2006-7 İran menşeli Naylon İplik ithalatında Ek Mali Yükümlülük uygulanması yönünde Bakanlar Kuruluna öneride bulunulması (Mülga)
İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin
Tebliğ
(2006/7)
Dış Ticaret Müsteşarlığından
: 11.07.2006 tarihli ve 26225 sayılı R.G.
Kapsam
MADDE 1- (1)
Bu Tebliğ, 22/11/2005 tarihli ve 26001 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 2005/8
sayılı Tebliğ ile başlatılan ve 10/5/2004 tarihli ve 2004/7305
sayılı Kararnamenin eki İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve İthalatta
Korunma Önlemleri Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen korunma önlemi
soruşturması sonucunda alınan kararı içermektedir.
Soruşturma
MADDE 2- (1)
Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek
tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren sonuç raporu
Ek I'de verilmektedir.
Karar
MADDE 3- (1)
İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu, 5402.31 Gümrük Tarife
Pozisyonlu "naylon veya diğer poliamidlerden tek katının her biri 50 teksi
geçmeyen tekstürize iplikler"in İran menşeli olanlarının ithalatında 3 (üç) yıl
süresince korunma önlemi uygulanmasına, önlemin 1. yıl için 1,50 ABD Doları/kg,
2. yıl için 1,45 ABD Doları/kg, 3. yıl için 1,40 ABD Doları/kg tutarında ek
mali yükümlülük olarak tespit edilmesi amacıyla Bakanlar Kurulu'na öneride bulunulmasına
karar vermiştir.
Yürürlük
MADDE 4- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 5- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığının
bağlı olduğu Bakan yürütür.
EK I
İRAN MENŞELİ
NAYLON İPLİK İTHALATINDA KORUNMA ÖNLEMİ SORUŞTURMASINA
İLİŞKİN SONUÇ
RAPORU
1.
GENEL
BİLGİ
1.1
Kapsam
Bu rapor, İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar
ve İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde
yürütülen korunma önlemi soruşturması sonucunda elde edilen bilgi ve bulguları
içermektedir.
1.2
Bilgi
toplanması ve değerlendirilmesi
Soruşturma
konusu maddenin yerli üreticileri, ithalatçıları, tüketicileri, kullanıcıları
ile bunların bağlı olduğu kuruluşlar veya bunların yetkili temsilcileri ile
ilgili ülke yetkili temsilcileri ve ilgili ülkede yerleşik
ihracatçılar/üreticilere kendilerini ilgili taraf olarak tanıtabilmeleri ve
soruşturmaya ilişkin bilgi, belge ve görüşlerini göndermeleri ve sözlü dinlenme
taleplerini iletmeleri için yeterli süre tanınmıştır.
Kendisini ilgili taraf olarak
tanıtanlardan yerli üreticiler, ithalatçılar ve ilgili ülkede yerleşik ihracatçılar/üreticiler
için hazırlanan soru formları internet ortamında duyurulmuştur.
1.3
İlgili
tarafların bilgilendirilmesi ve dinlenmesi
Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde, ilgili
tarafların görüşlerini karşılıklı olarak dile getirebilmesini teminen soruşturma
konusu maddenin yerli üreticileri, ithalatçıları, ilgili ülke yetkili
temsilcileri ve ilgili ülkede yerleşik ihracatçılar ile bunların bağlı olduğu
kuruluşların katılımıyla 8/3/2006 tarihinde bir tarafları dinleme toplantısı
düzenlenmiştir.
1.4
Yerinde
İnceleme
Soruşturma kapsamında 18-19/4/2006 tarihlerinde üretim
sürecinin fiilen görülmesi amacıyla bazı yerli üreticilerin üretim tesislerinde
yerinde inceleme yapılmıştır.
2.
BENZER VE DOĞRUDAN RAKİP ÜRÜN DEĞERLENDİRMESİ
2.1
Soruşturma
konusu madde
Soruşturma konusu madde 5402.31 gümrük tarife
pozisyonu (GTP) altında naylon veya diğer poliamidlerden tek katının her biri
50 teksi geçmeyen tekstürize iplikler tanımı ile yer almaktadır.
Soruşturma konusu naylon iplikler petrolden üretilen
kaprolaktamın polimerizasyon ürünüdür. Yüzeyi pürüzsüz ve silindirik yapıdadır.
210-230 santigrat derecede erir. Kopma mukavemeti 4,8-6 gr/denyedir. Yoğunluğu
ise 1,14-1,15 gr/cm³ tür. Uzama elastikiyeti yüksektir. Nem alma kapasitesi
pamuğun nem almasına çok yakındır. Sağlamlığı tekstil hammaddelerinde ve nem
alma özelliği de sentetiklerde en yüksek olanıdır. Esnek ve dökümlüdür.
Yaylanması iyi olup yıkanabilir ve kırışmazdır. İpeğimsi tutuma ve kalıcı
bükülme dayanımına sahiptir.
2.2
Benzer ve
doğrudan rakip ürün
Yapılan incelemeler neticesinde soruşturma konusu
maddenin yerli üreticiler tarafından üretilenleri ile ithal edilenlerinin
teknik ve fiziksel özellikler, çeşit, satış kanalları ve kullanım alanları
itibariyle benzer özelliklere sahip olduğu, bu itibarla benzer ürün olarak değerlendirilebileceği
anlaşılmıştır.
3.
İTHALATIN
DEĞERLENDİRİLMESİ
3.1
İthalatın
seyri
(Ton)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Genel ithalat
5.723
4.870
4.235
3.701
6.677
6.857
İran menşeli
ithalat
978
223
672
1.148
2.741
1.990
Dahilde İşlemi Rejimi (DİR) kapsamında yapılan ithalat
hariç istatistiklerine bakıldığında, 2000 yılında 5.723 ton olan soruşturma
konusu ürünün genel ithalatının 2001-2003 yıllarında sırasıyla miktar bazında %
15, % 13 ve %13 oranlarında azaldığı, 2004 yılında ise % 80 oranında arttığı görülmektedir.
Söz konusu ithalat 2005 yılında % 3 artış göstererek 6.857 tona ulaşmıştır.
Diğer taraftan İran'dan yapılan ithalat 2000 yılında
978 ton iken 2001 yılında % 77'lik düşüşle 223 ton'a gerilemiştir. 2002-2004
yıllarında sırasıyla % 201, % 71 ve % 139 oranlarında sürekli bir artış
göstererek 2.741 tona ulaşan ithalat, 2005 yılında bir önceki yıla göre % 27
gerilemiştir.
3.2
İthalatın
yerli üretime oranı
(%-Endeks)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Genel ithalat/Üretim
100
61
47
39
55
71
İran menşeli ithalat/Üretim
100
13
50
75
138
125
Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki ithalat hariç
tutularak yapılan toplam ithalatın yerli üretime oranına bakıldığında, 2000
yılı için 100 kabul edilen endeksin 2003 yılına kadar her yıl düşüş gösterdiği
gözlenmektedir. İthalatın yerli üretime oranı endeksi 2004 yılında 55'e, 2005
yılında ise 71'e yükselmiştir.
İran'dan yapılan DİR harici ithalatın yerli üretime
oranı endeksi 2000 yılındaki 100 seviyesinden 2001 yılında 13'e düşmüş, daha
sonra 2004 yılına kadar düzenli bir artış göstererek 2004 yılında 138
olmuştur. 2005 yılında ise endeks 125
seviyesinde düşmüştür.
3.3
İthalatın
piyasa payı
(%-Endeks)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Toplam ithalatın payı
100
70
58
48
64
79
İran menşeli ithalatın payı
100
17
50
83
150
133
Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki ithalat hariç
ithalatın piyasa payına bakıldığında 2000 yılı için 100 kabul edilen piyasa
payı endeksi 2003 yılına kadar her yıl düşüş göstermiş olup, 2003 yılında 48
seviyesinde gerçekleşmiştir. 2004 yılında 64'e yükselen ithalatın piyasa payı
endeksi, 2005 yılında ise 79'a çıkmıştır.
İran'dan yapılan DİR harici ithalatın piyasa payı ise,
2000 yılındaki 100 seviyesinden 2001 yılında 17'ye düşmüştür. Sonraki yıllarda
artış gösteren endeks 2004 yılında 150, 2005 yılında ise 133 olarak
gerçekleşmiştir.
3.4 İthalatta
birim fiyatlar
($/Kg)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Genel ithalatın birim fiyatı
3,4
3,5
3,9
4,8
4,4
4,9
İran menşeli ithalatın birim fiyatı
2,5
2,5
2
2,1
2,4
3,2
Yıllar itibariyle CIF ithal birim fiyatları yukarıdaki
tabloda gösterilmektedir. Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı için birim
fiyat 2000 yılında 3,4 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiş, 2001-2003 döneminde
yıllar itibariyle % 3, % 11, % 23 oranlarında artmış, 2004 yılında % 8 azalmış,
2005 yılında ise % 11 oranında artarak 4,9 ABD Doları/Kg düzeyine gelmiştir.
İran menşeli ithalatın 2000 ve 2001 yıllarında 2,5 ABD
Doları/Kg olan birim fiyatı, 2002 yılında % 20 azalmış, 2003-2005 döneminde ise
%5, %14 ve% 33 oranlarında artarak 3,2 ABD Doları/Kg seviyesine gelmiştir.
İran'dan ithal edilen ürünlerin birim fiyatlarının inceleme dönemi boyunca
genel ithalatın birim fiyatlarının önemli ölçüde altında kaldığı
gözlenmektedir.
4. ÖNGÖRÜLMEYEN GELİŞME
4.1 Döviz kuru
Yeni Türk Lirası'nın ondokuz ülke parasına göre hesaplanmış
reel efektif kur endeksi (1995=100) aşağıda sunulmaktadır.
Reel Kur (1995=100)
2001
2002
2003
2004
2005
116,3
125,4
140,6
143,2
171,3
Kaynak: TCMB
Fiyat endeksi olarak tüketici fiyatlarının kullanıldığı
endeksteki artışlar YTL'deki değerlenmeyi göstermektedir. Buna göre, YTL, 2001
yılından itibaren yıllık olarak sırasıyla % 7,8, % 12,1, % 1,8 ve % 19,6
oranlarında reel değer kazancı yaşamıştır. Diğer bir ifadeyle, YTL, 2005
yılında 2001 yılına göre % 47,3 oranında reel olarak daha değerli bir seviyeye
gelmiştir. Bu itibarla, ulusal para biriminde yaşanan değerlenme, ithalat
artışına yol açan en önemli öngörülmeyen gelişme olarak karşımıza çıkmaktadır.
4.2 Enflasyon
Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere enflasyonun, son
yıllarda önemli oranda düşüş göstermekle beraber, özellikle Avrupa Birliği
ülkelerindekine nispetle hala yüksek olduğu gözlenmektedir. 2005 yılında
enflasyon oranı ülkemizde % 7,7 olarak gerçekleşirken Avrupa Birliği'nde
ortalama % 2,1 olarak gerçekleşmiştir. Bu durum yerli üreticilerin üretim
maliyetlerini arttırmakta ve rekabet güçlerini azaltmaktadır. Üretim
maliyetlerindeki artış, ithalatın fiyat kırması sonucu bozulan rekabet
koşulları ve talepteki daralma nedeniyle fiyatlara tam olarak
yansıtılamamaktadır. Ayrıca maliyete bağlı fiyat artışları yerli üreticilerin
dış pazarlardaki rekabet gücüne zarar vermektedir.
2001
2002
2003
2004
2005
Tüketici Fiyatları Endeksi
(*)
68,5
29,7
18,4
9,3
7,7
Kaynak: TÜİK, TCMB
(*) 2005 Ocak ayından itibaren 2003=100 Temel yıllı
Üretici ve Tüketici Fiyatları Genel İndeksi (ÜFE) ve (TÜFE) olarak
hesaplanmaktadır.
5. CİDDİ ZARAR VE CİDDİ ZARAR TEHDİDİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ
Yerli üretime ilişkin bilgiler yerli üretimin tümünü
temsil eden üreticilerin soruşturma konusu ürüne ilişkin olarak verdikleri
bilgilerden oluşmaktadır.
5.1 Kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Kapasite (Ton-Endeks)
100
126
147
147
147
147
Kapasite kullanım oranı (%-Endeks)
100
108
108
112
147
114
Yerli üreticilerin üretim kapasitesi 2001 ve 2002
yıllarında artış göstermiş, sonraki yıllarda da bu seviyede devam etmiştir.
Kapasite kullanım oranı (KKO) endeksi ise 2000-2004 döneminde artarak 100'den
147'ye yükseldikten sonra, 2005 yılında 114 seviyesine inmiştir.
5.2 Üretim
(Ton-Endeks)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Üretim
100
136
158
165
214
167
2000-2004
döneminde yerli üreticilerin toplam üretim miktarı endeksinin (2000=100) 214'e
yükseldiği, 2005 yılında ise 167 seviyesine gerilediği görülmektedir.
5.3 Tüketim
(Ton-Endeks)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Tüketim
100
114
115
126
172
139
Soruşturma konusu üründe tüketim
miktarları yerli üreticiler tarafından yapılan yurt içi satış miktarı ile
toplam ithalat miktarı toplanarak hesaplanmıştır. Tüketim endeksi 2000
yılındaki 100 seviyesinden 2004 yılında 172'ye yükselmiştir. 2005 yılında ise
naylon iplik tüketimi düşmüş olup, endeks 139 seviyesine gerilemiştir.
5.4 Yurt içi satışlar
(Ton-Endeks)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Yurt içi satışlar
100
129
136
158
200
149
Yurt içi satış miktarları 2000-2004
dönemi boyunca sürekli bir artış göstermiştir. 2000 yılı için 100 olarak kabul
edilen yurt içi satış endeksi 2004 yılında 200 seviyesine ulaşmış, 2005 yılında
ise 149'a düşmüştür.
5.5 Stoklar
(Ton-Endeks)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Stoklar
100
82
196
121
109
217
Yerli üreticilerin stokları,
inceleme konusu dönem boyunca dalgalı bir seyir izlemiştir. 2000 yılı için 100
kabul edilen stok endeksi 2001 yılında 82'ye düşmüş, 2002'de artmış, 2003 ve
2004 yıllarında düşerek 109 seviyesine gelmiştir. 2005 yılında ise önemli bir
artış göstererek 217'ye yükselmiştir.
5.6 İstihdam
(Kişi-Endeks)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
İstihdam
100
194
174
185
232
214
Toplam direkt işçi sayısının 2000-2004 döneminde 2002
yılı dışında arttığı, 2005 yılında düştüğü gözlenmektedir. 2000 yılı için 100
kabul edilen istihdam endeksi 2004 yılında 232 seviyesine yükselmiş, 2005
yılında ise 214 seviyesine düşmüştür.
5.7 Verimlilik
(Üretim/Kişi-Endeks)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Verimlilik
100
71
92
90
93
78
Toplam direkt işçi sayısına göre hesaplanan verimlilik
endeksi (2000=100) incelendiğinde, 2001 yılında düşüş gösteren endeksin 2002
yılında toparlanarak 2000 yılı seviyesine yaklaştığı görülmektedir. 2003 ve 2004
yıllarında seviyesini koruyan verimlilik endeksi 2005 yılında 78 seviyesine
düşmüştür.
5.8
Karlılık
(%)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Karlılık
7,98
-29,95
4,05
-1,38
6,76
-6,57
2000 yılında %
8 civarında olan yerli üreticilerin karlılık oranının 2001 yılında % -30 yakın
gerçekleştiği görülmektedir. 2002 yılında toparlanmaya başlayan karlılık oranı
2004 yılında % 6,76 olarak gerçekleştikten sonra, 2005 yılında % -6,57 düzeyine
inmiştir.
5.9 Yerli üretimin piyasa
payı
(%-Endeks)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Yerli
üretimin piyasa payı
100
115
121
125
118
110
2000 yılı için
100 kabul edilen yerli üretimin piyasa payı endeksi 2001-2003 döneminde artış
göstererek 125'e ulaşmış, 2004 yılında 118'e, 2005 yılında ise 110'a düşmüştür.
5.10 Yurt dışı satışlar
(Ton-Endeks)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Yurt
dışı satışlar
0
100
90
119
128
65
2001 yılı için 100 kabul edilen yurt dışı satış
endeksi 2002 yılında 90'a düşmüş, 2003 ve 2004 yıllarında artarak sırasıyla 119
ve 128 seviyelerinde gerçekleşmiş, 2005 yılında ise 65'e düşmüştür.
5.11 Fiyat kırılması
(%)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
İran menşeli ithalat
32
20
35
32
37
33
Toplam ithalatın incelenen dönem boyunca yerli
üreticilerin yurt içi satış fiyatlarını kırmadığı tespit edilmiştir. Bununla
birlikte İran menşeli ithalat yerli üreticilerin yurt içi satış fiyatlarını
2000-2005 döneminde tabloda gösterilen oranlarda kırmıştır.
6. NEDENSELLİK İLİŞKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Soruşturma konusu ürünün ithalatının ve ithalatın
gerçekleşme koşullarının yerli üretim üzerindeki etkisi ve bunun yanı sıra
zarara yol açabilecek olası diğer unsurlar incelenmiştir.
Yerli üreticiler arasındaki rekabet: Yerli üreticiler
arasındaki rekabetin ekonomik göstergeler üzerinde bozulmaya neden olacak
ölçüde olmadığı gözlenmiştir.
Üretim teknolojisindeki değişiklikler: Yerli
üreticilerin kullandığı üretim teknolojisi dünyada kullanılan ileri üretim
teknolojisi ile aynı seviyededir. Türkiye sentetik iplik sektörü 1997 yılından
itibaren yeni bir geçiş ve dönüşüm sürecine girmiştir. Bu sürecin en belirgin
özelliği sektörün dünyadaki en son teknolojik gelişmeleri bünyesinde toplamak
suretiyle kapasite ve çeşitlilik açısından en üst seviyeyi yakalamasıdır.
Bundan dolayı yerli üreticiler açısından bir teknoloji problemi gözlenmemektedir.
Tüketici tercihlerindeki değişiklik: Naylon ipliğin
girdisi olduğu tekstil ve konfeksiyon sektörü dalgalı bir talep yapısına
sahiptir. Bu talep yapısı, sektörün dönemsel olarak sentetik ve doğal ürünlere
olan yöneliminde meydana gelen değişimlerle açıklanabilir. Bu yönelim sentetik
mamullere girdi olan naylon iplik talebini etkiler. Bunun yanı sıra tekstil ve
konfeksiyon sektöründeki diğer gelişmeler de yurt içi naylon iplik talebini
önemli ölçüde etkilemektedir. Tekstil ve konfeksiyon sektörü giderek artan
oranda ithal girdilere (kumaş, iplik) dayalı bir üretim yapmaktadır. Sektördeki
ithalat artışıyla birlikte piyasaya doğrudan nihai malın girmesi, sektörün
hammadde talebini düşürmüştür. Bununla birlikte tüketici tercihlerindeki bu
değişiklik süreklilik arz eden bir tercih değişikliği olmayıp, moda gibi
dönemsel tercihlerle ilgili bir durumdur. Bu tür talep değişiklikleri dönemsel
ve beklenti dahilinde dalgalanmalar oldukları için, yerli üreticiler üzerinde
öngörülmeyen bir zarara neden olmamaktadır.
Üretim kapasitesinin yetersizliği:
Yurt içi tüketim miktarlarına bakıldığında yerli üretim kapasitesinin yurt içi
tüketimi karşılayacak seviyede olduğu görülmektedir.
Finansman giderlerindeki artış: Finansman giderlerinde
yerli üreticilerin ekonomik göstergelerini olumsuz yönde etkileyecek olağan
dışı bir artışın söz konusu olmadığı gözlenmiştir.
İhracatta azalma: Yerli üreticilerin soruşturma konusu
üründe ihracat miktarı 2001-2004 yıllarında 2002 yılı hariç artış göstermiş,
2005 yılında ise azalmıştır. Bununla birlikte söz konusu ürünün yerli
üreticilerinin toplam cirosu içerisinde ihracatın payı oldukça düşük olup,
ihracat miktarının nominal olarak önemli bir rakama tekabül etmediği
gözlenmektedir. Dolayısıyla yerli üreticilerin ekonomik göstergelerinde bozulmaya
neden olacak düzeyde ciddi bir ihracat azalması gözlenmemektedir.
Yerli üretim üzerinde oluşan zararın
ithalat artışı dışında bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı yönünde yapılan
inceleme sonucunda, ithalat dışındaki faktörlerin yerli üretimin karşılaştığı
zarar üzerinde etkili olmadığı anlaşılmıştır.
7. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Naylon ipliğin yurt içi tüketiminin 2000-2004 yılları
arasında sürekli bir artış gösterdiği, 2005 yılında ise % 19 oranında düştüğü
görülmektedir. Naylon iplik piyasasındaki bu daralmaya paralel olarak yerli
üretim miktarı 2004-2005 döneminde % 22 oranında düşmüştür. Buna ek olarak
yerli üreticilerin kapasite kullanım oranları, yurt içi satışları, istihdam
seviyeleri ve verimliliklerinde ciddi bozulma tespit edilmiştir. Bunun yanında
2005 yılında 2004 yılına göre genel ithalatta % 3'lük bir artış görülmüştür.
Genel ithalat bu dönemde piyasa payını % 5 artırmıştır. Bununla birlikte
İran'dan yapılan ithalat % 27 oranında daralmasına rağmen piyasa payını
yaklaşık olarak korumuştur. Ancak yerli üretimin piyasa payı 2005 yılında 2004
yılındaki seviyesine göre % 5 oranında düşmüştür. Yine 2005 yılında genel
ithalatın yerli üretime oranı % 8 oranında artarken, İran menşeli ithalat için
bu oran yaklaşık olarak 2004 yılı ile aynı düzeyde seyretmiştir.
Soruşturma
konusu ürünün 2000 yılında 978 ton olan ithalatının 2004 yılında % 191'lik
artışla 2.855 tona ulaştığı, 2005 yılında ise % 29'luk düşüşle 2.022 tona
gerilediği görülmektedir. Bununla birlikte, İran menşeli ithalatın birim
fiyatının 2005 yılında toplam ithalatın % 31,4'lük payla en büyük kısmını
gerçekleştiren İtalya menşeli ithalatın birim fiyatının yarısı seviyesinde
olduğu görülmektedir. Ayrıca İran menşeli ithalatın birim fiyatlarının inceleme
dönemi boyunca genel ithalatın birim fiyatlarının çok altında seyrettiği
gözlenmektedir. 2001-2005 yılları arasında İran'dan yapılan ithalatın yerli
üreticilerin yurt içi satış fiyatlarını % 20 ila % 37 oranlarında kırdığı
tespit edilmiştir.
İran'dan yapılan ithalat dışındaki ithalatın yerli
üreticilerin yurt içi satış fiyatını kırmaması nedeniyle normal rekabet
şartlarını etkilemediği anlaşılmaktadır. Bunun yanında İran'dan yapılan ucuz
fiyatlı ithalatın yerli üreticilerin düzenli bir rekabet ortamı içerisinde
faaliyet göstermelerini engellediği ve zarara neden olduğu anlaşılmıştır.
Soruşturma sırasında yapılan incelemeler sonucunda
soruşturma konusu ürün ithalatının mutlak ve yerli üretime göre nispi olarak
özellikle incelenen dönemin son üç yılında önemli miktarda arttığı ve yurt içi
piyasadan aldığı payı arttırdığı, ayrıca İran menşeli ithalat fiyatlarının
yerli üreticilerin yurt içi satış fiyatlarını önemli oranda kırdığı
anlaşılmıştır. Sonuç olarak soruşturma konusu ürün ithalatındaki artışın ve
ithalatın gerçekleşme koşullarının söz konusu ürünün yerli üreticileri üzerinde ciddi zarar ve ciddi zarar tehdidine
yol açtığı tespit edilmiştir.