2009-1 Çin, Endonezya, Hindistan menşeli polyester ve suni kesik elyaf ipliklerin ithalatında dampinge karşı vergi uygulaması hakkında Tebliğ (Mülga)
İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ
(2009/1)
Dış Ticaret
Müsteşarlığından: 12.01.2009 tarihli, 27108 sayılı R.G.
498 Tasarruflu Yazılar 1 2 3 419345 Üretici Belgesi ibrazına ilişkin Tebliğ 2002/1 G.G.T.(Serbest Dolaşıma Giriş) Seri no 3Soruşturma sonlana kadar Önlemin devam edeceği (2014/1 Tebliğ)
sonuc - Madde
42
2015/8
Sayılı Tebliğ ile KESİN ÖNLEM YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR.
BİRİNCİ KISIM
Genel Bilgi ve İşlemler
Soruşturma
MADDE
1 - (1) Yürürlükteki mevzuat
çerçevesinde yerli üretim dalı adına 22 şikayetçi ve şikayeti destekleyen 3
firma tarafından yapılan başvuru üzerine, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Hindistan
ve Endonezya menşeli "suni ve sentetik liflerden iplikler" (kesik elyaf
iplikleri) için 11/1/2008 tarih ve 26753 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/2
sayılı Tebliğ ile başlatılan ve Dış Ticaret Müsteşarlığı (Müsteşarlık)
İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülen damping
soruşturmasında nihai karar aşamasına gelinmiştir.
Kapsam
MADDE
2 - (1) Bu bildirim; 4412 sayılı
Kanunla değişik 3577
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarih ve
99/13482 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar
ve 30/10/1999 tarih ve 23861 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik)
hükümleri çerçevesinde yürütülen damping soruşturması sonuçlarını içermektedir.
Yerli
üretim dalının temsil niteliği
MADDE
3 - (1) Mevcut veriler ışığında,
yerli üretim dalı adına 22 şikayetçi
firmanın 2006 yılı itibariyle Türkiye üretiminin % 55,3'ünü
gerçekleştirdiği; şikayeti destekleyen 3 firma da dahil olmak üzere bilinen
diğer üreticilerin ise Türkiye toplam üretiminin % 44,7'sini gerçekleştirdiği,
bu bağlamda başvuru aşamasında Yönetmeliğin 20 nci maddesi gereğince şikayetin
yerli üretim dalı adına yapıldığı değerlendirilmiştir.
(2) Başvurunun gizli olmayan örneğinde,
Türkiye'de yerleşik üreticilerin üretim verileri ile üretim payları gizli
olması sebebiyle açıklanmamıştır. Gerek Anti-Damping Anlaşması'nın 5.4 maddesi
hükümleri gerekse Yönetmelik'in 17 nci maddesi hükümleri gereğince şikayetçi ve
şikayeti destekleyen üreticilerin üretim verilerinin ve üretimdeki paylarının
tek tek açıklanması zorunluluğu bulunmamaktadır.
(3) Bazı ithalatçı firmaları temsilen
gerek soruşturmanın ilk safhasında yazılı olarak gerekse kamu dinleme
toplantısında şikayetçi ve destekçi firmaların yerli üretim dalını temsil
niteliğini haiz olmadığı iddiası dile getirilmiş ve bu nedenle soruşturmanın
önlemsiz olarak kapatılması talep edilmiştir. Bu iddiaya mesnet olarak Sanayi
ve Ticaret Bakanlığı'nın internet sayfasında yer alan kapasite verilerine atıfta
bulunulmuş ve şikayetçi olmadığı iddia edilen firmaların şikayetçi firmalara
göre daha fazla kapasiteye sahip oldukları iddia edilmiştir.
(4) Şikayetçi ve destekçi firmaların
yerli üretim dalını temsil edecek büyüklüğe sahip olup olmadığı üreticilerce sağlanan
üretim miktarları ve kamuya açık bilgiler ışığında değerlendirilmiştir. Ayrıca,
hiçbir üretici firmanın şikayete karşı görüş beyan etmediği de dikkate
alındığında ilgili mevzuat kapsamında şikayetçi ve şikayeti destekleyen
üreticilerin toplam üretim içindeki payının %25 düzeyinde olması yerli üretim
dalını temsil anlamında yeterlidir. Bu çerçevede, söz konusu iddianın yerinde
olmadığı anlaşılmıştır.
Bilgilerin
toplanması ve değerlendirilmesi
MADDE
4 - (1) Soruşturma açılmasını
müteakip, soruşturma konusu ürünün bilinen yerli üreticilerine, Müsteşarlıkça
tespit edilen ithalatçılarına, ÇHC, Hindistan ve Endonezya'da yerleşik
Müsteşarlık tarafından ticaret unvanları ve adresleri bilinen ihracatçılarına
ve anılan ülkelerde yerleşik diğer ihracatçılara iletilebilmesini teminen
soruşturmaya taraf üç ülkenin Ankara Büyükelçiliklerine soru formları
gönderilmiştir. Taraflara soru formlarını yanıtlamaları için posta süresi dahil
37 gün süre tanınmış ve müteakiben yaptıkları süre uzatımı yönündeki makul
talepler karşılanmıştır.
(2) Yerli üretim dalını temsil eden
üreticiler, soru formuna usulüne uygun şekilde yanıt vermiştir. Ayrıca, mezkûr
firmalar soruşturma süresi boyunca Müsteşarlıkla işbirliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(3) Soruşturma kapsamında her üç
ülkeden işbirliğine gelen firmaların sayısının fazla olması nedeniyle İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 27 nci maddesi gereğince
örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Örnekleme yönteminde soruşturma döneminde
miktar bazında Türkiye'ye en yüksek ihracat payı kıstası başta olmak üzere ürün
tipi, ithalatçı sayısı kıstasları göz önüne alınarak örnekleme dahil edilecek
firmalar tespit edilmiştir. Örnekleme dahil edilen firmaların Türkiye'ye ihraç miktarı,
soruşturmaya konu her bir ülkeden işbirliğine gelen firmaların toplam
ihracatının asgari %50'sini, soruşturma kapsamında işbirliğine gelen firmaların
Türkiye'ye toplam ihracat miktarının ise % 62'sini oluşturmaktadır.
(4) Ayrıca, örnekleme dahil edilen söz
konusu firmalardan herhangi birinin soruşturmanın ilerleyen aşamalarında
işbirliğine gelmemesi halinde örnekleme dahil edilmek üzere yedek üretici
ihracatçı firmalar da belirlenmiştir. Ancak, örnekleme dahil firmalar
soruşturma sırasında işbirliğinde bulunmaya devam ettiğinden yedek üretici
ihracatçı firmaların sunduğu bilgilerin kullanılmasına ihtiyaç duyulmamıştır.
(5) Bazı üretici/ihracatçı firmalar
örneklemeye dahil olmak istediklerini yazılı olarak beyan etmişler; ancak
seçilen örnek grubun temsil niteliğini haiz olduğu ve örnek grubun
büyütülmesinin soruşturmanın sağlıklı biçimde yürütülmesini güçleştireceği
değerlendirildiğinden bu talepler uygun görülmemiştir.
Yerinde
doğrulama soruşturmaları
MADDE
5 - (1) Yönetmelik'in 21 inci maddesi
çerçevesinde, şikayetçi firmaların sayısının çokluğu dikkate alınarak yerli
üretim dalını temsil niteliğini haiz olan Bursa, Adana, G. Antep ve K. Maraş'ta
yerleşik belirli şikayetçi üretici firmaların üretim ve idari tesislerinde
yerinde doğrulama incelemesi yapılmıştır.
(2) Hindistan ve Endonezya'dan
işbirliğine gelen ve örneklemeye dahil edilen ihracatçı/ üretici firmalar
nezdinde yerinde doğrulama soruşturmaları gerçekleştirilmiştir.
İlgili
tarafların bilgilendirilmesi ve dinlenmesi
MADDE
6 - (1) Soruşturma açılmasını
müteakip, soruşturma konusu ülkelerin Ankara'daki Büyükelçiliklerine ve bilinen
üretici-ihracatçı firmalara şikayetin gizli olmayan metni ve soruşturma açılış
Tebliği gönderilmiştir.
(2) Tüm taraflara, soruşturma boyunca
soruşturma ile ilgili görüşlerini ve bu görüşlerle alâkalı bilgi ve belgeleri
sunma imkanı verilmiştir. Buna ilave olarak, yerli üreticiler ve ithalatçıların
katılımıyla özellikle pazarın durumu ve yerli üretim dalında zarara ilişkin
görüşlerin karşılıklı olarak dile getirilebilmesinin teminen 17/9/2008
tarihinde bir kamu dinleme toplantısı yapılmıştır.
(3) Soruşturma sırasında ilgili
taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan özetleri talep eden bütün
ilgili tarafların bilgisine sunulmuştur.
(4) Nihai bildirimin ilgili taraflara
gönderilmesini müteakip örnekleme dahil üretici/ihracatçı firmalardan talep
edenler için 4-5 Aralık 2008 tarihlerinde dinleme toplantıları
gerçekleştirilerek taraflara soruşturmayla ilgili konularda nihai görüş ve
iddialarını sözlü ve yazılı olarak sunma imkanı tanınmıştır.
(5) İlgili tarafların soruşturma
sırasında gündeme getirdiği nesnel iddialar ile belgeler değerlendirilmiş olup
ilgili hususlara işbu Tebliğ içerisinde yeri geldiğince değinilmiştir.
İKİNCİ KISIM
Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün
Soruşturma
konusu ürün ve benzer ürün
MADDE
7 - (1) Soruşturma konusu madde,
55.08, 55.09, 55.10, 55.11 gümrük tarife pozisyonlarında sınıflandırılan
"sentetik ve suni devamsız liflerden iplikler"dir.
(2) Şikâyet konusu ürün, %100 sentetik
veya suni devamsız elyafın veya bunların birbirleriyle veya doğal elyaflarla
muhtelif oranlarda karışımlarının eğrilmesiyle elde edilen ve ağırlığını
sentetik veya suni elyafın oluşturduğu ipliklerdir.
(3) Ürün, kesim uzunluğu, numara,
parlaklık, erime ısısı ve kalite gibi faktörlere bağlı olarak çeşitlilik
göstermekle beraber üretim sürecinde yapılan ayarlamalarla bu çeşitliliği
gerçekleştirmek mümkündür.
(4) Söz konusu ürün, genel olarak
kumaş, halı, döşeme/kaplama ve hazır giyim imalatlarında kullanılmaktadır.
(5) Bazı dikiş ipliği ithalatçıları,
Türkiye'de dikiş ipliği üretimi bulunmadığı iddiasıyla dikiş ipliklerinin
soruşturma kapsamı dışına çıkarılmasını talep etmişlerdir. Söz konusu iddia
nihai bildirim sonrasında da yinelenmiştir. Buna mukabil, bazı üretici firmalar
gerek yazılı gerekse kamu dinleme toplantısında sözlü olarak dikiş ipliği
üretimi gerçekleştirdiklerini beyan etmiş ve dampingli ithalattan şikâyetçi
olduklarını dile getirerek dikiş ipliklerinin de temel fiziksel özellikleri
bakımından aynı grupta değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek soruşturma
kapsamında bulunmasını talep etmişlerdir.
(6) Özellikle poliviskon renkli
ipliklerle ilgili üretimin bulunmadığı veya çok kısıtlı üretimin bulunduğu
gerekçesiyle bu grup ürün tipinin soruşturma kapsamı dışında tutulması
gerektiği yönünde görüşler gündeme getirilmiştir. Ancak, yerli üretim dalı
içinde yer alan bazı üreticiler her türlü renkli poliviskon iplik üretimi
kabiliyetine sahip olduklarını, bazı ürün tiplerinin hiç üretilmeyişinin ya da
yeterli miktarda üretiminin bulunmayışının temel nedeninin dampingli ithalatla
rekabet kabiliyetine sahip bulunmamaları olduğunu dile getirmişlerdir. Yerli
üreticiler nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama incelemelerinde de
renkli poliviskon üretim kabiliyetinin bulunduğu tespiti yapılmıştır. Buna
ilave olarak, talebin çok büyük ölçüde belirli renklerde yoğunlaştığı, bu ana
renklerin halen üretiminin yapılmakta olduğu yerli üreticilerce ifade
edilmiştir. Soruşturma sırasında yerli üretici firmalardan bazıları üretmekte
oldukları soruşturma konusu ipliklere ilişkin renk kartelalarını da bu kapsamda
delil olarak sunmuşlardır.
(7) Soruşturma sırasında, ring iplik
üretim tesislerinin %100 polyester iplik üretiminden kaynaklanan bazı teknik
sorunlar nedeniyle bu tür iplik üretiminden kaçındıkları ve bu yüzden %100
polyester ipliğin soruşturma kapsamı dışında tutulması gerektiği iddiası
gündeme getirilmiştir. Yerli üreticiler nezdinde gerçekleştirilen yerinde
doğrulama incelemelerinde %100 polyester iplik üretiminin gerçekleştirilmekte
olduğu tespit edilmiştir.
(8) ÇHC menşeli ihracatın ring iplik
olduğu, buna karşın Türkiye'deki üretimin esas itibariyle open-end iplik
olduğundan bahisle benzer ürün tanımlamasının yanlış olduğu üretim tekniği
itibariyle bu iki türün ayrıştırılması gerektiği talep edilmiştir. Elde edilen
tüm bilgi ve belgeler yerli üretim dalının her iki üretim teknolojisine de
sahip olduğu ve söz konusu iplikleri ürettiklerini göstermektedir.
(9) Nihai bildirim sonrasında 55.08 ve
55.11 pozisyonları kapsamında Hindistan ve Endonezya'dan yapılan ithalatın çok
cüzi miktarda olduğundan bahisle söz konusu ipliklerin mezkur ülkeler için
soruşturma kapsamı dışında tutulmasını talep edilmiştir. İlgili mevzuat
hükümleri çerçevesinde soruşturma konusu ürün ve benzer ürün değerlendirmesi
ürün tipleri bazında ithalatın miktarına göre değil ürünlerin teknik ve fiziki
özellikleri, çeşitleri, dağıtım kanalları, kullanım alanları, kullanıcıların
ürünü algılaması ve birbirini ikame edebilmeleri gibi unsurlar esas alınarak
yapılmaktadır.
(10) Soruşturma sırasında elde edilen
bilgi ve belgeler ışığında benzer ürüne ilişkin yukarıda yer alan itirazlar
yerinde bulunmamıştır.
(11) Bu çerçevede, Yönetmeliğin 4 üncü
Maddesi hükümleri uyarınca yapılan incelemeler neticesinde soruşturmaya konu
ülkelerden ithal edilen soruşturma konusu iplikler ile yerli üretim dalı
tarafından üretilen ipliklerin; teknik ve fiziki özellikleri, çeşitleri,
dağıtım kanalları, kullanım alanları, kullanıcıların ürünü algılaması ve
birbirini ikame edebilmeleri açısından benzer özelliklere sahip olduğu ve
soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen ürünlerin yerli üretim dalının
ürünleriyle doğrudan rekabet içinde olduğu, bu nedenle de benzer ürün olarak
kabul edilebileceği değerlendirilmiştir.
(12) Soruşturma konusu ürün ile ilgili
açıklamalar genel içerikli olup, uygulamaya esas olan GTİP ve karşılığı eşya
tanımıdır. Bununla beraber, soruşturma konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife
Cetvelinde yer alan tarife pozisyonlarında ve/veya tanımlarında yapılacak
değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına halel getirmez.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Dampinge İlişkin Belirlemeler
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Bilgiler
Genel
MADDE
8 - (1) Damping belirlemesi için,
1/1/2007-31/12/2007 tarihleri arası soruşturma dönemi (SD) olarak kabul
edilmiştir.
(2) ÇHC, Endonezya ve Hindistan'dan
işbirliğine gelen ve örnekleme dahil edilen üretici-ihracatçı firmalar esasında
normal değerin, ihraç fiyatının nasıl belirlendiğine ve damping marjının nasıl
hesaplandığına ilişkin ayrıntılı bilgilere nihai bildirim ekinde ilgili
üretici-ihracatçı firmalara gönderilen firma özel bildirimlerinde yer
verilmiştir.
(3) İşbirliğine gelen ve piyasa
ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiği kabul edilen üretici-ihracatçı
firmalar için özel bildirimlerinde aksi belirtilmediği sürece normal değer,
ihraç fiyatı ve damping marjı aşağıda belirtildiği şekilde tespit edilmiştir.
(4) İşbirliğine gelen ve örneklemeye
dahil edilen ancak piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet göstermediği kabul edilen
üretici-ihracatçı firmalar için normal değer Yönetmeliğin 7 nci maddesi
hükümleri çerçevesinde belirlenmiştir.
(5) Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü
uyarınca, işbirliğinden kaçınmayı önlemek amacıyla soruşturmaya konu ülkelerden
işbirliğine gelmeyen üretici-ihracatçı firmalar için damping marjları, ÇHC ve
Hindistan için işbirliğine gelen firmalar içinde en yüksek damping marjı tespit
edilen firmaların damping marjları olarak belirlenmiştir. Endonezya'da kısmi
olarak mevcut veriler çerçevesinde belirleme yapılan bir firma dışında ihmal
edilebilir oranın üzerinde damping belirlemesi yapılan tek üretici-ihracatçı
firma bulunduğundan bu ülkeden işbirliğine gelmeyen firmalar için ilgili
firmanın SD'de Türkiye'ye en fazla ihracat yaptığı ürün tipi için hesaplanan
damping marjı kullanılmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM
Piyasa Ekonomisi Koşullarında Faaliyet Gösteren
Üretici-İhracatçı Firmalar İçin Normal Değer
Temsil
testi
MADDE
9 - (1) İşbirliğine gelen
üretici-ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince,
menşe ülkenin iç piyasasında yapılan benzer mal satışlarının hacminin uygun bir
karşılaştırma yapılmasına elverişli bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla
ürün tipleri bazında temsil testi uygulanmıştır.
(2) Buna göre normal değer, benzer
ürünün menşe ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde yapılan
satışların miktarının Türkiye'ye yapılan satışların %5'ini veya daha fazlasını
oluşturması halinde ihracatçı ülke iç piyasasında normal ticari işlemler
çerçevesinde gerçekleşen satışlar esasında; aksi takdirde oluşturulmuş değer
esasında belirlenmiştir.
Normal
ticari işlem testi
MADDE
10 - (1) İşbirliğine gelen
üretici-ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri
gereğince, soruşturmaya konu firmalardan sağlanan ve doğrulanan bilgiler ışığında
menşe ülkenin iç piyasasındaki satışların normal değer tespitinde kullanılıp
kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal ticari işlem
testi uygulanmıştır.
(2) Buna göre normal değer:
a) Ağırlıklı ortalama net satış
fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda;
1) Ağırlıklı ortalama birim maliyetin
üzerindeki satış miktarının maddenin toplam satış miktarının %80'ini veya daha
fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç
piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması esasında,
2) Ağırlıklı ortalama birim maliyetin
üzerindeki satış miktarının maddenin toplam satış miktarının %80'inden daha
azını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen kârlı iç
piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında,
b) Ağırlıklı ortalama net satış
fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olması halinde, soruşturma
dönemi boyunca gerçekleşen kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı
ortalaması esasında,
c) Kârlı satış işlemi olmaması halinde,
oluşturulmuş değer esasında
belirlenmiştir.
İç
piyasa satışları temelinde normal değer
MADDE
11 - (1) İşbirliğine gelen
üretici-ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince iç
piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe ülkenin iç
pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde bağımsız
alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında
belirlenmiştir.
Oluşturulmuş
normal değer
MADDE
12 - (1) Oluşturulmuş normal değer,
firmalardan temin edilen maddenin imalat maliyeti ile satış, genel ve idari
(SGİ) gider rakamlarına makul oranda bir kârın eklenmesi suretiyle
hesaplanmıştır.
(2) Oluşturulmuş normal değer hesaplamalarında
esas alınan kâr oranı, Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükmü çerçevesinde, normal
ticari işlemler çerçevesinde benzer ürün satışlarından elde edilen ağırlıklı
ortalama kâr oranıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Piyasa Ekonomisi Uygulamayan Ülkelerde Faaliyet
Gösteren
Üretici-İhracatçı Firmalar İçin Normal Değer
Piyasa
koşullarının değerlendirilmesi
MADDE
13 - (1) İşbirliğine gelen ve
örnekleme dâhil edilen her bir firmanın piyasa koşullarında faaliyet gösterip
göstermediği hususu değerlendirilmiştir.
(2) Bu değerlendirme neticesinde:
a) Üretimin temel girdilerinden olan
işgücünün serbest dolaşımını engelleyecek şekilde düzenlemeler bulunduğu tespit
edilmiştir.
b) Üretimin temel girdilerinden
arazinin özel mülkiyetinin söz konusu olmadığı, arazi tahsisinin merkezi otoritenin
yönlendirdiği yerel makamlar tarafından ancak geçici olarak yapıldığı,
dolayısıyla arazinin de merkezi veya yerel makamların kontrolü altında olduğu
belirlenmiştir.
(3) İşbirliğine gelen ve örnekleme
dâhil edilen firmalardan biri önemli miktardaki üretim ve ihracat satışına
rağmen iç piyasa satışının bulunmadığını beyan etmiştir. Bu husus, fiilen
piyasa ekonomisi koşullarının var olmadığına karine teşkil etmektedir.
(4) Bu tespitler ışığında, ÇHC'den
işbirliğine gelen ve örnekleme dâhil edilen üretici-ihracatçı firmaların piyasa
ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiği iddiası kabul edilmemiştir.
(5) Bu çerçevede, ÇHC'den yapılan
ithalata ilişkin damping belirlemelerinde, Yönetmeliğin 7 nci maddesi
çerçevesinde oluşturulmuş normal değer yöntemi kullanılmıştır.
Oluşturulmuş
normal değer
MADDE
14 - (1) Oluşturulmuş normal değer, açılış Tebliğinde de belirtildiği
üzere emsal ülke olarak alınan Türkiye'deki imalat maliyeti ile satış, genel ve
idari (SGİ) gider rakamlarına makul oranda bir kârın eklenmesi suretiyle
hesaplanmıştır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İhraç Fiyatı ve Fiyat Karşılaştırması
İhraç
fiyatının belirlenmesi
MADDE
15 - (1) İşbirliği yapan üretici-ihracatçı firmalar için ihraç fiyatı,
Türkiye'ye satışlarında bağımsız alıcılarca fiilen ödenen fiyat esasında
belirlenmiştir.
Fiyat
karşılaştırması
MADDE
16 - (1) Adil bir karşılaştırmanın
yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı fabrika çıkış aşamasına
getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.
(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü
gereğince, normal değer ile ihraç fiyatını aynı ticari aşamaya getirmek ve bu
suretle adil bir karşılaştırma yapabilmek amacıyla ilgili taraflarca ileri
sürülen ve fiyat karşılaştırmasını etkileyen taşıma, paketleme, sigorta, ödeme
koşulları, indirim, geri ödeme, banka masrafları vb. gibi hususlardan
belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülenler için ayarlamalar
yapılmıştır.
(3) Hindistan'da yerleşik firmaların
Türkiye'ye ihracatları karşılığında Hindistan Devleti'nden girdilere dair
gümrük vergilerinin ve iç vergilerin iadesine yönelik olarak aldıkları
ödemelerin damping soruşturmasında ihracat fiyatlarını arttırıcı fiyat
ayarlaması olarak değerlendirilmesi yönündeki talepleri firmalar nezdindeki
yerinde doğrulama soruşturmaları sırasında da dile getirilmiştir. Bu talepler,
Hindistan Devleti tarafından ilgili firmalara yapılan bahse konu ödemelerin
girdiler için firmaların devlete yaptıkları ödemelerle işlem bazında doğrudan
ilişkilendirilebilir olmaması nedeniyle uygun görülmemiştir. Söz konusu firmalar,
nihai bildirim sonrasında, devlete yapılan ödemelerle birebir
ilişkilendirilemiyor olsa bile ihracat işlemleriyle ilişkili olarak alınan
iadelerin damping soruşturması kapsamında ayarlama olarak dikkate alınması
gerektiğini, Anti Damping Anlaşması'nın 2.4 maddesi çerçevesinde bu iadelerin
fiyat karşılaştırmasını etkileyen unsurlar olduğunu, zira iç piyasa
işlemlerinde böyle iadelerin
olmadığını ifade etmişlerdir. Söz konusu firmalardan biri ise, yine nihai
bildirim sonrasında, ödedikleri dahili vergilere ilişkin iadelerin devlete
yaptıkları ödemelerle birebir ilişkilendirilebilir olduğunu iddia ederek bu
durumun dikkate alınmasını talep etmiştir. Bahse konu firmalar, bu iadelerin
sübvansiyon olup olmadığının ancak sübvansiyon soruşturması yoluyla
değerlendirilebileceğini, damping soruşturmalarında iadelerin olduğu gibi
dikkate alınması gerektiğini iddia etmişlerdir. Ancak, Anti Damping
Anlaşması'nın ilgili maddesi fiyat ayarlamalarının ancak gerekli olduğu
durumlarda yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Öte yandan, GATT 1994'ün VI.
Maddesinin 5 inci fıkrası, aynı ihracat sübvansiyonunu telafi etmek üzere hem
damping hem de telafi edici önlem alınamayacağını açıkça ifade etmektedir. Söz
konusu maddenin ihracat sübvansiyonlarına yönelik olarak dampinge karşı önlem
alınmasına cevaz verdiği açıktır. Soruşturma sırasında elde edilen bilgi ve
bulgulardan; söz konusu iadelerden bazılarının (vergi iadesi ve DEPB programı
gibi) girdiler için devlete vergi ödenip ödenmediğine bakılmaksızın ihracat işlemleri
karşılığında yapıldığı, diğer bazı iadelerin ise girdilerin alımında devlete
yapılmış olabilecek iç vergi ödemelerinden bağımsız biçimde ve bu ödemelerden
daha fazla olacak biçimde yapıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu iadelerin ihracat
sübvansiyonu olduğu açık bir biçimde anlaşılmaktadır. Firmaların ihracatta
fiyatı yükseltici bir ayarlama olarak talep etmeleri de zaten yapmış
olabilecekleri ödemelerden daha fazla olan bu iadelerden fayda sağladıklarına
işaret etmektedir. Ayrıca, iddiaya konu iadelerin bahse konu firmalarca devlete
yapılan ödemelerin doğrudan iadesi olmadığı da aşikardır. Dolayısıyla söz
konusu talepler reddedilmiştir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Damping Marjları
Genel
MADDE
17 - (1) Yönetmelik'in 11 inci maddesi hükmü çerçevesinde damping marjları,
normal değer ile ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması
suretiyle hesaplanmıştır.
Hindistan
MADDE
18 - (1) Nihai bildirim sonrasında
örnekleme dahil firmalar kendilerine ilişkin olarak yapılan damping marjı
hesaplamalarına itirazlarda bulunmuştur.
(2) Firmaların, iç piyasada satışı
olmamakla birlikte Türkiye'ye ihraç edilen belirli ürün tiplerine yönelik
normal değer belirlemesinde ilgili ürün tiplerinin maliyetleri için iç piyasaya
yönelik satış, genel ve idari masrafların dikkate alınmadığı yönündeki
itirazları haklı bulunarak söz konusu maddi hatalar düzeltilmiştir.
(3) Firmalar ayrıca, Türkiye
piyasasında ve iç piyasalarında farklı alıcı tiplerine satış yaptıkları
iddiasını yeniden gündeme getirerek bu konuya ilişkin taleplerinin dikkate
alınmamasına, kredi maliyetine dair ayarlama hesaplamasında kendi vermiş
oldukları faiz oranlarının kullanılmamış olmasına ve müşteriye vade imkanı
sağlamayan belirli ödeme şekillerinde kredi maliyeti hesaplanmış olmasına
itiraz etmişlerdir. Söz konusu ayarlamalarda esas alınan unsurlar ve bu
unsurların neden esas alındığı nihai bildirime ek firma özel bildirimlerinde
açıklanmıştır. Firmalar iki piyasada farklı tipte müşterilere satış
yaptıklarını ve farklı tipte müşterilere sistematik olarak farklı fiyat
uyguladıklarını somut biçimde ortaya koyamamışlardır. Kredi maliyetleri ise
çalışma sermayesi ihtiyacı çerçevesindeki kavramsal kredi maliyetinin iç
piyasada kullanılan para birimi üzerinden hesaplanması nedeniyle bu para
biriminden krediler için firmaların sunduğu faiz oranları üzerinden
hesaplanmıştır. Müşteriye vade imkanı sağlamayan belirli ödeme şekillerinde, bu
ödeme şekillerinin ihracatçı firmalara ek maliyet doğuruyor olması ve
firmaların ihracat işlemlerinde bu farkın bilincinde olması nedeniyle kredi
maliyeti için ayarlama yapılmıştır. Bu unsurlara dair itirazlar dikkate
alınmamıştır.
(4) Firmalar, normal değer
belirlemesinde kullanılmak üzere firma verilerinden hesaplanan kar marjlarının
hesaplanma yöntemine de itiraz ederek kar marjı hesaplamasında iç piyasada
yeteri kadar karlı satış miktarına ulaşılamayan ya da ağırlıklı ortalama satış
fiyatının ağırlıklı ortalama maliyetlerin altında kaldığı ürün tipleri için
yalnız karlı işlemlerin esas alınmış olmasının damping marjını şişirdiği,
halbuki Anti Damping Anlaşmasının (ADA) 2.2 maddesinin fıkraları dikkate
alındığında bütün işlemlerin kar hesaplamasına dahil edilmesi gerektiğini iddia
etmişlerdir. ADA'nın ilgili maddesinin gövde metni kar marjı hesaplamasının
esaslarını ortaya koymakta olup kar marjı hesaplaması her soruşturmada olduğu
gibi bu soruşturmada da ilgili hüküm çerçevesinde yapılmış olduğundan söz
konusu itiraz reddedilmiştir.
(5) Örnekleme dahil firmalardan RSWM,
damping marjı hesabının aylık maliyetler üzerinden yapılması yönündeki
taleplerinin dikkate alınması gerektiğini gündeme getirmiştir. Ancak, firmanın
iç piyasasına ve Türkiye pazarına satış yaptığı bütün ürün tipleri için aylık
maliyet bilgisini sunmamış olduğundan bu talep soruşturma sırasında
değerlendirmeye alınmamıştır.
(6) RSWM firması, vadeli ihracat
işlemlerinden kaynaklanan döviz gelirini ilgili vade sonu için vadeli işlem
piyasasındaki oranlardan satması nedeniyle hesaplamada satış tarihindeki kur
oranı yerine vadeli kur oranının alınması gerektiğini ifade etmiştir. Söz
konusu talep, yerinde doğrulama soruşturması sırasında doğrulanmış olan
belgelere dayandığından uygun bulunmuş ve hesaplamalarda gerekli değişiklik
yapılmıştır.
(7) Aynı firmanın gerek iç piyasasına
gerekse Türkiye'ye satışlarına ilişkin tablolarda yer alan bazı ürün tiplerinin
soruşturma konusu ürün olmadığı, bu nedenle söz konusu ürün tiplerine dair
işlemlerin hesaplama dışında bırakılması gerektiği yönündeki talebi, firmalara
eksiklik tamamlama ve düzeltme için verilen sürenin ve nihai bildirimin
sonrasında yapıldığından dikkate alınmamıştır.
(8) Shree Rajasthan Syntex Ltd firması,
iç piyasa satışlarına ilişkin olarak "SALESDOM" tablosunda yer alan "OTHER2"
sütununun ayarlamalarda dikkate alınmaması gerektiğini belirterek hesaplamanın
bu yönde değiştirilmesini talep etmiştir. Talep uygun bulunarak nihai
hesaplamalarda bahse konu sütunda yer alan veriler dikkate alınmamıştır.
(9) Sangam (India) Limited firması, iç
piyasada satışı olmamakla birlikte Türkiye'ye ihraç edilen belirli ürün tiplerinde
normal değer hesaplaması için iç piyasada satılan en yakın ürün tipi yerine
ilgili ürün tipinin imalat maliyetine firmanın iç piyasasındaki satış genel ve
idari giderler ve paketleme masraflarının eklenmesiyle oluşturulmuş maliyetinin
kullanılmasını talep etmiştir. Söz konusu talep uygun bulunarak firmanın sunmuş
olduğu bilgiler ışığında yapılan değişiklikler nihai hesaplamada esas
alınmıştır.
MADDE
19 - (1) İşbirliğine geldiği kabul
edilmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar için damping marjı,
örnekleme dahil firmaların damping marjlarının ağırlıklı ortalaması olarak
hesaplanmıştır.
(2) İşbirliğinde bulunduğu kabul edilen
ve örneklemeye seçilen firmalar için yukarıda belirtilen düzeltmeler sonrasında
hesaplanan damping marjları ile işbirliğine gelmekle birlikte örnekleme dışında
kalan firmalar ve işbirliğine gelmeyen firmalar için belirlenen damping
marjları aşağıda belirtilmektedir.
FİRMA
ADIDAMPİNG MİKTARI (ABD
Doları/Kg)
RSWM LIMITED 0,29
SANGAM (INDIA) LIMITED 0,45
SUTLEJ (IN) TEXTILES AND INDUSTRIES LIMITED0,46
SHREE RAJASTHAN SYNTEX LIMITED 0,49
SORU FORMUNA CEVAP VEREN DİĞER FİRMALAR0,39
DİĞERLERİ 0,49
Endonezya
MADDE
20 - (1) Nihai bildirim sonrasında PT Apac Inti Corpora ve PT Kamaltex
firmaları kendilerine ilişkin olarak yapılan damping marjı hesaplamalarına
itirazlarda bulunmuştur.
(2) Firmalar, damping marjı hesabının
aylık maliyetler üzerinden yapılması yönündeki taleplerinin dikkate alınması
gerektiğini gündeme getirmiştir. Ancak, her iki firmanın da iç piyasalarına ve
Türkiye pazarına satış yaptıkları bütün ürün tipleri için aylık maliyet bilgisi
vermedikleri için bu talep soruşturma sırasında değerlendirmeye alınmamıştır.
(3) Firmalar ayrıca, Türkiye
piyasasında ve iç piyasalarında farklı alıcı tiplerine satış yaptıkları iddiasını
yeniden gündeme getirerek bu konuya ilişkin taleplerinin dikkate alınmamasına,
kredi maliyetine dair ayarlama hesaplamasında kendi vermiş oldukları faiz
oranlarının kullanılmamış olmasına ve müşteriye vade imkanı sağlamayan belirli
ödeme şekillerinde kredi maliyeti hesaplanmış olmasına itiraz etmişlerdir. Söz
konusu ayarlamalarda esas alınan unsurlar ve bu unsurların neden esas alındığı
nihai bildirime ek firma özel bildirimlerinde açıklanmıştır. Firmalar iki
piyasada farklı tipte müşterilere satış yaptıklarını ve farklı tipte
müşterilere sistematik olarak farklı fiyat uyguladıklarını doğrulanabilir ve
belgelere dayanan bir biçimde ortaya
koyamamışlardır. Kredi maliyetleri ise çalışma sermayesi ihtiyacı çerçevesindeki
kavramsal kredi maliyetinin iç piyasada kullanılan para birimi üzerinden
hesaplanması nedeniyle bu para biriminden krediler için firmaların sunduğu faiz
oranları üzerinden hesaplanmıştır. Müşteriye vade imkanı sağlamayan belirli
ödeme şekillerinde, bu ödeme şekillerinin ihracatçı firmalara ek maliyet
doğuruyor olması ve firmaların ihracat işlemlerinde bu farkın bilincinde olması
nedeniyle kredi maliyeti için ayarlama yapılmıştır. Bu unsurlara dair itirazlar
dikkate alınmamıştır.
(4) Firmalar, normal değer
belirlemesinde kullanılmak üzere firma verilerinden hesaplanan kar marjlarının
hesaplanma yöntemine de itiraz ederek kar marjı hesaplamasında iç piyasada
yeteri kadar karlı satış miktarına ulaşılamayan ya da ağırlıklı ortalama satış
fiyatının ağırlıklı ortalama maliyetlerin altında kaldığı ürün tipleri için
yalnız karlı işlemlerin esas alınmış olmasının damping marjını şişirdiği,
halbuki ADA'nın 2.2 maddesinin fıkraları dikkate alındığında bütün işlemlerin
kar hesaplamasına dahil edilmesi gerektiğini iddia etmişlerdir. ADA'nın ilgili
maddesinin gövde metni kar marjı hesaplamasının esaslarını ortaya koymakta
olup, kar marjı hesaplaması her soruşturmada olduğu gibi bu soruşturmada da
ilgili hüküm çerçevesinde yapılmış olduğundan söz konusu itiraz reddedilmiştir.
(5) PT Apac Inti Corpora firması
tarafından gündeme getirilen iç piyasa satışlarındaki iskontoların ve
Türkiye'ye satışlarda yerinde doğrulanan birim paketleme ayarlamasının dikkate
alınmadığı yönündeki itirazları haklı bulunarak söz konusu maddi hatalar
düzeltilmiştir. Firma, damping marjı hesaplamasında esas alınan maliyetlerin
gerçek maliyetlerini yansıtmadığını iddia ederek gerçek maliyetlerini
yansıttığını iddia ettiği aylık bazda veriler içeren yeni bir maliyet tablosu
sunmuştur. Firma, soruşturma sırasında sunduğu ve sonrasında düzeltme yaptığı
maliyet verilerini yerinde doğrulama soruşturması başlangıcında yeniden
düzeltme yoluna gitmiştir. Nihai bildirim sonrasında firma tarafından gerçek
maliyetler olduğu iddiasıyla sunulan aylık bazdaki yeni maliyet verilerinin ise
ne yerinde doğrulama soruşturması sırasında verilen maliyet verileriyle ne de
daha önceki aşamalarda sunulan maliyet verileriyle örtüşmediği anlaşılmıştır.
Firmanın soruşturmanın her aşamasında değişikliğe gittiği maliyet verilerinin
güvenilirliği soru işareti doğurmasına karşın yerinde doğrulama soruşturması
öncesinde elde bulunan maliyet verileri esas alınmış ve sadece maliyet bilgisi
bulunmayan ürün tipleri için kısmi olarak ve yine firmanın nihai bildirim
öncesi aşamalarda sunmuş olduğu veriler ışığında maliyet oluşturulmuş
olduğundan firmanın maliyet verilerinin düzeltilmesi yönündeki talebi uygun
bulunmamıştır.
(6) PT Kamaltex firması tarafından
gündeme getirilen iç piyasa satışlarında kredi maliyetinin ve bazı ürün
tiplerinin maliyetlerinde iç piyasaya yönelik satış, genel ve idari masrafların
dikkate alınmadığı yönündeki itirazlar haklı bulunarak söz konusu maddi hatalar
düzeltilmiştir. Firma tarafından Türkiye'ye satışlarında gerçekleşen banka
masraflarından daha fazla bir ayarlama yapıldığı iddiası incelenmiş; aradaki
farkın Türkiye'ye ihracat işlemleriyle ilgili ödemeler ve bankalar vasıtasıyla
yapılan navlun ödemelerine ilişkin banka masraflarının toplamının da
hesaplamalara dahil edilmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle söz
konusu itiraz haklı bulunmamıştır.
MADDE
21 - (1) İşbirliğine geldiği kabul
edilmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar için damping marjı
belirlemesinde; Yönetmeliğin 26 ncı maddesi çerçevesinde kısmi olarak mevcut
veriler ışığında belirleme yapılan PT Apac Inti Corpora firması ile ihmal
edilebilir düzeyin altında damping marjı belirlenen PT Elegant Textile
Industries ve PT Sunrise Bumi Textile firmalarının damping marjları dikkate
alınmamıştır. Bu nedenle, işbirliğine geldiği kabul edilmekle birlikte
örnekleme dışında kalan firmalar için PT Kamaltex firması için hesaplanan
damping marjı esas alınmıştır.
(2) İşbirliğinde bulunduğu kabul edilen
ve örneklemeye seçilen firmalar için yukarıda belirtilen düzeltmeler sonrasında
hesaplanan damping marjları ile işbirliğine gelmekle birlikte örnekleme dışında
kalan firmalar ve işbirliğine gelmeyen firmalar için belirlenen damping
marjları aşağıda belirtilmektedir.
FİRMA
ADIDAMPİNG MİKTARI (ABD
Doları/Kg)
PT APAC INTI CORPORA 0,23
PT ELEGANT TEXTILE INDUSTRIES--
PT SUNRISE BUMI TEXTILE--
PT KAMALTEX 0,25
SORU FORMUNA CEVAP VEREN DİĞER FİRMALAR0,25
DİĞERLERİ 0,40
ÇHC
için normal değer
MADDE
22 - (1) Nihai bildirim sonrasında, Nantong
A-Z Textile Co. Ltd firmasının kendi üretimi olmayan ancak Türkiye'ye ihraç
etmiş olduğu ürünler damping marjı hesaplamasından çıkarılarak ilgili maddi
hata düzeltilmiştir.
(2) İşbirliğine gelmekle birlikte
örneklem dışında kalan firmalardan gelen kendileri için özel damping marjı
hesaplaması yapılması talepleri, soruşturmanın mevcut iş yükü dikkate alınarak
uygun görülmemiştir.
(3) İşbirliğine geldiği kabul edilmekle
birlikte örnekleme dışında kalan firmalar için damping marjı, örnekleme dahil
firmaların damping marjlarının ağırlıklı ortalaması olarak hesaplanmıştır.
(4) Belirtilen esaslar dahilinde, işbirliğinde
bulunduğu kabul edilen ve örneklemeye seçilen firmalar için yukarıda belirtilen
düzeltme sonrasında hesaplanan damping marjları ile işbirliğine gelmekle
birlikte örnekleme dışında kalan firmalar ve işbirliğine gelmeyen firmalar için
belirlenen damping marjları aşağıda belirtilmektedir.
FİRMA ADIDAMPİNG
MİKTARI (ABD
Doları/Kg)
NINGBO ZHIDA TEXTILE CO., LTD. 0,80
NINGBO QIAOTAIXING TEXTILES CO.,LTD. 0,97
JIANGYIN CITY HONGWU SPINNIG CO., LTD.1,54
NANTONG A-Z TEXTILE CO., LTD. 0,49
SORU FORMUNA CEVAP VEREN DİĞER FİRMALAR1,11
DİĞERLERİ 1,54
DÖRDÜNCÜ KISIM
Zarar-Zarar Tehdidi ve Nedenselliğe İlişkin
Belirlemeler
BİRİNCİ BÖLÜM
Dampingli İthalatın Gelişimi
Genel
açıklama
MADDE
23 - (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi
çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın hacminde mutlak
anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde bir değişim olup
olmadığı, zarar tehdidine ilişkin unsurların mevcudiyeti ve bu ithalatın iç
piyasadaki benzer mal fiyatları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu inceleme
için veri toplama ve analiz amacıyla 1/1/2004-31/12/2007 arasındaki dönem esas
alınmıştır.
İthalatın
etkisinin toplu değerlendirilmesi
MADDE
24 - (1) ÇHC, Endonezya ve Hindistan
için hesaplanan damping marjlarının ve soruşturmaya tabi her bir ülkeden
yapılan ithalat miktarlarının ihmal edilebilir oranlardan fazla olduğu
görülmüştür.
(2) Yapılan incelemeler sırasında,
soruşturmaya konu her bir ülke kaynaklı ürünün benzer fiziksel özelliklere
sahip olduğu, aynı dağıtım kanallarından geçtiği ve aynı piyasaya hitap ettiği
anlaşılmıştır. Bu çerçevede soruşturmaya tabi her bir ülkeden ithal edilen
soruşturma konusu ürünlerin kendi aralarında ve yerli benzer ürünle rekabet
ettiği sabit görülmüştür.
(3) Bu çerçevede, aşağıda yer alan
değerlendirmelerde dampingli ithalat ifadesi soruşturmaya konu ülkelerden
yapılan soruşturma konusu madde dampingli ithalatının toplamına karşılık
gelmektedir.
Maddenin
genel ithalatı
MADDE
25 - (1) Maddenin genel ithalatı,
2004 yılı ile SD arasında miktar bazında %46 oranında artarak 188.396.687
kg'ye; değer bazında % 79 oranında artarak 592.926.443 ABD Dolarına
yükselmiştir. Bu artışın önemli bir kısmı soruşturmaya konu ülkeler
menşeli ithalatın artışından
kaynaklanmaktadır.
Maddenin soruşturma konusu ülkelerden
ithalatı
MADDE
26 - (1) Maddenin soruşturma konusu 3
ülkeden ithalatı, 2004 yılı ile SD arasında miktar bazında %62 oranında
artarken, anılan dönemdeki değer artışı %113 oranında gerçekleşmiştir.
Soruşturma konusu ülkelerden yapılan ithalat 2004 yılında miktar bazında
95.246.444 kg ile genel ithalat içerisinde % 74'lük paya sahip iken SD'de
154.021.383 Kg ile genel ithalat içerisinde % 82'lik paya ulaşmıştır. Değer bazında ise mezkur ithalat 2004 yılında
218.959.373 ABD Doları ile % 66'lık paya sahip iken SD'de 466.148.358 ABD Doları ile % 79 paya sahip olmuştur.
(2) Maddenin ÇHC'den ithalatı, 2004
yılı ile SD arasında miktar bazında %489 oranında artarken, değer bazında %611 oranında artmıştır. Aynı dönemde ÇHC'nin
genel ithalat içindeki payı miktar ve değer bazında % 5'ten % 21'e
yükselmiştir.
(3) Maddenin Hindistan'dan ithalatı,
2004 yılı ile SD arasında miktar bazında %32 oranında, değer bazında ise %64
oranında artmıştır. Aynı dönemde Hindistan'ın genel ithalat içindeki payı
miktar bazında %41'den %37'ye düşmüştür.
(4) Maddenin Endonezya'dan ithalatı,
2004 yılı ile SD arasında miktar bazında % 24, değer bazında ise %77 oranında
artmıştır. Aynı dönemde Endonezya'nın genel ithalat içindeki payı miktar
bazında % 27'den % 23'e düşmüştür.
(5) Maddenin soruşturma konusu
ülkelerden SD sonrası ithalatının gelişimine ışık tutabilecek bir diğer unsur
da soruşturma konusu ürüne ilişkin üretim kapasitesi, fiili üretimi, stok
düzeyi ve firmaların yatırım eğilimidir.
(6) Sadece örneklemeye dahil edilen
firmaların kapasiteleri Türkiye iç pazarının üzerinde bir büyüklüğe işaret
etmekte olup kapasitelerin genel olarak artış eğiliminde olduğu dikkat
çekmektedir. Söz konusu firmaların fiili üretimleri de Türkiye iç pazarının
toplam büyüklüğünün üzerinde olup soruşturma konusu ürün stokları 2004-SD
arasında artış eğilimindedir.
(7) Soruşturmaya konu ülkelerin dünya
ihracat içindeki miktar paylarının da yıllar itibarıyla bir artış eğilimi
içinde olduğu da ayrıca vurgulanması gereken bir diğer noktadır. Bu durum,
ilgili ülkelerde toplam üretim kapasitesinin ciddi boyutlarda arttığına ve
ihracat kabiliyetlerinin geliştiğine delil teşkil etmektedir.
(8) Türkiye piyasasının büyüklüğü
soruşturmaya konu ülkelerin toplam ihracatları ile karşılaştırıldığında oldukça
küçük kalmaktadır. Bu durum, soruşturma konusu ülkelerin ihracat
kapasitelerinin oldukça küçük bir kısmını Türkiye'ye yönlendirmeleri halinde
bile piyasayı önemli ölçüde etkileme kabiliyetine sahip olduklarını ortaya
koymaktadır.
Maddenin
üçüncü ülkelerden ithalatı
MADDE
27 - (1) Maddenin üçüncü ülkelerden
ithalatı, 2004 yılı ile SD arasında miktar bazında % 1 oranında, değer bazında
ise % 13 oranında artmıştır. Aynı dönemde üçüncü ülkelerin genel ithalat
içindeki payı miktar bazında %26,3'den %18'e; değer bazında ise % 33,9'dan % 21,4'e
gerilemiştir.
Dampingli
ithalatın tüketime göre artışı
MADDE
28 - (1) Maddenin yurtiçi tüketimi,
şikayet başvurusunda verisi bulunan 22 şikayetçi firma ile 3 şikayeti
destekleyen firmanın iç piyasa satışları ile genel ithalatın toplanması
suretiyle hesaplanmıştır.
(2) Bu çerçevede belirlenen toplam
tüketim endeks olarak 2004 yılında 100 iken SD'de 135 seviyesine yükselmiştir.
(3) 2004-SD'de dampingli ithalatın pazar payı
endeks olarak 100'den 119'a yükselmiştir. Dampingli ithalatın hızla büyüyen
pazarda satışlarını arttırmanın da ötesinde yerli üretim dalı ve üçüncü ülkeler
aleyhine pazar payını ciddi oranda arttırmış olması dikkat çekmektedir. Söz
konusu pazar payı artışının özellikle 2006-2007 döneminde ortaya çıkmış olduğu
da ayrıca üzerinde durulması gereken bir husus olarak ortaya çıkmaktadır.
(4) Aynı dönemde yerli üreticilerin yurtiçi satışları %13
yükselmesine karşın pazar payı %17 azalmıştır.
Her ne kadar yerli üreticilerin satışları 2004-07 arasında kaybedilen
pazar payına karşın artış göstermiş olsa da 2006-07 döneminde büyüyen pazara
rağmen satışlardaki ciddi boyutlu azalma dikkat çekicidir.
Dampingli
ithalatın fiyatlarının gelişimi
MADDE
29 - (1) TÜİK kayıtları esas alınarak
yapılan incelemede, soruşturmaya konu ülkelerin ağırlıklı ortalama CIF ihraç
fiyatları 2004 yılı 2,3 ABD Doları/Kg iken; 2005 yılında 2,4 ABD Doları/Kg;
2006 yılında 2,7 ABD Doları/Kg ve SD'nde 3 ABD Doları/Kg olmuştur.
(2) Soruşturma konusu ülkeler
haricindeki 3 üncü ülkelerin ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatları ise 2004
yılı 3,3 ABD Doları/Kg iken; 2005 yılında 3,4 ABD Doları/Kg; 2006 yılında 3,4
ABD Doları/Kg ve SD'nde 3,7 ABD Doları/Kg olmuştur.
(3) İthalat ağırlıklı ortalama CIF
ihraç fiyatları ise 2004 yılı 2,6 ABD Doları/Kg iken; 2005 yılında 2,6 ABD
Doları/Kg; 2006 yılında 2,8 ABD Doları/Kg ve SD'nde 3,1 ABD Doları/Kg olmuştur.
(4) Soruşturmaya konu ülkeler menşeli
ithalatın fiyatları, zarar inceleme dönemi boyunca üçüncü ülkelerden ithalatın
ortalama birim fiyatının ciddi ölçüde altında seyretmiştir. Bu fiyat farkı 2004
yılında %44, 2005 yılında %41, 2006 yılında %29 ve 2007 yılında %22 düzeyinde
gerçekleşmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM
Dampingli İthalatın Yerli Üretim Dalının Satış
Fiyatları Üzerindeki Etkisi
Genel
MADDE
30 - (1) Yerli üretim dalının
fiyatlarının dampingli ithalattan kaynaklanan baskı sonucu maliyetlerinin
altında kalması nedeniyle dampingli ithalatın yerli üretim dalının satış
fiyatları üzerindeki etkisi fiyat baskısı esasında değerlendirilmiştir. Bu aynı zamanda, SD sonrasında dampingli
ithalata yönelik talebin olası seyrine de ışık tutan bir gösterge olarak
dikkate alınmıştır.
Fiyat
baskısı
MADDE
31 - (1) Fiyat baskısı, dampingli
ithalat fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üretim dalının olması gereken
satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını göstermektedir.
(2) Fiyat baskısı analizinde,
soruşturma konusu ülkelerden örnekleme alınan firmaların soruşturma döneminde
ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatına gümrük vergisi ve masrafları eklenerek
bulunan Türkiye piyasasına giriş fiyatları, yerli üretim dalının üretim
maliyetine mâkul oranda kâr marjı eklenmek suretiyle tespit edilen olması
gereken satış fiyatı (hedef fiyat) ile karşılaştırılmış ve dampingli ithalatın
fiyatının yerli üretim dalının olması gereken fiyatını önemli ölçüde baskı
altına aldığı tespit edilmiştir.
(3) Bu çerçevede, SD için dampingli
ithalatın olduğu örneklem kapsamı firmalar bazında hesaplanan fiyat baskısının
ağırlıklı ortalama olarak ÇHC için % 20, Hindistan için % 21 ve Endonezya için % 22
seviyesine kadar çıktığı tespit edilmiştir.
(4) Yıllar itibarıyla soruşturma konusu
ülkeler kaynaklı ithalattan kaynaklanan fiyat baskısını incelemek üzere resmi
istatistiklerde yer alan ithalat fiyatları kullanılarak hesaplama yapılmıştır.
Bu hesaplama, vadeli ithalat fiyatlarının da peşin gibi değerlendirilmesine
neden olduğundan gerçek fiyat baskısını tam olarak yansıtmamakla birlikte
önemli bir gösterge niteliği taşımaktadır.
(5) Bu kapsamda yapılan hesaplamalar,
her üç ülkeden kaynaklanan fiyat baskısının yıllar itibarıyla artış eğiliminde
olduğunu göstermektedir. Hindistan ve ÇHC menşeli ithalatın fiyatlarının neden
olduğu fiyat baskısı 2004-SD arasında düzenli biçimde artarak sırasıyla %3'ten
%17'ye ve -%5'ten %11'e yükselmiş; Endonezya menşeli ithalatın neden olduğu
fiyat baskısı ise 4 yıl boyunca önemli düzeylerde (%22-%33) seyretmiştir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yerli Üretim Dalının Durumu ve Zarar Analizi
Genel
MADDE
32 - (1) Dampingli ithalatın yerli
üretim dalı üzerindeki etkisinin belirlenmesinde verileri doğrulanan şikayetçi
üretici firmaların verileri esas alınmıştır.
(2) Yerli üretim dalı, soruşturma
konusu ürün dışında başka ürün üretimi de yapmaktadır. Bu nedenle yerli üretim
dalının ekonomik göstergelerinin incelenmesinde mümkün olduğu ölçüde ilgili
ürüne ait veriler esas alınmıştır. Yerli üretim dalının ekonomik
göstergelerindeki gelişmeler değerlendirilirken bu husus dikkate alınmıştır.
(3) Öte yandan, eğilimin sağlıklı bir
şekilde incelenmesi amacıyla Yeni Türk Lirası bazındaki veriler için yıllık
ortalama "üretici fiyat endeksi" oranları kullanılarak hesaplanmış reel
değerler kullanılmıştır.
Yerli
üretim dalının ekonomik göstergeleri
MADDE
33 - (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi
hükümleri çerçevesinde, dampingli ithalatın yerli üretim dalının ekonomik
göstergeleri üzerindeki etkisinin tespiti amacıyla, zarar dönemi içerisinde
yerli üretim dalının üretim, satışlar, pazar payı, kapasite, kapasite
kullanımı, yurtiçi fiyatlar, maliyetler, stoklar, istihdam, ücretler,
verimlilik, nakit akışı, yatırımlardaki artış, kârlılık, net dönem kârı/zararı
gibi ekonomik göstergeleri incelenmiştir.
(2) Yerli üretim dalının tesislerinde,
soruşturma konusu ürün kapsamında yer almayan doğal elyaf ağırlıklı diğer bazı
iplikler de üretilebilmektedir. Dolayısıyla üretim, gerekli hallerde soruşturma
kapsamı dışındaki ürünlerle soruşturma kapsamı ürün arasında
kaydırılabilmektedir. Zarar inceleme döneminde yerli üreticilerin daha büyük
rekabet sorununun yaşandığını iddia ettikleri doğal elyaf esaslı iplik
üretiminden soruşturma konusu ürün üretimine kaymak durumunda kaldıkları
üreticiler tarafından dile getirilmiştir. Bahse konu soruşturma kapsamı dışındaki
ürünlerden pamuk ipliğine yönelik olarak 2008 yılında açılan korunma önlemi
soruşturması ve sonrasında alınan korunma önlemi de bu duruma işaret
etmektedir.
a)
Üretim ve kapasite kullanım oranı (KKO)
Yerli üretim dalının ilgili üründe 2004
yılında 100 olan üretim miktar endeksi SD'de 179'a yükselmiş, KKO % 29'dan % 50 seviyesine yükselmiştir.
2006-07 arasında ise üretim %4 azalma göstermiştir.
b)
Satışlar
Yerli üretim dalının ilgili üründe
yurtiçi satışları 2004 yılında miktar bazında 100 iken 2006 yılında 170'e
yükselmiş, 2007 yılında ise bir önceki yıla göre %6 azalmıştır.
Satış cirosu ise, 2004-2006 arasında
artış gösterirken 2006-07 arasında %9 oranında azalmıştır.
c)
Yurt içi fiyatlar
Yerli üreticinin ilgili üründe
ağırlıklı ortalama yurt içi birim satış fiyatı 2004 yılında 100 iken 2006
yılında 102'ye yükselmiş, 2007 yılında ise 99 seviyesine gerilemiştir. (Tablo
10)
d)
Maliyetler
Yerli üreticinin ilgili üründe ortalama
birim ticari maliyet endeksi 2004 yılında 100 iken 2006 yılında 174, SD'de ise
152 olarak gerçekleşmiştir.
e)
İhracat
Yerli üretim dalının ilgili üründe 2004
yılında 100 olan ihracat miktar endeksi 2006 yılında 248'e ulaşmışken 2007
yılında %25 azalma göstermiştir. İhracat hasılatı ise 2004-2006 arasında 223'e
ulaşmış, 2006-07 arasında değişmemiştir. Bu durum, yerli üretim dalının
özellikle 2007 yılında ihracat pazarlarında fiyatlarını arttırma kabiliyetinin
bulunduğuna işaret etmektedir.
f)
Kârlılık
Yerli üretim dalının ilgili üründe
yurtiçi satış zararı 2004 yılında endeks olarak 100 iken 2006 yılında 135'e
ulaşmış, SD'de 98'e gerilemiştir.
g)
Pazar payı
Yerli üreticilerin ilgili üründe yurt
içi pazar payı 2004-06 arasında %17 oranında artarak %31,4'ten %36,9'a çıkmış,
ancak 2007 yılında bir önceki yıla göre %29, 2004'e göre ise %17 oranında düşüş
göstererek %26,2'ye gerilemiştir.
h)
Stoklar
Yerli üretim dalının ilgili üründe stok
düzeyi endeksi 2004 yılında 100 iken 2006 yılında 106'ya 2007 yılındaysa 139'a
yükselmiştir.
i)
İstihdam
Yerli üretim dalının ilgili üründe çalışanlarının
sayısı endeks olarak 2004-06 arasında 100'den 124'e yükselmiş, 2007 yılında
azalarak 123'e gerilemiştir.
j)
Ücretler
Yerli üretim dalının ilgili ürün
üretiminde çalışan işçilerinin aylık giydirilmiş brüt ücret endeksi 2004-06
arasında değişim göstermezken 2007 yılında 115'e yükselmiştir.
k)
Verimlilik
Yerli üretim dalının ilgili ürün
üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2004-06 arasında 100'den 124'e yükselmiş 2007 yılında gerileyerek 123
olmuştur.
l)
Yatırımlar
Yerli üretim dalının 2004 yılında tüm
ürünlerine dönük 681 bin YTL yatırım gerçekleştirilirken SD'de yapılan yatırım
12,2 milyon YTL olmuştur.
m)
Nakit akışı
Yerli üretim dalının reel nakit akışı
(kâr + amortisman), 2004 yılında 100 iken, 2005 yılında 327 seviyesine yükselmiş,
2006 yılında 67'ye gerilemiş, SD'de ise 141'e yükselmiştir.
n)
Büyüme
Yerli üretim dalının bütün
faaliyetlerine ilişkin aktifleri 2004-06 arasında %5 artarken SD'de önceki yıla
göre %6 azalma göstermiştir. Bütün faaliyetlere ilişkin özkaynaklardaki değişim
ise zarar inceleme dönemi boyunca düşüş eğilimi içerisinde olmuştur. 2004-SD
arasında özkaynaklardaki reel kayıp %32'yi bulmuştur.
o)
Yatırımların geri dönüşü
Yerli üretim dalı zarar inceleme dönemi
boyunca ilgili üründe zarar etmekle birlikte bütün faaliyetlerine ilişkin
kârlılığında olumlu bir gelişme görülmektedir. Gerek aktif kârlılığı gerekse
özkaynak kârlılığı tüm faaliyetler açısından iyileşme içinde olmuş, soruşturma
konusu ürün ise bu göstergeleri olumsuz yönde etkilemiştir.
Yerli
üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi
MADDE
34 - (1) Tüm bu veriler ışığında,
2004-06 arasında yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün kârlılığına
ilişkin olanlar dışındaki göstergelerde önemli bir olumsuzluk olmadığı, hatta
üretim ve satışlarla ilgili göstergelerin büyüyen pazarla birlikte büyüme
eğilimi içinde olduğu gözlenmektedir. Bununla birlikte aynı dönemde yerli
üretim dalının fiyat baskısı altında olduğu ve bu baskı nedeniyle ticari
maliyetlerin altında seyreden fiyatları nedeniyle soruşturma konusu ürünle
ilgili faaliyetlerinde kârlılığının negatif olduğu dikkat çekmektedir.
(2) Dampingli ithalatın hızlı biçimde
arttığı SD'de ise yerli üretim dalının soruşturma konusu ürüne ilişkin
faaliyetlerinden zarar etmeye devam ettiği, 2004-06 arasında olumlu eğilim
içindeki göstergelerde ise bozulma eğiliminin ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
Yerli üretim dalının 2006-SD arasında büyüyen pazara rağmen pazar payını
koruyamamanın da ötesinde yurtiçi satışlarında azalma yaşadığı, bu duruma paralel
olarak üretimin azalmaya başladığı, buna rağmen stoklarının önemli miktarda
arttığı tespit edilmiştir.
(3) Yerli üretim dalının mevcut kötü
gidişatı engellemek ve rekabet güçlerini arttırabilmek için çaba gösterdiği,
maliyetlerinde önemli düşüş sağladığı, ihracata ve entegre tesisleşmeye önem
verdiği; ancak bu çabalarına karşın piyasa payını ve ithal ürünler karşısında
rekabet gücünü koruyamadığı görülmüştür.
(4) Ekonomik göstergelerinde yaşanan
söz konusu olumsuz gelişmeler ışığında, yerli üretim dalının soruşturmaya konu
ürün ile ilgili faaliyetlerinde özellikle SD'de olumsuzlukların arttığı
anlaşılmaktadır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Dampingli İthalat ile Zarar Arasındaki Nedensellik
Bağı ve Zarar Tehdidi
Nedensellik
MADDE
35 - (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi
hükümleri gereğince, soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli ithalatın
miktarı ve fiyatlarının yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin yanı sıra zarara
yol açabilecek diğer unsurlar ve zarar tehdidine ilişkin göstergeler incelenmiştir.
Dampingli
ithalatın mevcut ve muhtemel etkisi
MADDE
36 - (1) Soruşturmaya konu ülkeler
menşeli ithalatın ciddi ölçüde dampingli olduğu ve yerli üretim dalının
fiyatlarını önemli ölçüde baskı altında tuttuğu belirlenmiştir.
(2) 2004-06 döneminde soruşturmaya konu
ülkeler menşeli dampingli ithalatın görece istikrarlı bir düzeyde seyrettiği;
ancak, 2006 yılında artışa geçen dampingli ithalatın SD'de miktar bazında çok
ciddi bir artış gösterdiği belirlenmiştir. 2004-SD döneminde dampingli
ithalatın % 35 büyüyen yurt içi pazardaki payı % 19 oranında artmıştır.
(3) Yerli üretim dalının fiyatlarını
önemli ölçüde baskı altında tutan dampingli ithalatın fiyatlarının zarar
inceleme dönemi boyunca sürekli olarak üçüncü ülkeler menşeli ithalatın
ortalama fiyatlarının oldukça altında seyrettiği ve ithalat içindeki payını
üçüncü ülkeler aleyhine genişlettiği tespit edilmiştir.
(4) 2004-06 arasında soruşturma konusu
ürüne ilişkin faaliyetlerinde zarar durumunda olan yerli üretim dalı, SD'de
dampingli ithalatın miktar olarak ciddi biçimde artışı ile birlikte zararına
fiyatlarla bile iç pazarda satış kaybına uğramaya başlamıştır. Yerli üretim
dalının zararına fiyatlarla bile büyüyen piyasada satışlarının azalması yerli
üretici firmaları üretimlerini azaltmaya zorlamış; buna karşın stoklar ciddi
biçimde artmıştır.
(5) Aşağıda irdelendiği üzere, yerli
üretim dalının ekonomik göstergelerindeki gelişimin dampingli ithalatın yanı
sıra bazı başka faktörlere de işaret ettiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte,
bahse konu diğer unsurların dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerinde
neden olduğu fiyat baskısını açıklamaktan uzak olduğu açık biçimde
görülmektedir.
(6) İplikler gibi genel anlamda temel
ürün (commodity) haline gelmiş ürünlerde talebin fiyat esnekliği de dikkate
alındığında dampingli ithalattan kaynaklanan fiyat baskısının yerli üretim
dalında ortaya çıkan zararın önemli bir nedeni olduğu aşikardır. Özellikle
firma bazında yapılan hesaplamaların, çoğu ihracatçı/üretici firma için önemli
ölçüde dampingin mevcudiyetini ortaya koyduğu dikkate alındığında her ne kadar
başka faktörlerin de zarara etkisi olduğu anlaşılsa da dampingli ithalatın
yerli üretim dalındaki zararın en önemli nedeni olduğu görülmektedir.
(7) Sektörün mevcut dağınık yapısı göz
önüne alındığında ve açık kaynaklardan (gazeteler, raporlar vb) edinilen
bilgiler ışığında özellikle KOBİ niteliğindeki firmaların dampingli ithalatın
neden olduğu olumsuz koşullardan daha fazla etkilenmesinin muhtemel olduğu
değerlendirilmiştir. Bazı Sanayi ve
Ticaret Odalarından intikal eden bilgilerin yurt içi üretimde ciddi bir sıkıntı
yaşandığına, kapasite kullanım oranlarının azaldığına ve hatta bazı firmalarda
üretimin durma noktasına geldiğine işaret ediyor olması bu değerlendirmeyi
desteklemektedir.
(8) Soruşturma konusu ülkelerin, dünya
ticaretinden hızla artan biçimde pay aldığı, bu payın diğer ülkeler
ortalamasına göre oldukça düşük fiyatlarla gerçekleştiği; mevcut ihracatlarının
ve ihracat artışının ciddi bir kapasiteye ve bu kapasitede hızlı bir artış
eğilimine işaret ettiği anlaşılmıştır. Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının da
diğer ülkeler ortalamasının sürekli olarak önemli ölçüde altında kaldığı ve
zarar inceleme dönemi boyunca yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde
baskı altında tuttuğu; Türkiye'ye dampingli fiyatlarla gerçekleşen
ihracatlarının özellikle SD'de hızlı bir artış gösterdiği, buna mukabil
örneklemede yer alan ihracatçı/üretici firmaların stoklarında genel olarak bir
artış eğiliminin bulunduğu; bu durumun SD sonrasında dampingli ithalatın pazar
payını arttırmasının muhtemel olduğuna işaret ettiği değerlendirilmiştir.
(9) İlgili üründe talebin fiyat
hassasiyeti ve mevcut küresel daralma koşulları da dikkate alındığında,
soruşturmaya konu ülkeler menşeli dampingli ithalatın SD sonrasında muhtemel
artışının yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde gözlenen bozulmayı daha
da derinleştirmesi olağan bir gelişme olacaktır.
(10) Nitekim soruşturma sürecinde
birincil ve ikincil kaynaklardan elde edilen bilgiler yerli üretimde baş
gösteren sorunların giderek artmakta olduğunu; bu çerçevede bazı firmaların
üretimlerini azalttığını bazı firmaların üretimlerini durdurduğunu bazılarını
ise soruşturma konusu ürüne ilişkin faaliyetlerine tamamen son verdiğini ortaya
koymaktadır.
(11) Bütün bu bilgi ve bulgular bir
bütünlük içinde ele alındığında, önlem alınmadığı takdirde soruşturmaya konu
ülkeler menşeli dampingli ithalatın pazar payının artmasının yakın ve muhakkak
olduğu ve bu durumun yerli üreticilerde mevcut zararı daha da derinleştireceği
değerlendirilmiştir.
Üçüncü
ülkelerden ithalat
MADDE
37 - (1) Soruşturma konusu ürünün
ortalama genel ithal birim fiyatı 2004 yılında 2,6 ABD Doları/kg iken SD'de 3,1
ABD Doları/kg seviyesine yükselmiştir. Soruşturmaya konu ülkeler dışındaki
üçüncü ülkelerden ortalama ithal birim
fiyatı ise aynı dönemde 3,30 ABD Doları/kg seviyesinden 3,7 ABD Doları/kg
seviyesine çıkmıştır.
(2) Üçüncü ülkelerden yapılan
ithalatta, 2004-SD döneminde fiyatlar %13 oranında artmış, buna karşılık söz
konusu ithalat miktar bazında %1 oranında artmıştır. Bu çerçevede, anılan
dönemde üçüncü ülkelerin ithalat içindeki payı miktar bazında %26'dan %18'e;
değer bazında %34'den %21'e gerilemiştir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatta
görülen bu değişim, dampingli ithalatın anılan ülkelerin piyasadaki payını da olumsuz
yönde etkilediğini göstermektedir.
(3) Soruşturma konusu ülkeler menşeli
dampingli ithalatın fiyatlarının oldukça üzerinde seyreden ortalama birim
fiyatları ve azalan payları ile üçüncü ülkeler menşeli ithalatın gerek miktarı
ve piyasa payındaki eğilimi, gerekse fiyatları itibariyle yerli üretime zarar
verebilecek boyutta olmadığı görülmektedir.
Diğer
unsurların etkisi
MADDE
38 - (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi
hükümleri uyarınca, soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli ithalattaki
gelişim ile söz konusu ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı üzerindeki
etkisinin yanı sıra yerli üretim dalında zarara yol açabilecek diğer olası
unsurlar da incelenmiştir.
(2) Hammadde ve enerji fiyatlarında
yaşanan artışlar yalnızca Türkiye piyasasını değil tüm küresel piyasaları
etkilemiştir. Bu durum üretici-ihracatçı soru formuna cevap veren firmaların
göndermiş olduğu verilerden de açıkça görülebilmektedir. Ayrıca, yerli üretim
dalı için soruşturma konusu ürünün hammaddelerine erişimin önünde herhangi bir
engel bulunmamaktadır. Bu sebeple yerli üreticiler ile soruşturmaya konu
ülkelerde mukim üreticilerin kimi farklılıklar haricinde (navlun vb) aynı fiyat
düzeyinden hammadde temini mümkün bulunmaktadır.
(3) Bununla birlikte bazı uzakdoğu
ülkeleri ile karşılaştırıldığında yerli üretim dalının enerji maliyetlerinin
görece yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, yerli üreticilerin işçilik
maliyetleri bakımından da Güney ve Güney Doğu Asya ülkelerine göre dezavantajlı
konumda olduğu görülmektedir.
(4) Finansal maliyetler anlamında
bakıldığında ise YTL kredi maliyetlerinin görece yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, YTL'nin ABD Doları ve Avroya karşı güçlü pozisyonunu koruduğu zarar
inceleme döneminde döviz bazlı kredi maliyetlerinin reel anlamda son derece
düşük olduğu ve yerli üretim dalının döviz bazlı krediye erişimde önemli bir
sıkıntı yaşadığı hususunda her hangi bir bilgi bulunmadığı da dikkate
alındığında finansal maliyetlerin yerli üretim dalında ortaya çıkan zararla
doğrudan ilintili olmadığı anlaşılmaktadır. Yerli üretim dalının ekonomik
göstergelerine ilişkin veriler de finansal maliyetlerin toplam maliyet
içerisinde çok önemli bir unsur olmadığına işaret etmektedir.
(5) Her ne kadar yerli üretim dalı
istihdam ve enerji anlamında soruşturmaya konu bazı ülkelere göre daha yüksek
maliyetlerle üretim yapıyor olsa da bu unsurlar dampingli ithalattan
kaynaklanan fiyat baskısını ve yerli üretim dalında gözlenen zararı
açıklamaktan çok uzaktır.
(6) sonuc itibariyle, bahse konu
hususların dampingli ithalat ile yerli üretim dalında gözlenen zarar arasındaki
illiyet bağını ortadan kaldırmadığı anlaşılmıştır.
BEŞİNCİ KISIM
İlgili Taraflarca Gündeme Getirilen Hususlar
MADDE
39 - (1) Soruşturmanın açılışını müteakip başvurunun
gizli olmayan örneğinin bir çok noksanlığının bulunduğu iddia edilmiş, nihai
bildirim sonrasında da söz konusu iddialar yinelenmiştir. Söz konusu
noksanlıkların göz önünde bulundurularak soruşturma konusu ürünün Endonezya
menşeli olanları için açılmış bulunan soruşturmanın sona erdirilmesi talebi yazılı
olarak Müsteşarlığımıza iletilmiştir.
(2) Damping iddiasının tek bir faturaya
dayandırılmış olmasının ve bu faturanın da 2006 yılına ait olmasının, buna
karşın soruşturma döneminin 2007 olarak alınmış olmasının damping iddiasının
temelini sorunlu hale getirdiği iddia edilmiştir. Ancak, şikayet konusu ürünün
homojen bir ürün olmaması çok sayıda ürün tipinin olması ve ürün tipleri
arasındaki fiyat farklılıklarının kayda değer olması nedeniyle damping marjı
iddiasında ağırlıklı ortalama ihraç fiyatı yerine ihraç faturalarındaki ürün
tipleri esasında damping hesaplaması yapılmış olmasının damping iddiasının
ortaya konulması açısından daha sağlıklı sonuç verdiği değerlendirilmiştir.
Ayrıca, soruşturma açılışında soruşturmayı yürüten birim tarafından belirleme
ve değerlendirmelerin en güncel veriler temelinde yapılması amacıyla seçilen
soruşturma dönemiyle soruşturma talebinde yer alan ve bir soruşturma açılışı
için yeterli düzeyde damping ve dampingli ithalatla ilintili zarar durumunu
ortaya koyması beklenen iddiaların temel aldığı belgelerin ait olduğu dönemin
birebir aynı olmasının ne ADA ne de bu anlaşmayla tamamen uyumlu bulunan ilgili
mevzuat tarafından zorunlu kılınmadığı açıktır. Söz konusu ithalat faturasıyla
yerli üretim dalının Endonezya menşeli ithalatın dampingli olduğu iddiasını
belgelemeyi amaçladığı ve söz konusu belgenin iddia edilen durumu ortaya
koyduğu aşikârdır.
(3) İlgili taraflarca, şikayetin gizli
olmayan örneğinde yer alan verilerden bazıları ele alınarak yerli üreticilerde
soruşturma açılışını destekleyecek zarar durumunun olmadığı iddia edilmektedir.
Anlaşmanın ilgili maddesi ve ulusal mevzuatın ilgili hükümleri, soruşturma
sırasında zarara ilişkin olarak belirli faktörlerin incelenmesini zorunlu
tutmakla birlikte zarar belirlemesinde bu unsurların bir ya da birkaçının kesin
değerlendirmeye esas olmadığını ifade etmektedir. Kaldı ki, soruşturma
açılışına dair şikayette esas olan damping soruşturmasını haklı kılacak delilin
sunulmuş olmasıdır. Ayrıca, soruşturmanın açılması aşamasında otoritenin görevi
bu delilleri doğruluk ve yeterlilik açısından denetlemekten ve
değerlendirmekten ibarettir. Bu çerçevede, şikâyet sadece bahse konu edilen
ekonomik göstergeler çerçevesinde değil bir bütün olarak değerlendirilmiş ve
bütün bilgiler ışığında soruşturma açılışı için yeterli delilin bulunduğuna
karar verilmiştir.
MADDE
40 - (1) Soruşturma açılışını
müteakip dile getirilen bir diğer bir iddia ise zararla dampingli ithalat
arasında nedensellik bağının bulunmayışıdır. Söz konusu iddia nihai bildirim
sonrasında da gündeme getirilmiştir.
(2) Ayrıca, nihai bildirim sonrası
yerli üretim dalında zararın oluştuğuna dair açık delillerin olmadığından
bahisle gizli olmayan özette yer alan yerli üretim dalının ekonomik
göstergeleri ile nihai bildirimde yer alan göstergeler arasında
tutarsızlıkların olduğu belirtilerek bu farklılığın bildirimde açıklanmadığı
belirtilmiştir.
(3) İlgili mevzuatın zarar
değerlendirmesine dair hükümleri çerçevesinde, "zarar" teriminin, aksi
belirtilmediği sürece üretim dalında ortaya çıkan maddi zarar, üretim dalına
yönelik maddi zarar tehdidi veya üretim dalının kurulmasının esaslı ölçüde
geciktirilmesi şeklinde anlaşılması ve mezkûr madde hükümlerine göre
yorumlanması gerekmektedir. Soruşturma sırasında yapılan zarar incelemesine
ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler ise nihai bildirimin ilgili bölümlerinde
ilgili tarafların bilgisine sunulmuştur.
(4) İlgili taraflarca gündeme getirilen
ihracat fiyatlarının ve firma içi transfer fiyatlarının düşmüş olduğu
değerlendirmesi hususu yanılgıdan kaynaklanmaktadır. Başvurunun gizli olmayan
örneği ve nihai bildirimde yer alan bilgiler, tersine hem ihracat fiyatlarının
hem de şirket içi transfer fiyatlarının, yurtiçi satış fiyatlarının aksine reel
anlamda artış gösterdiğine işaret etmektedir.
(5) Soruşturmanın açılışını müteakip
gündeme getirilen soruşturma açılışında diğer üreticilerle temas kurulmamış
olmasının şikâyetçilerin yerli üretim dalını temsil yeteneğinin
değerlendirilmesi açısından eksiklik olduğu iddiası nihai bildirim sonrasında yinelenmiştir.
Şikâyetçilerin bütün diğer üreticilerle birebir temas kurması zorunluluğu
bulunmamaktadır. Birebir temas kurulmamış olması, diğer üreticiler hakkında
şikâyetçilerin bilgi sahibi olmadığı anlamına da gelmemektedir.
(6) Başvurunun gizli olmayan örneğinde
yeterli bilgi bulunmadığına dair iddia nihai bildirim sonrasında yinelenmiştir.
Bu hususta şikâyetin dayandığı verilerin gizli olduğunun dikkate alınmadığı ve
bahse konu metinde bulunan bazı verilerin dikkatle okunmadığı anlaşılmaktadır.
(7) sonuc olarak, soruşturmanın gerek
ADA'nın 5.3 maddesine gerekse ilgili mevzuat hükümlerine tamamen uygun bir
biçimde açılmış olduğunu göstermektedir.
ALTINCI KISIM
Fiyat Taahhüdü Talepleri
Taahhüt
Talepleri
MADDE
41- (1) Hindistan'da yerleşik üretici
ihtracatçılardan Shree Rajasthan Syntex Ltd. ve Sutlej (Ind) Textiles and
Industries Ltd. firmaları, soruşturma kapsamında fiyat taahhüdünde bulunmak
istediklerini bildirmişlerdir. Ancak, bahse konu fiyat taahhüdü talepleri genel
politika prensipleri çerçevesinde kabul edilmemiştir.
YEDİNCİ
KISIM
sonuc
Karar
MADDE
42 - (1) Soruşturma sonucunda
dampingin, yerli üretim dalında zararın ve her ikisi arasında illiyet bağının
mevcut olduğu tespit edilmiş olup, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme
Kurulu'nun kararı ve Bakan'ın onayı ile aşağıda tanımı ve menşei verilen
maddenin Türkiye'ye ithalatında belirtilen oranlarda firma bazında dampinge
karşı kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.
GTP
Madde
Menşe Ülke
Üreticiler
Dampinge Karşı
Önlem
(ABD Doları/
Kg)
55.08;
55.09 (5509.52; 5509.61; 5509.91 hariç)
55.10 (5510.20 hariç);
55.11
Sentetik
ve suni devamsız liflerden iplikler
ÇHC
Nantong A-Z Textıle Co.,
Ltd.
0,49
Diğerleri
0,80
Hindistan
Rswm Limited
0,29
Diğerleri
0,39
Endonezya
PT Elegant Textile Industries
---
PT Sunrise Bumi Textile
---
PT Apac Inti Corpora
0,23
PT Kamaltex
0,25
PT Sinar Pantja[1] Djaja
PT Bitratex Industries
PT Hımalaya Tunas Texindo
PT Indorama
Synthetics TBK[2]
PT Lotus Indah Textile Industries
PT Srı Rejeki Isman-Sritex
PT Kewalram Indonesia
PT Lotus Indah Textile Industries
PT Embee Plumbon Tesktil
PT Indo Liberty Textiles
PT Himalaya Tunas Texindo
Polysindo Eka Perkasa
PT Kawalram
Diğerleri
0,40
Uygulama
MADDE
43 - (1) Gümrük idareleri, Karar
maddesinde gümrük tarife istatistik pozisyon numaraları, tanımı ve menşe
ülkeleri belirtilen maddenin, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla,
serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında ithalatında karşılarında gösterilen
miktarlarda dampinge karşı kesin önlemi uygular.
Yürürlük
MADDE
44 - (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE
45 - (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış
Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakan yürütür.
[1] 22.03.2014 tarih ve 28949 sayılı R.G. ile "Panua" ibaresi "Pantja" olarak değiştirilmiştir.
[2] "PT Indoroma" ibaresi "PT Indorama Synthetics TBK" olarak 10.07.2014 tarihli ve 29056 sayılı R.G.ile değiştirilmiştir.