Danıştay 7. Daire K: 2004/3715, E:2002/1795 Sayılı; İthale konu eşyaların miktarının noksan beyan edilmesi ve ibraz edilen a.tr.1 dolaşım belgesinin gerçeği yansıtmadığından bahisle yapılan ek tahakkukun ve kesilen cezaların, yalnızca dolaşım belgesinden kaynaklanan kısmı için 4811 sayılı vergi barışı kanunundan yararlanmanın mümkün olmadığı; suriye gümrük makamlarından temin edilen belgelerden tespit edilen miktar noksanlığına isabet eden kıymet farkı esas alınarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2004/3715, E:2002/1795 SAYILI,
30.12.2004
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar:1- Başbakanlık
Gümrük Müsteşarlığı adına Öncüpınar Gümrük Müdürlüğü KİLİS
2- ...
İstemin Özeti : Davacı Şirket adına tescilli 18.8.1998
gün ve 39 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların miktarının
noksan beyan edilmesi suretiyle, Yurda kaçak mal sokulduğundan ve ibraz edilen
A.TR dolaşım belgesinin gerçeği yansıtmadığından bahisle, miktar noksanlığı ile
A.TR dolaşım belgesinden kaynaklanan kıymet farkı üzerinden yapılan ek
tahakkuka vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada;
olayda, noksan kıymet beyanında bulunulduğu hususunun, sadece, Suriye gümrük
makamlarından temin edilen, resmi çıkış belgesi niteliği taşımayan ve ihracat
listesi olarak isimlendirilen belgeye dayanılarak tespit edilmesi, davacı
Şirketin Yurt içi satışlarının incelenmemiş olması ve kıymet tespiti ile ilgili
Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uyulmamış olması hususları dikkate alındığında,
ek tahakkukun miktar noksanlığına isabet kısmında yasaya uyarlık görülmediği;
öte yandan, başka firmalar tarafından da kullanılan 7.5.1998 tarihli A.TR
dolaşım belgesinin gerçek olmadığı dosyanın incelenmesinden anlaşıldığından, ek
tahakkukun, A.TR dolaşım belgesinden kaynaklanan kısmında ise hukuka aykırılık
bulunmadığı gerekçesiyle, işlemin miktar noksanlığına isabet kısmının iptali;
A.TR dolaşım belgesinden kaynaklanan kısmı yönünden ise, davanın reddi
yolundaki Gaziantep Vergi Mahkemesinin 3.4.2002 gün ve E:2001/687; K:2002/308
sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının; yapılan işlemin yasal olduğu
ileri sürülerek davalı İdarece; redde ilişkin hüküm fıkrasının ise, A.TR
dolaşım belgesinin gerçek olduğu iddiasıyla davacı tarafından bozulması ve duruşma
yapılması İstenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Davacı Şirket tarafından savunma
verilmemiş; davalı İdarece, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği
savunmuştur.
Tetkik Hakimi Ergün Gökdam'ın Düşüncesi: Temyiz
dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin
1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemleri
reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi: Davacı
şirkete tarh ve tebliğ edilen ek gümrük vergisi ile gümrükte alınan katma değer
vergisi ek tarhiyatı aleyhine açılan dava üzerine Gaziantep Vergi Mahkemesince
verilen karar kesinleşmeden mükellef anonim şirket tarafından vergi dairesine
verilen dilekçe ile 4811 sayılı Kanunun 19
uncu maddesi 2 inci fıkrası hükmü gereğince borçlarını ödeyeceği taahüt
edilerek ödendiği ve bu suretle ihtilaf ortadan kalkmış bulunduğu
anlaşılmaktadır.
Bu durumda konusu kalmayan davanın temyiz talebi
hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince duruşma
yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Her ne kadar; Öncüpınar Gümrük Müdürlüğünün 6.5.2003
gün ve 3426 sayılı yazısıyla, davacının, ek tahakkukun ve cezaların A.TR
dolaşım belgesinden kaynaklanan kısmı için, 4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun
19'uncu maddesinin 2'inci fıkrası hükmünden yararlanmak için başvurda bulunduğu
bildirilmişse de; 4811 sayılı Kanununun 19'uncu maddesinin yukarıda sözü edilen
2'inci fıkrasında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar gerek mülga 1615
sayılı Gümrük Kanununa, gerekse 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre idari itiraz
mercileri veya yargı organları nezdinde intilaflı hale gelmiş gümrük
vergilerinin aslının tamamının ve bu asla bağlı olarak 1615 sayılı Gümrük
Kanununun 146 ve 149'uncu, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234 ve 238'inci
maddeleri uyarınca kesilen veya kesilecek para cezalarının kanuni miktarları
ile uygulanacak gecikme zammı veya faizlerin %30'unun bu Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren iki ay içinde ihtilaftan vazgeçilmek kaydıyla ödenmesi
halinde kalan %70'inin tahsilinden vazgeçileceği hükmüne yer verilmiş olup; bu
hükme göre, aynı ithalat nedeniyle verilen beyanname dolayısıyla yapılan ek
tahakkukun ve cezaların yalnızca dolaşım belgesinden kaynaklanan kısmı için
4811 sayılı Yasadan yararlanmanın mümkün olmaması nedeniyle, söz konusu yazı
dikkate alınmayarak temyiz isteminin esasının incelenmesine geçildi:
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar,
mahkeme kararının, davanın, A.TR dolaşım belgesinden kaynaklanan kıymet farkı
ile ilgili kısmının reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek
nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, işlemin, miktar noksanlığından
kaynaklanan kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı Gümrük
Müdürlüğünün temyiz istemine gelince:
Dava dosyasında mevcut 20.3.2001 tarihli Cevaplı Rapor
ve 9.4.2001 tarihli Soruşturma Raporları ile diğer belgelerin birlikte
incelenmesinden; 1998-2000 yıllarında, Öncüpınar Gümrük Müdürlüğünün
karşısındaki Suriye-El Salame Gümrüğünden Türkiye'ye sevk edilen eşyaların sevk
tarihleri, cinsi, miktarları ve sevkte kullanılan araç sayılarıyla ilgili
olarak, adı geçen Suriye Gümrüğünden temin edilen belge ve bilgilerin liste
haline getirildiği; bu listedeki bilgilerin, davalı idarenin kayıtlarıyla
karşılaştırmalı olarak incelenmesi neticesinde; ilgili yıllarda Öncüpınar
Gümrük Müdürlüğünde işlem gören eşyaların cins ve miktarlarının, aynı
tarihlerde Suriye'den sevk edilen eşyaların cins ve miktarlarına göre farklı
olduğu; kristal toz şeker ithal edilmesine rağmen pirinç veya çay beyan
edilmesi ve/veya ithale konu kristal toz şekerin miktarının noksan beyan
edilmesi suretiyle, söz konusu eşyaların, noksan kıymet beyan edilerek ve yasa
dışı yöntemle Yurda sokulduğu sonucuna ulaşılarak, ilgili dönemlerde Öncüpınar
Gümrük Müdürlüğünde işlem yaptıran davacı Şirketin yetkilileri ile birlikte bu
işlemleri yapan gümrük personeli hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasının
önerildiği; gümrük yetkililerinden bir kısmının, Gümrük Müsteşarlığı Yüksek
Disiplin Kurulu kararıyla memuriyetle alakalarının kesildiği, bazılarının
istifa ettiği, bazılarının ise emekliye ayrıldığı, bir kısmının da açığa
alındığı; öte yandan, bazı beyannamelerin ekindeki faturaların tarihsiz olduğu
veya tescil tarihinden sonraki bir tarihi taşıdığı; beyannamelerden birinin
tescil tarihinin ise resmi tatil gününe rastladığı ve gümrük işlemlerinin,
mesai saati bitiminden sonra ve yalnızca kayden tamamlanmış gibi gösterildiği;
bu olaylarla ilgili olarak, Adana 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 31.5.2001
gün ve E:2000/200; K:2001/120 sayılı kararı ile; bazı gümrük görevlilerinin
mahkumiyetine hükmedildiği; söz konusu tespitlerden hareketle, davacı Şirket
adına tescilli gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların miktar
noksanlığına isabet eden kıymet farkı ile A.TR dolaşım belgesinin gerçek
olmamasından kaynaklanan kıymet farkı üzerinden de, uyuşmazlığa konu ek
tahakkukun yapıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen tespitler, davacı Şirketin,
ithale konu eşyaların cins ve miktarlarına ilişkin beyanlarının gerçeğe
aykırılığını kanıtlayıcı nitelikte olduğundan; olayın gerçek mahiyetinin ortaya
çıkarılmasına elverişli tek kaynak olan Suriye Gümrük makamlarından temin
edilen belgelerden tespit edilen eşyaların cins ve miktarlarının esas alınması
suretiyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık mevcut değildir. Bu bakımdan;
mahkeme kararının aksi yoldaki temyize konu iptale ilişkin hüküm fıkrasında
isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin
reddine ve mahkeme kararının davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının
onanmasına; hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 7,2 oranında ve
20.600.000.- (Yirmimilyonaltıyüzbin) liradan az olmamak üzere hesaplanacak
nisbi karar harcından Mahkemece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra kalan
harç tutarının davacıdan alınmasına; davalı Gümrük Müdürlüğünün temyiz
isteminin ise kabulü ile mahkeme kararının, işlemin, miktar noksanlığına isabet
eden kıymet farkı üzerinden tesis edilen kısmının iptaline ilişkin hüküm
fıkrasının bozulmasına; bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek
kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından , bu hususta
ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 30.12.2004 gününde oybirliği ile
karar verildi.