Dernekler Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında geçen ibarenin yürürlüğünün durdurulması hakkında karar
Anayasa Mahkemesi Kararı
Esas
Sayısı : 2004/107
Karar
Sayısı : 2004/12 (Yürürlüğü Durdurma)
Karar
Günü : 1.12.2004
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından: 07.12.2004 tarihli, 25663 sayılı
R.G
Sonuç.
2007-44
Karar Sayısı ile Sonuçlanmıştır.
YÜRÜRLÜĞÜN
DURDURULMASI İSTEMİNDE BULUNAN: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER
YÜRÜRLÜĞÜN
DURDURULMASI İSTEMİNİN KONUSU : 4.11.2004 günlü, 5253 sayılı
Dernekler Kanunu'nun 10.
maddesinin birinci fıkrasıyla 21. maddesinin, Anayasa'nın 69. maddesine
aykırılığı ileri sürülerek iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar
verilmesi istemidir.
I-
YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN GEREKÇESİ
23.11.2004
günlü dava dilekçesinde, 4.11.2004 günlü, 5253 sayılı Dernekler
Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrasıyla 21. maddesinin, Anayasa'ya
aykırılığı ve uygulanmaları durumunda giderilmesi güç ya da olanaksız zararlar
doğurabileceği gözetilerek iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar
verilmesi istenilmiştir.
II-
YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN İNCELENMESİ
Yürürlüğün
durdurulması istemini de içeren dava dilekçesi ve ekleri, yürürlüğün
durdurulması istemi hakkındaki rapor, iptali istenilen kurallar, dayanılan
Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile öteki yasama belgeleri okunup
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
4.11.2004
günlü, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrasında
yer alan "...adı geçen kurumların maddî yardımda bulunabilirler." ibaresinin
siyasî partiler yönünden Anayasa'ya aykırılığı konusunda güçlü belirtiler
bulunduğu ve uygulanması halinde sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum
ve zararların doğabileceği gözetilerek yürürlüğünün durdurulmasına, Sacit
ADALI'nın karşıoyu ile,
Yasa'nın
10. maddesinin birinci fıkrasının kalan bölümünün ve 21. maddesinin
yürürlüğünün durdurulması isteminin ise reddine karar verilmesi gerekmiştir.
III- SONUÇ
4.11.2004
günlü, 5253 sayılı "Dernekler Kanunu"nun;
1- 10.
maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...adı geçen kurumlara maddî
yardımda bulunabilirler." ibaresinin, siyasî partiler yönünden YÜRÜRLÜĞÜNÜN
DURDURULMASINA, Sacit ADALI'nın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 10.
maddesinin birinci fıkrasının kalan bölümü ve 21. maddesinin, YÜRÜRLÜKLERİNİN
DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
1.12.2004
gününde karar verildi.
Esas
Sayısı : 2004/107
Karar Sayısı : 2004/12 (Yürürlüğü
Durdurma)
KARŞIOY
5253 sayılı
Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrası ile 21. maddesinin yürürlüklerinin
durdurulması için gerekli şartların oluşmadığı düşüncesindeyim.
Şöyle ki :
Anayasa
Mahkemesi Anayasa'da ve yasalarla kendine tanınmamış bu yetkiyi mümkün
olduğunca seyrek kullanmak şartıyla üstelenirken, daha başlangıçta şu iki temel
ölçüte dayanmıştır:
- Henüz
iptal kararı verilmeden önce bir kanun ya da kanun hükmünde kararname hükmünün
hukuka açıkça aykırı ve iptal ihtimalinin güçlü olması,
- İptal
kararı verildikten sonra kararın Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
girmesine kadar iptal edilen kanunun uygulanması durumunda, daha sonra
giderilmesi güç ya da imkansız durumların önlenmesi ve iptal kararının sonucsuz
kalmaması.
İptal
istemine konu olan 5253 sayılı Yasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasında,
derneklerin, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer
amaçlı derneklerden, siyasî partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve
meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilecekleri ve adı geçen kurumlara maddî
yardımda bulunabilecekleri hükme bağlanmaktadır. Öte yandan aynı Yasa'nın yine
dava konusu olan 21. maddesi hükmüne göre de, dernekler mülkî idare amirliğine
önceden bildirimde bulunmak şartıyla yurt dışındaki kişi, kurum ve
kuruluşlardan aynî ve nakdî yardım alabileceklerdir. Bu bildirimin şekli ve
içeriği yönetmelikte düzenlenecektir. Naktî yardımların mülkî idare amirliğine
önceden bildirilmesi ve bankalar aracılığıyla alınması, aynî yardımların ise
gümrük idarelerinin denetiminden geçmesi zorunludur. 2820 sayılı Siyasî
Partiler Kanunu'nun 4445 sayılı Yasa ile değişik 66. maddesinin üçüncü
fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine göre siyasî partilere yapılan
bağışların bağışta bulunana veya yetkili temsilcisine veya vekiline ait
olduğunun partice verilen makbuzda açıkça belirtilmesi gerekir. Böyle bir
belgeye dayanılmaksızın siyasî partilerce bağış kabul edilemez.
Bu yasal
düzenlemeler birlikte göz önüne alındığında, hem derneklerin yurtdışından
alacakları yardımların, hem de siyasî partilere yapılacak yardımların kayıt
altına alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu yasal düzenlemelere rağmen yasa
dışı olarak derneklerin yurtdışından kayıtlı ya da kayıtsız olarak yardım
almaları ve bu yardımları yasadışı yollardan siyasî partilere aktarmaları
anayasal denetimle ilgili bir konu değil, idarenin denetim görevini yapması ile
ilgili uygulamaya dayanan bir meseledir. Bu itibarla iptal davasına konu olan
Yasa'nın uygulanmasından dolayı telafisi güç ya da imkânsız zararların doğması
söz konusu değildir. Böylece, hukuka açıkça aykırılık olsa bile, tek ölçüte
dayanarak yürürlüğün durdurulmasına gidilmesinin mümkün olmaması gerekir.