2009-18 ABD, Almanya, İtalya ve Romanya menşeli Süspansiyon tipi polivinil klorür (PVC-S) ithalatında dampinge karşı vergi alınmasına ilişkin Tebliğ (Mülga)
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE
İLİŞKİN TEBLİĞ
(2009/18)
Dış Ticaret Müsteşarlığından:25.06.2009 tarih ve 27269 sayılı R.G.
100 Tasarruflu Yazılar 1 2 3 419345Üretici Belgesi ibrazına ilişkin Tebliğ 2002/1 G.G.T.(Serbest Dolaşıma Giriş) Seri no 3Soruşturma sonlanana kadar mevcut önleme ABD ve Almanya menşeli olanla için devam edileceği (2014/18 Tebliğ)
Sonuç - Karar Madde 21
2015/24
Sayılı Tebliğ ile ÖNLEMİN DEVAMINA KARAR VERİLDİĞİNDEN YÜRÜRLÜĞÜ KALMAMIŞTIR.
BİRİNCİ KISIM
Genel Bilgi ve İşlemler
Mevcut önlem ve soruşturma
MADDE 1 - (1) 6/2/2003 tarihli ve 25016
sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin 2003/2
sayılı Tebliğ ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya, İtalya ve
Romanya dahil on ülke menşeli 3904.10.00.00.19 gümrük tarife istatistik
pozisyonu (GTİP) altında yer alan "yalnız süspansiyon tipi polivinil klorür
(PVC-S)" için yürürlüğe giren 25-45 ABD Doları/Ton dampinge karşı vergi
1/2/2008 tarihinde söz konusu ülkeler hariç yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) Dampinge karşı önlemlerin
sona ermesinin damping ve zararın devamına veya yeniden meydana gelmesine neden
olacağı gerekçesiyle Petkim Petrokimya Holding A.Ş. firması tarafından yapılan
başvuru üzerine 1/2/2008 tarihli ve 26774 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/7
sayılı Tebliğ ile ABD, Almanya, İtalya ve Romanya menşeli önleme konu ürün
için başlatılan nihai gözden geçirme soruşturması, Dış Ticaret Müsteşarlığı
(Müsteşarlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülerek
tamamlanmıştır.
Kapsam
MADDE 2 - (1) Bu Tebliğ; 4412 sayılı
Kanunla değişik 3577
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli
ve 99/13482 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar
ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik)
hükümleri çerçevesinde yürütülen nihai gözden geçirme soruşturması sonucunda alınan
karara esas teşkil eden bilgi ve bulguları içermektedir.
(2) Soruşturmada elde edilen
bulguları içeren ve işbirliğine gelen taraflara gönderilen soruşturma nihai
bildirimine cevaplarında Ineos Vinyls Deutschland (IVD) ve Ineos Vinyls Italia
(IVI) firmaları, soruşturmanın 12 ayı aşan süresinde toplanan vergilerin haksız
olarak toplandığını belirtmiştir. Ancak, yürürlükte bulunan vergilerin
soruşturma süresince yürürlükte kalmaya devam etmesi hususu Yönetmeliğin 35
inci Maddesinde yer almaktadır.
Bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi
MADDE 3 - (1) Soruşturma açılmasını
müteakip, söz konusu ürünün bilinen yerli üreticilerine, Müsteşarlıkça tespit
edilen ithalatçı ve ihracatçılar ile tespit edilemeyen ABD, Almanya, İtalya ve
Romanya'da yerleşik diğer üretici/ihracatçılara iletilebilmesini teminen söz
konusu ülkelerin Ankara Büyükelçiliklerine soru formları gönderilmiştir.
(2) Taraflara soru formunu
yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmış olup, tarafların
süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(3) Yerli üretim dalı soruşturma
süresince Müsteşarlık ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen
ilave bilgi ve belgeleri temin etmiştir. Soruşturma döneminde üç ihracatçı
firma işbirliğinde bulunmuştur. İthalat gerçekleştirdiği tespit edilen 80
ithalatçı firmaya soru formu gönderilmiş, bu firmaların 29 undan cevap
alınmıştır.
Yerinde doğrulama soruşturması
MADDE 4 - (1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi
çerçevesinde yerli üretici Petkim Petrokimya Holding A.Ş. nezdinde yerinde
doğrulama soruşturması gerçekleştirilmiştir.
İlgili tarafların bilgilendirilmesi
MADDE 5 - (1) Soruşturma açılmasını
müteakip, soruşturma konusu ülkelerin Büyükelçiliklerine söz konusu ülkede
yerleşik üretici/ihracatçılara iletilmek üzere şikayetin gizli olmayan metni ve
soruşturma açılış Tebliği gönderilmiştir.
(2) Ayrıca, ilgili taraflardan
alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan özetleri talep eden bütün ilgili
tarafların bilgisine sunulmuştur.
(3) Tarafların soruşturma boyunca
ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkur görüşlerden
mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu Tebliğin ilgili
bölümlerinde cevap verilmiştir.
Gözden geçirme dönemi
MADDE 6 - (1) Önlemin yürürlükten kalkması
durumunda, dampingin ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel
olup olmadığının belirlenmesi için 1/1/2004-30/6/2008 arasındaki dönem gözden
geçirme dönemi olarak alınmıştır.
İKİNCİ KISIM
Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer
Ürün
Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün
MADDE 7 - (1) Soruşturma konusu ürün, ABD,
Almanya, İtalya ve Romanya menşeli 3904.10.00.00.19 GTİP altında yer alan
"yalnız süspansiyon tipi polivinil klorür (PVC-S)" dür.
(2) Yerli üretim dalı tarafından
üretilen önleme konu PVC-S ile soruşturma konusu ülkeler menşeli PVC'nin benzer
ürün olduğu tespiti mevcut önlemin yürürlüğe girmesini sağlayan soruşturmada
(esas soruşturma) yapılmıştır. Bu soruşturmada ise gerek yerli üretim dalı
tarafından gerekse soruşturma konusu ülkelerden ithal edilen önleme konu PVC-S'nin
işlevsel özellikleri, fiziksel özellikleri, kullanım alanları, dağıtım
kanalları, kullanıcıların algılaması ve birbirini ikame edebilmeleri açısından
benzer ürün olma durumunu ortadan kaldıracak yönde bir tespitte
bulunulmamıştır.
(3) Bu durumda, soruşturmaya konu
ülkeler menşeli soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından
üretilen PVC-S'nin benzer ürünler olduğu tespiti geçerliliğini korumaktadır.
(4) Soruşturma konusu ürün ile
ilgili açıklamalar genel içerikli olup, uygulamaya esas olan GTİP ve karşılığı
eşya tanımıdır. Bununla beraber, soruşturma konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife
Cetvelinde yer alan tarife pozisyonlarında ve/veya tanımlarında yapılacak
değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına halel getirmez.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Dampingin Devamı veya Yeniden
Meydana Gelmesi İhtimali
Fiyat karşılaştırması ve damping marjı
MADDE 8 - (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi
hükmü gereğince, yürürlükteki önlemin sona ermesi halinde dampingin devam
etmesi veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının
değerlendirilmesi amacıyla işbirliğinde bulunan IVD, IVI ve Oltchim firmaları
için adı geçen firmalarca sağlanan veriler esasında damping marjları
hesaplanmıştır. ABD'de yerleşik herhangi bir üretici/ihracatçı firma tarafından
işbirliği sağlanmadığından söz konusu ülke geneli için yine gösterge niteliği
taşıyan damping marjı hesabı eldeki verilere dayanılarak yapılmıştır. Bu
kapsamda ABD için damping marjının tespitinde 2007 yılına ilişkin oluşturulmuş
normal değer olarak yerli üretim dalının ticari maliyetlerine makul kar
oranının eklenmesi suretiyle bulunan ve fabrika çıkış aşamasında kabul edilen
değer; ihraç fiyatı olarak ise CIF bazında oluşan TÜİK ithalat verilerinden
sigorta ve navlun masraflarının düşülmesiyle elde edilen değer alınmıştır. Adil
bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen normal değer ile ihraç fiyatı aynı
aşamada (fabrika çıkış aşaması) karşılaştırılmıştır. Bu çerçevede, söz konusu
ülke menşeli PVC için damping marjı %33,99 olarak tespit edilmiştir.
(2) IVD ve IVI firmaları, Türkiye
piyasasına ihracatlarının tamamının aracı firmalara, yurtiçi satışlarının ise
perakende olarak gerçekleştirmeleri nedeniyle ticari aşama ayarlaması yapılması
talebinde bulunmuştur. Söz konusu talebe ilişkin sunulan bilgiler yeterli
belgelerle desteklenmemesine karşın, işbirliğinde bulunan ithalatçı firmaların
sunduğu satış faturaları ile IVD ve IVI firmalarının nihai bildirime cevap
teşkil eden raporlarında sundukları bilgilerin tutarlılık arz etmesi nedeniyle
her iki firma için de Türkiye'ye CIF bazındaki ihraç fiyatlarına bahse konu
belgelerde yer alan bilgiler ışığında gerekli ayarlama yapılmıştır.
(3) Diğer taraftan, söz konusu
firmalar için yapılan hesaplamalarda ihraç fiyatının fabrika çıkış aşamasına
getirilmesi hususunda gerekli tüm ayarlamalar yapılmıştır.
(4) Söz konusu hesaplamalara göre
IVD için %38,00, IVI için %18,49, Oltchim için %17,6 oranında damping marjı
hesaplanmıştır.
Önleme konu ülkelerin ihraç pazarları
MADDE 9 - (1) Önleme konu ülkelerin PVC-S
için ihracat ile fiyatlandırma politikalarının değerlendirilmesi amacıyla söz
konusu ülkelerin dünya ticaretindeki yerleri, en büyük ihraç pazarlarının
gelişimi ve toplam ihracatlarının içinde Türkiye'nin payı ile ilgili ihraç
fiyatları 2004-2007 yılları için incelenmiştir. Söz konusu inceleme PVC geneli
için yapılmış olup PVC-S için gösterge niteliği taşıdığı değerlendirilmiştir.
a) Önleme tabi ülkelerin dünya
ihracatı içerisindeki payı
(1) Uluslararası Ticaret Merkezi
(ITC- International Trade Center) verilerine göre söz konusu dönem için dünya
PVC ihracatı miktar bazında %18 artış göstermiştir. Önleme konu ülkelere
bakıldığında ise, ABD'nin, 2004 yılında 665,4 bin ton ile toplam dünya PVC
ihracatının %8'ini, 2005 yılında 645,2 bin ton ile yine %8'ini, 2006 yılında
816,9 bin ton ile %9'unu, 2007 yılında ise 1,02 milyon ton ile %11'ini
gerçekleştirdiği ve toplam dünya PVC ihracatında birinci sırada yer aldığı
görülmüştür. Almanya ise 2004 yılında 957,3 bin ton ile toplam dünya
ihracatının %12'sini, 2005'te 949,9 bin ton ile %11'ini, 2006'da kısmen
azalarak 826,9 bin ton ile %9'unu, 2007'de ise 843,1 bin ton ile yine %9'unu
gerçekleştirmiş ve dördüncü sırada yer almıştır. Romanya 2004 yılında 191 bin
ton ile toplam ihracatın %2'sini yaparken incelenen diğer dönemlerde ihracatı
aynı seviyeyi koruyarak genel ihracat artışı oranında artış göstermiştir. Son
olarak İtalya, 2004 yılında 89 bin ton ile toplam ihracatın %1'ini
gerçekleştirmişken benzer şekilde genel ihracat artışı ile birlikte %1
seviyesini korumuştur.
(2) Diğer taraftan, 2004 yılında
ortalama PVC FOB ihraç fiyatı 0,893 ABD Doları/Kg iken bu fiyat sürekli artarak
2007 yılında 1,065 seviyesine ulaşmıştır. ABD'nin ortalama fiyatları ise 2004
yılında 0,958 ABD Doları/Kg iken benzer şekilde artarak 2007 yılında 1,088 ABD
Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir. Almanya'dan yapılan ihracatın fiyatları
2004'te 0,957 ABD Doları/Kg iken yine sürekli artarak 2007'de 1,274 ABD
Doları/Kg; Romanya'nın ihraç fiyatları ise 2004'te 0,816 iken 2005 yılında bir
düşüş yaşansa da 2007 yılına kadar artış göstererek 1,071 ABD Doları/Kg; son
olarak İtalya'nın ihraç fiyatları 2004 yılında 0,968 ABD Doları/Kg iken benzer
seviyede artarak 2007 yılında 1,218 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
b) Önleme tabi ülkelerin belirli
ülke pazarlarındaki durumu ve ortalama ihraç fiyatları
(1) Soruşturmaya konu ülkelerin
ihracat eğilimlerini ülke bazında incelemek amacıyla söz konusu ülkelerin en
büyük ihraç pazarlarında meydana gelen gelişmeler 2004-2007 yıllarını kapsayan
dönem için değerlendirilmiştir.
(2) Buna göre, ABD menşeli
PVC'nin en büyük ihraç pazarını 2007 yılında %36'lık pay ile Kanada
oluşturmaktadır. Daha sonra ise %6 ile Mısır, %5 ile Türkiye ve Çin Halk
Cumhuriyeti (ÇHC) gelmektedir. 2004 yılında ABD'nin toplam ihracatı içerisinde
Kanada'nın payı %41 iken 2005'te %46'ya çıkmış, 2006'da %42'ye, 2007'de ise
%36'ya gerilemiştir. ABD'nin Mısır'a olan ihracatının payı ise 2004 yılında %3
iken 2006 yılında %5, 2007 yılında ise %6 olarak gerçekleşmiştir. ABD'nin
ÇHC'ye yaptığı ihracat ise 2004 yılında toplam ihracatının %16'sını
oluştururken aynı dönemde azalarak sırasıyla %14, %11 ve %5 olarak
gerçekleşmiştir.
(3) Söz konusu ülke pazarlarında
gerçekleşen fiyatlara bakıldığında ise 2004 yılında Kanada'ya yapılan ihracatın
FOB değeri 0,894 ABD Doları/Kg iken petrol fiyatlarında meydana gelen artış
nedeniyle sürekli artarak 2006 yılına kadar sırasıyla 1,068 ABD Doları/Kg,
1,124 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiş, 2007 yılında ise düşerek 1,038 ABD
Doları/Kg olmuştur. ÇHC'ye yapılan ihracatın fiyatları ise 2004 yılında 0,898
ABD Doları/Kg iken 2005'te 0,831 ABD Doları/Kg, 2006'da 0,837 ABD Doları/Kg,
2007'de ise 1,069 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
(4) Almanya'nın en büyük ihraç
pazarlarını yine Avrupa ülkeleri oluşturmaktadır. Söz konusu ülkeler İtalya,
Polonya ve Fransa olarak tespit edilmiştir. Almanya'nın toplam PVC ihracatı
içerisinde İtalya'nın payı 2004 yılında %16 iken 2005'te de aynı seviyede
kalmış ancak 2006 ve 2007 yılında %13'e gerilemiştir. Polonya pazarının payı
ise 2004 yılında %9 iken, 2005'te de aynı seviyede kalmış, 2006'da ise %14'e
çıkmış, 2007'de %13 olarak gerçekleşmiştir. Fransa'nın payı da benzer şekilde
2004'te %8 iken sürekli artarak 2007'de %12 olarak gerçekleşmiştir.
(5) Söz konusu ülke piyasalarına
yapılan ihracatın FOB fiyatlarına bakıldığında ise Almanya'dan İtalya'ya
yapılan ihracatın fiyatının 2004'te 0,976 ABD Doları/Kg iken 2007'de 1,343 ABD
Doları/Kg'ye çıktığı görülmüştür. Polonya'ya yapılan ihracatın ortalama birim
fiyatları benzer şekilde artış göstererek 2004 yılında 0,930 ABD Doları/Kg iken
2007 yılında 1,217 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir. Benzer şekilde
Fransa'ya yapılan ihracatın ortalama birim fiyatları 2004'te 1,074 ABD
Doları/Kg iken artarak 2007 yılında 1,317 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
(6) Diğer taraftan, İtalya'da
yerleşik PVC üretici/ihracatçı firmaların en büyük ihraç pazarlarını birinci
sırada yer alan Türkiye ile Fransa ve ABD oluşturmaktadır. Söz konusu ülkenin
Türkiye'ye ihracatı daha sonra değerlendirilecek olup Fransa'ya olan ihracatı
2004 yılında %4 iken, 2006 yılına kadar aynı seviyeyi korumuş ancak 2007
yılında artarak %16 olarak gerçekleşmiştir. ABD'ye yapılan ihracat ise 2004
yılında toplam ihracatın %2'sini oluştururken 2007 yılında artarak %6'sını
oluşturmuştur.
(7) İtalya'nın söz konusu ülkelere
yaptığı ihracatın ortalama fiyatlarına bakıldığında ise 2004 yılında Fransa
için 1,163 ABD Doları/Kg iken 2007 yılında 1,198 ABD Doları/Kg olarak
gerçekleştiği görülmüştür. ABD'ye yapılan ihracatın ortalama fiyatları ise 2004
yılında 1,426 iken 2007'de 1,438 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
(8) Son olarak Romanya'nın en
büyük ihraç pazarını yine Türkiye oluşturmakta olup, Türkiye'ye ilişkin veriler
daha sonra incelenecektir. Türkiye'den sonra ise ihraç pazarlarını Bulgaristan
ve İtalya oluşturmaktadır. 2004 yılında Bulgaristan'ın payı %4 iken 2005'te
%26'ya çıkmış, 2006'da %9, 2007'de ise %14 olmuştur. İtalya'ya yapılan
ihracatın payı ise 2004 yılında %11 iken 2005 ve 2006 yılında düşmüş, 2007'de
ise %22 olarak gerçekleşmiştir.
(9) Romanya'nın söz konusu
pazarlara ihracatında oluşan fiyatlar ise Bulgaristan için 2004 yılında 0,920
ABD Doları/Kg iken artarak 2007 yılında 1,023 ABD Doları/Kg, İtalya'ya yapılan
ihracatın ortalama birim fiyatları ise 2004 yılında 0,825 ABD Doları/Kg iken
2007 yılında 1,062 olarak gerçekleşmiştir.
(10) Sonuç olarak, ABD'nin en
büyük ihraç pazarlarını yine Kuzey Amerika'nın oluşturduğu, Avrupa ülkelerinin
de benzer şekilde en büyük ihraç pazarlarını yine Avrupa ülkelerinin
oluşturduğu, bu nedenle önleme konu ülkelerin kendi iç piyasalarının yanında
ihraç pazarlarının da yaşanan küresel finans krizi nedeniyle 2008'in ikinci
yarısından sonra önemli ölçüde daraldığı ve bu daralmanın 2009 yılında devam
edeceği, söz konusu talep daralması nedeniyle önleme konu ülkelerde yerleşik
ihracatçıların biriken stoklarını azaltmak amacıyla hem geleneksel olarak
ihracat yaptıkları piyasalarda hem de üçüncü ülke piyasalarında dampingli
fiyatlarla rekabet eğilimine girmelerinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.
c) Önleme tabi ülkelerin Türkiye
pazarındaki durumu ve ortalama ihraç fiyatları
(1) Söz konusu ülkelerin
2004-2007 dönemi itibariyle gerçekleştirdikleri toplam ihracat içerisinde
Türkiye'nin payına bakıldığında; 2004 ve 2005 yıllarında Türkiye'nin ABD'nin
toplam ihracatı içerisindeki payı %1-2 seviyesindeyken 2006 ve 2007 yılında
%5'e çıkarak dördüncü sırada yer aldığı görülmüştür. Aynı dönemde Almanya'nın
toplam ihracatı içerisinde 2004-2007 yıllarını kapsayan dönemdeki payı %3-5
seviyesinde değişerek yedinci sırada yer aldığı belirlenmiştir. İtalya'nın ise
toplam ihracatı içerisinde en büyük paya sahip olduğu, 2004 ve 2005'te payı %27
iken 2006'da %14'e gerilediği ancak 2007'de %24'e çıktığı belirlenmiştir. Son
olarak Romanya'nın toplam ihracatında yine en büyük paya sahip olarak 2004'te
%55, 2005'te %57, 2006'da %52 olarak gerçekleştiği, 2007'de ise %27'ye
gerilediği ancak yine en büyük pazar olmaya devam ettiği belirlenmiştir.
(2) ABD'nin Türkiye'ye
ihracatında oluşan ortalama birim fiyatlara bakıldığında, 2004 yılında 0,94 ABD
Doları/Kg, 2005'te 0,80 ABD Doları/Kg, 2006'da 0,73 ve 2007'de 1,041 ABD
Doları/Kg olarak gerçekleştiği görülmüş olup söz konusu ülkenin Türkiye'ye
gerçekleştirdiği ihracatın birim fiyatlarının ortalama birim fiyatlarından daha
düşük olduğu görülmektedir.
(3) Almanya'nın Türkiye'ye
ihracatının ortalama fiyatlarının ise sırasıyla 0,90 ABD Doları/Kg, 0,86 ABD
Doları/Kg, 0,94 ABD Doları/Kg ve 1,046 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği
görülmüştür. Benzer şekilde Almanya'nın Türkiye'ye ihracatının ortalama fiyatlarının
ortalama ihraç fiyatlarından önemli ölçüde düşük olduğu anlaşılmaktadır.
(4) İtalya'nın Türkiye'ye
ihracatının fiyatlarının ise 0,85 ABD Doları/Kg, 0,81 ABD Doları/Kg ve 0,95 ABD
Doları/Kg ve 1,048 ABD Doları/Kg seviyesinde gerçekleştiği ve benzer şekilde
söz konusu ülkenin Türkiye'ye gerçekleştirdiği ihracatın ortalama birim
fiyatlarının toplam ihracatının ortalama birim fiyatlarının tüm yıllar için
altında kaldığı görülmektedir.
(5) Son olarak, Romanya'nın
Türkiye'ye ihracatının ortalama fiyatları sırasıyla 0,81 ABD Doları/Kg, 0,76
ABD Doları/Kg, 0,83 ABD Doları/Kg ve 1,02 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiş ve
ortalama ihraç fiyatları toplam ihracatının ortalama fiyatlarının altında
kalmıştır.
ç) Önleme konu ülkelerde kapasite
fazlası ve fiyatlara etkisi
(1) Önleme tabi ülkelerde
sektörün durumu, dampingli ihracat üzerine muhtemel etkilerinin
değerlendirilmesi amacıyla incelenmiştir. Bununla birlikte şikayete konu
ülkelerdeki mevcut PVC-S üretim kapasiteleri incelenmiştir. Söz konusu
incelemede ABD'de faaliyet gösterdiği bilinen 10 firma ile mevcut kapasite
toplamlarının 7,26 milyon ton olduğu ve ilerleyen yıllarda bazı firmaların
toplamda 680 bin ton kapasite artırımına gitmeyi planladığı belirlenmiştir.
Almanya'nın ise bilinen 4 firma ile mevcut kapasitesinin 2,1 milyon ton olduğu
ve iki firmanın kapasite artırımına gitmeyi planladığı ve en büyük kapasiteye
sahip firmanın %90 kapasite kullanım oranına sahip olduğu belirlenmiştir. Diğer
taraftan, İtalya'da faaliyet gösterdiği bilinen bir firmanın mevcut
kapasitesinin 415 bin ton olduğu ve ortalama %80 kapasite ile çalıştığı tespit
edilmiştir. Romanya'da ise PVC üretimi gerçekleştirdiği bilinen bir firmanın
üretim kapasitesinin 300 bin ton olduğu belirlenmiştir. Söz konusu veriler ABD,
Almanya ve İtalya'nın mevcut kapasitelerinin Türkiye ile karşılaştırılamayacak
düzeyde olduğunu, Romanya'nın kapasitesinin ise diğer ülkelere göre daha düşük
olmasına karşın Türkiye üretim kapasitesinin iki katını oluşturduğu
belirlenmiştir. Bu durum ise küresel finans krizi nedeniyle talep daralması
gerçekleşen söz konusu piyasalarda kapasite fazlasının oluştuğuna işaret
etmekte olup, söz konusu fazlanın Türkiye ile birlikte üçüncü ülke piyasalarına
dampingli ihracat olarak artan bir şekilde yönelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.
d) Talebin fiyatlar üzerine
etkisi
(1) PVC sektöründe tüketim önemli
ölçüde inşaat sektörünün büyüme oranına bağlı olup, inşaat sektöründeki
büyümenin ise ülkelerin gayrı safi yurtiçi hasılası büyüme oranına benzer
eğilim gösterdiği tespit edilmiştir. 2008 yılının ilk yarısında ABD ve Avrupa
piyasalarında yaşanan durgunluk özellikle Uzak Doğu ve Orta Doğu ülkelerindeki
canlı talep ile dengelenirken 2008 yılının ikinci yarısından sonra krizin
uluslararası likidite sıkıntısı yaratması sebebiyle talep durgunluğu tüm
dünyada yaşanmaya başlamıştır. IMF'nin revize edilmiş son raporuna göre 2008
için büyüme oranları ABD için %0,9, Almanya için %1,3, İtalya için (-)%1,
Romanya için ise %7,1 seviyesinde olarak açıklanmıştır. 2009 için yapılan son tahminler
ise ABD için (-)%2,8, Almanya için (-)%5,6, İtalya için (-) 4,4, Romanya için (-)%4,1 seviyesinde olup 2014
yılında söz konusu ülkeler için büyüme oranlarının sırasıyla %2,4, %2,2, %1,9
ve %4,1 olacağı tahmin edilmektedir.
(2) Öte yandan Chemsystems (2008)
tarafından yayımlanan bir raporda, Kuzey Amerika PVC iç piyasa talebinin 2005
yılında 7,1 milyon ton olarak gerçekleştiği, yapılan tahminlere göre 2009
yılına kadar söz konusu piyasada %11'lik daralma oluşacağı; Batı Avrupa
piyasasının 2005 yılında 5,9 milyon ton olan tüketimin 2009 yılına kadar %1
büyüyeceği, Doğu Avrupa'da ise 2005 yılında 706 bin ton olan iç piyasa
talebinin 2009 yılına kadar %78 büyüyeceği belirtilmektedir.
(3) Soruşturmaya konu ABD ve Batı
Avrupa piyasalarında talep daralması yoğun olarak hissedilmekle birlikte
yukarıda da belirtildiği üzere söz konusu ülkelerin en büyük ihraç pazarlarını
yine Kuzey Amerika ve Avrupa piyasaları oluşturması nedeniyle bu ülkelerde
yerleşik üretici/ihracatçı firmaların kendi pazarlarındaki azalan talebi ikame
amacıyla üçüncü ülke piyasalarına düşük fiyatlı satış politikası izleyerek
ihracat gerçekleştirmelerinin muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.
Dampingin devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi ihtimali
MADDE 10 - (1) Yürütülen soruşturmada, ABD,
Almanya, İtalya ve Romanya'da yerleşik işbirliğinde bulunan firmalar için
hesaplanan damping marjlarının önemli seviyelerde olduğu tespit edilmiştir. Öte
yandan, hesaplanan damping marjlarının halen yürürlükte olan dampinge karşı
vergi miktarlarının oldukça üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan,
başta ABD olmak üzere, önleme konu ülkelerin önemli seviyede PVC üretim
kapasitelerine sahip oldukları ve finans krizi nedeniyle talep daralmasının
özellikle bu ülkelerde yaşandığı; yine başta ABD olmak üzere söz konusu önleme
konu ülkelerin dünya PVC ihracatında önemli paya sahip oldukları, kendi iç
piyasaları ile başlıca ihraç pazarlarının da krizden en derin etkilenen ülkeler
arasında olduğu belirlenmiştir. Bunun sonucunda önleme konu ülkelerde yerleşik
üretici/ihracatçı firmaların meydana gelen kapasite fazlasını zaten en büyük
ihraç pazarlarına göre düşük fiyat politikası izledikleri Türkiye ve diğer
üçüncü ülke pazarlarına yönlendirmelerinin muhtemel olduğu belirlenmiştir. Bu
bilgiler ışığında önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda soruşturmaya konu
ülkelerin Türkiye piyasasına dampingli fiyatlarla ihracat yapmaya devam
etmesinin muhtemel olduğu anlaşılmaktadır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Zararın Devam Etmesi veya Yeniden
Meydana Gelmesi ihtimali
Genel
MADDE 11 - (1) Önlemlerin yürürlükte olduğu
dönemde, yerli üretim dalında zarar durumu ve önlemlerin yürürlükten kalkması
halinde zarara etki edebilecek muhtemel gelişmeler incelenmiştir. Bu çerçevede,
ithalatın miktarı ve gelişimi, fiyatlarının gelişimi, fiyat kırılması ve
baskısı ile yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelenmiştir.
BİRİNCİ BÖLÜM
Önlem Konusu İthalatın Gelişimi
Maddenin genel ithalatı ve önleme konu ülkelerden ithalatı
MADDE 12 - (1) PVC'nin genel ithalatı ve
önleme konu ülkeler menşeli ithalatı TÜİK verilerine göre önlemin yürürlükte
olduğu 2004-2008 dönemi için incelenmiştir. Buna göre toplam ithalat 2004
yılında 417,6 bin ton iken, 2005 yılında 505,8 bin tona, 2006 yılında 562,4 bin
tona çıkmış, 2007 yılında ise gerilemeye başlayarak 654 bin ton, 2008 yılında
612 bin ton olarak gerçekleşmiştir.
(2) Önleme konu ülkelerden
yapılan ithalata bakıldığında ise, ABD, 2004 yılında 29,7 bin ton ile toplam
ithalatın %7'sini oluştururken, 2005 yılında kısmen gerileyerek 23,2 bin ton
ile %5'ini, 2006 yılında 24,4 bin ton ile %4'ünü, 2007'de 65,8 bin ton ile
toplam ithalatın %10'unu, 2008 yılında ise 75,7 bin ton ile toplam ithalatın
%12,4'ünü oluşturarak en çok ithalat yapılan ülke olmuştur.
(3) Almanya'dan yapılan PVC
ithalatı ise 2004 yılında 41,5 bin ton ile toplam ithalatın %10'unu
oluştururken, 2005 yılında 61,5 bin ton ile %12'sini, 2006 yılında önemli
ölçüde gerileyerek 16,7 bin ton ile %3'ünü, 2007 yılında 32,6 bin ton ile
%5'ini, 2008 yılında ise 30,5 bin ton ile yine %5'ini oluşturmuştur.
(4) İtalya'dan yapılan PVC
ithalatı ise 2004 yılında 21,3 bin ton ile toplam ithalatın %5'ini, 2005
yılında 29,4 bin ton ile %6'sını, 2006 yılında 12,5 bin ton ile %2'sini, 2007
yılında 24,3 bin ton ile %4'ünü 2008 yılında ise 28,3 bin ton ile %5'ini
oluşturmuştur.
(5) Son olarak Romanya'dan
yapılan ithalat, 2004 yılında 94,5 bin ton ile toplam ithalatın %23'ünü, 2005
yılında 107,4 bin ton ile %21'ini, 2006 yılında 103,1 bin ton ile %18'ini, 2007
yılında önemli ölçüde düşerek 56 bin ton ile toplam ithalatın %9'unu, 2008
yılında ise düşmeye devam ederek 45,6 bin ton ile toplam ithalatın %7'sini
oluşturmuştur.
(6) Diğer ülkelerden yapılan
ithalat ise, 2004 yılında 230,6 bin ton ile toplam ithalatın %55'ini
oluştururken, 2005 yılında 284,4 bin ton ile %56'sını, 2006 yılında 405,7 bin
ton ile %72'sini, 2007 yılında 516,3 bin ton ile %79'unu, 2008 yılında 432,3
bin tona gerileyerek toplam ithalatın %71'ini oluşturmuştur.
Önlem konusu ithalatın fiyatlarının gelişimi
MADDE 13 - (1) Önlem konusu ithalatın
fiyatlarının gelişimi, 2008 yılının son çeyreğinde derinleşen küresel finans
krizinin etkilerinin de değerlendirilmesi amacıyla 2009 Ocak ayı dahil edilerek
incelenmiştir. Buna göre, toplam ithalatın fiyatları 2004 yılında 0,96 ABD
Doları/Kg iken, 2005 yılında 0,97 ABD Doları/Kg, 2006 yılında 0,95 ABD
Doları/Kg, 2007 yılında 1,09 ABD
Doları/Kg ve 2008 yılının ilk yarısında petrol fiyatlarındaki önemli artışla
1,23 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir, 2009 Ocak ayında ise yaşanan talep
daralması ile önemli ölçüde düşerek 0,69 ABD Doları/Kg seviyesinde oluşmuştur.
(2) Önleme konu olan ülkelerden
yapılan PVC ithalatının ortalama birim fiyatlarına bakıldığında ise tüm
ülkelerde incelenen dönemde artış gerçekleştiği, 2009 Ocak-Nisan döneminde ise
önemli bir düşüş yaşandığı belirlenmiştir. Buna göre, ABD'den yapılan ithalatta
oluşan ortalama birim fiyatların 2004 yılında 0,95 ABD Doları/Kg, 2005 yılında
0,92 ABD Doları/Kg, 2006 yılında 0,94 ABD Doları/Kg, 2007 yılında 1,07 ABD
Doları/Kg, 2008 yılında 1,21 ABD Doları/Kg, 2009 Ocak ayında ise 0,66 ABD
Doları/Kg olarak gerçekleştiği görülmüştür.
(3) Almanya'dan yapılan PVC
ithalatının birim fiyatları 2004 yılında 0,95 ABD Doları/Kg iken, 2005 yılında
0,99 ABD Doları/Kg, 2006 yılında 0,94 ABD Doları/Kg, 2007 yılında 1,10 ABD
Doları/Kg, 2008 yılında 1,21 ABD Doları/Kg, 2009 yılının Ocak ayında ise ABD
ile aynı seviyede 0,66 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
(4) İtalya'dan yapılan ithalatın
ortalama birim fiyatları 2004 yılında 0,90 ABD Doları/Kg, 2005 yılında 0,97 ABD
Doları/Kg, 2006 yılında 1,00 ABD Doları/Kg, 2007 yılında 1,08 ABD Doları/Kg,
2008 yılında 1,27 ABD Doları/Kg, 2009 Ocak ayında ise 0,65 ABD Doları/Kg olarak
gerçekleşmiştir.
(5) Son olarak Romanya'dan
yapılan ithalatın ortalama birim fiyatları da incelenen dönemde sürekli artış
göstererek sırasıyla, 0,94 ABD Doları/Kg, 0,95 ABD Doları/Kg, 0,97 ABD
Doları/Kg, 1,11 ABD Doları/Kg ve 1,30 ABD Doları/Kg, 0,97 ABD Doları/Kg, olarak
gerçekleşmiş olup 2009 yılının Ocak ayında 0,95 ABD Doları/Kg seviyesine
inmiştir.
(6) Diğer ülkelerden yapılan
ithalatın birim fiyatları ise 2004 yılında 0,97 ABD Doları/Kg, 2005'te 0,98 ABD
Doları/Kg, 2006'da 0,95 ABD Doları/Kg, 2007 yılında 1,09 ABD Doları/Kg, 2008
yılında benzer şekilde artarak 1,22 ABD Doları/Kg, 2009 yılının ilk dört aylık
döneminde ise yine benzer şekilde düşerek 2009 Ocak ayında ise yine benzer
şekilde düşerek 0,69 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
Fiyat kırılması ve baskısı
MADDE 14 - (1) Önlemin yürürlükten kalkması
durumunda yerli üretim dalı fiyatları üzerinde oluşabilecek muhtemel etkiyi
görmek amacıyla 2007 yılı için fiyat kırılması ve fiyat baskısı hesaplanmıştır.
Yapılan hesaplamada ihraç fiyatı olarak ABD için CIF bazındaki TÜİK istatistik
verilerinden yararlanılmıştır. İşbirliği sağlanan ülkeler için ise ilgili
firmaların ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatı kullanılmıştır. Söz konusu
verilere, dampinge karşı vergi hariç, gümrük vergisi ve IVD ve IVI firmalarının
beyan etmiş oldukları ithal masrafları eklenerek önlem konusu ürünün Türkiye
piyasasına giriş fiyatları bulunmuş ve yerli üretim dalının yurtiçi satış
fiyatları ile karşılaştırılmıştır. Buna göre 2007 yılı için ABD menşeli
ithalatın ortalama fiyatlarının YÜD'nin yurtiçi satış fiyatlarını (-)3,5%
oranında; Almanya menşeli PVC ithalatının %3,2 oranında; İtalya menşeli PVC
ithalatının %1,6 oranında; Romanya menşeli ithalatın ortalama fiyatlarının ise
yerli üretim dalının yurtiçi satış fiyatlarını %8,5 oranında kırdığı tespit
edilmiştir. Diğer taraftan fiyat baskısı ABD menşeli ithalat için %6,0, Almanya
menşeli ithalat için %17,5, İtalya menşeli ithalat için %11,2 ve Romanya
menşeli ithalat için %18,9 olarak hesaplanmıştır.
Yurtiçi tüketim ve önlem konusu ithalatın pazar payları
MADDE 15 - (1) Önlem konusu ürünün yurtiçi
tüketimi, 2004-2008 dönemi için yerli üretim dalının yurtiçi satışları ile
genel ithalatın toplanmasıyla hesaplanmıştır. Tüketim endeksi hesabının
sağlıklı yapılabilmesi amacıyla 2008 yılının ilk altı ayı için mevcut olan
veriler on iki aya tamamlanmıştır.
(2) Buna göre, önleme konu ürün
için tüketim 2004 yılında 100 olarak kabul edildiğinde, 2005 yılında 113'e,
2006 yılında 123'e, 2007 yılında 141'e çıktığı, 2008 yılında ise 133'e
gerilediği görülmüştür. İncelenen dönemde önleme konu ülkelerden ABD'nin pazar
payı 2004'te 100 iken 2008'de 192'ye çıkmış; Almanya'nın pazar payı 2004'te 100
iken 2008'de 55 olmuş; İtalya'nın pazar payı aynı seviyede kalmış, Romanya'nın
pazar payı ise 2004 yılında 100 iken 2008'de 36 olarak gerçekleşmiştir.
(3) IVD ve IVI firmaları, Dünya
Ticaret Örgütü Anti-Damping Anlaşması'nın ve İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Mevzuatın zarara ilişkin bölümlerinde yer alan hususların
yerli üretim dalında meydana gelen zarar için geçerli olmadığını savunmuştur.
Bu kapsamda söz konusu firmalar, Almanya'dan yapılan ithalatın incelenen
dönemde düştüğünü, İtalya'dan yapılan ithalatın ise kısıtlı artış gösterdiğini
belirtmiştir. Öte yandan firmalar, 2009 yılında İtalya menşeli ithalatın önemli
ölçüde düşmüş olmasının ilgili ülkede yerleşik ihracatçı firmanın Türkiye'ye
yönelik ihracatını azaltması yönünde politika değişikliğine gittiğine işaret
ettiğini vurgulamaktadır. Diğer taraftan, aynı firmalar, Almanya ve İtalya'dan yapılan ithalatın
fiyatlarının incelenen dönemde artış gösterdiği, 2009 yılında yaşanan hızlı
düşüşün ise petrol fiyatlarında meydana gelen düşüşten kaynaklandığını
belirtmişlerdir. Son olarak, söz konusu firmalar, Almanya'dan yapılan ithalatın
pazar payının incelenen dönemde düştüğünü, İtalya'dan yapılan ithalatın pazar
payının ise aynı seviyede kaldığını, yerli üretim dalının pazar payının
azalmasının ise artan talep karşısında kapasitesini artıramamasından
kaynaklandığını vurgulamışlardır.
Soruşturmanın bir nihai gözden geçirme soruşturması olması ve vergilerin
yürürlükte olması nedeniyle inceleme zararın devam etmesi veya yeniden meydana
gelmesi ihtimali üzerine yapılmış olup, yukarıda belirtilen zarar unsurları bu
çerçevede değerlendirilmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM
Yerli Üretim Dalının Durumu
Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri
MADDE 16 - (1) Önlem konusu ithalatın yerli
üretim dalı üzerindeki etkisinin belirlenmesinde, 2004-2008 yılına ilişkin
yerli üretim dalını temsil eden Petkim Petrokimya Holding A.Ş. firmasının
verileri esas alınmış olup, önleme konu ürüne ilişkin veriler kullanılmıştır.
2008 yılına ait veriler ilk altı ayı kapsamakta olup istatistiki karşılaştırma
amacıyla mümkün olduğu ölçüde on iki aya tamamlanmıştır.
(2) Yerli üretim dalının ekonomik
göstergelerindeki değişimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Yeni Türk
Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)
kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler kullanılmıştır.
a) Üretim
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu üründe 2004 yılında 100 olarak kabul edilen üretim miktar endeksi,
incelenen dönem için sırasıyla 85, 85, 99 ve 89 olarak gerçekleşmiştir.
b) Satışlar
1) Yerli üretim dalının önleme
konu ürünün satış miktar endeksi 2004 yılında 100 olarak kabul edildiğinde,
incelenen dönem için sırasıyla 92, 91, 98 ve 94 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Aynı dönemde önleme konu
ürünün yurtiçi satış hâsılatının 2004'te 100 olarak kabul edildiğinde incelenen
dönem için sırasıyla 80,79, 86 ve 75 olarak gerçekleştiği görülmüştür.
c) Yurtiçi fiyatlar
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi birim satış fiyatı endeksi 2004 yılında
100 olarak alındığında, incelenen dönem için sırasıyla 87, 87, 88 ve 80 olarak
gerçekleşmiştir.
ç) İhracat
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu üründe 2004 yılında 100 olan ihracat miktar endeksi, incelenen dönem için
sırasıyla 516, 789, 708 ve 1.167 olarak gerçekleşmiştir.
d) Pazar payı
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu üründe yurtiçi pazar payı endeksi 2004 yılında 100 olarak alındığında
incelenen dönem için sırasıyla 81, 74, 70 ve 70 olarak gerçekleşmiştir.
e) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu üründe 2004 yılında 100 olan stok düzeyi endeksi, incelenen dönem için
sırasıyla 56, 12, 48 ve 46 olarak gerçekleşmiştir.
f) Kapasite ve kapasite kullanım
oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu üründe üretim kapasitesi incelenen yıllar için aynı seviyede kalmış,
kapasite kullanım oranı ise yine 2004 yılında 100 olarak kabul edildiğinde
sırasıyla 85, 85, 99, 89 olarak gerçekleşmiştir.
g) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu üründe çalışan toplam işçi sayısı endeksi 2004 yılında 100 kabul
edildiğinde incelenen dönem için sırasıyla 97, 94, 91 ve 84 olarak
gerçekleşmiştir.
h) Ücretler
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu ürünün üretiminde çalışan işçilerinin aylık giydirilmiş brüt ücret
endeksinin 2004 yılında 100 olarak kabul edildiğinde incelenen dönem için
sırasıyla 95, 101, 102 ve 93 olarak gerçekleştiği görülmüştür.
ı) Verimlilik
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu ürünün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2004 yılında 100
iken, incelenen dönem için sırasıyla 88, 91, 109 ve 107 olarak gerçekleşmiştir.
i) Maliyetler
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu ürünün ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2004 yılında 100
olarak kabul edildiğinde incelenen dönem için sırasıyla 120, 110, 94 ve 98
seviyesinde gerçekleşmiştir.
j) Kârlılık
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu ürünün üretiminde ticari maliyetleri dikkate alınarak hesaplanan ürün
birim kârlılık endeksi 2004 yılında 100 olarak kabul edildiğinde, incelenen
dönem için sırasıyla (-) 328, (-) 208, 12 ve (-) 155 olarak gerçekleşmiştir.
k) Nakit akışı
(1) Yerli üretim dalının önleme
konu ürünün satışları ile yarattığı nakit akışı endeksi 2004 yılında 100 olarak
kabul edildiğinde, incelenen dönem için sırasıyla (-) 165, (-) 122, 12 ve (-)
96 olarak gerçekleşmiştir.
l) Özkaynakların Kârlılığı ve
Yatırım Hâsılatı
(1) Yerli üretim dalının bütün
faaliyetleri ile ilgili olarak, özkaynak kârlılığı endeksi 2004 yılında 100
olarak alındığında incelenen dönem için sırasıyla (-) 750, 19, 312 ve (-) 3
olarak gerçekleşmiştir.
(2) Yatırım hâsılatı (Kâr/Aktif
Toplamı) oranı endeksi 2004 yılında 100 olarak alındığında incelenen dönem için
sırasıyla (-) 656, 17, 278 ve (-) 2 olarak gerçekleşmiştir.
m) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün
faaliyetleri ile ilgili olarak, aktif büyüklüğü reel olarak 2004 yılında 100
olarak kabul edildiğinde, incelenen dönem için sırasıyla 89, 81, 83 ve 75
seviyesinde oluştuğu görülmüştür.
n) Sermaye Artışı
(1) Yerli üretim dalının bütün
faaliyetleri ile ilgili olarak, 2004 yılında 100 olan öz sermaye endeksi
incelenen dönem için sırasıyla 78, 71, 74 ve 65 olarak gerçekleşmiştir.
Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesi
MADDE 17 - (1) Yerli üretim dalının verileri
incelendiğinde, önlemin yürürlükte olduğu dönemde düzelmenin istikrarlı
olmadığı, özellikle 2005 ve 2006 yıllarında tekrar bozulma yaşandığı, 2007
yılında düzelme görüldüğü, ancak 2008 yılının ilk altı aylık verilerinin on iki
aya tamamlanmasıyla oluşan tabloda tekrar bozulma görüldüğü ortaya çıkmaktadır.
Buna göre, önleme konu ürünün üretiminde 2005 ve 2006 yıllarında 2004 yılına
göre düşme gerçekleşirken 2007 yılında artış sağlanmış, ancak 2008 yılında
tekrar düşüş gerçekleşmiştir. Yurtiçi satışlarda benzer şekilde 2005 ve 2006
yıllarında bir önceki yıla göre düşüş yaşanırken 2007 yılında toparlanma
görülmüş ancak 2008 yılında tekrar düşüş yaşanmıştır. Öte yandan, ürün kârlılık
endeksinde 2007 yılı dışında zarar görülmekte olup ürün nakit akışı da benzer
şekilde olumsuz seyretmiştir.
(2) Üretim seviyesinin satışlarda
yaşanan düşüşle paralel seyretmesi nedeniyle stoklarda artış görülmemiştir.
Ancak firmanın tüm ürünlerine ilişkin göstergeleri incelendiğinde aktiflerinde
ve özkaynaklarında erime gerçekleştiği, firmanın dönem net kârının incelenen
dönemde dengeli bir seyir izleyemediği görülmüştür.
(3) Öte yandan nihai bildirim
sonrası yerli üretim dalına ait 2008 yılının tamamını kapsayan veriler
alınmıştır. Yapılan değerlendirmede 2008 yılının tamamına ilişkin verilerin
önceki incelemeyle tutarlılık arz ettiği, bununla birlikte belirli ekonomik
göstergelerde oluşan bozulmanın daha derin olduğu görülmüştür.
(4) IVD ve IVI firmaları, yerli
üretim dalında görülen zararın dampingli ithalattan kaynaklanmadığını, zararın
yerli üretim dalının Türkiye'de artan PVC-S talebine karşılık verememesinden ve
iyi yönetilemeyip maliyetlerin ve dolayısıyla fiyatların yüksek kalmasından
kaynaklandığını vurgulamıştır. Yapılan incelemede, yerli üretim dalının
Türkiye'nin talebini karşılamadığı tespiti yapılmış, ancak, önlemin yürürlükten
kalkması durumunda önleme konu ülkelerden yapılan ithalatın dampingli olmaya
devam etmesi veya ithalatta dampingin yeniden meydana gelmesi ve bunun
sonucunda zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi ihtimalini ortadan
kaldıracak bir hususun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Diğer taraftan, küresel
talep daralması birçok üründe fiyatların oldukça düşmesine neden olmuştur. Bu
durumun kısa sürede tersine dönmesi beklenmemektedir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Zararın Devam Etmesi veya Yeniden
Meydana Gelmesi İhtimali
Genel
MADDE 18 - (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi
hükümleri gereğince, önlemin yürürlükten kalkması halinde yerli üretim dalında
önleme konu ülkeler menşeli dampingli ithalattan kaynaklanan zararın devam
etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı
değerlendirilmiştir.
a) Önleme konu ülkelerde sektörün
durumu ve kapasite fazlası
(1) Yapılan inceleme sonucunda,
ABD ve Avrupa PVC-S piyasalarında 2007'nin ilk yarısına kadar Uzak Doğu menşeli
ithalat nedeniyle yerli üreticilerin pazar kaybettiği, 2007 yılının ikinci
yarısından sonra özellikle inşaat sektöründe daralma yaşandığı, 2008'in ikinci
yarısından sonra ise likidite sıkıntısı olarak küresel boyuta taşınan finans
krizinin talep daralmasına neden olduğu ve bunun söz konusu piyasalarda PVC-S
talebini önemli ölçüde etkilediği belirlenmiştir.
(2) Söz konusu ekonomik
konjonktür göz önünde bulundurulduğunda başta ABD olmak üzere Almanya ve
İtalya'da kurulu kapasitelerin önemli büyüklükte olması ve Kuzey Amerika ve
Avrupa piyasalarında 2009 yılında devam etmesi beklenen talep daralması
nedeniyle söz konusu ülkelerde yerleşik üretici/ihracatçıların stoklarını
azaltma arayışına geçtikleri 2009 yılının ilk dört aylık döneminde gerçekleştirilen
ithalatın birim fiyatlarının önemli ölçüde düşmesinden de anlaşılmaktadır.
(3) Diğer taraftan, Nexant Chem
Systems tarafından yayınlanan bir rapora göre PVC-S bünyesinde bulunan bazı
inorganik girdiler nedeniyle son yıllarda getirilen bazı düzenlemeler ile
polietilen ve polipropilen gibi ikame olabilecek polimerlerin sağlık ve çevre
açısından PVC-S'ye tercih edildiği, bunun ise PVC-S'nin rekabet gücünü
zayıflatabileceği anlaşılmaktadır.
b) Önleme Tabi Ülkelerin Dünya
Ticaretindeki Yeri:
(1) Daha önce de belirtildiği
üzere 2007 yılı itibariyle ABD 1 milyon ton ile dünya PVC-S ihracatının %11'ini
oluşturarak birinci sırada yer almıştır. Türkiye'ye gerçekleştirdiği ihracat
ise aynı yıl 65,8 bin ton olmuştur. Almanya ise 2007 yılında 843 bin ton ile toplam
PVC-S ihracatının %9'unu oluşturmuş olup söz konusu ülkenin aynı yıl Türkiye'ye
yaptığı ihracat 32,6 bin ton olarak gerçekleşmiştir. İtalya'ya bakıldığında
ülkenin 102 bin ton ile toplam PVC-S ihracatının %1'ini oluşturmakta olduğu,
Türkiye'ye yaptığı ihracatın ise 24 bin ton olduğu görülmüştür. Romanya'ya
bakıldığında ise ülkenin 185 bin ton ile 2007 yılı toplam PVC-S ihracatının
%2'sini gerçekleştirdiği ve aynı yıl Türkiye'ye 56 bin ton ihracat
gerçekleştirdiği belirlenmiştir. Bu durum, özellikle ABD ve Almanya'nın ihracat
kapasitelerinin önemli ölçüde yüksek olduğu, diğer ülkelerin kapasitelerinin
göreceli olarak daha düşük olmasına karşın yakınlık nedeniyle de geleneksel
olarak Türkiye piyasasına yüksek oranlarda ihracat gerçekleştirdiklerini göstermektedir.
c) Önlem konusu ithalatın ve
fiyatlarının değerlendirilmesi
(1) 2004-2008 döneminde toplam
ithalatın %47 oranında arttığı belirlenmiştir. Önleme konu ülkelere
bakıldığında ise, ABD'den yapılan ithalatın %155 oranında arttığı, Almanya'dan
yapılan ithalatın söz konusu dönemde %27 azaldığı, İtalya'dan yapılan ithalatın
%33 arttığı, Romanya'dan yapılan ithalatın ise %52 oranında azaldığı
belirlenmiştir. Diğer ülkelerden yapılan ithalat ise %87 oranında artmıştır.
Söz konusu ülkelerden yapılan ithalatın ortalama birim fiyatlarına bakıldığında
ise 2004-2008 yılları arasında petrol fiyatlarında meydana gelen artışın da
etkisiyle artış yaşandığı, ancak 2009 yılının Ocak ayına bakıldığında
fiyatların önemli ölçüde düştüğü görülmüştür.
ç) Diğer ülkeler tarafından
önleme konu ülkelere karşı alınan önlemler
(1) Şikayete konu ülkeler menşeli
PVC ithalatına karşı diğer ülkeler tarafından uygulanan önlemler ve açılan
soruşturmalar incelenmiştir. Yapılan incelemede Avustralya'nın 1992 yılından
beri ABD menşeli PVC'ye karşı önleminin yürürlükte olduğu, son süre uzatımının
ise 2005 yılında gerçekleştiği; 2003 yılında ÇHC'nin ABD menşeli PVC'ye karşı
önlem aldığı; 2004 yılında Arjantin'in ABD menşeli PVC'ye kaşı önlem aldığı;
2005 yılında Brezilya'nın yine ABD menşeli şikayet konusu ürüne karşı önlem
aldığı; ve son olarak Ocak 2008 tarihinde Hindistan'ın yine aynı ülke menşeli
ürüne karşı önlem aldığı tespit edilmiştir.
d) Türkiye pazarının
değerlendirilmesi
(1) Türkiye'nin PVC tüketiminin
2004-2008 döneminde %33 oranında arttığı, bunun yanında ABD'nin pazar payının
%92 oranında artış gerçekleştirdiği belirlenmiştir. Diğer taraftan Almanya'nın
pazar payı söz konusu dönemde %45 oranında azalma göstermiş, İtalya'nın pazar
payında değişiklik yaşanmamış, Romanya'nın pazar payı ise %64 oranında
azalmıştır. Yerli üretim dalının pazar payı ise %30 oranında azalmıştır. Diğer
ülkelerin pazar payı ise %41 oranında artmıştır.
(2) ABD'nin pazar payının önemli
ölçüde artması, bunun yanında, Türkiye ihraç pazarının İtalya ve Romanya için
birinci sırada yer alması, Almanya'nın ihracatında ise Türkiye'nin 2007
itibariyle yedinci sırada yer alması söz konusu ülkelerde yerleşik
ihracatçıların Türkiye pazarını iyi tanıdıklarını, dağıtım kanallarına
kolaylıkla erişebildiklerine işaret etmektedir.
(3) Öte yandan soruşturma
kapsamında işbirliğinde bulunan ithalatçılar Türkiye'nin tek PVC üreticisi olan
Petkim Petrokimya Holding A.Ş.'nin üretim kapasitesinin Türkiye tüketimine
kıyasla oldukça düşük olduğunu, bu nedenle ithalatın önlem ile kısıtlanmaması
gerektiğini vurgulamıştır. Ancak, mevcut önlemin amacı ithalatı kısıtlamak
değil, haksız rekabetin ortadan kaldırılmasıdır.
4) IVD ve IVI firmaları, Türkiye
piyasasında PVC fiyatlarının Batı Avrupa fiyatlarına göre oldukça yüksek
olduğunu, Türkiye'de yerleşik Batı Avrupalı bir üreticinin bulunmadığını,
Türkiye'de yerleşik nihai kullanıcıların komşu ve çevre ülkelerden PVC
tedarikinde bulunmadıklarını ve Türkiye piyasasında ithalatın tacir firmalar
aracılığıyla gerçekleştiğini, Batı Avrupa'da ise buna benzer dağıtım
kanallarının olmadığını vurgulamış olup bu nedenle Türkiye PVC piyasasının Batı
Avrupa PVC piyasasından farklı işlediğini belirtmişlerdir. Yapılan
hesaplamalarda ticari aşama dikkate alınmıştır.
(5) Öte yandan, söz konusu
firmalar yerli üretim dalının üretim kapasitesinin Türkiye'nin talebini
_'sinden daha az bir kısmını karşılayabildiği belirtmiştir. Yapılan
incelemede yerli üretim dalının 2007 yılı itibariyle toplam talebin %18'lik
kısmını karşılayabildiği, söz konusu durumun 2008 yılı için de aynı seviyede
kaldığı belirlenmiştir. Ancak, yerli üretim dalının toplam talebin ancak
sınırlı bir kısmını karşılayabiliyor olması yürürlükte bulunan önlemin
kaldırılması durumunda önleme konu ülkeler menşeli dampingli ithalatın devam
etmesi veya yeniden meydana gelmesi ve bunun sonucunda zararın devam etmesi
veya yeniden meydana gelmesi ihtimalini ortadan kaldırmayacağı
değerlendirilmiştir.
(6) IVD ve IVI firmaları
Türkiye'nin Almanya için birincil ihraç piyasası olmadığını, İtalya'nın ise ihracat
politikasını değiştirdiğini ve Türkiye'ye ihracatlarının azalacağını
belirtmiştir. Öte yandan, söz konusu ülkelerde kapasite kullanım oranları
düştüğünden stoklarda bir birikme olmayacağı, bu nedenle stokları eritmek
amacıyla dampingli fiyatlarla ihracat yapmaları ihtimalinin bulunmadığını
vurgulamıştır. Ancak, yapılan incelemede söz konusu bilgileri destekleyecek
herhangi bir belge sunulmamıştır.
(7) Diğer taraftan, ilgili
taraflar için görüş bildirme süresinin aşımından sonra IVI firması tarafından firmanın
iflas sürecine girdiği ve İtalyan Mahkemelerinden koruma talep ettiği, bu süreç
içerisinde üretiminin azalmış olarak devam edeceği bilgisi alınmıştır.
Belirtilen iflas süreci sonunda ise şirketin tavsiyesinin söz konusu olacağı
bildirilmiştir. Ancak, söz konusu Tebliğin yayımı tarihinde firmanın tüzel
kişiliğinde bir değişiklik bulunmadığından önlemlerin yürürlükten kaldırılması
durumunda dampingin ve zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi
hususundaki değerlendirmeler açısından bahse konu bilgiler değerlendirmeye
alınmamıştır.
Üçüncü ülkelerden ithalat
MADDE 19 - (1) Gözden geçirme dönemi için
incelenen üçüncü ülkeler menşeli ithalat 2004 yılında 230,6 bin ton ile toplam
ithalatın %55'ini oluştururken, 2005 yılında 279,6 bin ton ile %56'sını, 2006
yılında 385,2 bin ton ile %72'sini, 2007 yılında önemli ölçüde artarak 519,2
bin ton ile %73'ünü, 2008 yılında ise 527,8 bin ton ile %71'ini oluşturmuştur.
(2) IVD ve IVI ile Oltchim
firmaları, yerli üretim dalında var olan zararın kendi ihracatlarından değil,
ABD'nin de dahil olduğu diğer ülkelerden yapılan ithalatın önemli ölçüde
artması nedeniyle oluştuğunu belirtmiştir. Ancak, önlemlerin kaldırılmasıyla
meydana gelmesi muhtemel olan dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerine
etkisi toplu olarak değerlendirilmiş olup, incelenen dönemde söz konusu
ülkelerden yapılan ithalatta önemli ölçüde artış yaşanmaması yürürlükte bulunan
vergilerin kalkması durumunda dampingin ve zararın devam edeceği veya yeniden
meydana geleceği ihtimalini ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmiştir.
BEŞİNCİ KISIM
Genel Değerlendirme
Genel değerlendirme
MADDE 20 - (1) Yapılan inceleme sonucunda
ABD için ülke geneline yönelik eldeki verilere dayanılarak hesaplanan damping
marjı ile Almanya, İtalya ve Romanya'da yerleşik firmalar için hesaplanan
gösterge niteliğindeki damping marjlarının önemli düzeyde olduğu tespit
edilmiştir. Öte yandan, başta ABD olmak üzere önleme konu ülkelerin önemli
büyüklükte üretim ve ihracat kapasitesine sahip olduğu, söz konusu kapasitenin
Türkiye üretim ve talebiyle kıyaslanamayacak büyüklükte olduğu belirlenmiştir.
Bunun yanında, Türkiye'nin özellikle İtalya ve Romanya için en önemli ihraç
pazarı olduğu ve önleme konu diğer ülkelerin en önemli ihraç pazarlarının PVC
talebini önemli ölçüde etkileyen başta inşaat sektörü olmak üzere talep
daralması yaşanan piyasalar olduğu belirlenmiştir. Bunun sonucunda ise önleme
konu ülkelerde yerleşik üretici firmaların, geleneksel olarak ihracat
gerçekleştirdikleri piyasalar ile birlikte üçüncü ülkelere yönelerek meydana
gelen kapasite fazlasını gidermek amacıyla yoğun fiyat rekabetine girip
dampingli fiyatlarla ihracat gerçekleştirmelerinin muhtemel olduğu
değerlendirilmiştir. Diğer taraftan, Almanya ve Romanya'dan yapılan ithalatın
pazar payının incelenen dönemde azalış göstermesinin önlemin kalkması durumunda
dampingin ve buna bağlı olarak zararın devam etmesi veya yeniden meydana
gelmesi ihtimalini ortadan kaldırmadığı değerlendirilmiştir.
(2) Öte yandan, soruşturmaya konu
ürün için önlemlerin yürürlüğe girmesinden sonra yerli üretim dalının ekonomik
göstergelerinde istikrarlı bir düzelme gerçekleşmediği; üretim ve satışlarında
2007 yılında bir düzelme gerçekleşse de diğer yıllarda kapasite kullanım
oranlarının dalgalanma gösterdiği; fiyat kırılması oranının önemli seviyede
olduğu; bu nedenle yerli üretim dalının nakit akışı ile ürün karlılığında
olumsuzlukların sürdüğü görülmüştür.
(3) IVD ve IVI firmaları, Almanya
ve İtalya menşeli ithalatın düşük seviyelerde gerçekleşmesi ve damping
oranlarının aslında negatif olması nedeniyle yerli üretim dalında meydana gelen
zarar ile damping arasında bir illiyet bağının bulunmadığını vurgulamıştır.
Ancak, firmaların kendi hesaplamalarının aksine gösterge niteliğinde hesaplanan
damping marjlarının önemli düzeyde dampingli ithalata işaret ettiği
belirlenmiş, öte yandan, işbu soruşturmanın soruşturmaya konu ülkelerden
yapılan ithalatta dampingin devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi ve buna
bağlı olarak yerli üretim dalında zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi
ihtimali üzerine yürütülmüş olması nedeniyle Yönetmeliğin zarara ilişkin
maddeleri bu çerçevede değerlendirilmiştir.
(4) Soruşturma kapsamında yapılan
tespit ve değerlendirmeler ışığında önleme konu ülkeler menşeli ithalat için
yürürlükte bulunan önlemlerin kalkması durumunda ihracatın dampingli fiyatlarla
gerçekleşmesinin, bunun sonucunda ise yerli üretim dalındaki zararın devam
etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.
ALTINCI
KISIM
Sonuç
Karar
MADDE 21 - (1) Soruşturma sonucunda,
yürürlükteki önlemlerin ortadan kalkması durumunda dampingin ve zararın devam
etmesi veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu tespit edildiğinden,
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2003/2 sayılı Tebliğ ile
uygulanmakta olan dampinge karşı önlemlerin, İthalatta Haksız Rekabeti
Değerlendirme Kurulu'nun kararı ve Bakan'ın onayı ile aşağıda tanımı, menşe
ülkeleri ve ilgili üretici/ihracatçı firmaları belirtilen eşyanın Türkiye'ye
ithalinde karşılarında gösterilen şekilde uygulanmaya devam edilmesine karar
verilmiştir.
GTİP
Madde İsmi
Menşe Ülke
Üreticiler
Dampinge Karşı Vergi Tutarı
(ABD
Doları/Ton)
3904.10.00.00.19
Yalnız
süspansiyon tipi polivinil klorür
ABD
Ülke
geneli
45
Almanya
Ineos
Vinyls Deutschland GmbH
25
Diğerleri
45
İtalya
2013/11 ile 25.06.2014 tarihinde
sonlanacağı hükme bağlanmış olup, 2014/18 Tebliğde soruşturma açılmamıştır.
Ineos Vinyls
Italia S.p.A
25
Diğerleri
45
Romanya
2013/11 ile 25.06.2014 tarihinde
sonlanacağı hükme bağlanmış olup, 2014/18 Tebliğde soruşturma açılmamıştır.
S.C. Oltchim S.A.
25
Diğerleri
45
Uygulama
MADDE 22 - (1) Gümrük idareleri, Karar
maddesinde gümrük tarife istatistik pozisyon numarası, tanımı, menşe ülkeleri
ve ilgili üretici/ihracatçı firmaları belirtilen maddenin ithalatında
karşılarında gösterilen miktarlarda dampinge karşı vergiyi tahsil ederler.
Yürürlük
MADDE 23 - (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 24 - (1) Bu
Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakan yürütür.