Danıştay 7. Daire K: 2005/172, E:2002/4569 sayılı; Dampinge karşı verginin idari itiraza tabi olduğu, başmüdürlükçe, dampinge karşı vergi ve katma değer vergisi tahakkukuna yapılan itiraz, sadece katma değer vergisi yönünden reddedilmiş ise de, bu işlemin, dampinge karşı vergiyi de kapsadığının kabulünün gerektiği, konulu kararı
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2005/172, E:2002/4569 SAYILI,
15.02.2005 TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan:
Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf : ? Mensucat
Sanayi Anonim Şirketi
Vekili : Av. ?
İstemin Özeti : Ambarlı
Gümrük Müdürlüğünde tescilli 19.3.1999 gün ve 5199 sayılı gümrük giriş
beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen dampinge karşı
verginin ve bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin düzeltilmesi
istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işleme vaki itiraz üzerine tesis
edilen işlemi; tahakkuk ettirilen dampinge karşı verginin kaldırılması
istemiyle, düzeltme ve itiraz yolu tüketildikten sonra dava açılabileceği;
olayda ise, düzeltme talebinin gümrük müdürlüğünce reddinden sonra, gümrükler
başmüdürlüğüne yapılan itiraz üzerine verilen yanıtta, katma değer vergisine
yönelik itirazın reddedildiğinin, ancak dampinge karşı vergiye ilişkin olarak
herhangi bir karar verilmediğinin anlaşıldığı; bu durumda, düzeltme ve itiraz
aşamalarında, hakkında herhangi bir karar verilmeyen anılan verginin
ödenmesinin istenilmesine ilişkin işlemde yasal isabet bulunmadığı; anti
damping vergisi hakkında henüz bir karar verilmemiş iken, katma değer
vergisinin matrahının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, bu sebeple, itirazın,
katma değer vergisi yönünden reddine dair işlemde isabet bulunmadığı
gerekçesiyle iptal eden İstanbul Üçüncü Vergi Mahkemesinin 18.9.2002 gün ve
E:2002/708; K:2002/1395 sayılı kararının; tesis edilen işlemde hukuka aykırılık
bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma
verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Çağlar Işık'ın
Düşüncesi: Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından,
taraflar temyiz istemlerinin reddedilerek kararın onanması gerektiği
düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Münevver
Demir'in Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen
incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması
gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne
sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine
uymadığından, temyiz isteminin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının
onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci
Dairesince işin gereği görüşüldü:
3577 sayılı İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun 15'inci
maddesinin 1'inci fıkrasında, gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin
tahsiline, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanuna aykırı olmayan
usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge karşı vergi veya telafi edici
verginin tahsili, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı,
ikinci fıkrasında da, ödenmeyen bu vergilerin 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edileceği hükme
bağlanmıştır. Atıfta bulunulan 4458 sayılı Gümrük Kanununun 3'üncü
maddesinin 8'inci fıkrasında, "gümrük vergileri" deyiminin,
yürürlükteki hükümler uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin tümünü;
"ithalat vergileri" deyiminin de, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük
vergileri ve eş etkili vergileri ifade ettiği belirtilmiştir.
Anılan Kanun hükümlerine
göre, dampinge karşı verginin, 4458 sayılı Kanunda tanımlanan "gümrük
vergileri" kapsamında değerlendirilmesi, bu vergiye karşı yapılan düzeltme
ve itiraz istemlerinin kabul edilerek, bunların karara bağlanması, başka
ifadeyle, idari itiraz ve idari dava sürecinin bu vergi için de işletilmesi,
sözü edilen aşamalardan geçerek kesinleşen amme alacağının da 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre takip ve tahsili gerekmektedir.
Olayda; davacı Şirket adına
tahakkuk ettirilen dampinge karşı vergi ile katma değer vergisinin düzeltilmesi
istemiyle yapılan başvurunun reddinden sonra, İstanbul Gümrükleri
Başmüdürlüğüne yapılan itiraz başvurusu üzerine anılan Başmüdürlükçe, itirazın,
sadece katma değer vergisi tahakkukuna yönelik olarak yapıldığı kabul edilerek,
itiraz, söz konusu vergi açısından reddedilmiş, Mahkemece de, bu husus karara
gerekçe alınarak, istemin özeti bölümünde yazılı hüküm tesis edilmiş ise de;
katma değer vergisi tahakkukunun dayanağını ve matrahını dampinge karşı
verginin oluşturması; dampinge karşı vergi tahakkukunun yerinde olup olmadığı
hususu irdelenmeden, katma değer vergisi tahakkukunun hukukiliği hakkında karar
verilmesinin mümkün olmaması hususları dikkate alındığında, katma değer vergisi
tahakkukuna vaki itirazın reddine dair İstanbul Gümrükleri Başmüdürlüğü
kararının, dampinge karşı vergiye vaki itirazı da kapsadığı ve bu vergiye vaki
itirazın da reddedildiğinin kabulü ile, işin esasının incelenmesi suretiyle
hüküm tesisi gerekirken, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle verilen
mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz
isteminin kabulüne ve işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere
mahkeme kararının bozulmasına; bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek
kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta
ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 15.2.2005 gününde oybirliği ile
karar verildi.
(DAN-DER; SAYI:110)