Danıştay 7. Daire K: 2005/495, E:2001/4839 Sayılı; Alıcı ile satıcı arasında fiyatı etkileyen bir münasebetin bulunduğu ve satıcının türkiye`de, alıcı dışında üçüncü bir kişiye satışının olmadığı durumda, satış bedeli yöntemi ve bu yöntemi izleyen aynı veya benzer eşya yöntemleri ile indirgeme yöntemine göre eşyanın gümrük vergisine esas kıymetinin saptanmasına olanak bulunmadığından, hesaplanmış kıymet yöntemine geçilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2005/495, E:2001/4839 SAYILI,
23.03.2005
TARİHLİ KARARI
Temyiz İsteminde Bulunan :
Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü TRABZON
Karşı Taraf : ...
İstemin Özeti : Davacı Şirket adına tescilli 8.10.1997
gün ve 58 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin düşük
beyan edildiğinden bahisle, hesaplanmış kıymet yöntemine göre belirlenen kıymet
esas alınarak yapılan ek tahakkuka vaki itirazın reddine dair işlemi; Gümrük
Tarifeleri ve Ticaret Genel
Anlaşmasının (GATT) VII'nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşma hükümleri
ve bu Anlaşmaya ilişkin olup, olay tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelikte
yer alan düzenlemeler karşısında, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin
belirlenmesinde, öncelikle satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas
alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de
sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği; olayda ise, satış bedeli
yönteminin terk edilme nedenleri açıkça ortaya konulmadan, hesaplanmış kıymet
yöntemine geçildiğinin anlaşılması karşısında, tesis edilen işlemde isabet
görülmediği gerekçesiyle iptal eden Trabzon Vergi Mahkemesinin 19.9.2001 gün ve
E:2001/353; K:2001/330 sayılı kararının; Trabzon Sanayi ve Ticaret Odasınca
düzenlenen 'sınai birim maliyet raporu'nda belirtilen birim kıymet esas
alınarak yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Kurtuluş Beyribey'in Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinde; alıcı ve satıcı arasında fiyatı etkileyecek bir münasebetin
bulunduğunun ve eşyaların, maliyet bedellerinin altında ithal edildiğinin
anlaşılması karşısında, hesaplanmış kıymet yöntemine geçilerek tesis edilen
işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, aksi yolda verilen mahkeme kararının
bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi: Temyiz
dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının
49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp
vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler
karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Vergi
Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Temyiz başvurusu; davacı Şirketçe ithal edilen eşyalar
için beyan edilen kıymetin düşük olduğundan bahisle, hesaplanmış kıymet
yöntemine göre saptanan kıymet esas alınarak yapılan ek tahakkuka vaki itirazın
reddine dair işlemin iptaline dair mahkeme kararının bozulması istemine
ilişkindir.
Beyannamenin tescil tarihi itibarıyla yürürlükte
bulunan 1615 sayılı Gümrük Kanununun, 12.2.1994 tarih ve 21847 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 3968 sayılı Kanunla değişik 65'inci
maddesinde, 'İthal eşyasının gümrük vergisine esas kıymeti, Gümrük
Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII'nci Maddesinin Uygulanmasına Dair
Anlaşma hükümlerine göre tayin ve tespit olunur. Şu kadar ki, Anlaşmanın 8'inci
maddesinin 2'nci fıkrasında belirtilen unsurlar bu kıymete dahil edilir.' hükmü
yer almıştır.
Gümrük Kanununun 65'inci Maddesinin Değiştirilmesine
Dair 3968 sayılı Kanunla birlikte, aynı tarih ve sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren ve beyannamenin tescil tarihinde yürürlükte
bulunan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII'nci
Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşma'ya İlişkin Yönetmeliğin 1'inci
maddesinde, bu yönetmeliğin, anlaşma hükümleri çerçevesinde ithal eşyası
kıymetinin tespiti için uygulanması gereken yöntem ve kuralların belirlenmesi
bakımından hazırlandığı; 2'nci maddesinde, Yönetmeliğin, (gümrük vergisinden
muaf olan veya ağırlık esası üzerinden vergiye tabi bulunan eşya da dahil olmak
üzere) gümrük hattından geçirilen ithal konusu eşyanın kıymetinin belirlenme
usullerini kapsadığı; 5'inci maddesinde ise, ithal eşyasının gümrük vergisine
esas alınacak kıymetinin, bu Yönetmeliğin 6 ila 12'nci maddelerinde yer alan
yöntemlerin sırasıyla uygulanması yoluyla tayin ve tespit olunacağı, bir
yönteme göre belirlenemeyen kıymet için izleyen yönteme geçileceği
belirtilerek, 6'ncı maddede 'Satış Bedeli Yöntemi', 7'nci maddede 'Aynı Eşyanın
Satış Bedeli Yöntemi', 8'inci maddede 'Benzer Eşyanın Satış Bedeli Yöntemi', 10
uncu maddede 'İndirgeme Yöntemi', 11'inci maddede 'Hesaplanmış Kıymet Yöntemi'
ve 12 nci maddede de 'Son Yöntem' e ilişkin yöntem ve kurallara yer verilmiş,
Yönetmeliğin 19'uncu maddesinin son fıkrasında da; bu maddelerde ve Anlaşmada
yeralan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile
ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya
doğruluğunun araştırma hakkını sınırlamayacağı veya bu hakkı tartışma konusu
haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı Şirket tarafından
Trabzon Serbest Bölgede faaliyet gösteren ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim
Şirketinden satın alınarak ithal edilen kot pantolon ve kot montlar için,
faturasına uygun olarak, 4,05.-Amerikan doları birim kıymet beyan edildiği;
davalı idarece, ithale konu eşyaların; davacı Şirket tarafından
imalatçı-ihracatçı firmaya, metre birim fiyatı 4,16.-Amerikan doları üzerinden
fatura edilen 5003 metre kot kumaştan üretildiğinin; ayrıca her iki firma
arasındaki ilişkinin fiyatı etkileyecek düzeyde olması (aynı şahıslarca
kurulmuş olmaları ) nedeniyle, satış bedeli yöntemi aşılarak izleyen yöntemlere
geçildiği; ancak ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Türkiye'de
davacı dışında başka bir firmaya satışının olmaması nedeniyle, aynı ve benzer
eşya yöntemleri ile indirgeme yöntemi atlanarak, hesaplanmış kıymet yöntemine
geçildiği; bu yönteme göre birim kıymetin saptanması amacıyla, ihracatçı firma
ile davacı Şirket nezdinde Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasınca yapılan inceleme
sonucu düzenlenen 28.11.1997 tarihli sınai birim maliyet tablosunda, ithale
konu eşyalar için belirlenen 7,312.-Amerikan doları birim kıymet esas alınarak
ek tahakkuk yapıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, alıcı ve satıcı arasında münasebet bulunduğu
ve ithale konu mamul eşyaların, davacı Şirket (alıcı) tarafından ihraç edilen kot
kumaşlardan üretildiği halde, mamul eşyaların birim kıymetinin, kumaşın birim
kıymetinden düşük olduğu hususları tartışmasızdır. Öte yandan, davalı idarece,
satıcı firmanın Türkiye'de bir başka firmaya satışının bulunmadığı ileri
sürülmüş olup, aksi davacı tarafından iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durum
karşısında, satış bedeli yöntemine ve bu yöntemi izleyen aynı ve benzer eşyanın
satış bedeli yöntemleri ile indirgeme yöntemine göre eşyanın gümrük vergisine
esas kıymetinin saptanmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmakla,
hesaplanmış kıymet yöntemine geçilmesinde, yukarıda anılan Anlaşma ve
Yönetmelik hükümlerine aykırılıktan söz edilemeyeceğinden, dava konusu işlemin
iptali yolunda yazılı gerekçe ile verilen mahkeme kararında isabet
görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne ve aksi
yolda verilen mahkeme kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine yeniden
verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından,
bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 23.3.2005 gününde
oybirliği ile karar verildi.