Harcırah Kanunu`nun, 4969 sayılı Yasa ile değişik, 10`uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan bir ifadenin yürürlükten kaldırılması
Anayasa
Mahkemesi Kararı
Esas Sayısı : 2004/54
Karar Sayısı : 2005/24
Karar Günü : 4.5.2005
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından: 26.11.2005 tarihli, 26005 sayılı R.G.
VI-sonuc
İTİRAZ
YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER :
1- Gaziantep İdare Mahkemesi (Esas : 2004/54)
2- Van İdare Mahkemesi (Esas : 2004/33)
3- Ankara 10. İdare Mahkemesi (Esas : 2004/71)
4- Erzurum 1. İdare Mahkemesi (Esas : 2004/74)
5- Adana 2. İdare Mahkemesi (Esas :
2004/80)
6- İzmir 1. İdare Mahkemesi (Esas :
2004/111)
İTİRAZLARIN
KONUSU : 6245
sayılı Harcırah Kanunu'nun, 4969 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değişen, 10.
maddesinin (1) numaralı bendinin, Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 17., 41.,
49., 55., 56. ve 65. maddelerine
aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Kendi yazılı talepleri üzerine bir başka görev yerine tayin
edildikleri için harcırah ödenmeyen
kamu görevlilerinin harcırah ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle
açtıkları davalarda, itiraz konusu kuralın, Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına
varan Mahkemeler, iptali için başvurmuşlardır.
II-
İTİRAZLARIN GEREKÇELERİ
İtiraz yoluna başvuran Mahkemelerin gerekçelerinde özetle;
kuraldaki atama işleminin, genel olarak, memurlar ile diğer kamu görevlilerinin
bir yerden başka bir yere nakledilmesini ifade ettiği, bu işlemin, hem ilgili
kamu görevlisinin herhangi bir istemi olmaksızın idarenin takdir yetkisi
çerçevesinde re'sen, hem de mevzuatın öngördüğü koşulların varlığı halinde kamu
görevlisinin istemi üzerine tesis edilebildiği; ancak, kamu görevlilerinin her
atanma talebinin idareler tarafından mutlaka kabul edileceği yönünde herhangi
bir düzenleme bulunmadığı, ister re'sen, ister kamu görevlisinin talebi üzerine
yapılmış olsun, her iki halde de, bu işlemin ilgili kamu görevlisine mali bir
külfet yüklediği, bu külfetin karşılanması amacıyla da, 6245 sayılı Kanunla,
görev yerleri değişen kamu görevlilerine harcırah ödenmesinin öngörüldüğü,
harcırahın, "kamu görevliliği" statüsünden doğan ve atama emri tebliğ edilince
ödeme emri aranılmaksızın, saymanlıklarca derhal ödenmesi gereken, nakil
işleminin gerekçesinden bağımsız olarak, kamu görevlisinin yer değiştirmesi
sırasında doğan bir takım masraf ve giderlerin karşılanmasına yönelik,
sosyal bir "özlük hakkı" niteliğinde
olduğu, kamu görevliliği statüleri devam ettikçe, hiçbir kamu görevlisinin bu
haktan mahrum bırakılmasının düşünülemeyeceği, nakil işlemi sırasında, yer
değiştirme nedeniyle ortaya çıkan masrafların, ilgilinin isteği ile
nakledilmesi halinde doğmayacağının kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca, kendi
yazılı talepleri üzerine istediği yere atanan kamu görevlileri ile re'sen
atanan kamu görevlilerinin her iki grubunun da kamu hizmetini yerine getirmek
için görev yaptıkları, hal böyle olunca, re'sen atanan kamu görevlilerine
harcırah ödenirken, kendi yazılı talepleri üzerine istediği yere atanan kamu
görevlilerine harcırah ödenmemesinin "kanun önünde eşitlik" ilkesiyle
bağdaşmadığı; ayrıca, kamu görevlilerinin, kendi yazılı talebi üzerine bir
yerden başka bir yere nakledilenlerini harcırah ödemesinden yoksun bırakmanın,
hem devlet tüzel kişiliğinin itibarını, hem de kamu hizmetinin etkinliğini
olumsuz yönde etkileyeceği, bunun da, hem sosyal devlet anlayışıyla, hem de
devletin çalışanların hayat seviyelerini yükseltmek, çalışmayı desteklemek ve çalışma barışını sağlamak yükümlülüğüne ters
düşeceği; diğer yandan, bir kamu görevlisinin, aile birliğinin sağlanması için
eşinin bulunduğu yere atanabilmek amacıyla yazılı talepte bulunmasının isteğe
bağlı olmaktan ziyade, bir zorunluluk olarak ortaya çıkması nedeniyle, bu
biçimde ortaya çıkan nakil istemlerinin isteğe bağlı olarak
nitelendirilemeyeceği, bu bakımdan eş durumuna bağlı olarak yer değiştirme
isteminde bulunanlara harcırah ödenmemesi halinde, düşük ücretlerle çalışan
kamu görevlilerinin, çoğu zaman, söz konusu nakil masraflarından kaçınmak amacıyla, bu zorunluluğa bağlı nakil
istemlerinden vazgeçmek zorunda kalacakları, bunun da, anayasal güvenceye
alınmış olan aile birliğinin korunması ilkesini zedeleyeceği, bu nedenle itiraz
konusu kuralın, Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 17., 41., 49., 55., 56. ve 65.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
III-
YASA KURALLARI
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 10. maddesinin çeşitli
mahkemelerce iptali istenilen (1) numaralı bendi şöyledir: "Kendi yazılı
talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere; Yurt içinde veya dışındaki
daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki memuriyet
merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye
tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni vazife mahallerine kadar;"
B- Dayanılan
Anayasa Kuralları
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 17.,
41., 49., 55., 56. ve 65. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.
IV- İLK
İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince değişik
tarihlerde yapılan ilk inceleme toplantılarında,
dosyalarda eksiklik bulunmadığından işlerin esaslarının incelenmesine oybirliği
ile karar verilmiştir.
V-
ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu yasa kuralı,
dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri
okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A-
Birleştirme Kararı
6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 10. maddesinin (1) numaralı
bendinin başındaki "Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak
üzere;" ibaresinin iptali
istemiyle yapılan itiraz başvurularına ilişkin davaların, aralarındaki hukuki
irtibat nedeniyle, söz konusu ibarenin de içinde yer aldığı (1) numaralı bendin
tamamının iptalinin istenildiği
2004/54 Esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, birleştirilen davaların
esaslarının kapatılmasına, esas incelemenin 2004/54 Esas sayılı dosya üzerinden
yürütülmesine, 4.5.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
B-
Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa
Mahkemesi'ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran
mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlı
tutulmuştur.
Olayda, esas incelemenin üzerinde yürütülmesine karar
verilen 2004/54 esas sayılı dosyada itiraz yoluna başvuran Mahkemece, 6245
sayılı Harcırah Kanunu'nun, 4969 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 10.
maddesinin "Kendi
yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere; Yurt içinde veya
dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki
memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi
vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni vazife mahallerine kadar" hükmünü
içeren 1. bendinin tamamının iptali istenilmiştir.
Oysa, dava konusu idari işlemin yasal dayanağı ve anılan
Mahkemenin yukarıda yer verilen gerekçesi dikkate alındığında, davada
uygulanacak kuralın "Kendi yazılı
talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;" ibaresinin olduğu
anlaşıldığından, 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun, 4969 sayılı Kanunun 1.
maddesiyle değişik 10. maddesinin 1. bendinin
tamamının iptali istemine yönelik itirazın esasına ilişkin incelemenin, anılan
bendin başındaki "Kendi yazılı talepleri
üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;" ibaresi ile sınırlı olarak
yapılmasına 4.5.2005 gününde oybirliğiyle karar
verilmiştir.
C-
Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararlarında,
re'sen atanan kamu görevlilerine harcırah ödenirken, kendi yazılı
talepleri üzerine istediği yere atanan kamu görevlilerine harcırah
ödenmemesinin "kanun önünde eşitlik" ilkesiyle bağdaşmadığı; ayrıca, kendi
yazılı talebi üzerine bir yerden başka bir yere nakledilen kamu görevlilerini
harcırah ödemesinden yoksun bırakmanın, hem devlet tüzel kişiliğinin itibarını,
hem de kamu hizmetinin etkinliğini olumsuz yönde etkileyeceği, bunun da, sosyal
devlet anlayışıyla ve devletin çalışanların hayat seviyelerini yükseltmek,
çalışmayı desteklemek ve çalışma
barışını sağlamak yükümlülüğüne ters düşeceği; diğer yandan, bir kamu
görevlisinin, aile birliğinin sağlanması için eşinin bulunduğu yere atanabilmek
amacıyla yazılı talepte bulunmasının isteğe bağlı olmaktan ziyade, bir
zorunluluk olarak ortaya çıkması nedeniyle, bu biçimde ortaya çıkan nakil
istemlerinin isteğe bağlı olarak nitelendirilemeyeceği, bu bakımdan eş durumuna
bağlı olarak yer değiştirme isteminde bulunanlara harcırah ödenmemesi halinde,
düşük ücretlerle çalışan kamu görevlilerinin, çoğu zaman, söz konusu nakil
masraflarından kaçınmak amacıyla, bu
zorunluluğa bağlı nakil istemlerinden vazgeçmek zorunda kalacakları, bunun da,
anayasal güvenceye alınmış olan aile birliğinin korunması ilkesini zedeleyeceği
nedenleriyle itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 17., 41.,
49., 55., 56. ve 65. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla, "kendi
yazılı talepleri üzerine", yurt içinde veya dışındaki daimi bir vazifeye
naklen tayin olunanlarla, yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil
olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen
memur ve hizmetlilere, yeni vazife mahallerine kadar, yol masrafı, yevmiye,
aile masrafı ve yer değiştirme masrafı verilmemesi öngörülmüştür.
Temel ve asli fonksiyonları kamu hizmetini yürütmek olan ve
bir statü içerisinde görevlerini yerine getiren kamu görevlileri, kamu
hizmetinin iyi işlemesi, idarenin fonksiyonlarını rasyonel ve verimli olarak
yerine getirebilmesi için, ya kendi isteklerine dayalı olarak ya da re'sen,
kanunlarda yer alan kurallar çerçevesinde, yetkili idari makamlarca
bulundukları yerden başka bir yere veya bulundukları görevden başka bir göreve
atanabilmektedirler. Bu atamaya bağlı olarak da, yeni görev yerlerinde göreve
başlayabilmek için bazı giderler yapmak zorunda kalmaktadırlar. İşte,
kanunkoyucu tarafından, atama işlemi sonucunda, görev yeri değişen kamu
görevlisinin, maddi açıdan belli bir külfetle karşı karşıya kalması ve bu
külfetin, kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle ve kamuca
karşılanması amacıyla, yasal düzenlemeler yapılmıştır.
Harcırah Kanunu, kamu hukuku alanında, çalışanla
çalıştıranlar arasındaki istihdam ilişkilerini ve buna dayanan mali hakları
düzenleyen bir Kanun değil, 1'inci maddesinde belirtildiği üzere, genel, katma
ve özel bütçeli idarelerde, bunlara bağlı sabit ve döner sermayeli kurumlarda,
özel kanunlarla kurulmuş banka ve teşekküllerde (…) yolluk ödenmesini
gerektiren hizmet yapılması hallerinde uygulanacak kuralları içeren bir gider
kanunudur.
Yolluk ödemesi, kamu hizmetinin gerektirdiği durumlarda, bu
hizmet için görevlendirilen kişilerin katlanacakları giderleri karşılamak üzere
yapılan parasal bir idari işlemdir. Başka bir deyişle, gerektiğinde
görevlendirilen kişilere, katlandıkları zorunlu giderlerin karşılığı olarak
yapılan bir ödemedir.
Nakil işlemi, idarece, takdir yetkisi kapsamında, kamu
görevlisinin istemi olmaksızın tesis edilebileceği gibi, mevzuatın öngördüğü
koşulların varlığı halinde, yine takdir yetkisi kapsamında, kamu görevlisinin
talebi üzerine de tesis edilebilir. Bu anlamda, nakil isteminde bulunmak, kamu
görevlileri için, bir hak olarak gözükmekte ise de, istemin yerine getirilmesinin
kamu yararı ve hizmetin gerekleri ile sınırlandırılmış olması nedeniyle, bu
hakkın kullanılmasıyla ortaya konulan istemin, idarelerce, mutlaka karşılanması
zorunluluğu bulunmamaktadır. Her iki durumda da, yargısal denetim yetkisi saklı
kalmak kaydıyla, işlemin tesis edilip edilmeyeceği idarenin takdirindedir.
Öte yandan, 657 sayılı Kanunun 62. maddesinin 2595 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle değişik 3'üncü paragrafında, yer değiştirme suretiyle
yapılan atamalarda, memurlara, yolluklarının, atama emirleri tebliğ edilince
ödeme emri aranmaksızın, saymanlıklarca derhal ödeneceği hükmü yer almış,
anılan Kanun hükmünde görev yerinin değişmesinin isteğe bağlı olup olmaması
yönünden, bir ayrım yapılmamıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal
bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Bu maddede belirtilen sosyal hukuk
devleti, temel hak ve özgürlükleri en geniş ölçüde gerçekleştiren ve güvence
altına alan, toplumsal gerekleri ve toplum yararını gözeten, kişi ve toplum
yararı arasında denge kuran, toplumsal dayanışmayı en üst düzeyde
gerçekleştiren, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak eşitliği, sosyal
adaleti sağlayan, çalışma hayatının gelişmesi için önlemler alarak çalışanları
koruyan, sosyal güvenlik sorunlarını çözmeyi yüklenmiş, ülkenin kalkınmasıyla
birlikte ulusal gelirin sosyal katmanlar arasında adaletli biçimde sağlanmasını
amaç edinmiş devlettir. Güçsüzleri güçlülere ezdirmemek ilkesi, herkesi, bu
arada çalışanları, emeklilerle yaşlıları, durumlarına uygun düzenlemelerle,
sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşatmayı gerektirir.
Nakil işlemi sonucunda, görev yeri değişen kamu
görevlilerinin, maddi açıdan belli bir külfetle karşı karşıya kalmaları ve bu
külfetin, kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle, isteklerine
dayalı olarak nakledilmiş bile olsalar, söz konusu külfetin kamuca karşılanması
icap ettiğinden, iptali istenilen kural, Anayasa'nın 2. maddesiyle
bağdaşmamaktadır.
Öte yandan, Anayasa'nın 10. maddesindeki "Kanun önünde
eşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile
eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı
durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını
sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,
aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa
karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.
Kendi yazılı talepleri üzerine nakledilen kamu görevlileri
ile re'sen nakledilen kamu görevlilerinin, nakil işleminin hukuksal niteliği
yönünden ve yer değiştirmeye bağlı olarak ödenen harcırah bakımından, aynı
hukuksal konumda oldukları kuşkusuzdur. Aynı hukuksal konumda olanlar arasında
farklı kurallar öngörülmesi Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine
aykırılık oluşturur.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve
10. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın, 17., 41., 49., 55., 56.
ve 65. maddeleri ile ilgisi görülmemiş, 5. ve 11.
maddeleri yönünden de incelenmesine
gerek duyulmamıştır.
VI-
SONUÇ
10.2.1954 günlü, 6245 sayılı "Harcırah Kanunu"nun 10.
maddesinin (1) numaralı bendinin başına
31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Yasa ile eklenen "Kendi yazılı talepleri
üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;" ibaresinin, Anayasa'ya aykırı
olduğuna ve İPTALİNE, 4.5.2005 gününde
OYBİRLİĞİYLE karar verildi.