Danıştay 6. Daire K: 2009/12664; E:2007/3869; Çevre Katkı Payı (ÇKP) tahsiline ilişkin Yönetmelik maddesinin geriye yönelik uygulanmasının mümkün olmadığına ilişkin karar (2009/12664) (Danıştay İdari Daireler Kurulu YD. İtiraz No 2008/181)
T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
YD. İtiraz No:2008/181
Danıştay 6.Daire K.2009/12664
İtiraz Eden
Davacı :Polat Madencilik Ltd.Şti.
Vekil :Av.Gülay
Özşahin Davut
Paris Cad. Havuzlu Sk. No:4/9 Kavaklıdere/ANKARA
İtiraz Eden
(Davalı): Çevre ve Orman
Bakanlığı-ANKARA
İstemin
Özeti : Danıştay Altıncı Dairesince verilen ve yürütmeni
durdurulması işleminin kısmen reddine, kısmen kabulüne ilişkin bulunan
19.10.2007 günlü E:2007/3869 sayılı karara, davacı
ve davalı idare karşılıklı olarak itiraz etmektedirler.
Danıştay
Tetkik Hakimi Aylin Bayram'ın Düşüncesi:
Davacı itirazının süreaşımı nedeniyle reddi, davalı idare itirazının ise reddi
gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay
Savcısı Metin Çetinkaya'nın Düşüncesi:
İtiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Danıştay Altıncı Dairesince verilen
yürütmenin durdurulması işleminin kısmen kabulüne kısmen de reddine ilişkin
kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikle görülmediğinden, itirazın reddi
gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADİNA
Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca
gereği görüşüldü: Dava, 3.4.2007 günü 26482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
Çevre Gelirlerinin Takip ve Tahsili ile Tahsilat Karşılığı Öngörülen Ödeneğin
Kullanımı Hakkında Yönetmeliğin, 6.
Maddesinin 1/a-1 bendinin 1. cümlesindeki "proforma" ibaresi ile 2. cümlesi
olan "Çevre katkı payına ilişkin tahsilat karşılığı verilen alındı belgesi,
ithalatçı firma tarafından Bakanlığa ibraz edilmeden Bakanlıkça ithale konu mal
için Kontrol Belgesi verilmez" ibaresinin tamamının, 6. maddesinin 1/a-2
bendinin tamamının, 20. maddesinin "13.5.2006 tarihinden geçerli olmak üzere"
bölümünün iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesi 19.10.2007 günlü E: 2007/3869 sayılı kararıyla; davacı tarafından.
Yönetmeliğin 6. maddesinin 1/a-1. bendinin 1.cümlesindeki "proforma" ibaresinin
yurt dışından yapılacak ithalat için Bakanlığa başvurularak kontrol belgesi
alındığı, bu belgenin alınması için ihracatçı firma tarafından tanzim edilen
proforma faturanın başvuru sırasında idareye sunulduğu, anılan proforma
faturaya dayanılarak Bakanlıkça yıl sonuna kadar geçerli olmak üzere kontrol
belgesinin düzenlendiği, ithalatın fiilen gerçekleştiği tarihte ilgili gümrük
müdürlüklerine malın gerçek fiyatı ile faturasının ibraz edildiği ancak bazen
alınan kontrol belgesi ile ithalatına izin verilen emtianın tamamen ithal
edilemediği, bazen de ithalatın hiçbir şekilde gerçekleşemediği, başka bir anlatımla
gerçekleşme olanağının bulunmadığı belirtilerek fiilen gerçekleşip
gerçekleşmeyeceği belli olmayan emtia için proforma faturadaki değerin esas
alınması suretiyle çevre katkı pay, ödenmesinin zorunlu tutulmasının hukuka
aykırı olduğu ileri sürüterek iptalinin istenildiği ancak, miktar belirtilmek
suretiyle ithalatının yapılacağı taahhüt edilen emtianın ithalatına davalı
Bakanlıkça izin verilerek anılan miktar üzerinden ithalat kontrol belgesi
düzenlendiğinden, ithalatçının izin başvurusunda getireceğini belirttiği
miktarın (dolayısıyla proforma faturadaki miktar) esas alınması suretiyle
hesaplama yapılarak çevre katkı payı alınmasında dayanağı kanuna aykırılık
görülmediği, Yönetmeliğin iptali istenilen 6. maddesinin 1/a-1. bendinin 2.
cümlesinde ise, Çevre katkı payına ilişkin tahsilat karşılığı verilen alındı
belgesinin, ithalatçı firma tarafından Bakanlığa ibraz edilmeden ithale Koruma
için Kontrol Belgesi verilemeyeceğinden düzenlendiği, ithalatçı firmanın fiili
ithalat öncesinde yurt dışından ithal edeceği emtianın ithalatına izin verilmesi
istemiyle başvuruda bulunması üzerine Bakanlıkça ithalata izin verilerek
Kontrol Bölgesi düzenlendiğinden, yani ithalata izin verilmesi aşaması ithalat
kontrol belgesi düzenlenmesi anı olarak belirlendiğinden, çevre katkı
paylarının da 2872 sayılı Çevre Kanununun 18/1-a
maddesinde öngörüldüğü üzere "izin verme" aşamasında tahsil edilmesi
zorunluluğu çerçevesinde Yönetmeliğin anılan düzenlemesinde yasaya aykırılık
bulunmadığı, gerçekleşen (fiili) ithalata ilişkin CIF bedelinin İthalât Kontrol
Belgesi ile izin verilen ithalata ilişkin CIF bedelinden fazla olması halinde
aradaki farktan doğan çevre katkı payının tahsilini düzenleyen Yönetmeliğin 6.
maddesinin 1/a-2. bendinin iptali istemine gelince; Yasa'nın 18. maddesinin 1-a
bendinde, ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt ve atıkların CIF bedeli
üzerinden hesaplama yapılacağının öngörülmesi karşısında, ithalat öncesinde
kontrol belgesi verilirken hesaplanan CIF bedelinin kur farkı vb. gibi
nedenlerle fiili ithalat tarihindeki CIF bedelinden az olması halinde aradaki
farktan doğan çevre katkı payının idarece tahsil edilmesinde hukuka aykırılık
olmadığı gibi, bu öngörüden hareketle fiili İthalatın gerçekleştiği tarihteki
CIF bedelinin İthalat öncesinde hesaplanan CIF bedelinden düşük çıkması
durumunda tahsil edilmiş olan fazla miktarın iade edilmesinin de hukuki bir
gereklilik olduğunun açık olduğu, bu itibarla, Yönetmeliğin 6. maddesinin 1/a-2
bendindeki düzenlemenin sadece fiili ithalat sonrasındaki CIF bedelinin yüksek
olmasından doğan farktan çevre katkı payı tahsilini içerdiği aksi durumda
ithalatçıya iadeye imkan tanımadığı sonucuna ulaşmanın hukuki temeli
bulunmadığı. Yönetmeliğin, yürürlük tarihini yayım tarihinden önceki bir tarih
olan 13.5.2006 tarihi olarak belirleyen 20. maddesine gelince; iptal istemine
konu Yönetmeliğin, 2872 sayılı Çevre Kanununun 5491 sayılı Kanunun 13.
maddesiyle değişik 18. maddesi uyarınca çıkarıldığı ve anılan değişiklik
Kanununun 13.5.2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandığı, davalı idarece,
anılan tarih itibariyle 2872 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin yürürlüğe
girdiğinden bahisle bu madde uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin yürürlük tarihinin
anılan tarihe çekildiği ve Yönetmelikte 15. maddede öngörülmeyen bir yükümlülük
getirilmediği savunulmuş ise de idari işlemlerin yürürlüğe girdikleri andan
itibaren hukuki etkilerini gösterdikleri ve idari istemlerin geriye
yürümezliğinin bilinen bir idare hukuku ilkesi olduğu, bu bağlamda, mali
yükümlülük getiren dava konusu Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayım tarihi olan
3.4.2007 tarihinden önceki bir tarih olan 13.5.2006 tarihinden İtibaren
uygulanacağını kabul etmenin geriye yürümezlik ilkesince aykırı olacağı gibi
hukuki güvenlik İlkesine de aykırı olacağı gerekçesiyle yönetmeliğin 20.
maddesinin "Yönetmeliğin 13.5.2006 tarihinden itibaren geçerli olacağına" dair
ibaresine ilişkin kısmına yönelik olarak yürütmenin durdurulması isteminin
kabulüne, diğer maddeler yönünden ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine
karar vermiştir.
Davacı ve davalı idare bu karara karşılıklı olarak
itiraz etmektedirler.
Yönetmeliğin yürürlük tarihine ilişkin 20, maddesine
yönelik olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik
27, maddesinde Öngörülen ve yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi
için gerekli olan koşulların gerçekleşmiş olduğu dikkate alınarak yürütmenin
durdurulması isteminin kabul edildiği anlaşıldığından, davalı idarece öne
sürülen hususlar kararın bu bölümünün kaldırılmasını gerektirecek nitelikte
görülmemiştir.
Davacının itirazına gelince;
2577 İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 6.
fıkra hükmü uyarınca, yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen karara
karşı, kararın tebliğini izleyen günden İtibaren yedi gün içinde itiraz
edilebilir.
İtiraz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden,
itiraza konu Danıştay Altıncı Dairesinin 19.10.2007 günlü, E:2007/3869 sayılı
kararının, davacı vekiline 16.1.2008 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davacı
vekili tarafından kanunun öngördüğü yedi günlük itiraz süresinin sona
ermesinden sonra 30.1.2003 kayıt günlü dilekçe ile bu karara itiraz edildiği
anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davalı idare itirazının reddine,
davacının itirazının ise süre aşımı nedeniyle reddine, 27.3.2008 gününde
oybirliği ile karar verildi.
T.C.
DANIŞTAY
ALTINCI DAİRE
Esas No 2007/3869
Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen : Polat Madencilik Ltd. Şti.
Vekili : Av. Gülay Özşahin
Ziya
Gökalp Cad. Metro İşm. No:24/37 Kat3 - Kızılay/ANKARA
Davalı:
Çevre ve Orman Bakanlığı - ANKARA
İstemin
Özeti: 03.04.2007 günlü, 26482 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan Çevre Gelirlerinin Takip ve Tahsili ile Tahsilat
Karşılığı Öngörülen Ödeneğin Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin; 6. maddesinin
t/a-1. bendinin 1. cümlesindeki "proforma" ibaresi ile 2. cümlesi olan "Çevre
katkı payına ilişkin tahsilat karşılığı verilen alındı belgesi, ithalatçı firma
tarafından Bakanlığa ibraz edilmeden Bakanlıkça ithale konu mal için Kontrol
Belgesi verilmez", ibaresinin tamamının, 6. maddesinin 1/a-2 bendinin
tamamının. 20. maddesinin "13.05.2006 tarihinden geçerli olmak üzere" bölümünün
iptaline ve yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
Savunmanın
özeti: 2872 sayılı Yasa'nın 18/a.
maddesinde ithaline izin verilen kontrole tabi yakıtların CIF bedeli üzerinden
çevre katkı payı alınacağı düzenlendiğinden dava konusu Yönetmeliğin 6.
maddesinin l/a-1. bendinde de paralel düzenleme getirildiği, ithalat kontrol
belgesi verilirken hesaplanan CIF bedeli ile kur farkı vb nedenlerle malın
girişi esnasındaki CIF bedeli arasında bir fark oluşması hafinde, aradaki
farktan doğan çevre katkı payının da tahsil edilmesi gerektiği, 6. maddenin
1/a-2. bendindeki bu düzenlemenin uygulamanın aksamadan gerçekleştirilmesi ve
gerçek fatura ile proforma fatura arasında oluşan farktan doğan çevre katkı
payının tahsili için, sonradan 6183 sayılı Yasaya göre alacağın peşine
düşülmesi suretiyle gereksiz harcamaların yapılmasının önüne geçen akılcı bir
düzenleme olduğu, yürürlüğün başlangıcına ilişkin 20.maddede de hukuka
aykırılık bulunmadığı öne sürüterek yürütmenin durdurulması isteminin ve
davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik
Hakimi özlem Şimşek'in Düşüncesi:
İptal istemine konu Yönetmeliğin 6.maddesinin 1/a-1. ve 2. bentlerine yönelik
olarak yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
"Yönetmeliğin 13.5.2006 tarihinden İtibaren geçerli
olacağına ilişkin" 20.maddesine gelince;
Anılan Yönetmelik 2872 sayılı Çevre Kanununun 5491
sayılı Kanunun 13. maddesiyle değişik 18. maddesi uyarınca çıkarılmış ve anılan
değişiklik Kanunu 13.5.2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Davalı idarece, anılan tarih itibariyle 2872 sayılı
Yasa'nın 18. maddesinin yürüdüğe girdiğinden bahisle hu madde uyarınca
çıkarılan Yönetmeliğin yürürlük tarihinin anılan tarihe çekildiği ve
Yönetmelikte 18. madde de öngörülmeyen bir yükümlülük getirilmediği savunulmuş
ise de, idari, işlemlerin yürürlüğe girdikleri andan itibaren hukuki etkilerini
gösterdikleri ve idari işlemlerin geriye yürümezliği bilinen bir idare hukuku
ilkesidir.
Bu itibarla, mali yükümlülük getiren dava konusu
Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayım tarihi olan 3.4.2007 tarihinden önceki bir
tarih olan 13.5.2006 tarihinden itibaren uygulanacağım kabul etmek hukuk
devleti ilkesinin uzamdan olan geriye yürümezlik ilkesine aykin olacağı gibi
hukuki güvenlilik ilkesine de aykırı olacaktır.
Açıklanan nedenle, yürürlük maddesinin Yönetmeliğin
13.5.2006 tarihinden itibaren geçerli olacağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık
bulunmadığından bu kısma yönelik olarak yürütmenin durdurulması isteminin
kabulü gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay
Savcısı M. İclal Kotucu'nun Düşüncesi:
Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği
anlaşıldığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik
Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayısı Yasanın 27.maddesi uyarınca
dosya incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, 03,04.2007 günlü, 26482 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Çevre Gelirlerinin Takip ve Tahsili ile Tahsilat Karşılığı öngörülen
ödeneğin Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin; 6. maddesinin 1/a-l. bendinin 1.
cümlesindeki "proforma" ibaresi İle 2. cümlesi olan "Çevre katkı payına ilişkin
tahsilat karşılığı verilen alındı belgesi, ithalatçı firma tarafından Bakanlığa
ibraz edilmeden Bakanlıkça ithale konu mal İçin Kontrol Belgesi verilmez".
İbaresinin tamamının, 6. maddesinin 1/a-2 bendinin tamamının, 20. maddesinin
"13.05.2006 tarihinden geçerli olmak üzere" bölümünün iptaline ve
yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 18. maddesinin 1fa
bendinde; Çevre kirliliğinin önlenmesi, çevrenin iyileştirilmesi ve çevre ile
ilgili yatırımların desteklenmesi amacıyla: ithaline İzin verilen kontrole tabi
yakıl ve atıkların CIF bedelinin yüzde biri ile hurdaların CIF bedelinin binde
beşi oranında alınacak miktar çevre katkı payı olarak tahsil edilir, hükmüne
yer verilmiştir.
Anılan Kanun maddesine göre, ithaline izin verilen
kont/ole tabi yakıtların CIF bedelinin yüzde biri oranında çevre katkı payı
tahsil edilecektir.
Maddede sayılan gelirlerin tahsili ve Bakanlık
bütçesinde öngörülen ödenekten yapılacak harcamalara İlişkin usul ve esasların
düzenlemesi amacıyla Çevre Gelirlerinin Takip ve Tahsili ile Tahsilat Karşılığı
Öngörülen Ödeneğin Kullanımı Hakkında Yönetmelik çıkarılmış bulunmaktadır,
3.4.2007 gönlü. 26482 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren bu Yönetmeliğin 5. maddesinde; Kanunun 18.
maddesine paralel olarak ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt ve atıkların
CIF bedelinin yüzde biri ile hurdaların CIF bedelinin binde beşi oranında çevre
katkı payı alınması hususu 6. maddesinde de, bu katkı paylarının tahsili usulü
düzenlenmiştir.
Alımı öngörülen çevre katkı payı ve gelirlerin tahsil
usul ve esaslarını düzenleyen iptal istemine konu Yönetmeliğin 6. maddesinin
1/a-1. bendinin 1. cümlesinde, ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt, atık
veya hurda ithalinde; Kontrol Belgesi ile yakıt, atık veya hurda (uygunluk
yazısı verilenler hariç) ithal eden firma tarafından, ihracatçı firmadan alınan
proforma faturadaki CJF bedeli üzerinden bu Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen paranın yatırıldığı günün Türkiye
Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanan Yeni Türk
Lirası karşılığının ilgili muhasebe birimine bütçe geliri kaydedilmek üzere
ödeneceği ve alındı belgesinin Bakanlığa ibraz edileceği öngörülmüştür.
Davacı tarafından, yukarıda içeriğine yer verilen 6.
maddenin 1/a-1. bendinin 1. cümlesindeki "proforma" ibaresinin; yurt dışından
yapılacak ithalat iç/n Bakanlığa başvurularak kontrol belgesi alındığı, bu
belgenin alınması için ihracatçı firma tarafından tanzim edilen proforma
faturanın başvuru sırasında idareye sunulduğu, anılan proforma faturaya dayanılarak
Bakanlıkça yıl sonuna kadar geçerli olmak üzere kontrol belgesinin
düzenlendiği, ithalatın fiilen gerçekleştiği tarihte ilgili gümrük
müdürlüklerine malın gerçek fiyatı ile faturasının ibraz edildiği ancak bazen
alınan kontrol belgesi ile ithalatına izin verilen emtianın tamamen ithal
edilemediği, bazen de ithalatın hiçbir şekilde gerçekleşemediği, başka bir
anlatımla gerçekleşme olanağının bulunmadığı belirtilerek fiilen gerçekleşip
gerçekleşmeyeceği belli olmayan emtia için proforma faturadaki değerin esas
alınması suretiyle çevre katkı payı ödenmesinin zorunlu tutulmasının hukuka
aykırı olduğu ileri sürülerek iptalinin istenildiği ancak, miktar belirtilmek
suretiyle ithalatının yapılacağı taahhüt edilen emtianın ithalatına davalı
Bakanlıkça izin verilerek anılan miktar üzerinden ithalat kontrol belgesi
düzenlendiğinden, ithalatçının izin başvurusunda getireceğini belirttiği
miktarın (dolayısıyla proforma faturadaki miktar) esas alınması suretiyle
hesaplama yapılarak çevre katkı payı alınmasında dayanağı kanuna aykırılık
görülmemiştir.
Yönetmeliğin iptali istenilen 6. maddesinin 1/a-1.
bendinin 2. cümlesinde ise. Çevre katkı payına ilişkin tahsilat karşılığı
verilen alındı belgesi, ithalatçı firma tarafından Bakanlığa ibraz edilmeden
ithale konu mal için Kontrol Belgesi verilemeyeceği düzenlenmiştir.
Olayda, ithalatçı firmanın fiili ithalat öncesinde
yurt dışından ithal edeceği emtianın ithalatına izin verilmesi istemiyle
başvuruda bulunma üzerine Bakanlıkça ithalata izin verilerek Kontrol Belgesi
düzenlendiğinden, yani ithalata izin verilmesi aşaması ithalat kontrol belgesi
düzenlenmesi ant olarak belirlendiğinden, çevre katkı paylarının da 2872 sayılı
Çevre Kanununun 18/1-a maddesinde öngörüldüğü" üzere "izin verme" aşamasında
tahsil edilmesi zorunluluğu çerçevesinde Yönetmeliğin anılan düzenlemesinde
yasaya aykırılık bulunmadığı açıktır.
Gerçekleşen (fiili) ithalata ilişkin CIF bedelinin,
İthalat Kontrol Belgesi ile izin verilen ithalata ilişkin CIF bedelinden fazla
olması halinde aradaki farktan doğan çevre katkı payının tahsilini düzenleyen
Yönetmeliğin 6. maddesinin 1/a-2. bendinin iptali istemine gelince;
Dava dilekçesinde, anılan düzenlemenin iptali istemi;
fiili ithalatın kontrol belgesinde taahhüt edilenin aksine hiç gerçekleşememesi
ya da kısmen gerçekleşmesi durumunda, tahsil edilen çevre katkı payının iade
edilip edilemeyeceğine ilişkin bir açıklığı İçermemesi nedeniyle anılan maddede
eksiklik olduğu İddiasına dayanmış bulunmaktadır.
Yasa'nın 18. maddesinin 1-a bendinde, İthalin» izin
verilen kontrole tabi yakıt ve atıkların CIF bedeli üzerinden hesaplama
yapılacağının öngörülmesi karşısında, ithalat öncesinde kontrol belgesi
verilirken hesaplanan CIF bedelinin kur farkı vb. gibi nedenlerle fiili ithalat
tarihindeki CIF bedelinden az olması halinde aradaki farktan doğan çevre katkı
payının idarece tahsil! edilmesinde hukuka aykırılık olmadığı gibi, bu
öngörüden harekette fiili ithalatın gerçekleştiği tarihteki CIF bedelinin
ithalat öncesinde hesaplanan CIF bedelinden düşük çıkması durumunda tahsil
edilmiş olan fazla miktarın iade edilmesinin de hukuki bir gereklilik olduğu
açıktır.
Bu itibarla, Yönetmeliğin 6. maddesinin 1/a-2
bendindeki düzenlemenin sadece fiili ithalat sonrasındaki CIF bedelinin yüksek
olmasından doğan farktan çevre katkı payı tahsilini içerdiği aksi durumda
ithalatçıya iadeye imkan tanımadığı sonucuna ulaşmanın hukuki temeli
bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin, yürürlük tarihinin yayım tarihinden
önceki bir tarih olan 13.5.2006 tarihi olarak belirleyen 20. maddesine gelince;
İptal istemine konu Yönetmelik 2872 sayılı Çevre
Kanununun 5491 sayılı Kanunun 13. maddesiyle değişik 18. maddesi uyarınca
çıkarılmış ve anılan değişiklik Kanunu 13.5.2006 tarihinde Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
Davacı idarece, anılan tarih itibariyle 2872 sayılı
Yasa'nın 18. maddesinin yürürlüğe girdiğinden bahisle bu madde uyarınca
çıkarılan Yönetmeliğin yürürlük tarihinin anılan tarihe çekildiği ve
Yönetmelikte 18. madde de öngörülmeyen bir yükümlülük getirilmediği savunulmuş
ise de, idari işlemlerin yürürlüğe girdikleri andan itibaren hukuki etkilerini
gösterdikleri ve idari işlemlerin geriye yürümezliği bilinen bir idare hukuku
ilkesidir.
Bu bağlamda, mali yükümlülük getiren dava konusu
Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayım tarihi olan 3.4.2007 tarihinden önceki bir
tarih olan 13.5,2006 tarihinden itibaren uygulanacağım kabul etmek geriye
yürümezlik İlkesine aykırı olacağı gibi hukuki güvenlilik ilkesine de aykırı
olacaktır.
Açıklanan nedenlerle, yürütmenin durdurulması
hakkındaki istemin; Yönetmeliğin 6. maddesinin 1/a-1. bendinin 1. ve 2.
cümlelerine yönelik olarak oybirliğiyle reddine, Yönetmeliğin 6. maddesinin
1/a-2, bendine yönelik olarak oyçokluğuyla reddine, Yönetmeliğin 20. maddesinin
"Yönetmeliğin 13.5.2006 tarihinden itibaren geçerli olacağına" dair ibaresine
ilişkin kısmına yönelik olarak ise oybirliğiyle kabulüne, 19.10.2007
tarihinde karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Bekir Levent Habibe Zeynep Tülin
AKSOYLU ARTUK ÜNAL YILMAZ ÖZGENÇ
(X)
KARSF OY (X) :
Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen 6.
maddesinin 1/a-2. bendinde, ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt, atık
veya hurdayı ithal eden firma tarafından, ihracatçı firmadan anılan proforma
faturadaki CIF bedeli üzerinden ödenen meblağın, Kontrol Belgesinin veya uygunluk
yazısının kapatılması esnasında sunulan gerçek faturadaki CIF bedelinden yüksek
çıkması halinde aradaki farkın iade edileceği hususunun düzenlenmediği
anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, oluşan farkın iade edileceği yolunda bir
düzenleme içermeyen sözkonusu 6. maddenin 1/a-2 bendinde hukuka uyarlık
bulunmadığından, anılan düzenlemeye yönelik olarak yürütmenin durdurulması
isteminin kabulü gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.
Üye
Levent
ARTUK
T.C.
DANIŞTAY
ALTINCI DAİRE
Esas No 2007/3869
Karar No 2009/12664
Davacı :Polat Madencilik Ltd. Şti.
Vekili :Av.Gülay Özşahin Davut
Paris Cad. Havuzlu Sokak No:4/9-
Kavaklıdere/ANKARA
Davalı :Çevre ve Orman Bakanlığı -ANKARA
İstemin
Özeti: 03.04.2007 günlü, 26482 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan Çevre Gelirlerinin Takip VÖ Tahsili ile Tahsilat
Karşılığı Öngörülen Ödeneğin Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin; 6. maddesinin
1/a-1. bendinin 1. cümlesindeki "proforma- İbaresi ile 2. cümlesi olan "Çevre
katkı payına İlişkin tahsilat karşılığı verilen alındı belgesi, ithalatçı firma
tarafından Bakanlığa ibraz edilmeden Bakanlıkça İthale konu mal İçin Kontrol
Belgesi verilmez", ibaresinin tamamının, 6. maddesinin 1/a-2 bendinin
tamamının, 20. maddesinin "13.05.2006 tarihinden geçerli olmak üzere" bölümünün
usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
Savunmanın
Özeti: 2872 sayılı Yasa'nın
18/a, maddesinde İthaline İzin verilen kontrole tabi yakıtların CIF bedeli
üzerinden çevre katkı payı alınacağı düzenlendiğinden dava konusu Yönetmeliğin
6. maddesinin 1/a-1. bendinde de paralel düzenleme getirildiği, ithalat kontrol
belgesi verilirken hesaplanan CIF bedeli ile kur farkı vb. nedenlerle malın
girişi esnasındaki CIF bedeli anasında bir fark oluşması halinde, aradaki
farktan doğan çevre katkı payının da tahsil edilmesi gerektiği, 6. maddenin
1/a-2. bendindeki bu düzenlemenin uygulamanın aksamadan gerçekleştirilmesi ve
gerçek fatura ile proforma fatura arasında oluşan farktan doğan çevre katkı
payının tahsili için, sonradan 6183 sayılı Yasaya göre alacağın peşine
düşülmesi suretiyle gereksiz harcamaların yapılmasının Önüne geçen akılcı bir
düzenleme olduğu, yürürlüğün başlangıcına ilişkin 20.maddede de hukuka aykırılık
bulunmadığı öne sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay
Tetkik Hakimi Özlem Şimşek'in Düşüncesi:
İthalat rejimine ilişkin düzenlemelerde, ithal edilecek maddelerden alınacak
vergi, fon gibi mali yükümlülüklerin ithalat tarihinde doğacağı öngörülmüş
olduğundan, olayda da bu kapsamda bulunan çevre katkı payının ithal edilecek
malın fiili ithal esas alınmak suretiyle hesaplanarak tahsil edilmesi
gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin 6.maddesinin 1/a-1 bendinin 1
cümlesinde yer alan "proforma" faturadaki CIF bedeli üzerinden ibaresi ise,
ithal edilmek istenilen malın ithaf edilmesinden önceki aşamada kontrol belgesi
başvurusu sırasında fiyat teklifi niteliğindeki fatura bedeli üzerinden çevre
katkı payı ödenmesini düzenlemesi nedeniyle anılan ibarede hukuka uygunluk
bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 6. maddesinin 1/a-1 bendinin 2.cümlesi ile
6.maddesinin 1/a-2 bendi hükümleri de yukarıda anılan 6. maddenin 1/a-1
bendinin 1. cümlesindeki ibareyle bağlantılı olması nedeniyle anılan hükümlerde
de hukuka uyarlık bulunmaktadır.
Yönetmeliğin 13.5.2006 tarihinden itibaren geçerli
olacağına ilişkin" 20.maddesine gelince;
Anılan Yönetmelik 2872 sayılı Çevre Kanununun 5491
sayılı Kanunun 13. maddesiyle değişik 18. maddesi uyarınca çıkarılmış ve anılan
değişiklik Kanunu 13.5.2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Davalı idarece, anılan tarih itibariyle 2872 sayılı
Yasa'nın 18. maddesinin yürürlüğe girdiğinden bahisle bu madde uyarınca
çıkarılan Yönetmeliğin yürürlük tarihinin anılan tarihe çekildiği ve
Yönetmelikte 18. madde de öngörülmeyen bir yükümlülük getirilmediği savunulmuş
ise de, idari işlemlerin yürürlüğe girdikleri andan itibaren hukuki etkilerini
gösterdikleri ve idari işlemlerin geriye yürümezliği bilinen bir idare hukuku
ilkesidir.
Bu itibarla, mali yükümlülük getiren dava konusu
Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayım tarihi olan 3.4.2007 tarihinden önceki bir
tarih olan 13.5.2006 tarihinden itibaren uygulanacağını kabul etmek hukuk
devleti ilkesinin uzantıları olan geriye yürümezlik ilkesine aykırı olacağı
gibi hukuki güvenlilik ilkesine de aykırı olacaktır.
Açıklanan nedenle, yürürlük maddesinin Yönetmeliğin
13.5.2006 tarihinden itibaren geçerli olacağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık
bulunmamaktadır.
Bu durumda, anılan Yönetmelik maddelerinin iptali
gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay
Savcısı Ahmet Arslan'ın Düşüncesi:
Dava, 03.04.2007 günlü, 26482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevre
Gelirlerinin Takip ve Tahsili ile Tahsilat Karşılığı Öngörülen Ödeneğin
Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin; 6. maddesinin 1/a-1. bendinin 1.
cümlesindeki "proforma" ibaresi ile 2. cümlesi olan "Çevre katkı payına ilişkin
tahsilat karşılığı verilen alındı belgesi, ithalatçı firma tarafından Bakanlığa
ibraz edilmeden Bakanlıkça ithale konu mal için Kontrol Belgesi verilmez",
ibaresinin tamamının, 6. maddesinin 1/a-2 bendinin tamamının, 20. maddesinin
"13.05.2006 tarihinden geçerli olmak üzere" bölümünün istemiyle açılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 18. maddesinin 1/a
bendinde; 'Çevre kirliliğinin önlenmesi, çevrenin iyileştirilmesi ve çevre ile
ilgili yatırımların desteklenmesi amacıyla; ithaline izin verilen kontrole tabi
yakıt ve atıkların CIF bedelinin yüzde biri ile hurdaların CIF bedelinin binde
beşi oranında alınacak miktar çevre katkı payı olarak tahsil edilir' hükmüne
yer verilmiştir.
Anılan Kanun maddesine göre, ithaline izin verilen
kontrole tabi yakıtların CIF bedelinin yüzde biri oranında çevre katkı payı
tahsil edilecektir.
Maddede sayılan gelirlerin tahsili ve Bakanlık
bütçesinde öngörülen ödenekten yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların
düzenlemesi amacıyla Çevre Gelirlerinin Takip ve Tahsili ile Tahsilat Karşılığı
Öngörülen Ödeneğin Kullanımı Hakkında Yönetmelik 3.4.2007 günlü, 26482 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, anılan Yönetmeliğin 5.
maddesinde; Kanunun 18. maddesine paralel olarak İthaline izin verilen kontrole
tabi yakıt ve atıkların CIF bedelinin yüzde biri ile hurdaların CIF bedelinin
binde beşi oranında çevre katkı payı alınması hususu, 6. maddesinde de, bu
katkı paylarının tahsili usulü düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin iptali istenilen 6. maddesinin 1/a-1.
bendinin 1. cümlesinde, ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt, atık veya
hurda ithalinde; Kontrol Belgesi ile yakıt, atık veya hurda (uygunluk yazısı
verilenler hariç) ithal eden firma tarafından, ihracatçı firmadan alınan
proforma faturadaki CIF bedeli üzerinden bu Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen paranın yatırıldığı günün Türkiye
Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanan Yeni Türk
Lirası karşılığının ilgili muhasebe birimine bütçe geliri kaydedilmek üzere
ödeneceği ve alındı belgesinin Bakanlığa ibraz edileceği öngörülmüş, 6.
maddesinin 1/a-1. bendinin 2. cümlesinde ise, Çevre katkı payına ilişkin
tahsilat karşılığı verilen alındı belgesi, ithalatçı firma tarafından Bakanlığa
ibraz edilmeden ithale konu mal için Kontrol Belgesi verilemeyeceği düzenlenmiş
gerçekleşen (fiili) ithalata ilişkin CIF bedelinin, İthalat Kontrol Belgesi ile
izin verilen ithalata ilişkin CIF bedelinden fazla olması halinde aradaki
farktan doğan çevre katkı payının tahsili anılan Yönetmeliğin 6. maddesinin
1/a-2 bendinde düzenlenmiştir.
Dava konusu Yönetmelik 2872 sayılı Çevre Kanununun 18.
maddesi hükmüne dayanılarak çıkarılmıştır. Kanunun ilgili maddesinde ithaline
izin verilen kontrole tabi yakıtların CIF bedeli üzerinden yüzde bir katkı payı
alınacağı düzenlenmiş, ancak bu payın ne zaman tahsil edileceğine ilişkin bir
düzenleme yapılmamıştır.
İthal edilecek maddelerden alınacak vergi, fon gibi
mali yükümlülüklerin ithalat tarihinde doğacağı ithalat rejimine ilişkin
düzenlemelerde yer almaktadır. Olayda de bu kapsamda bulunan çevre katkı payının
ithal edilecek malın fiili ithal tarihi esas alınmak suretiyle hesaplanması ve
buna göre de tahsili yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1/a-1 bendinin
1. cümlesinde yer alan "proforma faturadaki CIF bedeli üzerinden" ibaresi,
ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt, atık veya hurdayı ithal eden firma
tarafından ihracatçı firmadan anılan proforma faturadaki CIF bedeli üzerinden
ödenen meblağın, Kontrol belgesinin veya uygunluk yazısının kapatılması
esnasında sunulan gerçek faturadaki CIF bedelinin farklı olması sözkonusu
olabileceğinden İthal edilmek istenilen malın ithal edilmesinden önceki
aşamadaki kontrol belgesi başvurusu sırasında fiyat teklifi niteliğindeki
fatura bedeli üzerinden çevre katkı payı ödenmesini düzenlemesi nedeniyle
anılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin iptali istenilen 6. maddesinin 1/a-1
bendinin 2. cümlesi ile 6. maddesinin 1/a-2 bendi hükümleri de yukarıda
açıklanan 6. maddenin 1/a-1'
bendinin cümlesindeki ibareyle bağlantılı olması nedeniyle dava konusu
Yönetmeliğin bu hükümlerinde de bu nedenle hukuka uyarlık görülmemiştir.
"Yönetmeliğin 13.5.2006 tarihinden itibaren geçerli
olacağına ilişkin" 20. maddesine gelince;
Anılan Yönetmelik 2872 saydı Çevre Kanununun 5491
sayılı Kanunun 13. maddesiyle değişik 18. maddesi uyarınca çıkarılmış ve anılan
değişiklik Kanunu 13.5.2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır,
İdari işlemlerin yürürlüğe girdikleri andan itibaren
hukuki etkilerini gösterdikleri ve idari işlemlerin geriye yürümezliği bilinen
bir idare hukuku ilkesidir.
Bu durumda, mali yükümlülük getiren dava konusu
Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayım tarihi olan 3.4.2007 tarihinden önceki bir
tarih olan 13.5.2006 tarihinden itibaren uygulanacağını kabul etmek geriye
yürümezlik ilkesine aykırı olacağı gibi hukuki güvenlilik ilkesine de aykırı
olacaktır.
Açıklanan nedenlerle, 03.04.2007 günlü, 26482 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan Çevre Gelirlerinin Takip ve Tahsili ile Tahsilat Karşılığı
Öngörülen Ödeneğin Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin; 6. maddesinin 1/a-1.
bendinin 1. cümlesindeki "proforma" ibaresi ile 2. cümlesinin, 6. maddesinin
1/a-2 bendinin, 20. maddesinin "13.05.2006 tarihinden geçerli olmak üzere"
bölümünün iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADIMA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik
Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra
işin gereği görüşüldü:
Dava, 03.04.2007 günlü, 26482 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Çevre Gelirlerinin Takip ve Tahsili ile Tahsilat Karşılığı Öngörülen
Ödeneğin Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin; 6. maddesinin 1/a-1. bendinin 1.
cümlesindeki "proforma" ibaresi ile 2. cümlesi olan "Çevre katkı payına ilişkin
tahsilat karşılığı verilen alındı belgesi, ithalatçı firma tarafından Bakanlığa
ibraz edilmeden Bakanlıkça ithale konu mal için Kontrol Belgesi verilmez",
ibaresinin tamamının, 6. maddesinin 1/a-2 bendinin tamamının, 20. maddesinin
"13.05.2006 tarihinden geçerli olmak üzere" bölümünün iptaline karar verilmesi
istemiyle açılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 18. maddesinin 1/a
bendinde; Çevre kirliliğinin önlenmesi, çevrenin iyileştirilmesi ve çevre ile
ilgili yatırımların desteklenmesi amacıyla; ithaline izin verilen kontrole tabi
yakıt ve atıkların CIF bedelinin yüzde biri ile hurdaların CIF bedelinin binde
beşi oranında alınacak miktar çevre katkı payı olarak tahsil edilir, hükmüne
yer verilmiştir.
Anılan Kanun maddesine göre, ithaline izin verilen;
kontrole tabi yakıtların CIF bedelinin yüzde biri oranında çevre katkı payı tahsil
edilecektir.
Maddede sayılan gelirlerin tahsili ve Bakanlık
bütçesinde öngörülen ödenekten yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların
düzenlemesi amacıyla Çevre Gelirlerinin Takip ve Tahsili ile Tahsilat Karşılığı
Öngörülen Ödeneğin Kullanımı Hakkında Yönetmelik çıkarılmış bulunmaktadır.
3.4.2007 günlü, 26482 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren bu Yönetmeliğin 5. maddesinde; Kanunun 18.
maddesine paralel olarak ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt ve atıkların
CIF bedelinin yüzde biri ile hurdaların CIF bedelinin binde beşi oranında çevre
katkı payı alınması hususu 6. maddesinde de, bir katkı paylarının tahsili usulü
düzenlenmiştir.
Alımı öngörülen çevre katkı payı ve gelirlerin tahsil
usul ve esaslarını düzenleyen iptal istemine konu Yönetmeliğin 6. maddesinin
1/a-1. bendinin 1. cümlesinde, ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt, atık
veya hurda ithalinde; Kontrol Belgesi ile yakıt, atık veya hurda (uygunluk
yazısı verilenler hariç) ithal eden firma tarafından, ihracatçı firmadan alınan
proforma faturadaki CIF bedeli üzerinden bu Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen paranın yatırıldığı günün Türkiye
Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanan Yeni Türk
Lirası karşılığının ilgili muhasebe birimine bütçe geliri kaydedilmek üzere
ödeneceği ve alındı belgesinin Bakanlığa ibraz edileceği öngörülmüştür.
2872 sayılı Çevre Kanunun 18. maddesinin 1/a bendi ile
ithaline izin verilen kontrole tabi yakıtların CIF bedeli üzerinden yüzde bir
katkı payı alınacağı düzenlenmekle birlikte, bu payın ne zaman tahsil
edileceğine ilişkin olarak açık bir kural yer almamıştır.
İthalat rejimine ilişkin düzenlemelerde, ithal
edilecek maddelerden alınacak vergi, fon gibi mali yükümlülüklerin ithalat
tarihinde doğacağı öngörülmüş olduğundan, olayda da bu kapsamda bulunan çevre
katkı payının ithal edilecek malın fiili ithal tarihi esas alınmak suretiyle
hesaplanarak tahsil edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin Maddesinin 1/a-1 bendinin
1.cümlesinde yer alan "proforma faturadaki CIF bedeli üzerinden" ibaresi ise,
ithal edilmek istenilen malın ithal edilmesinden önceki aşamada kontrol belgesi
başvurusu sırasında fiyat teklifi niteliğindeki fatura bedeli üzerinden çevre
katkı payı ödenmesini düzenlemesi nedeniyle anılan ibarede hukuka uygunluk
bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 6. maddesinin 1/a-1 bendinin 2. cümlesi
ile gerçekleşen (fiili) ithalata ilişkin CIF bedelinin, İthalat Kontrol Belgesi
ile izin verilen ithalata ilişkin CIF bedelinden fazla olması halinde aradaki
farktan doğan çevre katkı payının tahsilini düzenleyen 6. maddesinin 1/a-2
bendi hükümleri de yukarıda anılan 6. maddenin 1/a-1 bendinin 1.cümlesindeki
ibareyle bağlantılı olması nedeniyle anılan hükümlerde de hukuka uyarlık
görülmemiştir.
Yönetmeliğin, yürürlük tarihinin yayım tarihinden
önceki bir tarih olan 13.5.2008 tarihi olarak belirleyen 20. maddesine gelince;
İptal istemine konu Yönetmelik 2872 sayılı Çevre
Kanununun 5491 sayılı Kanunun 13. maddesiyle değişik 18. maddesi uyarınca
çıkarılmış ve anılan değişiklik Kanunu 13.5.2006 tarihinde Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
Davalı idarece, anılan tarih itibariyle 2872 sayılı
Yasa'nın 18. maddesinin yürürlüğe girdiğinden bahisle bu madde uyarınca
çıkarılan Yönetmeliğin yürürlük tarihinin anılan tarihe çekildiği ve
Yönetmelikte 18. madde de öngörülmeyen bir yükümlülük getirilmediği savunulmuş
ise de, idari işlemlerin yürürlüğe girdikleri andan itibaren hukuki etkilerini
gösterdikleri ve idari işlemlerin geriye yürümezliği bilinen bir idare hukuku
ilkesidir.
Bu bağlamda, mali yükümlülük getiren dava konusu
Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayım tarihi olan 3.4.2007 tarihinden önceki bir
tarih olan 13.5.2006 tarihinden itibaren uygulanacağını kabul etmek geriye
yürümezlik ilkesine aykırı olacağı gibi hukuki güvenirlik ilkesine de aykırı
olacaktır.
Açıklanan nedenlerle, Yönetmeliğin 6. maddesinin 1/a-1
bendinin 1. ve 2. cümleleri ile 6. maddenin 1/a-2 bendinin ayrıca Yönetmeliğin
20. maddesinin 13.5.2006 tarihinden geçerli olmak üzere bölümünün iptaline,
aşağıda dökümü yapılan 113,60 TL. yargılama gideri ile karar verildiği tarihte
yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca belirlenen 575,00
TL. vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine posta
avansından artan 17,00 TL.'nin davacıya iadesine 23.12.2009 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Bekir Banu Nazlı Habibe Tülün
AKSOYLU DİLÇİN KOÇER ÜNAL ÖZGENÇ
YARGILAMA GİDERLERİ
Başvuru
Harcı : 20,00 TL.
YD
Harcı : 27,00 TL.
Karar
Harcı : 21,40 TL
Vekalet
Harcı : 2,20 TL
Posta
Gideri : 43,00 TL
Toplam : :
113,60 TL