diğerinin matrahını oluşturmasından ibaret bulunması karşısında, davanın, kesilen para cezasının kesinleşip kesinleşmediği; başka deyişle, tahsil edilebilir hale gelip gelmediği araştırılarak, bu araştırmanın sonucuna göre karara bağlanması, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/3608, E:2003/2836 SAYILI,
28.12.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına Halkalı Tekstil İhtisas Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf : ...
Vekilleri : Av. ...
İstemin Özeti : Halkalı Tekstil İhtisas Gümrük
Müdürlüğünde tescilli 24.5.2000 günlü ve 20633 sayılı gümrük giriş beyannamesi
muhteviyatı eşya nedeniyle ek olarak tahkakkuk ettirilen gümrük ve katma değer
vergilerinin üç katı tutarında kesilen cezaların tahsili amacıyla davacı Şirket
adına düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrini; olayda, para cezası kararlarına
süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine ödeme emri düzenlendiğinin
anlaşıldığı; para cezası kararlarına vaki itirazlar süre aşımı nedeniyle
reddedilmiş ise de, ödeme emrine konu cezaların dayanağı gümrük ve katma değer
vergilerinin ek tahakkukuna vaki itirazın reddine ilişkin işlemin, İstanbul
Yedinci Vergi Mahkemesinin 8.5.2003 gün ve E:2002/2627; K:2003/1915 sayılı
kararı ile iptal edilmesi karşısında, cezaların dayanağının kalmadığı
gerekçesiyle iptal eden İstanbul Dördüncü Vergi Mahkemesinin 8.9.2003 günlü;
E:2003/586; K:2003/1705 sayılı kararının; para cezası kararlarına süresi
içerisinde itiraz edilmediği; kaldı ki, gümrük ve katma değer vergisi ek
tahakkukuna vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptaline dair vergi mahkemesi
kararının bozulması istemiyle temyiz başvurusunda bulunulduğu, kararın
kesinleşmediği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği
savunulmuştur.
Tetkik Hakimi Abidin İldeş'in Düşüncesi: Mahkemece,
dava konusu ödeme emri, konusu cezaların dayanağı ek tahakkuka vaki itirazın
reddine ilişkin işlemin, mahkeme kararı ile iptal edildiği gerekçesiyle iptal
edilmiştir.
Oysa, vergi tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlem ile
para cezası kesilmesine ilişkin işlemlerin ayrı işlemler olması ve bu işlemler
arasındaki ilişkinin, birinin diğerinin matrahını oluşturmaktan ibaret
bulunması nedeniyle, ek tahakkuka değil, para cezası kesilmesi kararlarına vaki
itirazların sonucuna göre karar verilmesi gerekli bulunmaktadır. Dolayısıyla
para cezası kesilmesi kararlarına vaki itirazların sonucuna göre alacağın
kesinleşip kesinleşmediği hususu da araştırılmadan verilen karar eksik
incelemeye dayalı bulunmaktadır.
Bu nedenle, mahkeme kararının bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Mukaddes Aras'ın Düşüncesi: İdare ve
vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi
için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci
fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu
maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz
edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden, gümrük ve katma değer
vergilerinin üç katı tutarında kesilen cezaların tahsili amacıyla davacı Şirket
adına düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrinin, Mahkemece, para cezası
kararlarına vaki itirazlar süre aşımı nedeniyle reddedilmiş ise de, ödeme
emrine konu cezaların dayanağı gümrük ve katma değer vergilerinin ek
tahakkukuna vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptal edildiği gerekçesiyle
iptal edildiği anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 232'nci
maddesinin 1'inci fıkrasında, 234'üncü madde hükümlerine göre alınacak para
cezalarının, vergi tahakkukunun idari itiraz yollarına gidilmeksizin
kesinleşmesinden veya yapılan itirazın ret kararı ile sonuçlanmasından sonra
karara bağlanacağı; idari yargı mercilerine başvurulmasının, gümrük idaresinin
ceza uygulamalarını engellemeyeceği belirtilmiş; aynı maddenin 4'üncü
fıkrasında da, ilgilisine tebliğ edilerek kesinleşen para cezalarının 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu
öngörülmüş; anılan Kanunun 55'inci
maddesinin 1'inci fıkrasında ise, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere,
yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmalarının bir
ödeme emri ile tebliğ olunacağı belirtilmiştir.
Olayda, dava konusu ödeme emri, Vergi Mahkemesince,
gümrük ve katma değer vergisi ek tahakkukuna vaki itirazın reddine ilişkin
işlemin iptal edildiği gerekçesiyle iptal edilmiş ise de; vergi tahakkukuna
ilişkin işlem ile para cezası kesilmesine ilişkin işlemlerin ayrı işlemler
olması ve iki işlem arasındaki ilişkinin birinin diğerinin matrahını
oluşturmasından ibaret bulunması karşısında, davanın, kesilen para cezasının
kesinleşip kesinleşmediği; başka deyişle, tahsil edilebilir hale gelip
gelmediği araştırılarak, bu araştırmanın sonucuna göre karara bağlanmasını
gerekli kılmaktadır.
Dairemiz kayıtlarının incelenmesinden, ödeme emrine
konu para cezalarına dair kararlara vaki itirazların süre aşımı nedeniyle
reddine ilişkin işlemlerin iptaline ilişkin İstanbul Üçüncü Vergi Mahkemesinin
5.12.2003 günlü; E:2003/577; K:2003/2940 sayılı ve 5.12.2003 günlü; E:2003/576;
K:2003/2939 sayılı kararlarının, Dairemizin 28.12.2004 günlü; E:2004/649;
K:2004/3592 sayılı ve 28.12.2004 günlü; E:2004/647; K:2004/3594 sayılı
kararları ile bozulduğu anlaşılmıştır.
Bu bakımdan, Mahkemece, dava hakkında, para cezası
kesilmesi kararlarına vaki itirazların süre aşımı nedeniyle reddine dair işlemlerin
iptali istemiyle açılan davalarda verilen mahkeme kararlarının Dairemizce
bozulması üzerine oluşan hukuki duruma ve para cezası kararlarına vaki
itirazların süre aşımı nedeniyle reddi üzerine, söz konusu cezaların ödenmesi
için vade belirlenip belirlenmediği konusunda yapılacak araştırmanın sonucuna
göre karar verilmesi gerekirken, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçe ile
verilen kararda isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne ve
mahkeme kararının bozulmasına; bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek
kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta
ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 28.12.2004 gününde oybirliği ile
karar verildi.