Danıştay 7. Daire K: 2006/3041; E:2005/2417; Gümrük para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin tebliği üzerine, 6183 sayılı kanunun 37`nci maddesinde öngörülen bir aylık süre geçmeden, dolayısıyla para cezası kesinleşmeden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilemeceği, konulu Karar
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE K; 2006/3041,
E; 2005/2417
30/10/2006 TARİHLİ KARARI
ÖZET: Gümrük para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin
işlemin tebliği üzerine, 6183 sayılı kanunun 37'nci
maddesinde öngörülen bir aylık süre geçmeden, dolayısıyla para cezası
kesinleşmeden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilemeceği hakkında.
Temyiz İsteminde Bulunan: Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı adına Mersin Gümrük Müdürlüğü MERSİN
Karşı Taraf
: ? Gıda İthalat İhracat Taahhüt
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Vekili : Av. ?
İstemin
Özeti: Davacı şirket adına tescilli
28.4.2003 gün ve 5482 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı
eşyanın beyan edilen kıymetinin noksan olduğundan bahisle ek olarak tahakkuk
ettirilen gümrük ve katma değer vergisi tutarı üzerinden üç kat uygulanan para
cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrini; olayda, para cezalarına
vaki itirazların reddine dair işlemlerin Mahkemelerinin, E:2004/292; K:2005/8
ve E:2004/294; K:2005/10 sayılı kararlarıyla iptal edildiğinin anlaşılması
karşısında, ödeme emrinin konusunun kalmadığı gerekçesiyle iptal eden Mersin
Vergi Mahkemesinin 25.1.2005 gün ve E:2004/295; K.2005/11 sayılı kararının;
ceza kararlarına vaki idari itirazların ret ile sonuçlanmasından sonra ödeme
emri düzenlenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın
Özeti: Savunma verilmemiştir.
Tetkik
Hakimi Kurtuluş BEYRİBEY'in Düşüncesi:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu
maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz
istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay
Savcısı Mukaddes ARAS'ın Düşüncesi:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek
bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu
maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu
maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz
edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Temyiz başvurusu; davacı Şirket adına ek olarak
tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergisinin üç katı tutarında uygulanan
para cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrini, istemin özeti
bölümünde yazılı gerekçe ile iptal eden vergi mahkemesi kararının bozulması
istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 234'üncü
maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde; kıymeti üzerinden gümrük vergisine
tabi eşyanın beyan edilen kıymetinin, muayene ve denetleme sonucunda bu Kanunun
23 ila 31'inci maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete
göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa ait gümrük vergisinden başka bu
verginin üç katı para cezası alınacağı; 232'nci maddesinin 1'inci fıkrasında,
234'üncü madde hükümlerine göre alınacak para cezalarının, itiraz olmaksızın
vergi tahakkukunun kesinleşmesinden veya idari itirazın red kararı ile
sonuçlanmasından sonra karara bağlanacağı; aynı maddenin 4'üncü fıkrasında da,
ilgilisine tebliğ edilerek kesinleşen para cezalarının 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu hükme
bağlanmış; 6183 sayılı Kanunun 37'nci maddesinde ise, hususi kanunlarında ödeme
zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek
usule göre yapılacak tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme
müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu hükmüne yer
verilmiştir.
Bu durumda, 4458 sayılı Kanunda, para cezalarının
tahakkukuna ilişkin düzenleme bulunmakla birlikte, tahsiline (ödeme zamanına)
ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmediğinden, ödeme zamanının, 6183 sayılı
Kanunun yukarıda anılan 37'nci maddesine göre saptanması gerektiği açıktır.
Olayda; para cezalarına vaki itirazların reddine dair
23.2.2004 tarihli işlemlerin 27.2.2004 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, söz
konusu tutarların tahsili amacıyla 18.2.2004 tarihinde düzenlenen ödeme emrinin
de, 1.3.2004 tarihinde davacıya tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında,
henüz idari itiraz aşaması sonuçlanmadan ve 6183 sayılı Kanunun 37'nci
maddesinde öngörülen bir aylık süre geçmeden ödeme emri düzenlenmesinde hukuka
uyarlık bulunmadığından, ödeme emrinin iptali yolundaki mahkeme kararında sonucu
itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddine,
30.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
BŞ/ÖEK