Danıştay 7. Daire K: 2005/202, E:2002/354 Sayılı; Gümrük vergilerinin ödeme emri ile takibi için, vergilerin on günlük ödeme süresi içerisinde ödenmemiş olması gerektiği; tahakkukun, idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmesi suretiyle kesinleşip kesinleşmediğinin alacağın ödeme emri ile takibine etkisi bulunmadığı; on gün içinde ödenmeyen vergilerin tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2005/202, E:2002/354 SAYILI,
21.02.2005
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan: ... Finans Kurumu Anonim
Şirketi
Vekili : Av. ...- Av. ?
Karşı Taraf : Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına Kayseri
Gümrük Müdürlüğü
İstemin Özeti : Kayseri Gümrük Müdürlüğünde tescilli
4.7.2000 gün ve 1799 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle
tahakkuk ettirilen dampinge karşı vergi ile ek olarak tahakkuk ettirilen katma
değer vergisinin tahsili amacıyla düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrinin iptali
istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden; ödeme emrine konu vergilerin
tahakkukuna vaki itirazın reddi üzerine ödeme emri düzenlendiğinin anlaşıldığı;
sözü edilen itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava,
Mahkemelerinin 30.10.2001 gün ve E:2001/299; K:2001/824 sayılı kararı ile
reddedildiğinden, düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı
gerekçesiyle reddeden Kayseri Vergi Mahkemesinin 30.10.2001 gün ve E.2001/181;
K:2001/825 sayılı kararının; ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu
ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği
savunulmuştur..
Tetkik Hakimi Abidin İldeş'in Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin
1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi
reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Mukades Aras'ın Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp
vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler
karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi
mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden; konusu olan dampinge karşı
vergi ile katma değer vergisinin tahakkukuna vaki itirazın süre aşımı nedeniyle
reddi üzerine düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın,
Mahkemece, yazılı gerekçe ile reddedildiği anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 198'inci
maddesinin 1'inci fıkrasında, 69'uncu madde hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, yapılan kontrol ve denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan
alındığı belirlenen gümrük vergileri ile, işlemleri daha sonra yapılmak üzere
teslim edilen eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin yükümlüye tebliğ edildiği
tarihten itibaren on gün içerisinde ödenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiş;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55'inci
maddesinin birinci fıkrasında da, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere,
yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları
lüzumunun ödeme emri ile tebliğ olunacağı öngörülmüştür.
Öte yandan; 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Kanunun
15'inci maddesinin birinci fıkrasında, gümrük vergisinin tesciline,
tahakkukuna, tahsiline, geri verilmesine, takibine ve teminata bağlanmasına
ilişkin bu Kanuna aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge
karşı verginin tescili, tahakkuku, tahsili, geri verilmesi, takibi ve teminata
bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı; ikinci fıkrasında da, ödenmeyen
dampinge karşı verginin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümlerine göre Gümrük İdarelerince kovuşturulacağı hükümlerine yer
verilmiştir.
Sözü edilen hükümlere göre; gümrük vergilerinin ödeme
emri ile takip edilebilmesi için, vergilerin, öngörülen on günlük ödeme süresi
içerisinde, yani, vadesinde ödenmemiş olması gerekmektedir. Kanunda ödeme
süresinin ayrıca gösterilmiş bulunması nedeniyle, ödeme emrine konu vergilerin
tahakkukunun, gerek idari başvuru, gerekse yargısal başvuru yollarının
tüketilmesi suretiyle kesinleşip kesinleşmediği hususunun, alacağın ödeme emri
ile takibine herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, konusu olan
vergilerin tahakkuku işleminin tebliği tarihinden itibaren on gün içerisinde
ödenmemesi nedeniyle ödeme emri düzenlenmesi, açıklanan hukuki duruma uygun
olduğundan, temyize konu mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik
bulunmamaktadır.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine, kararın
onanmasına, 22,90- (YirmiikiYeniTürkLirasıdoksanYeniKuruş) Yeni Türk Lirası
maktu karar harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.2.2005 gününde
oybirliği ile karar verildi.
(DAN-DER; SAYI:109)