Danıştay 7. Daire K: 2005/254, E:2002/2588 sayılı; Dava dilekçesinde gösterilen verginin miktarının, ceza kararında ve itirazın reddine ilişkin işlemde de belirtildiği üzere, cezanın hesaplanmasını sağlamak amacına yönelik olduğu; tahakkuk ibaresine bakılarak vergi tahakkukunun da dava konusu edildiğinin kabul edilemeyeceği; bu bakımdan, dava konusu edilmeyen vergi tahakkuku hakkında da karar verilmesinin, usul hukukunun taleple bağlı olma ilkesine aykırı olduğu, konulu kararı
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2005/254, E:2002/2588 SAYILI,
24.02.2005
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan:
Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına
Manisa Gümrük Müdürlüğü
MANİSA
Karşı Taraf : ... Sanayi ve
Ticaret Anonim Şirketi
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Manisa
Gümrük Müdürlüğünde tescilli ... gün ve ... sayılı gümrük giriş beyannamesi ile
dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilen eşyaya ilişkin
olarak bankaya ödenen komisyon giderinin katma değer vergisi matrahına dahil
edilmediğinden bahisle tahakkuk ettirilerek teminata bağlanan katma değer
vergisinin üç katı tutarında kesilen para cezası kararına vaki itirazın reddine
ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 108'inci
maddesinin 1'inci fıkrası ile 234'üncü
maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinden söz ederek; olayda, vergi
farkının %10'u oranında teminat alınarak ithalat işleminin tamamlandığının
anlaşıldığı; bu itibarla, dahilde işleme rejimi koşullarının ihlal edilmemiş
olması ve izin belgesinin iptalini gerektiren başkaca bir hususun bulunmaması
karşısında, eksik beyan edilen banka komisyonu gideri dolayısıyla katma değer
vergisi tahakkuk ettirilmesinde ve para cezası kesilmesinde hukuka uyarlık
bulunmadığı gerekçesiyle katma değer vergisi ek tahakkukunu ve para cezası
kesilmesine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemi iptal eden Manisa
Vergi Mahkemesinin 4.4.2002 gün ve E:2001/1099; K:2002/333 sayılı kararının;
yapılan işlemin yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma
verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Abidin
İldeş'in Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden; davacı Şirket adına ek olarak
tahakkuk ettirilerek teminata bağlanan katma değer vergisinin üç katı tutarında
para cezası kesilmesine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin
iptali istemiyle açılan davada, Mahkemece, sözü edilen işlemin iptali ile
birlikte, cezanın dayanağı verginin ek olarak tahakkuk ettirilmesine ilişkin
işlemin de yazılı gerekçe ile iptal edildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar, dava konusu
edilen ceza kararında verginin miktarına da yer verilmiş ise de, ceza kararının
konusunun vergi değil, para cezası olması ve esasen para cezası kararının
düzenlenmesi ve tebliği ile verginin tahsilinin mümkün olmaması karşısında,
kararda vergiye, para cezasının hesaplanabilmesi amacıyla miktar itibarıyla yer
verildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, davanın konusu olarak ceza
kararının belirtildiği dava dilekçesinde sözü edilen tahakkukun, cezanın
miktarına ilişkin olduğunun kabulü zorunludur. Katma değer vergisi ek
tahakkukunun teminata bağlanmasına ilişkin işleme, öngörülen yedi günlük itiraz
süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması da ulaşılan bu sonucu
doğrulamaktadır. Dolayısıyla dava konusu edilmeyen hususta karar verilmiş
olması Yargılama Hukukuna aykırı bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mahkeme
kararının, para cezası kesilmesine ilişkin karara vaki itirazın reddine ilişkin
işlemin iptaline dair hüküm fıkrasında isabetsizlik bulunmadığından, bu hüküm
fıkrasına yönelik temyiz isteminin reddi ile onanması; katma değer vergisi ek
tahakkukunun iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı H.Hüseyin
Tok'un Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen
incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması
gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne
sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine
uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının
uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci
Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden;
dahilde işleme rejimi kapsamında yapılan ithalat nedeniyle beyannamenin tescil
tarihinden önce ödenen banka komisyonu giderinin katma değer vergisi matrahına
dahil edilmediğinden bahisle tahakkuk ettirilerek teminata bağlanan katma değer
vergisinin üç katı tutarında para cezası kesilmesine dair karara vaki itirazın
reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemece, yazılı
gerekçe ile, para cezası kesilmesine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin
işlemin iptali ile birlikte, dava konusu edilmediği halde, katma değer vergisi
ek tahakkukunun da iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Dayandığı hukuki ve kanuni
nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının para cezası
kesilmesi kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptaline dair hüküm
fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz
dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını
sağlayacak durumda görülmemiştir.
Katma değer vergisi ek
tahakkukunun iptaline ilişkin hüküm fıkrasına gelince:
Dava dilekçesinde, davanın
konusu, açıkca, ceza kararının gün ve sayısı ile buna ilişkin tahakkuk olarak
belirtilmiştir. Her ne kadar, dava dilekçesinde, katma değer vergisinin miktarı
gösterilmiş ise de; bu, ceza kararı ile bu karara vaki itirazın reddine ilişkin
işlemde de belirtildiği üzere, cezanın miktar olarak hesaplanmasını sağlamak
amacına yöneliktir. Ek tahakkukun teminata bağlanmasına ilişkin işleme yedi gün
içinde itiraz edilmemesi de bu sonuca ulaştırmaktadır. Dolayısıyla; dava
dilekçesinde yazılı "tahakkuk" ibaresine bakılarak vergi tahakkukunun
da dava konusu edildiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Bu bakımdan; dava konusu
edilmeyen vergi tahakkuku hakkında da karar verilmesi, Usul Hukukunun taleple
bağlı olma ilkesine aykırı olduğundan sözü edilen hüküm fıkrasında isabet
görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz
isteminin kısmen kabulüne ve mahkeme kararının katma değer vergisi ek
tahakkukunun iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına; para cezası
kesilmesi kararına vaki itiraz reddine ilişkin işlemin iptaline ilişkin hüküm
fıkrasına yönelik temyiz isteminin reddine ve bu hüküm fıkrasının onanmasına;
bozma kararı üzerine verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm
altına alınacağından bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
24.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.