2005-7 Çin Menşeli fermuar cinsi eşya ithalatlarda dampinge karşı vergi uygulaması hakkında Tebliğ (Mülga)
İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ
(2005/7)
Dış Ticaret Müsteşarlığından:12.03.2005 tarihli, 25753 sayılı R.G.
250Tasarruflu Yazılar 1 2 319345
G.G.T.(Serbest Dolaşıma Giriş) Seri no 32010/7 Soruşturma tebliği ile önlem devam etmektedir
Sonuç - Madde 23
2010/29
Tebliğ ile Kesin Önlem Yürürlüğe girdiği için yürürlüğü kalmamıştır.
BİRİNCİ KISIM
Genel Bilgi ve İşlemler
Soruşturma
Madde 1 - Yerli üreticiler Feryal Fermuar Tekstil Yan Ürünleri Ltd.Şti,
Fertaş Fermuar San. A.Ş., Roza Tekstil Fermuar San. ve Tic. A.Ş., İnci Fermuar San. ve Tic. A.Ş., Ruba Fermuar
San. A.Ş., Orel Fermuar Tekstil
Ltd.Şti., Fermaş Fermuar Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Neto Fermuar Aksesuar San.
Tic. A.Ş., tarafından Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli kayarak işleyen
fermuarların (fermuarlar) Türkiye'ye dampingli fiyatlarla ithal edildiği ve bu
durumun yerli üretime zarar verdiği iddiasıyla, bu ülke menşeli söz konusu
maddelerin ithalatına karşı önlem alınması istemiyle başvuruda bulunulmuştur.
Söz konusu başvuru diğer üreticiler olan Net Fermuar San. ve Tic. A.Ş., Say Fermuar Konf. Yan Ür. San. ve Tic. Ltd.
Şti., Hür Fermuar Ltd. Şti., Yılmaz
Fermuar San. ve Tic. Ltd. Şti., Osi Fermuar San. ve Tic. Ltd. Şti., Nur Fermuar
San. ve Tic. Ltd. Şti., Lid-fer Lider
Fermuar Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti., İstanbul Fermuar San. A.Ş., Titbaş
Tekstil ve Konf. San. Tic. A.Ş., Akşen Fermuar Turizm San. Tic. Ltd. Şti., Enis
Fermuar Tic. ve San. Ltd. Şti., Fersan Fermuar Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.,
Bronz Fermuar Tekstil Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti., Ekol Fermuar, Hilal Fermuar
Tekstil Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti., Taç Fermuar San. ve Tic. Ltd. Şti., Mega
Fermuar San. Tic. Ltd. Şti., Bfs Tekstil Ür. San. Dış Tic. Ltd. Şti., Sentez
Tekstil Yan Ürünler Ltd. Şti., Hattapoğlu Fermuar San. ve Tic. Ltd. Şti.,
Zipsan Fermuar San. ve Tic. A.Ş., Bir Fermuar San. ve Tic. Ltd. Şti., Aksmar
Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.ve Botan Fermuar Tekstil Ltd. Şti. tarafından
da desteklenmiştir. Anılan başvuru
çerçevesinde 07/06/2004 tarihli ve 25485 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin 2004/13 sayılı Tebliğ ile başlatılan damping soruşturması
Dış Ticaret Müsteşarlığı (Müsteşarlık) İthalat Genel Müdürlüğü tarafından
yürütülmüş ve tamamlanmıştır.
Kapsam
Madde 2 - Bu Tebliğ, 4412 sayılı
Kanunla Değişik 3577
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (Kanun),
30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Karar ve İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik
(Yönetmelik) hükümleri ile 02/05/2002 tarihli ve 24743 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmeliğe Ek Madde Eklenmesine Dair Yönetmelik çerçevesinde yürütülen
damping soruşturması sonucunda alınan karara esas teşkil eden kesin bilgi ve
bulguları içermektedir.
Bilgilerin
toplanması ve değerlendirilmesi
Madde 3 - Soruşturma açılmasını
müteakip, söz konusu ürünün bilinen tüm yerli üreticilerine, Müsteşarlıkça
tespit edilen ithalatçılarına, tüm ihracatçılara erişilebilmesini teminen
ÇHC'nin Ankara Büyükelçiliği'ne soru formları gönderilmiştir.
Şikayetçi yerli üreticiler soru formlarına usulüne uygun
şekilde yanıt vermişlerdir. Söz konusu firmalar ayrıca, soruşturma sırasında
Müsteşarlık ile işbirliği içinde olmuşlar ve gerektiğinde talep edilen ilave
bilgileri temin etmişlerdir. Soruşturma süresince gerekli bilgileri tam olarak
sağlayan diğer yerli üreticilerin cevapları da soruşturma kapsamında değerlendirilmiştir.
Üretici ihracatçılara iletilmesi amacıyla, ÇHC'nin
Ankara Büyükelçiliği'ne soru formları iletilmiş olup, ÇHC'de yerleşik sekiz
üretici/ihracatçı firma soru formlarına cevap verme süresinde Müsteşarlıkla
bağlantı kurarak ek süre talebinde bulunmuşlardır. Makul talepler karşılanarak
ilgili firmalara ek süre verilmiştir.
İhracatçı firmalardan alınan yanıtlar süresi dışında
Müsteşarlığa ulaşanlar da dahil olmak üzere değerlendirmeye alınarak
incelenmiştir. İncelenen yanıtlarda soru formunun çok büyük kısmının
cevaplanmamış olduğu, cevaplanan kısımların damping belirlemelerinin
yapılmasına olanak sağlayan temel bilgileri içermediği ve dolayısıyla bu konuya
ilişkin hesaplamaların yapılmasının mümkün olmadığı görülmüştür. Soruşturmada,
ÇHC'de yerleşik firma temsilcilerine bu husus ile damping belirlemelerinin
eldeki mevcut verilere göre yapılacağı belirtilerek listelenen kısımların eksik
ve kullanılmaz halde verilmesinin sebeplerine ilişkin bir açıklama beklendiği
iletilmiştir. Ancak taraflardan konuya ilişkin makul bir açıklama
alınamamıştır.
Soruşturma açılmasını müteakiben 01/07/2004 tarihinde
düzenlenen ve ÇHC Hafif Sanayi İhracatçı Birliği temsilcilerinin ve bazı
üretici ihracatçıların katıldığı dinleme toplantısında üretici/ihracatçıların
temsilcisi tarafından soruşturma başlatılmasına ilişkin görüşler Müsteşarlığa
iletilmiştir. Ayrıca, Çin Ulusal Madeni Eşya Sanayisi Birliği Fermuar
Bölümü'nün yürütülmekte olan damping soruşturmasına yönelik görüşleri yazılı
olarak alınmıştır.
01/10/2004 tarihinde düzenlenen dinleme toplantısında
ÇHC'de yerleşik firmaların temsilcisi tarafından yazılı görüş sunulmuştur. Özet olarak, ÇHC'den ithal edilen
fermuarların çanta, konfeksiyon, ayakkabı gibi alt sektörlerde kullanıldıkları,
rekabetçi fiyatlarla ithal edilen fermuarların bu ürünlerin ihracat şansını da
arttırdığı, aksi durumun Türk ihracatını engelleyeceği, Türkiye'nin transit
ticaretten de pay aldığı, yerli fermuar üretim dalının talebi karşılayacak kapasitesinin olmadığı,
üretim dalının zarar verilerinin gerçekçi olmadığı, üretim ve satışların
artmakta olduğu belirtilmiştir.
Nihai bildirimin iletilmesi sonrası ilgili üretici
ihracatçılar herhangi bir görüş belirtmezken, ÇHC Ticaret Bakanlığı, ÇHC Ankara
Büyükelçiliği ve Çin Ulusal Madeni Eşya Sanayisi Birliği Fermuar İşkolu'nun
(Birlik) nihai bildirime ilişkin görüşleri ile yerli üretim dalı üzerinde
oluşan zarara ilişkin görüşleri alınmıştır.
Nihai bildirim sonrasında, Birlik tarafından iletilen,
KDV ve ek vergi düzenlemesine esas ÇHC iç piyasa satış faturaları olduğu
belirtilen bir kısım belgeler alınmıştır. Söz konusu belgelerin bir kısmının
soru formuna cevap veren iki firmaya ilişkin olduğu, diğerlerinin
üretici/ihracatçı olup olmadığı bilinmeyen muhtelif firmalar tarafından
düzenlendiği anlaşılmıştır. Soruşturmanın son aşamasında gönderilen ve herhangi
bir tasnif yapılmadan, soruşturma sırasında cevap veren firmalarca daha önce
sağlanmış herhangi bir bilgiyle bağlantısı kurulmadan verilen, içeriği
itibariyle herhangi bir şekilde kullanılması da mümkün olmayan bu belgeler
dikkate alınmamıştır.
Soruşturma sürecinde ÇHC menşeli fermuar ithal ettiği
belirlenen ithalatçı firmalara
"ithalatçı soru formu" gönderilmiş, bu firmaların otuzundan yanıt
alınmıştır.
Soru formuna ilişkin taraflardan alınan yanıt ve
görüşler değerlendirilmiştir. Bu görüşler çerçevesinde, ithalatçıların ithalata
yönelmesinin ve ithalatçılar için yerli ürün ile ithal edilen ürün arasındaki
en önemli tercih sebebinin fiyat farklılığı olduğu görülmüştür.
Nihai bildirimin iletilmesi sonrası yalnızca dört
ithalatçı firmadan görüş alınmıştır.
Yerinde doğrulama
soruşturmaları
Madde 4 - Yönetmelik'in 21 inci
maddesi çerçevesinde İstanbul'da yerleşik şikayetçi firmalardan İnci Fermuar,
Fermaş Fermuar, Roza Fermuar ve Neto Fermuar nezdinde yerinde doğrulama
soruşturmaları gerçekleştirilmiştir.
İlgili tarafların
bilgilendirilmesi
Madde 5 - Soruşturma açılmasını
müteakip, ilgili üretici/ihracatçılara iletilmek üzere soruşturma konusu
ülkenin büyükelçiliğine Yönetmelik'in 22 nci
maddesi çerçevesinde gizlilik ilkelerine riayet edilerek hazırlanan
yeterli içeriği haiz şikayetin gizli olmayan metni ile soruşturma açılış
tebliği gönderilmiştir.
Soruşturmanın açılışından sonra 01/07/2004 tarihinde
ilgili temsilci ve bazı üretici/ihracatçılar ile ÇHC Hafif Sanayi İhracatçı
Birliği temsilcilerinin katıldığı dinleme toplantısı yapılmıştır.
Üretici ihracatçıların temsilcileri kanalıyla yapmış
oldukları talep üzerine, 01/10/2004 tarihinde, ÇHC Ankara Büyükelçiliği Ticaret
Müsteşarlığı temsilcisi, üretici ihracatçı firmalar temsilcileri ile beraber
iki ithalatçı firma temsilcilerinin katılımıyla bir dinleme toplantısı
düzenlenmiştir. Toplantıda dile getirilen, gizli olmayan özette yer alan bazı verilerin kapatılmış olmasına ilişkin
olarak mevzuatın gizlilik ile ilgili hükümleri hakkında açıklamada
bulunulmuştur.
Nihai bildirim, soruşturma konusu ülkenin
büyükelçiliğine, yerli üreticilere, üretici/ihracatçı firmaların temsilcisine
ve işbirliğine gelen ithalatçı firmalara gönderilmiş ve ilgili taraflara konu
hakkındaki görüşlerini sunmaları için makul bir süre tanınmıştır.
Birlik'in talebi üzerine, anılan meslek kuruluşunun, ÇHC
Ticaret Bakanlığı'nın, ÇHC Ankara Büyükelçiliği'nin temsilcilerinin katılımıyla
05/01/2005 tarihinde bir dinleme toplantısı daha düzenlenmiştir. Toplantı
sonrası, Birlik temsilcileri tarafından nihai bildirime ve yerli üretim
dalındaki zarara ilişkin görüşler ile ÇHC Ekonomi ve Ticaret Müşavirliği
tarafından konuya ilişkin görüşleri, Ticaret Bakanlığı Adil Ticaret Ofisi adına
görüşler ve Birlik adına temsilcileri
tarafından görüşler yazılı olarak da alınmıştır.
Nihai bildirim sonrası yalnızca dört ithalatçıdan görüş
alınmıştır. Söz konusu ithalatçılar görüşlerinde özetle, normal değerlerin Çin
iç piyasa değerlerinin çok üstünde olduğunu, soruşturma konusu ürünün yarı
mamul ve mamul ayrımının haksız rekabete neden olacağını, tekstil ürünleri
ihracatının kalite ve uygun fiyatla mümkün olduğunu, bu şekliyle fermuar
ithalatına gelecek bir önlemin ekonomiye
zarar vereceğini belirtmişlerdir. Bir ithalatçı firma da fermuar
maliyetine ilişkin görüşlerini aktarmıştır.
Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu yazılı
görüşlerden nesnel ve konuyla ilgili olanlara Tebliğ'in ilgili bölümlerinde
cevap verilmektedir.
Soruşturma dönemi
Madde 6 - Damping belirlemesi için
01/01/2003-31/12/2003 tarihleri arası soruşturma dönemi (SD) olarak kabul
edilmiştir. Zarar belirlemesi için ise veri toplama ve analiz için
01/01/2001-31/12/2003 arasındaki dönem esas alınmıştır.
İKİNCİ KISIM
Soruşturma Konusu Ürün ve
Benzer Ürün
Soruşturma konusu ürün
ve benzer ürün
Madde 7 - Soruşturma konusu ürünler
genellikle hazır giyim ürünleri ve ayakkabı sektöründe, saraciye üretiminde, ev
tekstili vb. alanlarda ürünlerin açılıp kapanan kısımlarında bu işlevi yerine
getirmek ve/veya estetik görünüm kazandırmak amacıyla kullanılan, kayarak
işleyen fermuarlardır. Söz konusu ürünler 9607.11 ve 9607.19 gümrük tarife pozisyonlarında (GTP) yer almaktadır.
Anılan ürün polyester, plastik veya metal dişli olmasına
göre farklı hammaddelerle üretilmektedir. Bu bağlamda soruşturma konusu ürün
üretimi tipine göre monofil, polyester şerit, metal tel gibi maddeler
kullanılarak, üst-alt durak ve elcik takılması ile bazı tiplerde alt film
şeridi basılması, traşlama gibi işlemlerle yapılmaktadır.
Yönetmelik'in 4 üncü maddesi çerçevesinde soruşturma
konusu ülkeden ithal edilen ürün ile yerli üreticiler tarafından üretilen
ürünün benzer ürün olup olmadığı incelenmiştir. Anılan madde uyarınca benzer
ürün, dampinge konu mal ile aynı özellikleri taşıyan bir mal, böyle bir malın
bulunmaması halinde ise benzer özellikleri taşıyan başka bir mal şeklinde
tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, yerli ve ithal ürünlerin "benzer ürün"
olup olmadığı hususu tespit edilirken, söz konusu fermuarların öncelikle aynı
özelliklere sahip olup olmadığı, daha sonra da kullanım alanları ve özellikleri
itibariyle benzer olup olmadığı hususu incelenmiştir.
Bu çerçevede, bazı ithalatçılar tarafından, yerli üretim
dalı tarafından üretilen fermuarların daha özellikli olduğu, bu nedenle sipariş
bazında çalışıldığı ve maliyetlerinin ithal mallara oranla yüksek olduğu, ithal edilen malların genellikle sıradan
ürünler oldukları, sipariş bazında özellikli ithal mal stoğu bulundurmanın
ithalatçılar açısından risk oluşturduğu iddia edilmiştir.
Esasen, yerinde inceleme sırasında, her tipteki ürünü
üretebilmekle beraber, yerli üretici firmaların genellikle yaygın olarak satışı
kolay yapılan tipler üzerinde çalıştıkları, bu ürünlerin üretilmesinin daha az
hammadde ve işçilik gerektirmesi ve bu nedenle
maliyetin düşük olması sonucu yerli üretim dalı tarafından tercih
edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamaların ışığı altında, yerli
üreticiler tarafından üretilen fermuarlar ile soruşturma konusu ülkeden ithal
edilen fermuarlar arasında fiziksel özellikler, işlev, dağıtım kanalları, kullanım amaçları, tüketicilerin algılaması
ve birbirini ikame edebilmeleri açısından bir fark bulunmadığı tespit
edilmiştir.
Bu bağlamda, ÇHC'den ithal edilen soruşturma konusu
fermuarlar ile yerli üretim dalı tarafından üretilen fermuarların benzer ürün
olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır.
Soruşturma konusu ürünle ilgili bu maddede belirtilen
açıklamalar genel içerikli olup, uygulamaya esas olan GTP ve karşılığı eşya
tanımıdır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Dampinge İlişkin Belirlemeler
Genel
Madde 8 - Soruşturma kapsamında cevap
veren üretici/ihracatçı firmaların soru formunun çok büyük kısmını cevaplamamış
olduğu, cevaplanan kısımların damping belirlemelerinin yapılmasına olanak
sağlayan temel bilgileri içermediği, sağlanan verilerin çok yetersiz olduğu
tespit edildiğinden eldeki en iyi verilerin kullanılması yoluna başvurulmuştur.
Bu çerçevede, normal değer Yönetmelik'in 26 ncı maddesi hükmü uyarınca
belirlenmiştir.
Normal değerin
belirlenmesi
Madde 9 - Normal değer, Türkiye'deki
imalat maliyetine genel idari ve satış giderleri ile makul bir kârın
eklenmesiyle oluşturulan değer olarak alınmıştır. Normal değer belirlemesi
yapılırken, eldeki veriler doğrultusunda ÇHC'de geçerli enerji ve işçilik
fiyatları dikkate alınarak, üretici/ihracatçı firmalar lehine ayarlamalar
yapılmıştır.
İhraç fiyatı
Madde 10 - İhraç fiyatı, ihracatçı
firmalar tarafından sağlanan Türkiye'ye ihraç faturaları temelinde
belirlenmiştir.
Fiyat karşılaştırması
ve damping marjı
Madde 11 - Oluşturulmuş normal değer
fabrika çıkış aşamasında hesaplanmıştır. CIF fiyatlardan, ithal faturalarında
yer alan navlun ve sigorta değerleri düşülerek FOB ihraç fiyatına ulaşılmıştır.
Bu çerçevede, FOB temelinde belirlenen ihraç fiyatı, üretici/ihracatçıların
lehine olacak şekilde fabrika çıkış aşamasındaki fiyat olarak alınmıştır.
Damping marjı, aynı ticari aşamada olmak üzere ve mümkün
olduğunca aynı tipler esasında, ağırlıklı ortalama temelde normal değer ile ihraç
fiyatının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Bu şekilde yapılan
hesaplama sonucunda damping marjı miktar olarak 13,73 ABD Doları/Kg oranında
belirlenmiştir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Zarar ve Nedenselliğe İlişkin
Belirlemeler
BİRİNCİ BÖLÜM
Dampingli İthalatın Gelişimi
Genel açıklama
Madde 12 - Yönetmelik'in 17 nci maddesi
çerçevesinde, soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın hacminde mutlak anlamda
ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde bir artış olup olmadığı ile bu
ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları üzerindeki etkisi incelenmiştir.
Maddenin genel
ithalatı
Madde 13 - 2001 yılında yıllık
171.126.394 metre olan soruşturma konusu fermuar genel ithalatı 2002 yılında
244.428.351 metre olarak gerçekleşmiş, 2003 yılında 417.405.447 metreye
ulaşmıştır.
Maddenin soruşturma
konusu ülkeden ithalatı
Madde 14 - Soruşturma konusu ürünün
ÇHC'den ithalatı 2001 yılında 150.811.516 metre iken, 2002 yılında 201.733.663
metreye, 2003 yılında ise 362.229.574 metreye çıkmıştır.
Dampingli ithalatın
tüketime göre artışı
Madde 15 - Soruşturma konusu ürünlerin
yurtiçi tüketimi, 13 yerli üreticinin yurtiçi satışları ile genel ithalatın
toplanması suretiyle hesaplanmıştır. Bu çerçevede, üretici oldukları bilgisine
ulaşılan ve ilgili soru formuna tam olarak cevap veren tüm firmalar
değerlendirmeye alınmıştır.
Bu kapsamda, belirlenen toplam tüketim endeksi 2001
yılında 100, 2002 yılında 142 iken, 2003 yılında 230 olarak gerçekleşmiştir.
ÇHC kaynaklı ithalatın toplam tüketim içindeki 2001 yılında %73,09 iken 2002
yılında %68,82 2003 yılında ise %76,41 olarak gerçekleşmiştir.
Dampingli
ithalatın fiyatlarının gelişimi
Madde 16 - ÇHC menşeli ithalatın
ağırlıklı ortalama birim fiyatı 2001 yılında CIF 0,025 ABD Doları/metre iken,
2002 yılında CIF 0,023 ABD Doları/metreye, 2003 yılında ise 0,019 ABD
Doları/metreye düşmüştür.
Fiyat kırılması
Madde 17 - Fiyat kırılması, DİE
kayıtlarından alınan ithal ürün fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli
üreticinin yurtiçi satış fiyatlarının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını
gösterir.
ÇHC menşeli ithalatın gümrük vergisi ve diğer gümrükleme
masrafları dahil Türkiye piyasasına giriş fiyatları, yerli üretim dalının
fabrika çıkış aşamasındaki satış fiyatları ile mukayese edilmiş ve dampingli
ithalatın fiyatının yerli üretim dalının fiyatının önemli ölçüde altında
kaldığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede yapılan hesaplamalarda, 2003 yılında
fiyat kırılması metal dişli fermuarlarda CIF bedele göre %1939, plastik dişli
fermuarlarda CIF bedele göre %2822, diğer fermuarlarda ise CIF bedele göre
%1235 oranında bulunmuştur.
İKİNCİ BÖLÜM
Yerli Üretim Dalının Durumu
Yerli üretim
dalının ekonomik göstergeleri
Madde 18 - Dampingli ithalatın yerli
üretim dalı üzerindeki etkisinin belirlenmesinde, şikayetçiler ile soruşturma
sırasında tam olarak veri sağlayan diğer üreticiler de dahil olmak üzere toplam
13 yerli üreticinin verileri esas alınarak incelenmiş böylece yerli üretim
dalının önemli bir bölümü değerlendirmeye alınmıştır. Yerli üretim dalının
ekonomik göstergelerinin incelenmesinde mümkün olduğu ölçüde ilgili ürüne ait
veriler esas alınmıştır.
Birlik temsilcisi, yerli üretim dalını oluşturan bazı
firmaların SD'de soruşturma konusu ürünün ithalatını yaptıkları yönündeki
iddiaları ortaya koymuştur. Ancak, yapılan incelemede yerli üretim dalını
oluşturan firmalardan hiçbirinin soruşturma döneminde soruşturma konusu ürün
ithalatında bulunmadığı anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, bazı ithalatçı firmalar bir kısım yerli
üreticilerin şikayette bulunmadıklarını ifade ederek ÇHC menşeli ithalattan bu
firmaların da rahatsız olmaları gerektiğini belirtmişlerdir. Soruşturma
sırasında şikayet sahibi yerli üreticiler yanında bilinen diğer tüm yerli
üreticilere de soru formları gönderilmiş ve yanıt veren firmaların görüşleri
dikkate alınmıştır. Bu çerçevede, Yönetmelik'te belirtilen yerli üretim dalının
tüm ekonomik göstergeleri ile ilgili olduğu düşünülen diğer göstergeler
beraberce incelenmiştir.
Öte yandan, eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi
amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama Toptan Eşya Fiyat
Endeksi (TEFE) kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler
hesaplanmıştır.
a) Üretim
Yerli üretim dalının 2001 yılında 100 olan üretim miktar
endeksi, 2002 yılında 132'ye 2003
yılında ise 147'ye ulaşmıştır.
b) Satışlar
Yerli üretim dalının 2001 yılında 100 olan yurtiçi satış
miktar endeksi 2002'de 138, 2003 yılında ise 160 olarak gerçekleşmiştir.
Yurtdışı satışlarında ise 2001 yılında 100 olan endeks, 2002 yılında 83, 2003
yılında 47 olarak gerçekleşmiştir.
Satış hasılasında ise yurtiçi satışlarda 2001 yılında
100 olan endeks, 2002 yılında 111, 2003 yılında 118 olarak gerçekleşmiştir.
Yurtdışı satışlarda ise 2001 yılında 100 olan endeks 2002 yılında 87, 2003
yılında 89 olarak gerçekleşmiştir.
c) Piyasa payı
İlgili üründe yerli üretimin piyasa payı 2001 yılında
%17,07 iken, 2002 yılında %16,62, 2003 yılında ise %11,95 olarak
gerçekleşmiştir.
d) Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
Yerli üretim dalının kapasite endeksi 2001 yılında 100
iken, 2002 ve 2003 yılında 104 olarak gerçekleşmiştir.
Yerli üretim dalının 2001 yılında %35 olan kapasite
kullanım oranı, 2002 yılında %44, 2003 yılında %49 olarak gerçekleşmiştir.
e) Yurtiçi Fiyatlar
Yerli üretim dalının 2001 yılında 100 olan ağırlıklı
ortalama yurtiçi birim satış fiyatı 2002 yılında 81, 2003 yılında 74 olmuştur.
f ) Stoklar
Yerli üretim dalının ilgili üründe 2001 yılında 100 olan stok miktar endeksi,
2002 yılında 247, 2003 yılında ise 361 olarak gerçekleşmiştir.
g) İstihdam
Yerli üretim dalının 2001 yılında 100 olan çalışan işçi
sayısı endeksi, 2002 ve 2003 yıllarında sırasıyla 118 ve 136 olarak
gerçekleşmiştir.
h) Ücretler
Üretimde çalışan işçilerin aylık ücretleri 2001 yılı 100
olarak alındığında, 2002 yılında 106, 2003 yılında 96 olmuştur.
i) Verimlilik
Üretimde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2001
yılında 100 iken, 2002'de 112, 2003 yılında 108 olarak gerçekleşmiştir.
j) Büyüme
Yerli üretim dalının aktif büyüklüğü reel olarak 2001
yılında 100 iken 2002 yılında 104 olmuş, soruşturma dönemi olan 2003 yılında ise 108 olarak gerçekleşmiştir.
k) Sermaye Artışı
Yerli üretim dalının 2001 yılında 100 olan öz sermayesi,
2002 yılında 113'e çıkmış, SD'nde 138 olarak gerçekleşmiştir.
l) Nakit Akışı
Yerli üretim dalının faaliyetleri dolayısıyla yarattığı
reel nakit akışı (Kâr+amortisman) 2001 yılında 100 iken 2002 yılında 131, 2003
yılında 82 olarak gerçekleşmiştir.
m) Yatırımlardaki Artış
Yerli üretim dalının tevsi yatırımları 2001 yılı 100
iken, 2002 yılında 202, 2003 yılında 389 olmuş, yenileme yatırımları ise 2002
yılında 13, 2003 yılında 33 olarak gerçekleşmiştir.
n) Kârlılık
Yerli üretim dalının 2001 yılında 100 olan ürün birim
kârlılık seviyesi, 2002 yılında 194, 2003 yılında 138 olarak gerçekleşmiştir.
o) Maliyetler
Yerli üretim 2001 yılında reel olarak 100 olan ağırlıklı
ortalama birim ticari maliyeti, 2002 yılında 74, SD olan 2003 yılında ise 76
olarak gerçekleşmiştir.
p) Yatırımların geri dönüş oranı
Yerli üretim dalının yatırım hasılatı (Kâr/Özkaynak)
oranı 2001 yılı 100 alındığında 2002 yılında 123, 2003 yılında 58 olarak
gerçekleşmiştir.
r) Damping marjının büyüklüğü
Ağırlıklı ortalama damping marjı önemli oranlarda
bulunmuştur.
Dampingli
ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki etkisi
Madde 19 - Yerli üretim dalının,
2001-2003 yılları arasında ekonomik göstergelerinin incelenmesi sonucunda;
ilgili üründe dönem sonu stokların çok büyük bir artış gösterdiği, yurtiçi
birim satış fiyatının SD'de ticari
maliyetlerdeki azalmadan daha çok gerilediği, SD'de birim kârlılığın bir önceki
yıla oranla ciddi oranda azaldığı, damping fiyatlı ürünlerin yerli üretim
dalının fiyatlarını önemli oranda kırdığı ve yerli üretim dalının önemli oranda
piyasa payı kaybettiği görülmektedir.
Ekonomik göstergelerde yaşanan söz konusu olumsuz
gelişmeler ışığında, yerli üretim dalının soruşturmaya konu ürün ile ilgili
faaliyetlerinde ciddi sorunlar ile karşı karşıya olduğu anlaşılmaktadır.
Yerli üreticilerin hedef piyasasının iç piyasadan çok
dış piyasa olduğu ÇHC'de yerleşik firma temsilcileri tarafından iddia edilse de
yurtdışı satışların yurtiçi satışlara oranla oldukça düşük olduğu
görülmektedir. Ayrıca, fermuarların aksam parça olarak nitelendirilen kısımları
ile nihai ürüne çok yakın halinin ÇHC'den ithal edildiği, bu haline çok az bir
katma değer eklenerek nihai ürünün oluşturulduğu da iddia edilmiş, ancak
yerinde incelemeler sırasında nihai mamulün imalinin önemli ölçüde işçilik ve
imalat faaliyeti gerektirdiği tespit edilmiştir.
Birlik temsilcisi tarafından, yerli üretim dalının
ekonomik göstergeleri üzerine bazı iddialarda bulunulmuştur. Bu bağlamda, stok
miktarındaki artışın bir anlam ifade etmediği, bu sektörlerin ürün özelliği
gereği siparişle üretime dayandıkları ifade edilmiştir. Örnek olarak, AB
tarafından yürütülen Mısır, Hindistan, Pakistan menşeli pamuklu yatak örtüsü
soruşturmasına ilişkin 2398/97 sayılı Tebliğ'de Komisyonun stok artışını benzer
sebeplerden dikkate almadığı belirtilmiştir. Bahse konu Tebliğ herşeyden önce,
AB mevzuatına göre yürütülmüş soruşturmaya özgü bir düzeltme tebliği olup,
soruşturma konusu ürünle ve soruşturma şartlarıyla benzerliğinin olmadığı
Tebliğ'in incelenmesinden anlaşılmıştır.
Birlik temsilcisi diğer taraftan, yatırım hasılasında
meydana gelen düşüşün sadece kârlılık azalışından değil, yerli üretim dalının
yatırımlarının artmasından kaynaklandığını ifade ederek, 2004 yılındaki ÇHC'nin
pazar kaybının yerli üretim dalının yatırımlarındaki artışın sonucu olduğunu
iddia etmiştir. Yatırım hasılasındaki düşüşle birebir ilgisi bulunmasa da zarar
inceleme döneminde, yerli üretim dalının büyüyen pazardan pay almak için
yatırım yaptığı ancak bu yatırıma rağmen pazar payını önemli ölçüde kaybettiği
görülmektedir. Bu çerçevede, 2003 yılında bir önceki yıla göre kârlılığın
düşmesinin yatırım hasılasındaki bozulmada etkili olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, soruşturmaya konu üründe ÇHC'nin önemli
oranda damping yaptığı, soruşturma döneminde genel ithalat içindeki payının
%86,8 olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. ÇHC'den yapılan ithalatın
soruşturma döneminde yerli üretim dalı üzerindeki ekonomik etkisi
incelendiğinde, yurtiçi birim satış fiyatları, stoklar, işçi ücretleri, pazar
payına ilişkin göstergelerin olumsuz etkilendiği, damping marjının önemli
oranlarda olması ve yüksek oranlı fiyat kırılması dikkate alındığında, yerli
üretim dalının dampingli ithalat ile fiyat rekabetine girmesinin mümkün
bulunmadığı tespit edilmiştir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Dampingli İthalat ile Zarar
Arasındaki Nedensellik Bağı
Dampingli
ithalatın etkisi
Madde 20 - Zarar inceleme döneminde
soruşturma konusu ürünün ÇHC'den dampingli
ithalatının, 2001 yılına göre SD'de mutlak ve nisbi olarak önemli ölçüde
arttığı, yerli üretim dalının büyüyen pazara rağmen piyasa kaybına uğradığı,
yerli üretim dalının stok, yurtiçi birim satış fiyatları, yatırım hasılatı gibi
ekonomik faktörlerinde olumsuz gelişmelerin varlığı ve dampingli ithalatın
fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde kırdığı tespit
edilmiştir.
Soruşturma konusu ürün tüketiminde SD'de bir önceki yıla
oranla %62 oranında bir artış görülmektedir. Buna karşılık dampingli ithalatın
aynı dönemde tüketimde görülen artışın üzerinde, %80 oranında yükseldiği, pazar
payını artırdığı ve üçüncü ülkeler ile yerli üretim dalı aleyhine pazar payını
genişlettiği görülmüştür.
Dampingli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalının
fiyatlarını kırması ve dampingli ithalattaki artış eğilimi ile yerli üretim
dalında görülen olumsuz gelişmelerin eş zamanlı olarak ortaya çıkması nedeniyle
dampingli ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde oluşan zarar arasında illiyet
bağı olduğu sonucuna varılmıştır.
Üçüncü ülkelerden
ithalat
Madde 21 - Üçüncü ülkelerden yapılan
ithalatın genel ithalat içindeki payının 2001 yılı-SD arasındaki dönemde bir
miktar artış göstermesine rağmen birim fiyatlarının ÇHC ithalat fiyatlarının
çok üstünde olduğu görülmektedir.
Bu çerçevede, diğer ülkeler menşeli ithalatla
kıyaslandığında oldukça düşük fiyatlı olan ÇHC menşeli ürünlerin genel
ithalatın içinde önemli bir pay aldığı, 2003 yılında 2001 yılına göre diğer
ülkelerin genel ithalata oranı ve pazar payındaki artış oranlarının ise
sırasıyla %1,34 ve %1,79 olduğu görülmektedir. Ayrıca SD'de bir önceki yıla
göre diğer ülkelerin genel ithalata oranında % 4,25, pazar payında da %
2,93 oranında bir azalma görülmektedir.
Sonuç olarak, diğer ülkeler kaynaklı soruşturma konusu
ithalat, gerek miktarı ve piyasa payındaki eğilimi, gerekse fiyatları
itibariyle bu aşamada yerli üretime zarar verebilecek boyutta görülmemektedir.
Diğer unsurların
etkisi
Madde 22 - Yönetmelik'in 17 nci maddesi
hükümleri uyarınca, soruşturma konusu ülke menşeli dampingli ithalattaki
gelişim ile söz konusu ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı üzerindeki
etkisinin yanısıra yerli üretim dalında zarara yol açabilecek diğer olası
unsurlar konusunda ÇHC'de yerleşik firma ve meslek kuruluşu temsilcilerinin
iddiaları incelenmiştir.
Bu çerçevede, ilk iddia olarak sektör üzerinde oluştuğu
iddia edilen zararın 2001 krizi nedeniyle oluştuğu, bu zararın dampingli
ithalata atfedilmemesi gerektiği anılan temsilcilerce belirtilmiştir.
Yapılan inceleme sonucunda, 2001 yılında görülen
ekonomik krizin söz konusu ürünün tüketimi üzerindeki muhtemel etkisinin
SD'de ülke ekonomisinde görülen genel
iyileşmeye paralel olarak ortadan kalktığı ve soruşturma konusu maddenin
tüketiminde 2001 yılına göre ciddi oranda artış kaydedildiği anlaşılmıştır.
ÇHC'den yapılan ithalattaki artış aynı dönemde
tüketimdeki artışın üstünde gerçekleşmiştir. Dampingli ithalatın SD'de
pazar payını arttırdığı ve üçüncü ülkeler ile yerli üretim dalının pazar payı
aleyhine genişlettiği görülmüştür.
Ekonomik krizin yerli üretim dalı üzerindeki en büyük
etkisi tüm diğer sektörlerde de görüldüğü üzere ithalatın pahalılaşması ve
ihracatın ucuzlaması yoluyla olmuştur. Bu kapsamda, krizin hemen sonrası
fermuar dış satımında bir artış izlenmesi, ithalatında bir düşüş görülmesi
olağan karşılanacak bir durumdur. Anılan yılda dış satım sonraki yıllara oranla
yüksek görünmesine rağmen, 2001 yılında bir önceki yıla göre ithalatta da bir
artış görülerek genel ithalat içinde ÇHC'nin payı %88 olarak gerçekleşmiştir.
Diğer taraftan, krizin yaşandığı 2001
yılında yurtiçinde görülen muhtemel talep darlığının, SD'de dahil olmak üzere
sonraki yıllarda, soruşturma konusu ürünün girdi olarak kullanıldığı ihraç
edilen ürünler için talep edilmesi gibi unsurlar nedeniyle aşılarak piyasanın
normal seyrine döndüğü ve satışların bu çerçevede artış gösterdiği
değerlendirilmektedir.
Birlik temsilcisi ortaya koyduğu diğer bir iddiada
endekslenmiş ekonomik göstergeler tablosundaki yurtiçi ve yurtdışı satış
rakamları ve miktarları bağlamında, yurtiçi satışların miktar ve değer olarak artarken, birim fiyat
olarak azaldığını, yurtdışı satışlarda da tersi bir durumun izlendiğini
belirterek, bu durumu yerli üretim dalının yurtdışı piyasalarda gerilediğinin
göstergesi olarak değerlendirmiş, nedeninin ise 2003 yılında Türk lirasının
diğer para birimleri karşısında değerli hale gelmesi sonucu yerli üreticilerin
artan talep karşısında zorlanması olduğunu belirtmiştir.
Esasen, 2001 yılı krizi sonrası TL'deki ciddi değer
kaybının ithalatı zorlaştırarak ihracatı uluslararası piyasalarda cazip hale
getirdiği hususuna yukarıda değinilmiştir. Böyle bir durumda bile ÇHC'den
ithalatın 2001-2003 yılları arasında ciddi miktarlarda artmış olması dikkate
değerdir. Buna rağmen, yurtiçi satışların artmakta olduğu değerlendirmesi
yapılırken ürünün niteliğinin gözönüne alınması gereği bulunmaktadır. Çünkü;
özellikle tekstil ve konfeksiyon ürünlerinde kullanılan bir aramal olan
fermuarın, konfeksiyon ürünleri ihracatının da cazip hale gelmesi
nedeniyle yurtiçinde ihracat amaçlı imal
edilen nihai ürünler için talep edilir hale geldiği, yerli üretim dalının
yurtiçi satışlarının bu nedenle belirli bir seviyede gerçekleştiği
değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmeyi Türkiye'den serbest bölgelere yapılan
ihracattaki artış da desteklemektedir. Özellikle 2001-2002 yılları arasında
serbest bölgelere yapılan ihracatın toplam ihracata oranında önemli artış
görülmektedir.
Diğer taraftan, maliyet ve gider yapısını ifade eden
sınai ve ticari maliyet ile faaliyet giderlerinde değer olarak artış
izlenmesinin rekabet gücünün düşmesiyle ilgili olduğu iddia edilmektedir. 2003
yılında 2001 yılına göre bahse konu faktörlerin birim değerlerinde iyileşme
görülmektedir. Bu nedenle iddia nesnel olmaktan çıkmaktadır. Öte yandan,
finansman giderlerinde ciddi bir düşüş gözlenmektedir. Ayrıca, tevsi
yatırımlarındaki artışın da büyüyen pazardan pay almak ve mamul madde üretimini
tamamlamak için gerekli yarı mamul üretimine yönelik olduğu gözlenmiştir.
Nihai bildirim sonrası birlik temsilcisi ilettiği
görüşlerinde, diğer hususlara ilişkin ortaya koyduğu üçüncü iddiada, fermuar
üreticilerinin zararlarının iç piyasa rekabetinin sonucu olduğunu belirterek
piyasanın bir eksik rekabet piyasası olduğunu iddia etmiştir.
İddia sahibi taraf, soruşturma konusu ürüne ve sektörün
özelliklerine ilişkin herhangi bir kanıt ya da açıklama getirmeden sektörde
eksik rekabetin varlığı konusunda iddiada bulunmuştur. Eksik rekabet, piyasada
yer alan firmanın ya da firmaların fiyat, arz, üretim ve dağıtım gibi unsurlar
üzerinde birtakım kontrollere sahip olduğu durumları ifade etmektedir. Bu tür
piyasalarda, piyasanın türüne bağlı olarak firma veya firmalar, üretim
miktarlarıyla satış fiyatlarını belirlemektedirler. Eksik rekabet piyasalarının
türlerine göre (tekel, tekelci rekabet, oligopol) firmaların uyguladıkları
ekonomik kararları değişiklik göstermektedir.
Eksik rekabet iddiasından hareketle, yerli üreticilerin
başvuruda bulunmalarını, kendilerine piyasada yüksek fiyatlarla satış
yapabildikleri bir yer açma kaygısına bağlayarak bu durumun anti-damping ile
anti-tröstün kesiştiği noktalardan biri olduğunu, bu hususun gerek AB gerekse
ABD uygulamalarında zarar tespiti yapılırken dikkate alındığını belirterek AB
tarafından yürütülen 407/80 sayılı SSCB
Sodyum Karbonat soruşturması Tebliğ'ini örnek olarak vermişlerdir. Söz konusu
soruşturmada, Konsey'in zarar olmadığına ilişkin kararını topluluk üreticileri
ile müşterileri arasındaki ticari ilişkilerin rekabete aykırı olduğu
gerekçesine dayandırdığını ifade etmişlerdir.
Söz konusu soruşturma AB uygulaması olup, ülkemiz
uygulaması için emsal teşkil etmemekle beraber, SSCB menşeli sodyum karbonat
ithalatına kesin önlem getiren 407/80 sayılı Tebliğ'in incelenmesi sonucu, yapılan
ithalatın çok cüzi bir kısmının "yoğun sodyum karbonat" tipinde
olduğunun, bu ürünün topluluk içindeki arzının alıcılar ve satıcılar arasında
sıkı sözleşmelerle belirlenmiş olduğunun, bu anlaşmalardan bir kısmının yine
Komisyon tarafından yürütülen, piyasada rekabetin kısıtlanmasına ilişkin farklı
bir soruşturmaya konu olduğunun, bazı ihracatçı ülkelerdeki ilgili ürün üretim
ve üretim potansiyelinin yakın gelecekte topluluğa ihracatı arttıracağı yönünde
bir belirleme olmadığının anlaşılması sonucu "yoğun sodyum karbonat"
ithalatının zarara neden olmadığı sonucuna varıldığı görülmektedir.
Tamamen dosya bazında özelliklere dayalı bu tip
belirlemelerin yapıldığı başka soruşturmalara da atıfta bulunularak bir örneği
yine sunulmayan Avrupa Toplulukları İlk Derece Mahkemesi'nin bir kararına atıf
yapılmıştır.
Çok sayıda yerli üreticinin bulunduğu ve düşük gümrük
vergilerinin uygulandığı soruşturma konusu ürüne ilişkin olarak yerli
üreticilerin tip bazında yurtiçi mamul satış fiyatlarında bu yönde bir fiyat
birliği, piyasanın işleyişinde tekelci veya oligopolistik yapılanmaya ilişkin
iddialar nesnel görülmemiştir. Ayrıca, nihai bildirime ilişkin görüşlerinde,
birlik temsilcisi küçük üretici olan yerli üreticilerin kâr marjlarının düşük
olduğunu ifade etmiştir.
Ayrıca,
markalaşmış olan yabancı sermayeli yerli üretici şirketin ürünlerinin
ÇHC ürünlerinden çok daha yüksek fiyatla satıldığı, buna rağmen talep
esnekliğinin yüksek olmaması nedeniyle fiyat değişimlerinden satışlarının
etkilenmediği, öte yandan, emek yoğun bir ürün olan fermuar üretiminde ÇHC'nin
işgücü maliyetinin önemli olduğu, buna karşılık küçük yerli üreticilerin
satışlarında ise yüksek talep esneklikleri nedeniyle fiyat unsurunun öne
çıktığı, bu sebeple kâr marjlarının da düşük olduğu iddia edilmiştir. Talep
esnekliği ile ilişkilendirilen düşük fiyatların esasen yerli üretim dalının
fiyatlarının kırılmasına yol açan dampingli ithalat nedeniyle ortaya çıktığı bu
nedenle de zarara neden olduğu değerlendirilmiştir.
Bu
çerçevede, önceki bölümlerde yer alan unsurlar ve yukarıdaki hususlar dikkate
alındığında, dampingli ithalatın yerli üretim dalına zarar verdiği ve
nedensellik bağının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
BEŞİNCİ KISIM
Sonuç
Karar
Madde
23 -
Soruşturma sonucunda dampingin, yerli üretim dalında zararın ve her ikisi
arasında illiyet bağının mevcut olduğu tespit edildiğinden, İthalatta Haksız
Rekabeti Değerlendirme Kurulu'nun kararı ve Bakanın onayı ile aşağıda tanımı ve
menşei belirtilen ürünlerin Türkiye'ye ithalatında karşılarında belirtilen
tutarlarda dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuştur.
Önlem Tutarı
Menşe
GTP
Eşyanın Tanımı
(ABD Doları/Kg)
Çin Halk Cum.
9607.11
Dişleri Adi Metallerden
Olanlar
3 ABD Doları/Kg
9607.19
Diğerleri
3 ABD Doları/Kg
Uygulama
Madde
24 - Gümrük
idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife
pozisyon numaraları, tanımları ve menşe ülkeleri belirtilen eşyanın
ithalatında, karşılarında gösterilen tutarlarda dampinge karşı önlemi tahsil
ederler.
Yürürlük
Madde
25 - Bu
Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 26 - Bu Tebliğ hükümlerini Dış
Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakan yürütür.