Danıştay 7. Daire E: 2009/8888; Gümrük Yönetmeliğinin 585`inci maddesinin 1`inci fıkrasındaki `..sunulmak üzere ilgili gümrük idaresine..` ibaresi ile 3`üncü fıkrasının yürütülmesinin, teminat aranmaksızın, dava sonuna kadar durdurulması (2009/8888)
İş bu karar DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULUNUN 16.07.2010 TARİH
VE 2010/62 YD İTİRAZ NUMARALI KARARI İLE KALDIRILMIŞ
ANCAK 21.06.2011 TARİHLİ 2011/3510
Sayılı Kesin Karar Yayımlanmıştır.
T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ
DAİRE
Esas No :2009/8888
Davacı ve Yürütmenin
Durdurulmasını İsteyen: Dinamik Gümrük
Müşavirliği Limited Şirketi
Vekili :Av. Cem KABDAN
Vatan Cad. Emlak Bank Konutları, C 1 Blok, D:4
Fatih/İSTANBUL
Karsı Taraf :Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı ANKARA
İstemin Özeti :7.10.2009 tarih ve 27369 sayılı
(mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliğinin 585'inci
maddesinin 1'inci fıkrasındaki "... sunulmak üzere ilgili gümrük idaresine..."
ibaresi ile 2'inci ve 3'üncü fıkralarının iptali istemiyle açılan dava
sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulması istemine ilişkindir.
Tetkik Hakimi Murat ASİLTÜRK'ün Düşüncesi: Anayasa'nın 124'üncü
maddesinde, Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev
alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere
ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri hüküm
altına alınmış; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242'nci
maddesinin 1'nci fıkrasının 5911 sayılı Kanunun 64'üncü maddesiyle değişik
şeklinde, yükümlülerin kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve
idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst
makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz
edebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Kanunun anılan düzenlemesinde,
ilgililerin, tahakkuklar, ceza kararları ile idari kararlara karşı idari itiraz
yoluna başvururken uymak zorunda oldukları kriterler tespit edilmiş, bunlar
arasında, anılan kararlara itiraz edilebilmesi için düzenlenecek dilekçelerin,
üst makam bulunması halinde bu makama, üst makamın mevcut olmaması halinde ise
aynı makama verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Gümrük mevzuatı uyarınca
tesis edilen işlemlere karşı yapılacak itirazlara ilişkin dilekçelerin, işlemi
tesis eden merciin üstünde makam bulunup bulunmadığı gözetilmeksizin, ilgili
gümrük idaresine sunulmasını zorunlu kılan ve bunun sonucunda, ilgili gümrük
idaresinin, itiraz dilekçesini, düşüncesi ve ilgili bilgi ve belgelerle
birlikte üst mercie göndereceği yolunda düzenleme içeren Gümrük Yönetmeliğinin
davaya konu edilen 585'inci maddesinin 1'inci fıkrasındaki "... sunulmak üzere
gümrük idaresine..." ibaresi ile 3'üncü fıkrasının, sözü geçen kanun hükmüne
aykırılık oluşturduğunun anlaşılması karşısında olayda, Gümrük Yönetmeliğinin 585'inci
maddesinin sözü geçen fıkralarının yürütülmesinin durdurulması isteminin
kabulüne karar verilebilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
27'nci maddesinde aranan koşulların gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan,
Yönetmeliğin 1'nci fıkrasının ilgili kısmıyla 3'üncü fıkrasının yürütmesinin
durdurulması yolunda karar verilmesi sonucunda, 2'nci fıkradaki düzenleme, 4458
sayılı Kanunun 242'nci maddesine aykırılık oluşturmayacağından, uyuşmazlıkta,
anılan fıkraya yönelik olarak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27'nci
maddesinde aranılan koşulların gerçekleştiğinin kabulüne olanak yoktur.
Bu nedenle,
istemin, Gümrük Yönetmeliğinin 585'inci maddesinin 1'inci fıkrasındaki "...sunulmak
üzere ilgili gümrük idaresine..." ibaresi ile 3'üncü fıkrasına yönelik kısmının
kabulü; 2'nci fıkrasına yönelik kısmının ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı
Mukaddes ARAS'ın Düşüncesi: 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 27'nci maddesi uyarınca yürütmenin durdurulması
isteminin karara bağlanabilmesi için, davalı idarenin savunmasının alınması gerekeceği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren
Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; 7.10.2009
tarih ve 27369 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
Gümrük Yönetmeliğinin 585'inci maddesinin 1'inci fıkrasındaki "... sunulmak
üzere ilgili gümrük idaresine..." ibaresi ile 2'nci ve 3'üncü fıkralarının
iptali istemiyle açılmıştır.
4458 sayılı Gümrük
Kanununun 242'nci maddesinin 1'nci fıkrasının 5911 sayılı Kanunun 64'üncü
maddesiyle değişik şeklinde, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük
vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş
gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe
ile itiraz edebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Gümrük Yönetmeliğinin
585'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen
gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren
onbeş gün içinde bir üst makama sunulmak üzere ilgili gümrük idaresine, üst
makam yoksa aynı makama verecekleri, gerekçelerini de açıkça gösteren bir
dilekçeyle itiraz edebilecekleri; 2'inci fıkrasında, itiraz dilekçesini alan
gümrük idaresinin, itiraza ilişkin dilekçeyi öncelikle şekil yönünden
inceleyeceği; bu incelemede, başvurunun süresi içinde yapılıp yapılmadığı ile
dilekçeyi verenin yükümlü veya onun temsilcisi olup olmadığına bakılacağı;
uygun olmayan başvuruların reddedilerek yükümlüye bildirileceği; 3'üncü
fıkrasında, bir üst makama sunulmak üzere verilen itiraz dilekçesinin, Gümrük
İdaresinin mütalaası ve gerekli bilgi ve belgelerle birlikte üst makama
gönderileceği belirtilmiştir.
T.C. Anayasasının
2'nci maddesinde, Hukuk Devleti İlkesi, Cumhuriyetin niteliklerinden biri
olarak sayılmıştır. Hukuk Devletinde, idareye tanınan hiçbir yetki sınırsız
değildir. İdare, yetkisini, hukuk kurallarına uygun olarak kullanmak
zorundadır. Anayasanın, İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı
yolunun açık olduğunu söyleyen 125'inci
maddesi, bu zorunluluğun anayasal kanıtıdır.
Öte yandan;
Anayasanın 8'inci maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Cumhurbaşkanı ve
Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve
yerine getirileceği; 11'inci maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme
ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan
temel hukuk kuralları olduğu; 115'inci maddesinde, tüzüklerin Kanuna aykırı
olamayacağı; 124'üncü maddesinde de, Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel
kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin
uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler
çıkarabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Normlar hiyerarşisine göre;
yukarıdan aşağıya doğru "Anayasa", "Kanun", "Kanun Hükmünde Kararname", "Tüzük",
"Yönetmelik" ve "diğer alt düzenleyici işlemler" şeklinde sıralanan normlardan,
alt kademede yer alanın üst kademedeki norma aykırı olması veya onun kapsamını
aşan düzenlemeler içermesi mümkün değildir. Bu sıralamanın tabii bir sonucu
olarak, normlar hiyerarşisinde üst kademede yer alan yasal kurallara aykırı
düzenleyici tasarrufların idare tarafından yürürlüğe konulması hukuka aykırılık
oluşturmaktadır.
4458 sayılı
Kanunun yukarıda anılan düzenlemesinde; ilgililerin, tahakkuklar, ceza
kararları ile idari kararlara karşı idari itiraz yoluna başvururken uymak
zorunda oldukları ölçütler tespit edilmiş; bunlar arasında, anılan kararlara
itiraz edilebilmesi için düzenlenecek dilekçelerin, üst makam bulunması halinde
bu makama, üst makamın mevcut olmaması halinde ise, aynı makama verilmesi
gerektiği açıklanmıştır. Görüldüğü üzere; anılan maddede, itiraz dilekçelerinin
sunulacağı makamın belirlenmesinde üst merciin bulunup bulunmaması haline göre
ikili ayrıma gidilmiş; üst makamın mevcut olması halinde, dilekçelerin bu
makama sunulması zorunlu kılınmıştır. Bir başka anlatımla; işlemi tesis eden
makama itiraz dilekçelerinin sunulabilmesi; yalnızca, üst merci yokluğu hali
ile sınırlıdır. Gümrük Yönetmeliğinin 585'inci maddesinin davaya konu edilen 1'inci
fıkrasında, gümrük mevzuatı uyarınca tesis edilen işlemlere karşı yapılacak
itirazlara ilişkin dilekçelerin, işlemi tesis eden merciin üstünde makam
bulunup bulunmadığı gözetilmeksizin, ilgili gümrük idaresine sunulmasını
zorunlu kılınmasıyla bu ayırım ortadan kaldırılmış ve 242'nci maddenin 1'inci
fıkrasındaki düzenlemenin kapsamı, Kanuna göre daha alt kademedeki düzenleyici
idari işlemle daraltılmıştır. Öte yandan; Yönetmeliğin 585'inci maddesinin 3'üncü
fıkrasında üst makamın mevcut olmasına karşın, işlemi tesis eden makama sunulan
dilekçelerin, Gümrük İdaresinin mütalaası ve gerekli bilgi ve belgelerle
birlikte üst makama gönderileceği yolunda yer alan ve 1'inci fıkranın devamı
niteliğinde olan düzenleme de, Kanunun üst makamın varlığı halinde dilekçelerin
bu makama sunulmasını zorunlu kılan 242'nci maddesinin yukarıda açıklanan
1'inci fıkrasına aykırıdır.
Bu hukuki durum
karşısında; Gümrük Yönetmeliğinin 585'inci maddesinin Anayasanın 124'üncü, 4458
sayılı Kanunun 242'nci maddelerine; dolayısıyla normlar hiyerarşisine
aykırılığı açık bulunan 1'inci fıkrasındaki "...sunulmak üzere ilgili gümrük
idaresine..." ibaresi ile 3'üncü fıkradaki düzenlemenin, yürütülmesinin
durdurulabilmesi için, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 27'nci
maddesinde aranan koşulların gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yönetmeliğin
anılan maddesinin 2'nci fıkrasının yürütülmesinin durdurulması istemine
gelince:
Yukarıda sözü
edilen ibare ve fıkranın yürütülmesinin durdurulması sonucunda, 2'nci fıkradaki
"..itiraz dilekçesini alan Gümrük İdaresi..." ibaresinde geçen "Gümrük İdaresi"nden,
4458 sayılı Kanunun 242'inci maddesinin 1'inci fıkrasında ifade edilen,
tahakkuk, ceza kararı ile idari kararı alan gümrük idaresinin üst makamı varsa,
bu makamın; üst makamın mevcut olmaması halinde ise, aynı makamın anlaşılması
gerekeceğinden; dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar bu fıkranın
yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bu nedenle,
istemin kısmen kabulüne ve Gümrük Yönetmeliğinin 585'inci maddesinin 1'inci
fıkrasındaki "...sunulmak üzere ilgili gümrük idaresine..." ibaresi ile 3'üncü
fıkrasının yürütülmesinin, teminat aranmaksızın, dava sonuna kadar
durdurulmasına; 2'nci fıkrasına yönelik yürütmenin durdurulması isteminin ise
reddine, 25.1.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Turgut Özden Ali E.
Fahrünnisa Eren
CANDAN ŞAR ATAGÜN TUNCA SONBAY
(X) (XX)
X- KARŞI OY
Dava dilekçesinde
açıklanan duruma ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre, ileri sürülen iddiaların,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27'nci maddesinde aranılan
koşullara uymadığı anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin reddi
gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.
XX- KARŞI OY
Dava; 7.10.2009
tarih ve 27369 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
Gümrük Yönetmeliğinin 585'inci maddesinin 1'inci fıkrasındaki "... sunulmak
üzere ilgili gümrük idaresine..." ibaresi ile 2'nci ve 3'üncü fıkralarının
iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 124'üncü
maddesinde, Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev
alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere
ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri; 4458
sayılı Gümrük Kanununun 4'üncü maddesinin 5911 sayılı Kanunla değişik şeklinde,
gümrük idareleriyle muhatap olan kişilerin, bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak
çıkarılan tüzük, kararname ve yönetmelik hükümlerine uymak; gümrük idarelerinin
gerek bu Kanunda gerek diğer kanun, tüzük ve kararnamelerde yazılı hükümlere
göre yapacağı gözetim ve kontrollere tabi olmak; bu idarelerin kendi adına veya
başka idareler nam veya hesabına tahsil edeceği her tür vergi, resim, harç ve
ücretleri ödemek veya bunları teminata bağlamak; kanun, tüzük, kararname ve yönetmelik
hükümlerinin uymayı zorunlu kıldığı her tür işlemleri yerine getirmekle sorumlu
oldukları; aynı Kanunun 242'nci maddesinin 1 ve 3'üncü fıkralarının 5911 sayılı
Kanunla değişik şeklinde de, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük
vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş
gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe
ile itiraz edebilecekleri; itiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama
verilmesi halinde, itirazın süresinde yapılmış sayılacağı ve idarece yetkili
makama ulaştırılacağı hükme bağlanmıştır,
Gümrük
Yönetmeliğinin 585'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine
tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ
tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama sunulmak üzere ilgili
gümrük idaresine, üst makam yoksa aynı makama verecekleri, gerekçelerini de
açıkça gösteren bir dilekçeyle itiraz edebilecekleri; 2'inci fıkrasında, itiraz
dilekçesini alan gümrük idaresinin, itiraza ilişkin dilekçeyi öncelikle şekil
yönünden inceleyeceği; bu incelemede, başvurunun süresi içinde yapılıp
yapılmadığı ile dilekçeyi verenin yükümlü veya onun temsilcisi olup olmadığına
bakılacağı; uygun olmayan başvuruların reddedilerek yükümlüye bildirileceği; 3'üncü
fıkrasında, bir üst makama sunulmak üzere verilen itiraz dilekçesinin, gümrük
idaresinin mütalaası ve gerekli bilgi ve belgelerle birlikte üst makama
gönderileceği belirtilmiştir.
4458 sayılı
Kanunun 242'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, Kanun koyucu tarafından,
ilgililerin, tahakkuklar, ceza kararlan ile idari kararlara karşı itiraz
edilebilmesi için düzenlenecek dilekçelerin, üst makam bulunması halinde bu
makama, üst makamın mevcut olmaması halinde ise aynı makama verilmesi gerektiği
belirtilmekte birlikte, 3'üncü fıkrasında (süresi içinde) yanlış makama verilen
dilekçelerin, dilekçeyi alan merci tarafından doğru makama gönderileceği ifade
edilerek, gümrük idaresinin muhatapları yönünden hak kaybına neden olacak
durumların önüne geçilmesi amaçlanmış; bir başka anlatımla, Gümrük
Yönetmeliğinin davaya konu edilen 585'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, itiraz
dilekçelerinin, üst makama sunulmak üzere ilgili gümrük idaresine; üst makam
yoksa, aynı makama verilmesini; 3'üncü fıkrasında da, üst makama sunulmak üzere
verilen itiraz dilekçesinin, dilekçeyi alan gümrük idaresince, itirazı
inceleyecek mercie gönderilmesini öngören düzenlemeleri, 242'inci maddenin 3'üncü
fıkrası ile birlikte değerlendirildiğinde, anılan fıkralarla yapılan düzenlemeye
konu uygulamanın, Kanun koyucu tarafından zımnen kabul edildiği; Anayasanın 124'üncü
ve 4458 sayılı Kanunun yukarıda bahsi geçen hükmüne aykırı olmadığının
saptanması karşısında; olayda, Gümrük Yönetmeliğinin 585'inci maddesinin sözü
geçen fıkralarının yürütülmesinin durdurulması isteminin kabulüne karar
verilebilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27'nci
maddesinde aranan koşulların gerçekleştiğinin kabulüne olanak yoktur.
Ancak, anılan
Yönetmeliğin 585'inci maddesinin 2'nci fıkrasının, itiraz dilekçesinin
yanlışlıkla verildiği gümrük idareleriyle ilgili olduğu anlaşılmakta olup; sözü
geçen fıkrada, bu idarelerce, dilekçenin şekli incelemeye tabi tutulacağı ve
gerektiğinde dilekçenin reddine karar verilebileceği belirtilmiş ise de, 4458
sayılı Kanunun 242'inci maddesinde, dilekçenin yanlışlıkla sunulduğu bu gümrük
idarelerine, açıklanan hususlarda yetki tanıyan herhangi bir ifadeye yer
verilmemiş olması karşısında, 2'nci fıkranın kanun hükmüne aykırı olduğu;
olayda, bahsi geçen düzenlemenin yürütülmesinin durdurulması isteminin kabulüne
karar verilebilmesi için, 2577 sayılı Kanunun 27'nci maddesinde belirtilen
koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle,
istemin kısmen kabulüyle, Gümrük Yönetmeliğinin 585'inci maddesinin 2'nci fıkrasının
yürütmesinin, teminat aranmaksızın, dava sonuna kadar durdurulması; 1'inci
fıkrasındaki "...sunulmak üzere ilgili gümrük idaresine..." ibaresi ile 3'üncü
fıkrasının yürütülmenin durdurulması isteminin ise reddi gerektiği oyuyla
karara katılmıyorum.