Danıştay 7. Daire K: 2005/809, E:2004/3473 sayılı; Para cezalarına yedi gün içinde itiraz edilmesi gerektiği, itiraz başvurusuna ve ödeme emri düzenlenmesi için öngörülen usule ve süreye ilişkin hususların idari yargı yerince resen nazara alınması gerektiği; bu itibarla, 1615 sayılı Kanun döneminde vukuu bulan ve 4458 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra tebliğ edilen ceza kararına yönelik itirazın usule uygun olup olmadığı ve ödeme emri düzenlenebilmesi için öngörülen koşulların olayda oluşup oluşmadığı irdelenmeden verilen kararda isabet bulunmadığı, konulu kararı
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
K: 2005/809, E:2004/3473 SAYILI,
27.04.2005
TARİHLİ KARARI
Kararın Düzeltimesini
İsteyen: Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına Erenköy Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf : ? Sağlık
Hizmetleri ve Tıbbi Cihazlar Limited Şirketi
Vekili : Av. ?
İstemin Özeti : Erenköy
Gümrük Müdürlüğünde tescilli 11.11.1998 gün ve 89056 sayılı giriş beyannamesi
muhteviyatı eşya nedeniyle kesilen para cezasının tahsili amacıyla düzenlenip
tebliğ edilen ödeme emrini iptal eden İstanbul Sekizinci Vergi Mahkemesinin
11.4.2001 gün ve E:2000/1792; K:2001/700 sayılı kararının onanmasına ilişkin
Danıştay Yedinci Dairesinin 27.5.2004 gün ve E:2001/2903; K:2004/1480 sayılı
kararının; düzenlenen ödeme emrinin yerinde olduğu ileri sürülerek düzeltilmesi
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma
verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Abidin
İldeş'in Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden; ödeme emrinin, konusu para cezası
kesilmesine dair kararın tebligatı ile birlikte otuz günlük ödeme süresi
verilmesi üzerine düzenlendiği anlaşılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun
232'nci
maddesinin 4'üncü fıkrasında, ilgilisine tebliğ edilerek kesinleşen para
cezalarının, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine
tabi olduğu belirtilmiş olup, sözü edilen 6183 sayılı Kanunun 37'nci
maddesinin 2'nci fıkrasında, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit
edilmemiş amme alacaklarının yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde
ödeneceği; 55'inci maddesinin birinci fıkrasında ise, amme alacağını vadesinde
ödemeyenlere ödeme emri tebliğ olunacağı hükmüne yer verilmiştir.
4458 sayılı Kanunun 232'nci
maddesinin sözü edilen fıkrasının lafzından, ilgilisine tebliğ edilen para
cezasının kesinleşmiş olduğu sonucuna ulaşılmakta ise de, gümrük idarelerince
alınan kararlar için idari itiraz prosedürü işletilip tüketilmeden, yani, dava
konusu edilebilir kesin ve yürütülebilir işlem tesis edilmeden, dava
açılmasının olanaksız olması karşısında, para cezası kararının tebliği ile
cezanın kesinleştiğinden söz edilemez.
Her ne kadar, sözü edilen
Kanunun 234'üncü maddesi uyarınca kesilecek para cezalarına ilişkin bir düzenleme
ise de, kanun koyucu, Kanunun 232'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, vergi
tahakkuku açısından kesinleşmeyi, tahakkuka süresi içerisinde itiraz edilmemesi
veya itirazın red kararı ile sonuçlanması şeklinde tanımlandığından; para
cezalarının kesinleşmesi de, para cezası kararına süresi içerisinde itiraz
edilmemesi veya itirazın ret kararı ile sonuçlanması ile gerçekleşecektir.
Esasen, Kanunun 242'nci maddesinin 3'üncü fıkrasında, cezalar için, yedi gün
içerisinde gümrük idaresinin bağlı olduğu gümrük başmüdürlüğü nezdinde itiraz
edilebileceğinin ve anılan maddenin 7'nci fıkrasında da, gümrük başmüdürlükleri
kararları için idari yargı mercilerine başvurulabileceğinin öngörülmüş olması
da, bu sonucu doğrulamaktadır.
Öte yandan, ödeme emri
düzenlenilebilmesi açısından, alacağın kesinleşmesi ise, alacağın vadesinde
ödenmemesi ile gerçekleşecektir. 4458 sayılı Kanunda para cezasının ödenmesi
için vade belirlenmemiş olması nedeniyle, 6183 sayılı Kanunun 37'nci maddesinin
anılan fıkrasına uygun olarak otuz günlük ödeme süresi verilmesi ve bu sürenin
ödeme yapılmadan geçirilmiş olması üzerine ödeme emri ile takibe geçilmesi
gerekmektedir.
Olayda, para cezasının
tebliği ile birlikte verilen otuz günlük ödeme süresi, 4458 sayılı Kanunda para
cezasının ödenmesi için vade belirlenmemiş olması nedeniyle, verilen süre
açısından, 6183 sayılı Kanunun 37'nci maddesinin anılan fıkrasına uygun ise de,
para cezasının henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle, vadenin belirlenmesi
zamanı açısından sözü edilen hukuki duruma uygun değildir.
Bu itibarla, ceza kararına
vaki itirazın reddi üzerine verilecek otuz günlük ödeme süresi içerisinde
ödenmemesi ile kesinleşecek alacak için, ceza kararının tebliği ile belirlenen
ödeme süresi üzerine düzenlenip tebliğ edilen ödeme emri, açıklanan hukuki
duruma aykırıdır.
Açıklanan nedenle, Dairemiz
kararının ortadan kaldırılmasından sonra ödeme emrini iptal eden ve sonucu
itibarıyla yerinde bulunan mahkeme kararına yönelik temyiz isteminin reddi
gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Mukaddes
Aras'ın Düşüncesi: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54'üncü maddesinde yazılı
nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci
Dairesince, kararın düzeltilmesi istemli dilekçede ileri sürülen hususlar, 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54'üncü
maddesinin (c) fıkrasına uygun görüldüğünden, Dairemizce verilen 27.5.2004
gün ve E:2001/2903; K:2004/1480 sayılı kararın ortadan kaldırılmasından sonra
işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden;
para cezasının kesilmesine ilişkin kararın 23.3.2000 tarihinde tebliğinden
sonra, 30.3.2000 tarihinde davalı Gümrük Müdürlüğüne yapılan itiraz başvurusu
ve ceza kesilmesi kararının tebliği ile belirlenen vadenin ödemesiz geçirilmesi
üzerine tebliğ edilen ödeme emrinin; Mahkemece, 1615
sayılı mülga Gümrük Kanununun idari itiraz yollarına ilişkin hükümlerine
göre, bu itirazlar sonucu gümrükler başmüdürlüğünce verilen kararların dava
konusu edilebileceği, olayda, para cezası kesilmesi kararına vaki itirazın
sonuçlanmaması sebebiyle alacağın tahsil edilebilir hale gelmemiş olduğu
gerekçesiyle iptal edildiği anlaşılmıştır.
Olayda, beyannamenin tescil
tarihinde 1615 sayılı Gümrük Kanunu yürürlükte ise de; usul hükümlerinin yürürlüğe
girdikleri tarihten itibaren uygulanacağı yolundaki genel hukuk ilkesi ve 4458
sayılı Kanunda, aksi yolda geçici hükme yer verilmemiş olması karşısında, 4458
sayılı Kanunun usul hükmü niteliğindeki idari itiraz yollarına ve ödeme emri
düzenlenmesine ilişkin hükümlerinin olaya uygulanmasında hukuka aykırılık
bulunmamaktadır.
4458 sayılı Kanunun 242'inci
maddesinin 3'üncü fıkrasında; kişilerin, düzeltme taleplerine ilişkin kararlara,
idari kararlara, gümrük vergilerine ve cezalara karşı yedi gün içinde, kararı
alan gümrük idaresinin bağlı bulunduğu gümrük başmüdürlüğü nezdinde itiraz
edebilecekleri; aynı maddenin 7'nci fıkrasında da, gümrük başmüdürlükleri
kararlarına karşı, işlemin yapıldığı gümrük müdürlüğünün bulunduğu yerdeki
idari yargı mercilerine başvurabilecekleri belirtilmiş; aynı Kanunun 232'nci
maddesinin 4'üncü fıkrasında, ilgilisine tebliğ edilerek kesinleşen para
cezalarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine tabi olduğu; 245'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında, alınan
kararlara karşı idari yargı merciine başvurulmasının, bu kararların idare
tarafından uygulanmasına engel oluşturmayacağı öngörülmüş; 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55'inci maddesinin 1'inci
fıkrasında da, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını
ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmalarının bir ödeme emri ile tebliğ
olunacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümlere göre; düzeltme
başvurusu vergi tahakkukları için öngörülmüş olup, idari karar ve para cezaları
için, bu işlemleri tesis etmiş olan gümrük müdürlüğünün bağlı bulunduğu
gümrükler başmüdürlüğüne, tebliğlerinden itibaren yedi gün içinde itiraz
edilmesi gerekmektedir. Anılan düzenlemelerde öngörülen itiraz başvurusu ve
ödeme emri düzenlenmesi için öngörülen ve kamu düzeniyle ilgili olan usule ve
süreye ilişkin hususların idari yargı yerlerince re'sen nazara alınması, İdari
Yargılama Hukukunun gereklerindendir.
Bu itibarla; 4458 sayılı
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra alınarak tebliğ edilen ceza kararına
yönelik itirazın açıklanan usule uygun olup olmadığı ve ödeme emri
düzenlenebilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmeden verilen kararda
isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, temyiz
isteminin kabulüne, mahkeme kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine
Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm
altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 27.4.2005
gününde oybirliği ile karar verildi.
(DAN-DER; SAYI:110)