Danıştay 7. Daire K: 2010/0638; E:2009/3087; BTB verilen eşya için öngörülen GTİP, hak sahibi olmayanlarca ithal edilecek, aynı eşya için uygulanmayacağı yolunda açık bir hükme yer verilmediği; bağlayıcı tarife bilgisinin, verildiği eşya ile her yönden aynı olan bir başka eşya için uygulanmayacağının kabulünün; Gümrük Kanununun 15.maddesi vurgulanarak, Anayasanın ‘...aynı hukuksal durumda olan kişilerin aynı hukuksal kurallara bağlı tutulacağı...`, ‘yasa önünde eşitlik ilkesi`, ‘...aynı ya da benzer durumda olan kişilerin farklı yöntem ve oranda vergilendirilmesine olanak bulunmadığı...` ve ‘vergide genellik ve eşitlik ilkesi`ne aykırı olacağı (2010/638)
Tasarruflu Yazılar 1
DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE BAŞKANLIĞI
ESAS NO: 2009/3087; KARAR
NO : 2010/638
Danıştay Yedinci Daire Başkanlığından:
18.06.2010 tarih ve 27615 sayılı R.G.
Kanun Yararına Temyiz Eden :Danıştay Başsavcılığı
Davacı :Diler
Dış Ticaret Anonim Şirketi
Tersane Caddesi, Diler Han,
No: 96
Karaköy/İSTANBUL
Vekili :Av.Engin HELVACI (Aynı
adreste)
Davalı :Başbakanlık
Gümrük Müsteşarlığı adına
Derince Gümrük Müdürlüğü Derince/İZMİT
İstemin Özeti : Davacı adına tescilli 19.11.2001 tarih ve 5740
sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile, Mek Dış Ticaret Anonim Şirketi
adına verilen bağlayıcı tarife bilgisine istinaden 4418.20.80.00.00 tarife ve
istatistik pozisyonunda beyan ve ithal edilen eşyaya ilişkin olarak, bağlayıcı
tarife bilgisinden yalnızca hak sahibinin yararlanacağından bahisle,
4411.19.90.00.00 pozisyonu esas alınarak yapılan gümrük vergisi ve katma değer
vergisi ek tahakkukuna vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle
açılan davada; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 9'uncu
maddesinin 3'üncü fıkrası hükmü uyarınca, bağlayıcı tarife bilgisinin, sadece
bilgiyi alan kişiler için geçerli olduğu; kişiye özel olarak verilen bağlayıcı
tarife bilgisinin tüm ithalatçılar için geçerli kabul edilmesinin, ithal
rejiminin sağlıklı yürümesi açısından mümkün olmadığı; öte yandan, davacı
Şirketçe, 1 seri nolu Gümrük Genel Tebliğinin, bağlayıcı tarife bilgisinden
yalnızca hak sahibinin yararlanacağına ilişkin 16'ncı
maddesinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Yedinci Dairesinin 13.5.2004
gün ve E:2004/1226; K:2004/1305 sayılı kararında, "tebliğ"in
düzenleyici işlem olmadığına karar verildiği ileri sürülmüşse de, bağlayıcı
tarife bilgisinin tebliğle değil yasayla düzenlenmiş olması karşısında, bu
iddiada da isabet görülmediği; bu durumda, davacının, bir başkası adına
düzenlenen bağlayıcı tarife bilgisinden yararlanmasına olanak bulunmadığından,
dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddi
yolunda verilen Kocaeli Vergi Mahkemesinin 20.10.2004 gün ve E:2004/185 ;
K:2004/755 sayılı kararına vaki itirazın Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin
31.5.2005 gün ve E:2004/819; K:2005/333 sayılı kararıyla reddi üzerine, bu
kararın düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair Sakarya Bölge
İdare Mahkemesinin 29.9.2005 gün ve E:2005/475; K:2005/516 sayılı kararının,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci
maddesi uyarınca, kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Tetkik Hakimi Kurtuluş BEYRİBEY'in Düşüncesi : Olayda, davacı adına tescilli serbest
dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında, Mek Dış Ticaret Anonim Şirketi adına
verilen bağlayıcı tarife bilgisine dayanılarak 4418.20.80.00.00 tarife ve
istatistik pozisyonunda beyan ve ithal edilen eşyaya ilişkin olarak, bağlayıcı
tarife bilgisinden yalnızca hak sahibinin yararlanacağından bahisle,
4411.19.90.00.00 pozisyonu esas alınarak yapılan gümrük vergisi ve katma değer
vergisi ek tahakkukuna vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle
açılan davanın reddine dair, tek hakimce verilen karar, vaki itiraz ve kararın
düzeltilmesi isteminin reddi üzerine kesinleşmişse de; aynı konuda Dairemizce
verilen 15.11.2006 gün ve E:2004/3529 ila 3539; K:2006/3410 ila 3420 sayılı
kararıyla; davacı Şirketçe, Mek Dış Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen
bağlayıcı tarife bilgisine konu eşya ile aynı olduğu tartışmasız olan eşyanın,
bilgide belirtilen tarife ve istatistik pozisyonunda beyan ve ithal
edilmesinde, 4458 sayılı Kanunun, gümrük vergilerinin, gümrük yükümlülüğünün
doğduğu tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı yolundaki
15'inci maddesi hükmüne aykırılık bulunmadığından, bağlayıcı tarife bilgisinden
yalnızca hak sahibinin yararlanacağı gerekçesine dayalı mahkeme kararlarının
bozulması üzerine, Mahkemece bozmaya uymak suretiyle dava konusu işlemlerin
iptaline karar verildiği; bu yoldaki kararların da, yine Dairemizin 2.2.2010
gün ve K:2010/489 ila 498 sayılı kararlarıyla onandığının anlaşılması
karşısında, yürürlükteki hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan kesinleşmiş kararın,
hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı Yılmaz ÇİMEN'in Düşüncesi : Diler Dış Ticaret Anonim Şirketi adına
tescilli 19.11.2001 gün ve 5740 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinde,
Mek Dış Ticaret Anonim Şirketi adına
düzenlenen 8.11.2001 tarih TRO10106 sayılı bağlayıcı tarife bilgisine
yer verilerek 4418.20.80.00.00 tarife ve istatistik pozisyonunda beyan ve ithal
edilen eşyalara, bağlayıcı tarife bilgisinden yalnızca hak sahibinin
yararlanacağından bahisle 4411.19.90.00.00 tarife ve istatistik pozisyonu
uygulanmak süretiyle yapılan gümrük ve katma değer vergileri ek tahakkukuna
vaki itirazın reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden
Kocaeli Vergi Mahkemesinin 20.10.2004 gün ve E:2004/185, K:2004/755 sayılı
kararının bozulması istemiyle yapılan itiraz başvurusunu reddeden Sakarya Bölge
İdare Mahkemesinin 31.5.2005 gün ve E:2004/819, K:2005/333 sayılı kararının
düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin
29.9.2005 gün ve E:2005/475, K:2005/516 sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu
ileri sürülerek kanun yararına bozulması istemi üzerine konu incelendi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51 inci
maddesinde; Bölge idare mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince
ve Danıştayca ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden
geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki
hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği
lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz
olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde, kararın kanun yararına
bozulacağı, bu bozma kararının daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya Danıştay
kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 15'inci maddesinin
1'inci fıkrasında, gümrük vergilerinin, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihte
yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı, aynı Kanunun 9'uncu
maddesinin 1'inci fıkrasında, yazılı talep üzerine Müsteşarlık veya
yetkilendirdiği gümrük idaresi tarafından bağlayıcı tarife veya bağlayıcı menşe
bilgileri verileceği; 2'nci fıkrasında, bağlayıcı tarife veya bağlayıcı menşe
bilgisinin, gümrük idarelerini, hak sahibine karşı sadece eşyanın tarife
pozisyonu konusunda veya eşyanın menşeinin tespiti konusunda ve yalnızca
bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan
eşya için bağlayacağı; 4'üncü fıkrasında, bağlayıcı tarife bilgisinin veriliş
tarihinden itibaren altı yıl geçerli olduğu, talep edenin verdiği yanlış veya
eksik bilgiye dayanan bağlayıcı bilginin iptal edileceği; 5'inci fıkrasında,
bağlayıcı tarife bilgisinin; a) Türk Gümrük Tarife Cetvelinde değişiklik
yapılması ve verilen bilginin söz konusu değişiklikle getirilen hükümlere
uymaması, b-)Dünya Gümrük Örgütünün uymakla yükümlü bulunduğumuz nomanklatür,
izahname, tarife pozisyonlarına ilişkin kararlarındaki bir değişikliğe
uymaması, c) bağlayıcı tarife bilgisinin iptal edildiğinin veya
değiştirildiğinin bilgi verilen kişiye tebliğ edilmesi, hallerinde
geçerliliğini kaybedeceği, bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen
hallerde, bağlayıcı tarife bilgisinin geçerliliğini kaybetme tarihinin, söz
konusu değişikliklerin Resmi Gazete'de yayımı tarihi olduğu hükme bağlanmıştır.
Yukarıda anılan Gümrük Kanununun 9'uncu
maddesindeki düzenlemede yer alan, bağlayıcı tarife bilgisinin, gümrük
idaresini, eşyanın tarife pozisyonu konusunda hak sahibine karşı bağlı kılacağı
yolundaki hükmün, idarenin, bağlayıcı tarife bilgisi verilen eşya için
öngörülen tarife ve istatistik pozisyonunu, hak sahibi olmayanlarca ithal
edilen ve bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanan gümrük işlemlerine konu
aynı eşya için uygulayamayacağı sonucunu
doğurmayacağı açıktır.
Nitekim, davacı şirket adına tescilli on adet
serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamı eşyalara ilişkin olarak aynı nedenle
yapılan ek tahakkuklara vaki itirazların reddi yolundaki işlemlerin iptali
istemiyle açılan davaların reddi yolunda Kocaeli Vergi Mahkemesince tesis
edilen kararların temyizen incelenmesi sonucu Danıştay Yedinci Dairesince
verilen 15.11.2006 gün ve K:2006/3410-3420 sayılı kararlar ile 8.11.2001 tarih
ve TR010106 sayılı bağlayıcı tarife bilgisine dayanılarak, bilgiye konu eşya
ile aynı olduğu tartışmasız olan eşyaların, bilgide belirtilen tarife ve
istatistik pozisyonunda beyan ve ithal edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı
gerekçesiyle mahkeme kararları bozulmuş, mahkeme tarafından da bozma kararlarına
uyularak işlemlerin iptali yolunda hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda, davacı şirket tarafından Mek Dış
Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenerek 4458 sayılı Gümrük Kanununun 9'uncu
maddesinin 5'inci fıkrasının c) bendi uyarınca 15.5.2002 tarihinde iptal edilen
8.11.2001 tarih ve TR010106 sayılı bağlayıcı tarife bilgisine dayanılarak
19.11.2001 gün ve 5740 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında,
bilginin geçerli olduğu süre içerisinde, bilgide belirtilen tarife ve
istatistik pozisyonunda beyan ve ithal edilen tarife bilgisine konu eşya ile
her yönden aynı olan eşya için 4411.19.90.00.00 tarife ve istatistik pozisyonu
esas alınmak suretiyle yapılan ek tahakkukta ve bu tahakkuka itirazın reddi
yolundaki işlemde hukuka uygunluk bulunmamasına karşın, yazılı gerekçeyle
davanın reddi yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararının, bu karara yapılan
itirazı reddederek kararı onayan ve kararın düzeltilmesi istemini reddeden
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının hukuka uygun bir değerlendirme ve sonuç
içermediği ortadadır.
Açıklanan nedenlerle, katma değer vergisi ek
tahakkuku işleminin iptali istemiyle açılan davayı reddeden Kocaeli Vergi
Mahkemesinin 20.10.2004 gün ve E:2004/185, K:2004/755 sayılı kararının ve
yapılan itirazın reddi yolunda tesis edilen Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin
31.5.2005 gün ve E:2004/819, K:2005/333 sayılı kararı ile kararın düzeltilmesi
isteminin reddine ilişkin 29.9.2005 gün ve E:2005/475, K:2005/516 sayılı
kararın niteliği itibariyle yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi
nedeniyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca
kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında
düzenlenen 24.10.2003 tarihli cevaplı raporda; davacının, Mek Dış Ticaret
Anonim Şirketi adına düzenlenen 8.11.2001 tarih ve TR010106 sayılı bağlayıcı
tarife bilgisine istinaden, söz konusu belgenin verildiği tarih ile iptal
edildiği tarih arasında geçen süre içerisinde gerçekleştirdiği ithalatlarda,
serbest dolaşıma giriş beyannamelerinde, ithale konu eşyanın tarife ve
istatistik pozisyonunu 4418.20.80.00.00 olarak gösterdiği; ancak, bağlayıcı
tarife bilgisinden yalnızca belge sahibinin yararlanabileceğinden bahisle,
ithale konu "kalıplanmış lif levhadan mamul kapı kaplamaları"nın,
Avrupa Komisyonu Sınıflandırma Tüzüğü uyarınca, 4411.19.90.00.00 tarife ve
istatistik pozisyonunda vergilendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine
yapılan ek tahakkuka vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan
davanın, Kocaeli Vergi Mahkemesi Hakimliğince, bağlayıcı tarife bilgisinden,
hak sahibi olmayan davacının yararlanmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle
reddedildiği anlaşılmıştır.
Ancak; aynı konuda davacı adına tesis edilen
işlemlere karşı açılan davalarda, Kocaeli Vergi Mahkemesince kurul halinde
verilen, davanın reddine dair kararların, Dairemizin 15.11.2006 gün ve
E:2004/3529 ila 3539; K:2006/3410 ila 3420 sayılı kararlarıyla; 4458 sayılı
Gümrük Kanununun 15'inci
maddesinin 1'inci fıkrasında, gümrük vergilerinin gümrük yükümlülüğünün doğduğu
tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı; 3'üncü fıkrasının
(c) bendinde, gümrük tarifesinin, Türk Gümrük Tarifesinin kapsadığı eşyaya
uygulanacak gümrük vergi oranlarını; 6'ncı fıkrasında da; eşyanın tarife
pozisyonunun belirlenmesi deyiminden, (kural olarak) söz konusu eşyanın girdiği
Türk Gümrük Tarife Cetvelinin alt pozisyonunun belirlenmesinin anlaşılacağı;
7'nci fıkrasında ise, Gümrük Tarife Cetveli, İzahnamesi ve eşya fihristinin,
idari ve kazai uygulamalarda esas tutulacağının hükme bağlandığı; Türk Gümrük
Tarife Cetvelinin esasını "Armonize Mal Tanımı ve Kodlama Sistemi" oluşturduğu;
bu sisteme ilişkin sözleşmenin, 22.11.1988 gün ve 1997 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 10.11.1988 gün ve 3501 sayılı Kanunla kabul edilerek, 1.1.1989
tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiği; Türk Gümrük Tarife
Cetvelinin, Armonize Sistem Nomanklatürü ile Avrupa Birliği Kombine Nomaklatürü
esas olmak üzere, ulusal ihtiyaçlar için açılan alt pozisyonlar ve istatistik
pozisyonları da gösterilmek suretiyle, 24 bölüm, 96 fasıl ve 22.000 kalem şeklinde
hazırlandığı; gümrük tarife uygulamasında, ithale konu eşyanın sistem içinde
sınıflandırılması gereken tarife pozisyonunun tespitinden sonra, ilgili sütunda
gösterilen oran (veya tutar) üzerinden gümrük vergisinin hesaplandığı; özel bir
tarife uygulaması olarak kabul edilen ve kısaca; belirli bir eşyanın sürekli
ithalatını yapan kişilere, belirli bir süre için, eşyanın tabi olacağı tarife
pozisyonunun saptanması yönünden gümrük idaresini bağlayıcı niteliği bulunan
"bilgi" olarak tanımlanan bağlayıcı tarife bilgisinin 4458 sayılı
Gümrük Kanununun 9'uncu
maddesinde düzenlendiği; maddenin 1'inci fıkrasında; yazılı talep üzerine
Müsteşarlık veya yetkilendirdiği gümrük idaresi tarafından bağlayıcı tarife
veya bağlayıcı menşe bilgileri verilebileceği; 2'nci fıkrasında, bağlayıcı
tarife veya bağlayıcı menşe bilgisinin, gümrük idarelerini, hak sahibine karşı
sadece eşyanın tarife pozisyonu konusunda ve yalnızca bilginin verildiği
tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için bağlayacağı;
4'üncü fıkrasında, bağlayıcı tarife bilgisinin veriliş tarihinden itibaren altı
yıl geçerli olduğu; ancak, talep edenin verdiği yanlış veya eksik bilgiye
dayanan bağlayıcı bilginin iptal edileceği; 5'inci fıkrasında, bağlayıcı tarife
bilgisinin; Türk Gümrük Tarife Cetvelinde değişiklik yapılması ve verilen
bilginin söz konusu değişiklikle getirilen hükümlere uymaması veya Dünya Gümrük
Örgütünün uymakla yükümlü bulunduğumuz nomanklatür, izahname, tarife
pozisyonlarına ilişkin kararlarındaki bir değişikliğe uymaması halinde söz
konusu değişikliklerin Resmi Gazete'de yayımı tarihinde; bağlayıcı tarife
bilgisinin iptal edilmesi veya değiştirilmesi hallerinde, bu hususun bilgi
verilen kişiye tebliğ edildiği tarihte geçerliliğini kaybedeceği; 7'nci
fıkrasında; 5 ve 6'ncı fıkra hükümleri uyarınca geçerliliğini kaybeden
bağlayıcı tarife bilgisinin hak sahibinin, söz konusu bağlayıcı bilgiye
dayanarak ve bu bilginin geçerliliğini kaybetmesinden önce, ilgili eşyanın
alımı veya satımı üstüne bağlayıcı sözleşmeler yaptığı takdirde, geçerliliğini
kaybeden tarife bilgisini, söz konusu yayımın ya da tebligatın yapıldığı
tarihten itibaren altı aylık bir süre boyunca kullanabileceği; ancak, gümrük
işlemleri sırasında söz konusu ürünler için bir ithalat, ihracat ya da ön izin
belgesinin gümrüğe verilmesi halinde, bu belgenin geçerlilik süresinin esas
alınacağı; 8'nci fıkrasında da, bağlayıcı tarife bilgisine ilişkin 7'nci fıkra
hükümlerinin ancak; ithalat ya da ihracat vergilerinin belirlenmesi veya, tarım
politikası kapsamında ihracat vergi iadeleri ile ithalata ya da ihracata
verilen diğer bütün ödemelerin hesaplanması, veyahut, belgelerin, söz konusu
tarife bilgisine istinaden verilmiş olması koşuluyla, eşyaya ait gümrük
beyannamesinin tescili için gümrük işlemlerinin yürütülmesi sırasında verilen
ithalat, ihracat ya da ön izin belgesinin kullanımı amaçlarıyla
kullanılabileceğinin açıklandığı; her ne kadar, mevcut düzenlemede, bağlayıcı
tarife bilgisinin, Gümrük İdaresini; eşyanın tarife pozisyonu konusunda
yalnızca hak sahibine karşı bağlı kıldığı hükmüne yer verilmişse de, yukarıda
yapılan açıklamalar karşısında; bu hükmün, tarife uygulamasında, tarifenin
yürürlükte olduğu dönemde ithal edilen aynı eşyanın, aynı tarife ve istatistik
pozisyonunda vergilendirileceği kuralının istisnasını oluşturacak şekilde
yorumlanmasına olanak bulunmadığı; zira, 4458 sayılı Kanunun 9'uncu maddesinde,
bağlayıcı tarife bilgisi verilen eşya için öngörülen tarife ve istatistik pozisyonunun,
hak sahibi olmayanlarca ithal edilecek, aynı eşya için uygulanmayacağı yolunda
açık bir hükme yer verilmediği; kaldı ki; bağlayıcı tarife bilgisinin,
verildiği eşya ile her yönden aynı olan bir başka eşya için uygulanmayacağının
kabulünün; 4458 sayılı Kanunun, gümrük vergilerinin gümrük yükümlülüğünün
doğduğu tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı hükmünü
içeren 15'inci maddesinin ihlali sonucunu doğuracağı gibi; Anayasanın 10'uncu
maddesinde sözü edilen ve Anayasa Mahkemesinin muhtelif kararlarında, "...aynı
hukuksal durumda olan kişilerin aynı hukuksal kurallara bağlı
tutulacağı..." şeklinde yorumlanan "yasa önünde eşitlik
ilkesi" ile 73'üncü maddesinde ifade edilen ve Anayasa Mahkemesinin
25.6.1998 gün ve E:1996/73; K:1998/41 sayılı kararında da "...aynı ya
da benzer durumda olan kişilerin farklı yöntem ve oranda vergilendirilmesine
olanak bulunmadığı..." şeklinde yorumlanan, "vergide genellik
ve eşitlik ilkesi"ne aykırılık oluşturacağı; bu bakımdan; davacı
tarafından, Mek Dış Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen ve 4458 sayılı
Kanunun 9'uncu maddesinin 5'inci fıkrasının (c) bendi uyarınca 15.5.2002
tarihinde iptal edilen ve iptal kararı uyarınca, bu tarihten itibaren hukuksal
sonuçlarının ortadan kaldırıldığı anlaşılan 8.11.2001 tarih ve TR010106 sayılı
bağlayıcı tarife bilgisine dayanılarak, bilgiye konu eşya ile aynı olduğu
tartışmasız olan eşyanın, bilgide belirtilen tarife ve istatistik pozisyonunda
beyan ve ithal edilmesinde, açıklanan hukuk ilkelerine uygun bulunmadığı
gerekçesiyle bozulması ve, Mahkemece bozma kararına uymak suretiyle dava konusu
işlemlerin iptal yolunda verilen kararların da, Dairemizin 2.2.2010 gün ve
K:2010/489 ila 498 sayılı kararlarıyla onanmış olması karşısında, Sakarya Bölge
İdare Mahkemesinin kararın düzeltilmesi isteminin reddine dair kararının,
yürürlükteki hukuka açık aykırılık oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının kanun
yararına temyiz isteminin kabulüne; Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 29.9.2005
gün ve E:2005/475; K:2005/516 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanununun 51'inci
maddesi uyarınca, hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına
bozulmasına; kararın bir suretinin Başbakanlık ile Danıştay Başsavcılığına
gönderilmesine ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 10.2.2010 gününde
oybirliği ile karar verildi.