Danıştay 7. Daire K:2005/149, E:2002/1200 Sayılı; İtirazın zaman aşımı nedeniyle reddine dair açılan davada, dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığının incelenmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde isabet bulunmadığı, konulu Karar
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE K:2005/149, E:2002/1200 SAYILI,
10.02.2005
TARİHLİ KARAR
Temyiz İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına
Şanlıurfa Gümrük Müdürlüğü ŞANLIURFA Karşı Taraf : ...
İstemin Özeti :
Şanlıurfa Gümrük Müdürlüğünde tescilli 4.6.1997 gün ve 456 sayılı gümrük giriş
beyannamesi ile ithal edilen eşyanın beyan edilen kıymetinin düşük bulunması
nedeniyle yapılan ek tahakkuka vaki itirazın, süresinde yapılmadığından bahisle
reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; olayda, ithal edilen
eşyanın bedelini ödeme şeklinin, beyanname üzerinde vesaik mukabili olarak
gösterilmesine karşın, beyanname ekinde yer alan satış sözleşmesinde, mal
bedelinin peşin olarak tahsil edildiğinin belirtilmiş olması nedeniyle,
gerçekte yapılan ödemenin, beyan edilenin iki katı olduğu; ayrıca sigorta
poliçesinin sonradan düzenlendiği, navlun makbuzunda da tarih ve seri numarası
bulunmadığı ileri sürülerek ek tahakkukun yapıldığı anlaşılmakta ise de; beyan
edilen kıymetin gerçeği yansıtmadığı yolunda yapılmış somut bir tespite
dayanılmadan, ödemenin iki kez yapıldığının kabul edilemeyeceği; ancak, sigorta
poliçesi ve navlun makbuzunun kabul edilmemesi suretiyle, beyan edilen FOB
kıymet esas alınarak sigorta ve navlun bedeli hesaplanmasında hukuka aykırılık
görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin, kıymet noksanlığına isabet eden
kısmının iptali; navlun ve sigorta bedeli yönünden ise davanın reddi yolundaki
Gaziantep Vergi Mahkemesinin 29.11.2001 gün ve E:2001/325; K:2001/1196 sayılı
kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının; satıcı firmanın, Türkiye'de yerleşik
birden fazla ithalatçı firmaya, aynı ibareyi taşıyan sözleşmelerle ihracat
yaptığı; dolayısıyla, "peşin ödeme" ibaresinin sehven yazıldığı
yolundaki iddianın inandırıcılıktan uzak olduğu; diğer yandan, 10.10.1997 günlü
ve 15/512 sayılı Basit Raporda yer alan, Abu Dhabi Büyükelçiliği Ticaret
Müşavirliğinin 31.12.1995 günlü ve 911 sayılı "gizli" yazısının da,
yapılan tespiti doğrular nitelikte bulunduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın
Özeti: Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Kurtuluş Beyribey'in Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; ek tahakkuka vaki itirazın yedi günlük yasal süresi
içerisinden yapılmadığından bahisle reddine dair başmüdürlük işleminin iptali
istemiyle dava açıldığı halde, Mahkemece, işin esasına girilerek karar
verildiği anlaşılmakla; söz konusu işlemi hakkında bir karar verilmek üzere,
mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Emel Cengiz'in Düşüncesi: Davacı
şirket tarafından ithal edilen eşya kıymetinin noksan beyan edildiğinden
bahisle davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük vergisi ile katma değer vergisi
kaldırılması istemiyle açılan davayı kısmen kabul, kısmen reddeden mahkeme
kararı idarece temyiz edilmektedir.
4458 sayılı Gümrük Kanununun "İtirazlar"
başlıklı 242
nci maddesinde, yükümlülerin kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri
için tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili gümrük idaresine
verecekleri bir dilekçe ile düzeltme talebinde bulunabilecekleri, düzeltme
taleplerinin ilgili gümrük müdürlüğü tarafından 30 gün içinde karara bağlanarak
yükümlüye tebliğ edileceği, kişilerin düzeltme taleplerine ilişkin kararlara,
idari kararlara, gümrük vergilerine ve cezalarına karşı 7 gün içinde kararı
alan gümrük idaresinin bağlı bulunduğu Gümrük Başmüdürlüğü nezdinde itirazda
bulunabilecekleri, Gümrük Başmüdürlükleri ile Gümrük Müsteşarlığı kararlarına
karşı işlemin yapıldığı gümrük müdürlüğünün veya gümrük başmüdürlüğünün
bulunduğu yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği kurala
bağlanmıştır.
Bu yasal düzenleme çerçevesinde dosyanın
incelenmesinden; davacı tarafından adına tahakkuk ettirilen gümrük ve katma
değer vergilerinin düzeltilmesi talebiyle süresi içerisinde ilgili gümrük
müdürlüğüne başvurulduğu, talebin reddine dair 1.9.2000 günlü ve 47 sayılı
gümrük müdürlüğü kararının tarafına tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süresi
içerisinde ilgili gümrük başmüdürlüğüne itiraz edimesi gerekirken Gaziantep
Vergi Mahkemesi nezdinde açılan davanın, aynı mahkemece yukarıda yazılı yasa
kuralı uyarınca ilgili gümrük başmüdürlüğüne gönderilmek üzere idari merci
tecavüzü gerekçesiyle dilekçenin reddi ile sonuçlandırıldığı , karar gereği
gümrük başmüdürlüğüne intikal eden dosyanın incelenmesinden, 4458 sayılı
Yasanın 242 nci maddesine göre başmüdürlüğe itiraz süresinin 7 gün olduğu,
yükümlü itirazının ise bu süre aşıldıktan sonra yapılmış olması nedeniyle
itirazın reddedildiği anlaşılmış olup, davacı tarafından da söz konusu
başmüdürlük kararının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava 4.4.2001 günlü ve 5231 sayılı
Gümrükler Başmüdürlüğünün, süre aşımına ilişkin kararının iptali istemiyle
açıldığından, bu kararın hukuka uygun olup olmadığının itiraz süresi açısından
incelenmesi suretiyle hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerekirken,bu husus
hakkında karar verilmeden işin esasına girilerek verilen kararda isabet
görülmemiştir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulüyle mahkeme
kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden; davacı Şirket adına yapılan
ek tahakkuka karşı yedi günlük süresi içerisinde doğrudan gümrükler
başmüdürlüğüne itirazda bulunulması gerekirken, Gaziantep Vergi Mahkemesinde
dava açıldığı; adı geçen Mahkemenin 28.2.2001 gün ve E:2000/1220; K:2001/223
sayılı kararıyla dilekçe ve eklerinin Gaziantep Gümrükler Başmüdürlüğüne tevdii
üzerine, yedi günlük itiraz süresi geçtikten sonra yapılan itirazın
incelenemeyeceği yolunda tesis edilen gümrükler başmüdürlüğü işleminin iptali
istemiyle açılan davada, Mahkemece, işin esasının incelenmesi suretiyle karar
verildiği anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 242'nci maddesinin 3'üncü
fıkrasına göre, yükümlülerce, gümrük vergilerine karşı yedi gün içinde kararı
alan gümrük idaresinin bağlı bulunduğu başmüdürlük nezdinde itiraz
edilebileceği belirtilmiş olup; aynı maddenin 7'nci fıkrasında da, gümrük
başmüdürlükleri işlemlerine karşı, gümrük başmüdürlüklerinin bulunduğu yerdeki
idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükme bağlanmıştır...
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 15'inci maddenin 1/c bendinde idari merci tecavüzü halinde
dilekçelerin görevli idare merciie tevdiine karar verileceği; aynı maddenin
2'nci fıkrasında ise, dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştay'a
veya ilgili mahkemeye başvurma tarihinin, merciine başvurma tarihi olarak kabul
edileceği hükmüne yer verilmiştir.
Sözü edilen hükümlere göre; yapılan itirazların,
yukarıda yer verilen maddede öngörülen süre içerisinde olmadığı gerekçesiyle
reddedilmesi, itiraza konu ek tahakkukun hukuka uygunluğunu dava yoluyla
denetletme olanağını ortadan kaldıran, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem
tesisidir. Olayda da, dava konusu olan nihai işlem davalı idarece bu yolda
tesis edilen işlemdir. Bu işlem, idarece geri alınmak veya idari yargı yerince
iptal edilmek suretiyle, hukuk düzeninden kaldırılmadıkça, idari prosedürün
yeniden işletilmesi ve idari dava hakkının kullanılması olanaklı değildir. Bu
bakımdan; itirazın süre aşımı sebebiyle reddine dair olan dava konusu
işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarını araştırması gereken idari yargı
yerinin, tahakkukun hukukiliğini incelemesi ve bu incelemenin sonucuna göre
tahakkuk hakkında karar vermesi, Yargılama Hukukuna uygun değildir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne ve
mahkeme kararının bozulmasına; bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek
kararla birlikte yargılama giderleri de dikkate alınacağından, bu hususta hüküm
tesisine gerek bulunmadığına, 10.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.